Alacak | Miktarın faiziyle tahsiline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3679 E. 2014/6851 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta teminatı kapsamı↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ sigorta teminatı↗ tanıma↗ ba formu↗ teminat kapsamı↗ hakkaniyet↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kroner arter hastalığının tehlikeli hastalık olması nedeniyle bu hastalık döneminde sigortalının kredi borçları teminat altında olduğundan ve bu hastalıktan ölüm halinde bu teminatın haydi haydi var olduğunun kabulü hakkaniyet gereği olduğundan ve azı (hastalığın) teminat altında olanın çoğu da (o hastalıktan ölümün) teminat altında olduğundan ölümden sonraki sigorta teminatı kapsamında kalan bakiye kredi borcundan davalı sigorta şirketi sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 32.580,47 TL'nin faziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, poliçe teminat bedelinin sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf murislerin koroner arter hastalığı nedeniyle vefatının Uzun Süreli Kredi Koruma Grup Sigortası kapsamında kaldığını ileri sürmüş, davalı taraf ise, vefat teminatının sadece kaza hali için öngörüldüğünü, söz konusu hastalığın tehlikeli hastalıklar teminatı kapsamında da değerlendirilemeyeceğini zira, söz konusu teminatın sadece hastalık dönemini kapsadığını, bu hastalıktan ölümün teminat dışı olduğunu savunmuştur. Dosya içindeki Uzun Süreli Kredi Koruma Sigortası Katılım Sertifikası ve Bilgilendirme Formu'nda 5 çeşit teminat sayılmış olup, bunlar kazaen vefat teminatı, kazaen tam ve daimi maluliyet teminatı, istem dışı işsizlik teminatı, geçici iş göremezlik teminatı ve tehlikeli hastalıklar teminatıdır. Tehlikeli Hastalıklar Teminatında, sigortalının sigorta kapsamındaki bir tehlikeli hastalığa yakalanması halinde, sigortacının, teşhis günü kalan kredi bakiye tutarını sigorta bedeli olarak ödeyeceği belirtilmiş, son cümlesinde de "Sigortalının tehlikeli hastalık teminatından faydalanabilmesi için riskin gerçekleştiği anda istem dışı işsizlik ya da geçici iş göremezlik teminatından yararlanan yukarıda da tanımı yapılmış olan kişiler dışında olması, profesyonel ve düzenli gelir getirici herhangi bir işi olmaması gerekir" ifadesi yer almaktadır.
Davalı taraf gerek cevap dilekçesinde gerekse bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sigortalının vefatının tehlikeli hastalıklar teminatı kapsamında bulunmadığını ileri sürmüş olmasına rağmen, bu yöndeki itirazları değerlendirilmeden yetersiz bilirkişi raporuna istinaden tehlikeli hastalık halinde teminat ödenmesi öngörüldüğüne göre, tehlikeli hastalıktan ölüm durumunun zaten teminat kapsamında sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda, sigortalının ölüm belgesine konu tüm tedavi evrakları incelenerek hastalık teşhis tarihi net olarak belirlenerek, söz konusu hastalık nedeniyle ölümün poliçedeki tehlikeli hastalık teminatı kapsamına girip girmediği tüm yönleriyle tartışılıp değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak | Miktarın faiziyle tahsiline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/820 E. 2017/358 K.
Ortak:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · tanıma · teminat kapsamı · teminat · Alacak, Miktarın faiziyle tahsiline karar verilmesi
İncelediğiniz kararda… benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kroner arter hastalığının tehlikeli hastalık olması nedeniyle bu hastalık döneminde sigortalının kredi borçları «teminat» altında olduğundan ve bu hastalıktan ölüm halinde bu teminatın haydi haydi var olduğunun kabulü «hakkaniyet» gereği olduğundan ve azı (hastalığın) teminat altında olanın çoğu da (o hastalıktan ölümün) teminat altında olduğundan ölümden sonraki «sigorta teminatı kapsamında» kalan bakiye kredi borcundan davalı sigorta şirketi sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 32.580,47 TL'nin faziyle tahsiline karar verilmiştir.
Davacı taraf murislerin koroner arter hastalığı nedeniyle vefatının Uzun Süreli Kredi Koruma Grup Sigortası kapsamında kaldığını ileri sürmüş, davalı taraf ise, vefat «teminatının» sadece kaza hali için öngörüldüğünü, söz konusu hastalığın tehlikeli hastalıklar «teminatı kapsamında» da değerlendirilemeyeceğini zira, söz konusu teminatın sadece hastalık dönemini kapsadığını, bu hastalıktan ölümün teminat dışı olduğunu savunmuştur.
… sigorta kapsamındaki bir tehlikeli hastalığa yakalanması halinde, sigortacının, teşhis günü kalan kredi bakiye tutarını sigorta bedeli olarak ödeyeceği belirtilmiş, «son» cümlesinde de "Sigortalının tehlikeli hastalık «teminatından» faydalanabilmesi için riskin gerçekleştiği anda istem dışı işsizlik ya da geçici iş göremezlik teminatından yararlanan yukarıda da «tanımı» yapılmış olan kişiler dışında olması, profesyonel ve düzenli gelir getirici herhangi bir işi olmaması gerekir" ifadesi yer almaktadır.
Benzer bu kararda… , sigortalının koroner arter hastalığına ne zaman yakalandığının tespitinin mümkün olmadığı, sigortalının bu şekilde koroner arter hastalığı sonucu ölmesi nedeniyle «sigorta poliçesindeki» tehlikeli hastalıklar «teminatı kapsamına» girmediği ve bu nedenle poliçedeki kazaen ölüm teminatından yararlanılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile «sigorta teminat kapsamı» dışında kalan koroner arter hastalığı sonucu ölüme dayalı davanın reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla «sigorta teminatı kapsamına» alınan «riziko» tehlikeli hastalığa yakalanma hali olup, dosya içerisindeki hastane kayıtlarına göre davacıların murisine koroner arter hastalığı teşhisi konulmuş, muris altı gün kadar hastanede tedavi gördükten sonra vefat etmiştir.
Davanın dayanağı olan poliçedeki tehlikeli hastalıklar «teminatında», sigortalının sigorta kapsamındaki bir tehlikeli hastalığa yakalanması halinde, sigortacının, teşhis günü kalan kredi bakiye tutarını sigorta bedeli olarak ödeyeceğinin ve sigortalının tehlikeli hastalık teminatından faydalanabilmesi için de riskin gerçekleştiği anda istem dışı işsizlik ya da geçici iş göremezlik teminatından yararlanan poliçede «tanımı» yapılmış olan kişiler dışında olması, profesyonel ve düzenli gelir getirici herhangi bir işi olmaması gerekeceği kararlaştırılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:riziko · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda… , sigortalının koroner arter hastalığına ne zaman yakalandığının tespitinin mümkün olmadığı, sigortalının bu şekilde koroner arter hastalığı sonucu ölmesi nedeniyle «sigorta poliçesindeki» tehlikeli hastalıklar «teminatı kapsamına» girmediği ve bu nedenle poliçedeki kazaen ölüm teminatından yararlanılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile «sigorta teminat kapsamı» dışında kalan koroner arter hastalığı sonucu ölüme dayalı davanın reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla «sigorta teminatı kapsamına» alınan «riziko» tehlikeli hastalığa yakalanma hali olup, dosya içerisindeki hastane kayıtlarına göre davacıların murisine koroner arter hastalığı teşhisi konulmuş, muris altı gün kadar hastanede tedavi gördükten sonra vefat etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5403 E. 2014/9349 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nedensellik bağı · hayat sigortası · temerrüt tarihi · dava sebebi · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların murisinin 21/06/2005 tarihinde «hayat sigortası» yaptırdığı, 6 gün sonra 27/06/2005 tarihinde öldüğü, ölüm «sebebinin» kalp ve solunum durması olduğu, muriste var olan koroner arter hastalığının, ölüme neden olan hastalık arasında «nedensellik bağının» ispatlanamadığı, davacılar tarafından kredi borcunun ödendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.010,00 TL'nin davalı ... şirketinin talebi red tarihi «temerrüt tarihi» kabul edilerek, 29/07/2005 tarihinden itibaren işleyecek değişken «avans faizi» ile tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 20.11.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5440 E. 2013/20940 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:beyan yükümlülüğü · nedensellik bağı · hayat sigortası · temerrüt tarihi · sigorta sözleşmesi · sigorta poliçesi · dava sebebi · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların murisinin 21/06/2005 tarihinde «hayat sigortası» yaptırdığı, 6 gün sonra 27/06/2005 tarihinde öldüğü, ölüm «sebebinin» kalp ve solunum durması olduğu, muriste var olan koroner arter hastalığının, ölüme neden olan hastalık arasında «nedensellik bağının» ispatlanamadığı, davacılar tarafından kredi borcunun ödendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.010,00 TL'nin davalı ... şirketinin talebi red tarihi «temerrüt tarihi» kabul edilerek, 29/07/2005 tarihinden itibaren işleyecek değişken «avans faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «hayat sigortası poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacıların murisinin sözleşmenin kuruluş aşamasında «beyan yükümlülüğüne» aykırı davranıp davranmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dairemizin, 04.03.2010 tarih ve 12468/2433 E/K sayılı bozma ilamında, murisin sağlık karnesindeki, 1999-2002 tarihleri arasındaki, kayıtlara göre, murise koroner arter hastalığı teşhisi konulduğu belirtilerek, muris tarafından beyan edilmeyen bu hastalık ile ölüm arasında «nedensellik bağının» bulunup bulunmadığının tespiti için bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Ancak, mahkemece, Dairemizin yukarıda belirtilen bozma ilamına uyulduğuna ve alınan bilirkişi raporunda da, muriste geçmişte var olan ancak «sigorta sözleşmesi» sırasında beyan edilmeyen koroner arter hastalığının, ölüme neden olan miyokard enfarktüsünün bilinen en büyük nedeni olduğu belirlendiğine göre, bundan sonra muri …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3679 E. , 2014/6851 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/02/2013
NUMARASI 2011/353-2013/62
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2013 tarih ve 2011/353-2013/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin eşi ve babası olan miras bırakanları Y. Ö. ile davalı sigorta şirketi arasındaki uzun süreli kredi koruma grup sigortası sözleşmesi uyarınca Y.Ö.'ın kullandığı kredinin sigorta örtüsü altına alındığını, Y. Ö.'ın 05.02.2011 tarihinde kroner arter hastalığı sebebi ile öldüğünü, poliçedeki riskin gerçekleşmesine rağmen davalı sigorta şirketince müvekkillerine ödeme yapılmadığını, davalı sigorta şirketinin ödeme yapmaması nedeniyle müvekkillerinin poliçeye konu kredinin alacaklısı V. D. Finansman A.Ş'ye ölümden sonra kalan bakiye 32.580,47 TL'yi ödedikleriniileri sürerek, bu miktarın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, mirasbırakanın ölüm nedeninin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, poliçenin tehlikeli hastalık dönemini teminat altına aldığını, tehlikeli hastalık sonucu ölmeyi teminat kapsamına almadığını, ölüm teminatının ise sadece kazaen ölüm durumlarını kapsadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kroner arter hastalığının tehlikeli hastalık olması nedeniyle bu hastalık döneminde sigortalının kredi borçları teminat altında olduğundan ve bu hastalıktan ölüm halinde bu teminatın haydi haydi var olduğunun kabulü hakkaniyet gereği olduğundan ve azı (hastalığın) teminat altında olanın çoğu da (o hastalıktan ölümün) teminat altında olduğundan ölümden sonraki sigorta teminatı kapsamında kalan bakiye kredi borcundan davalı sigorta şirketi sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 32.580,47 TL'nin faziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, poliçe teminat bedelinin sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf murislerin koroner arter hastalığı nedeniyle vefatının Uzun Süreli Kredi Koruma Grup Sigortası kapsamında kaldığını ileri sürmüş, davalı taraf ise, vefat teminatının sadece kaza hali için öngörüldüğünü, söz konusu hastalığın tehlikeli hastalıklar teminatı kapsamında da değerlendirilemeyeceğini zira, söz konusu teminatın sadece hastalık dönemini kapsadığını, bu hastalıktan ölümün teminat dışı olduğunu savunmuştur. Dosya içindeki Uzun Süreli Kredi Koruma Sigortası Katılım Sertifikası ve Bilgilendirme Formu'nda 5 çeşit teminat sayılmış olup, bunlar kazaen vefat teminatı, kazaen tam ve daimi maluliyet teminatı, istem dışı işsizlik teminatı, geçici iş göremezlik teminatı ve tehlikeli hastalıklar teminatıdır.
Tehlikeli Hastalıklar Teminatında, sigortalının sigorta kapsamındaki bir tehlikeli hastalığa yakalanması halinde, sigortacının, teşhis günü kalan kredi bakiye tutarını sigorta bedeli olarak ödeyeceği belirtilmiş, son cümlesinde de "Sigortalının tehlikeli hastalık teminatından faydalanabilmesi için riskin gerçekleştiği anda istem dışı işsizlik ya da geçici iş göremezlik teminatından yararlanan yukarıda da tanımı yapılmış olan kişiler dışında olması, profesyonel ve düzenli gelir getirici herhangi bir işi olmaması gerekir" ifadesi yer almaktadır.
Davalı taraf gerek cevap dilekçesinde gerekse bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sigortalının vefatının tehlikeli hastalıklar teminatı kapsamında bulunmadığını ileri sürmüş olmasına rağmen, bu yöndeki itirazları değerlendirilmeden yetersiz bilirkişi raporuna istinaden tehlikeli hastalık halinde teminat ödenmesi öngörüldüğüne göre, tehlikeli hastalıktan ölüm durumunun zaten teminat kapsamında sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda, sigortalının ölüm belgesine konu tüm tedavi evrakları incelenerek hastalık teşhis tarihi net olarak belirlenerek, söz konusu hastalık nedeniyle ölümün poliçedeki tehlikeli hastalık teminatı kapsamına girip girmediği tüm yönleriyle tartışılıp değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101644600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz