Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5403 E. 2014/9349 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nedensellik bağı↗ hayat sigortası↗ temerrüt tarihi↗ dava sebebi↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların murisinin 21/06/2005 tarihinde hayat sigortası yaptırdığı, 6 gün sonra 27/06/2005 tarihinde öldüğü, ölüm sebebinin kalp ve solunum durması olduğu, muriste var olan koroner arter hastalığının, ölüme neden olan hastalık arasında nedensellik bağının ispatlanamadığı, davacılar tarafından kredi borcunun ödendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.010,00 TL'nin davalı ... şirketinin talebi red tarihi temerrüt tarihi kabul edilerek, 29/07/2005 tarihinden itibaren işleyecek değişken avans faizi ile tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 20.11.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5440 E. 2013/20940 K.
Ortak:nedensellik bağı · hayat sigortası · temerrüt tarihi · dava sebebi · avans faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların murisinin 21/06/2005 tarihinde «hayat sigortası» yaptırdığı, 6 gün sonra 27/06/2005 tarihinde öldüğü, ölüm «sebebinin» kalp ve solunum durması olduğu, muriste var olan koroner arter hastalığının, ölüme neden olan hastalık arasında «nedensellik bağının» ispatlanamadığı, davacılar tarafından kredi borcunun ödendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.010,00 TL'nin davalı ... şirketinin talebi red tarihi «temerrüt tarihi» kabul edilerek, 29/07/2005 tarihinden itibaren işleyecek değişken «avans faizi» ile tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 20.11.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların murisinin 21/06/2005 tarihinde «hayat sigortası» yaptırdığı, 6 gün sonra 27/06/2005 tarihinde öldüğü, ölüm «sebebinin» kalp ve solunum durması olduğu, muriste var olan koroner arter hastalığının, ölüme neden olan hastalık arasında «nedensellik bağının» ispatlanamadığı, davacılar tarafından kredi borcunun ödendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.010,00 TL'nin davalı ... şirketinin talebi red tarihi «temerrüt tarihi» kabul edilerek, 29/07/2005 tarihinden itibaren işleyecek değişken «avans faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacıların murisinin sözleşmenin kuruluş aşamasında «beyan yükümlülüğüne» aykırı davranıp davranmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dairemizin, 04.03.2010 tarih ve 12468/2433 E/K sayılı bozma ilamında, murisin sağlık karnesindeki, 1999-2002 tarihleri arasındaki, kayıtlara göre, murise koroner arter hastalığı teşhisi konulduğu belirtilerek, muris tarafından beyan edilmeyen bu hastalık ile ölüm arasında «nedensellik bağının» bulunup bulunmadığının tespiti için bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:beyan yükümlülüğü · sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi · kesin hüküm
Benzer bu karardaDava, «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacıların murisinin sözleşmenin kuruluş aşamasında «beyan yükümlülüğüne» aykırı davranıp davranmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra, mahkemece, anılan hususun tespiti için alınan bilirkişi raporu ve ek raporunda ise murisin ölüm nedeni olan miyokard enfarktüsünün bilinen en büyük nedeninin koroner arter hastalığı olduğu belirtilmekle, murisin, hastane evraklarının bulunmaması nedeniyle, koroner arter hastası olup olmadığının «kesin» olarak belirlenemediği, bu nedenle ölüm tazminatının ödenmesi gerektiği bildirilmiştir.
Ancak, mahkemece, Dairemizin yukarıda belirtilen bozma ilamına uyulduğuna ve alınan bilirkişi raporunda da, muriste geçmişte var olan ancak «sigorta sözleşmesi» sırasında beyan edilmeyen koroner arter hastalığının, ölüme neden olan miyokard enfarktüsünün bilinen en büyük nedeni olduğu belirlendiğine göre, bundan sonra muri …
-
Alacak | Miktarın faiziyle tahsiline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/820 E. 2017/358 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · tanıma · teminat kapsamı · riziko · sigorta poliçesi · teminat
Benzer bu kararda… , sigortalının koroner arter hastalığına ne zaman yakalandığının tespitinin mümkün olmadığı, sigortalının bu şekilde koroner arter hastalığı sonucu ölmesi nedeniyle «sigorta poliçesindeki» tehlikeli hastalıklar «teminatı kapsamına» girmediği ve bu nedenle poliçedeki kazaen ölüm teminatından yararlanılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile «sigorta teminat kapsamı» dışında kalan koroner arter hastalığı sonucu ölüme dayalı davanın reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla «sigorta teminatı kapsamına» alınan «riziko» tehlikeli hastalığa yakalanma hali olup, dosya içerisindeki hastane kayıtlarına göre davacıların murisine koroner arter hastalığı teşhisi konulmuş, muris altı gün kadar hastanede tedavi gördükten sonra vefat etmiştir.
Davanın dayanağı olan poliçedeki tehlikeli hastalıklar «teminatında», sigortalının sigorta kapsamındaki bir tehlikeli hastalığa yakalanması halinde, sigortacının, teşhis günü kalan kredi bakiye tutarını sigorta bedeli olarak ödeyeceğinin ve sigortalının tehlikeli hastalık teminatından faydalanabilmesi için de riskin gerçekleştiği anda istem dışı işsizlik ya da geçici iş göremezlik teminatından yararlanan poliçede «tanımı» yapılmış olan kişiler dışında olması, profesyonel ve düzenli gelir getirici herhangi bir işi olmaması gerekeceği kararlaştırılmıştır.
Bu itibarla, poliçedeki tehlikeli hastalıklar klozunda yer alan diğer koşulların da sağlanmış olması kaydıyla davacıların murisinin tehlikeli hastalıklar «teminatı kapsamında» teşhis günü itibariyle kalan kredi bakiye tutarını sigorta bedeli olarak almaya hak kazandığı gözetilerek bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13846 E. 2013/13190 K.
Ortak:hayat sigortası
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların murisinin 21/06/2005 tarihinde «hayat sigortası» yaptırdığı, 6 gün sonra 27/06/2005 tarihinde öldüğü, ölüm «sebebinin» kalp ve solunum durması olduğu, muriste var olan koroner arter hastalığının, ölüme neden olan hastalık arasında «nedensellik bağının» ispatlanamadığı, davacılar tarafından kredi borcunun ödendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.010,00 TL'nin davalı ... şirketinin talebi red tarihi «temerrüt tarihi» kabul edilerek, 29/07/2005 tarihinden itibaren işleyecek değişken «avans faizi» ile tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 20.11.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına …
Benzer bu karardaKarar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. (1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. (2) Dava, «hayat sigortası» bedelinin ölüm «rizikosunun» gerçekleşmesi nedeniyle tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:beyan yükümlülüğü · cayma hakkı · iyiniyet kuralı · sigorta tazminatı · illiyet bağı · ba formu · iyiniyet · sigorta sözleşmesi
Benzer bu kararda… si olan sigortalı ...nın davalı şirket nezdinde sigortalandığı, sigorta başvuru formunda kalp hastalığının olup olmadığının sorulduğu, sigortalının yanıt vermediği, «formun» bu kısımlarını boş bıraktığı, oysaki «sigortalının sözleşme» tarihinden önce mevcut hastalıkları nedeniyle tedavi gördüğü, sigorta akdinin kurulduğu tarihte de bu rahatsızlığının mevcut olduğu, sigortalının akdin kurulması sırasında mevcut olan ve kendisinin de bildiği, tedavi gördüğü rahatsızlığını gizlediği, bu konuyla ilgili soruyu yanıtlamadığı, sigorta akdinin kurulmasından çok kısa bir zaman sonra da gizlemiş olduğu bu hastalıktan dolayı geçirdiği rahatsızlık sonucu öldüğü anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin «rizikonun» gerçekleşmesi sonucu haberdar olduğu «beyan yükümlülüğüne» aykırı davranış nedeniyle poliçeden «cayma hakkını» kullandığı, sigortalının gizlediği, bildirmediği hastalığı sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle sigortacının cayma hakkını kullanmasında yasaya, genel şartlara ve «iyiniyet kurallarına» aykırı bir durum olmadığından «sigorta tazminatını» ödememekte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından, murisin daha önceden hipertansiyon hastası olduğu ve bu hastalığın doğrudan kalp krizine neden oluşturduğu, dolayısıyla da murisin «beyan yükümlülüğüne» aykırı davrandığı gerekçesiyle davacı «mirasçılara» ödeme yapılmamıştır.
… ertansiyon hastalığının ölüm belgesinde belirtilen kalp krizine sebebiyet verip vermediği ve hipertansiyon hastalığı ile murisin kalp krizi kaynaklı vefatı arasında «illiyet bağı» bulunup bulunmadığı hususlarında kardiyoloji alanında uzman bilirkişiden görüş alınmaksızın, «eksik inceleme» yazı ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12468 E. 2010/2433 K.
Ortak:nedensellik bağı · hayat sigortası
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların murisinin 21/06/2005 tarihinde «hayat sigortası» yaptırdığı, 6 gün sonra 27/06/2005 tarihinde öldüğü, ölüm «sebebinin» kalp ve solunum durması olduğu, muriste var olan koroner arter hastalığının, ölüme neden olan hastalık arasında «nedensellik bağının» ispatlanamadığı, davacılar tarafından kredi borcunun ödendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.010,00 TL'nin davalı ... şirketinin talebi red tarihi «temerrüt tarihi» kabul edilerek, 29/07/2005 tarihinden itibaren işleyecek değişken «avans faizi» ile tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 20.11.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına …
Benzer bu karardaDava, «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacıların murisinin sözleşmenin kuruluş aşamasında «beyan yükümlülüğüne» aykırı davranıp davaranmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu bağlamda mahkemece, davacıların murisinin «beyan yükümlülüğüne» aykırı davranıp davaranmadığı, mevcut anılan rahatsızlık ile «rizikoyu» oluşturan hastalık arasındaki «nedensellik bağı» bulunup bulunmadığı «denetime elverişli» bir bilirkişi raporu ile açıklığa kavuşturulması gerekirken bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
… uzman başka bir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan davalı vekilinin sonuca etkili ve ciddi itirazlarını da karşılayan, beyan edilmeyan rahatsızlık ile gerçekleşen «riziko» arasında «nedenselik bağının» bulunup bulunmadığı, açıklığa kavuşturulmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden yetersiz bilrkişi raporuna dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:beyan yükümlülüğü · aktif husumet yokluğu · aktif husumet · riziko · denetime elverişlilik · husumet yokluğu · sigorta poliçesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaLtd.Şti. ile davalı arasında hukuki ilişki bulunmaması nedeniyle bu davacı yönünden davanın «aktif husumet yokluğundan» reddine, diğer davacılar yönünden ise; davacılar murisinin sözleşme sırasında «beyan yükümlülüğünü» kasden ihlal edildiğinin kanıtlanmaması gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu bağlamda mahkemece, davacıların murisinin «beyan yükümlülüğüne» aykırı davranıp davaranmadığı, mevcut anılan rahatsızlık ile «rizikoyu» oluşturan hastalık arasındaki «nedensellik bağı» bulunup bulunmadığı «denetime elverişli» bir bilirkişi raporu ile açıklığa kavuşturulması gerekirken bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Dava, «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacıların murisinin sözleşmenin kuruluş aşamasında «beyan yükümlülüğüne» aykırı davranıp davaranmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıların murisinin «beyan yükümlülüğüne» aykırı davranmadığı, sözleşmenin kuruluş aşamasında murisin kendisinde mevcut olan ve sigortacının bilmesi gereken rahatsızlığı kasten gizlediğinin kanıtlanamadığı, zira beyan formunda davacılar murisinin kalp rahatsızlığına ilişkin açık bir sorunun bulunmadığı gerekçesiyle bu sonuca ulaşılmıştır.
-
Alacak | Miktarın faiziyle tahsiline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3679 E. 2014/6851 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · bilirkişi raporuna itiraz · sigorta teminatı · tanıma · teminat kapsamı · hakkaniyet · teminat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kroner arter hastalığının tehlikeli hastalık olması nedeniyle bu hastalık döneminde sigortalının kredi borçları «teminat» altında olduğundan ve bu hastalıktan ölüm halinde bu teminatın haydi haydi var olduğunun kabulü «hakkaniyet» gereği olduğundan ve azı (hastalığın) teminat altında olanın çoğu da (o hastalıktan ölümün) teminat altında olduğundan ölümden sonraki «sigorta teminatı kapsamında» kalan bakiye kredi borcundan davalı sigorta şirketi sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 32.580,47 TL'nin faziyle tahsiline karar verilmiştir.
… sigorta kapsamındaki bir tehlikeli hastalığa yakalanması halinde, sigortacının, teşhis günü kalan kredi bakiye tutarını sigorta bedeli olarak ödeyeceği belirtilmiş, «son» cümlesinde de "Sigortalının tehlikeli hastalık «teminatından» faydalanabilmesi için riskin gerçekleştiği anda istem dışı işsizlik ya da geçici iş göremezlik teminatından yararlanan yukarıda da «tanımı» yapılmış olan kişiler dışında olması, profesyonel ve düzenli gelir getirici herhangi bir işi olmaması gerekir" ifadesi yer almaktadır.
Davalı taraf gerek cevap dilekçesinde gerekse «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde sigortalının vefatının tehlikeli hastalıklar «teminatı kapsamında» bulunmadığını ileri sürmüş olmasına rağmen, bu yöndeki itirazları değerlendirilmeden yetersiz bilirkişi raporuna istinaden tehlikeli hastalık halinde teminat ödenm …
Davacı taraf murislerin koroner arter hastalığı nedeniyle vefatının Uzun Süreli Kredi Koruma Grup Sigortası kapsamında kaldığını ileri sürmüş, davalı taraf ise, vefat «teminatının» sadece kaza hali için öngörüldüğünü, söz konusu hastalığın tehlikeli hastalıklar «teminatı kapsamında» da değerlendirilemeyeceğini zira, söz konusu teminatın sadece hastalık dönemini kapsadığını, bu hastalıktan ölümün teminat dışı olduğunu savunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5403 E. , 2014/9349 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2012 gün ve 2011/256-2012/227 sayılı kararı bozan Daire’nin 20/11/2013 gün ve 2013/5440-2013/20940 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, dava dilekçesinde ...'nın davacı ... Ltd. Şti'nin ortağı ve yetkili müdürü, diğer davacıların murisi olduğunu, şirket namına... Bankası Çarşamba Şubesinden kredi kullandığını, kredinin davalı tarafından 21.06.2005 tarihinde birlik kredi ve hayat sigortası yapılarak sigortalandığını, murisin 27.06.2005 tarihinde vefat ettiğini, kredi borcunun davacı mirasçılar tarafından taksitler halinde dava dışı bankaya ödemeye devam edilerek kredinin tamamen kapatıldığını, yapılan başvuruda davalının sigorta poliçesi düzenlenirken murisin kroner arter hastalığının kasden gizlediğini belirterek vefat tazminatını ödemediğini ileri sürerek, şimdilik 5.100,00 TL alacağın temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslahla talebini 25.010,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile ... Ltd. Şti. arasında hukuki ilişki bulunmadığını, ...'nın 1290. maddesi uyarınca murisin akit yapılırken beyan yükümlülüğüne aykırı davranarak ölümcül olan koroner arter hastalığının kasten gizlediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların murisinin 21/06/2005 tarihinde hayat sigortası yaptırdığı, 6 gün sonra 27/06/2005 tarihinde öldüğü, ölüm sebebinin kalp ve solunum durması olduğu, muriste var olan koroner arter hastalığının, ölüme neden olan hastalık arasında nedensellik bağının ispatlanamadığı, davacılar tarafından kredi borcunun ödendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.010,00 TL'nin davalı ... şirketinin talebi red tarihi temerrüt tarihi kabul edilerek, 29/07/2005 tarihinden itibaren işleyecek değişken avans faizi ile tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 20.11.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacılar vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/357220800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz