İflasa kayıt
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13769 E. 2017/1635 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı para alacağı↗ iflasın açılması↗ sıra cetveli↗ para alacağı↗ iflas idaresi↗ nispi vekalet ücreti↗ satış sözleşmesi↗ maktu vekalet ücreti↗ muacceliyet↗ ipotek↗ icra takibine itiraz↗ işlemiş faiz↗ kâr dağıtımı↗ ek tasfiye↗ iflas↗ dosya masrafı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalının davacıdan satın aldığı programların bedelini ödemediği gerekçesiyle 73.000,00 USD alacağın ve bu alacağa 08/06/2000 tarihinden itibaren yürütülecek Merkez Bankası'nca mevduatlara uygulanan ABD doları faiziyle birlikte müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, iflas idaresi memuru ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İflas idaresi memurunun temyiz itirazlarına gelince; dava, televizyon programı satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemiyle açılmış olup, yargılama sırasında davalı şirketin iflası üzerine alacağın iflas masasına kayıt kabulü davasına dönüştürülmüştür. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, 73.000,00 USD alacağın 08/06/2000 tarihinden itibaren işleyecek USD faiziyle birlikte iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, bozma ilamında da belirtildiği üzere, İİK’nın 195. maddesi gereğince iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. Gerçektende, İİK'nın 195/1. maddesine göre, “Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.” İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Bu durumda, mahkemece, davacının iflas tarihine kadarki alacağı ve fer'ileri ile takip masrafları konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca, yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İİK’da açık bir hüküm bulunmamaktadır. Sadece İİK’nın 198/1 maddesinde konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymette para alacağına çevrileceği öngörülmüştür. Konusu yabancı para olan alacakların da anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı hususu öğretide de kabul edilmiştir.(Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, ..., sf.1244) İİK’nın 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması gerekmektedir.
Bunu sağlamak için de yabancı para alacaklarının aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri tarihi, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır. Ayrıca, yabancı para alacağının aynen kaydı alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukuku'nun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı para alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. Bu durumda, mahkemece, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda davacının müflis şirketten olan alacağının iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4- Kabule göre, kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, bu davalarda sadece alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu durumda, mahkemece, bu davalarda maktu karar ve ilam harcı alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği gözardı edilerek, davalı müflis şirket aleyhine nispi oranda karar ve ilam harcı ile davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9857 E. 2015/10525 K.
Ortak:iflas idaresi · ek tasfiye · iflas
İncelediğiniz karardaKararı, «iflas idaresi» memuru ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalının davacıdan satın aldığı programların bedelini ödemediği gerekçesiyle 73.000,00 USD alacağın ve bu alacağa 08/06/2000 tarihinden itibaren yürütülecek Merkez Bankası'nca mevduatlara uygulanan ABD doları faiziyle birlikte müflisin «iflas» masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
2- İflas idaresi memurunun temyiz itirazlarına gelince; dava, televizyon programı «satış sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemiyle açılmış olup, yargılama sırasında davalı şirketin iflası üzerine alacağın «iflas» masasına kayıt kabulü davasına dönüştürülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TMSF'nin aktif ya da pasif her türlü eylem ve işlemlerinden dolayı bunların hukuka uygun olup olmadığı, zarar doğurup doğurmadığı yönlerinden denetiminin idari yargıya ait olduğu, davalı İmar Bankası'nın ise, dava tarihinden önce «iflasa» tabi tutularak müflis haline geldiğinden davanın, iflas etmeden önceki hal ve durumuna göre İ..
A.. sıfatı ile açılması doğru olmadığı gibi, doğrudan «alacak davası» olarak açılmasının da doğru olmadığı zira, davanın Müflis İmar Bankası aleyhine «husumet» yöneltilerek açılması ve «kayıt kabul davası» olması, bundan önce de «iflas» masasına müracaat edilerek talebin reddi halinde dava açılması gerektiğinden bu davalı yönünden hem husumet hem de dava şartı eksikliği bulunduğu, diğer davalı Y.ve Tic.
… tleme gibi herhangi bir eylemi bulunmadığından dava konusu işlemin neresinde bulunduğunu gösterir bir iddia da tespit olunamadığı ve davalının dava tarihinden evvel «tasfiye» sürecine girdiği, «şirketin tasfiyesi» ile sicilden terkinine karar verildiği gerekçesiyle, davanın, davalı TMSF yönünden idari yargının «görevli» olması nedeniyle «yargı yolu» yokluğundan, davalı İ..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayıt kabul davası · yargı yolu · dava dilekçesinin tebliği · şirketin tasfiyesi · dava şartı yokluğu · alacak davası · tebligat · husumet
Benzer bu karardaA.. sıfatı ile açılması doğru olmadığı gibi, doğrudan «alacak davası» olarak açılmasının da doğru olmadığı zira, davanın Müflis İmar Bankası aleyhine «husumet» yöneltilerek açılması ve «kayıt kabul davası» olması, bundan önce de «iflas» masasına müracaat edilerek talebin reddi halinde dava açılması gerektiğinden bu davalı yönünden hem husumet hem de dava şartı eksikliği bulunduğu, diğer davalı Y.ve Tic.
… tleme gibi herhangi bir eylemi bulunmadığından dava konusu işlemin neresinde bulunduğunu gösterir bir iddia da tespit olunamadığı ve davalının dava tarihinden evvel «tasfiye» sürecine girdiği, «şirketin tasfiyesi» ile sicilden terkinine karar verildiği gerekçesiyle, davanın, davalı TMSF yönünden idari yargının «görevli» olması nedeniyle «yargı yolu» yokluğundan, davalı İ..
A.. yönünden dava «şartı yokluğu» ve «husumet», davalı Yapı ve Tic.
Mahkemece, davalı müflis şirkete dava «dilekçesinin tebliği» üzerine İflas İdaresi vekili tarafından vekaletname sunulup, cevap dilekçesi verildiğine ve İİK'nın 226. maddesi uyarınca dava takip edildiğine göre bu noksanlık giderilmiş ve «husumet» İflas İdaresi'nce benimsenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13698 E. 2014/19546 K.
Ortak:iflasın açılması · muacceliyet · işlemiş faiz · iflas · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaBaskı, ..., sf.1244) İİK’nın 195. maddesinde «iflasın açılması» ile müflisin borçlarının «muaccel» olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar «işlemiş faiz» ve takip «masraflarının» ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması gerekmektedir.
İflasın açıldığı güne kadar «işlemiş faiz» ile takip «masrafları» anaya zammolunur.” İflasın açılması ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve «iflasın» açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Gerçektende, İİK'nın 195/1. maddesine göre, “Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere «iflasın açılması» müflisin borçlarını «muaccel» kılar.
Benzer bu karardaOysa İİK'nın 195. maddesi uyarınca «iflasın açılması», müflisin tüm borçlarını «muaccel» kılar.
İflasın açıldığı güne kadar «işlemiş faiz» ile takip «masrafları» anaya zammolunur.
Yine İİK'nın 196. maddesine göre, «iflasın açılması» ile birlikte iflas masasına giren alacaklarda faiz işlemeye devam eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayıt kabul davası · bankacılık işlemleri
Benzer bu kararda2- Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın (50.441,06) TL üzerinden kısmen kabulüne dair verilen 18.03.2010 tarihli karar, Dairemizin 26.03.2012 tarihli ilamı ile davalı bankanın «iflas» ettiği, bu nedenle davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerektiği belirtilmek suretiyle bozulmuş, mahkemece yine aynı meblağın iflas masasına kayıt kabulüne dair tesis edilen hüküm, Dairemize ait 24.01. …
Esasen Dairemiz'e ait 09.03.2009 tarihli ilamdan sonra tesis edilen 26.03.2012 tarihli ilamda davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılmasının istenmesiyle kastedilen de budur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7759 E. 2016/3871 K.
Ortak:iflasın açılması · sıra cetveli · iflas idaresi · muacceliyet · ipotek · işlemiş faiz · kâr dağıtımı · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaİflasın açıldığı güne kadar «işlemiş faiz» ile takip «masrafları» anaya zammolunur.” İflasın açılması ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve «iflasın» açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Baskı, ..., sf.1244) İİK’nın 195. maddesinde «iflasın açılması» ile müflisin borçlarının «muaccel» olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar «işlemiş faiz» ve takip «masraflarının» ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması gerekmektedir.
Alacağın ödenmesi ancak «tasfiye» sonunda masa mevcudunun «sıra cetveline» uygun biçimde «dağıtımı» aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir.
Benzer bu karardaAlacağın ödenmesi ancak «tasfiye» sonunda masa mevcudunun «sıra cetveline» uygun biçimde «dağıtımı» aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir.
İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İİK'nın 195. maddesi uyarınca «iflasın açılması», müflisin tüm borçlarını «muaccel» kılar.
İflasın açılması ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve «iflasın» açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip «masrafları» da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · maktu harç · vekalet sözleşmesi · tahsilde tekerrür · şirket zararı · yönetim kurulu kararı · asıl alacak · harç
Benzer bu karardaB..'in «iflas» ettiği ve davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü, «ikinci alacaklılar toplantısında» söz konusu alacağın ihtilaflı alacak olarak masaya «kaydına» karar verildiği, davalıların davacı «şirketin zararına» sebebiyet verdikleri, özenli bir yönetici gibi hareket etmedikleri, davalılardan ........'in diğer şirketlerine davacı şirketin kaynaklarını «teminat» almaksızın aktardıkları, toplam zararın 4.502.332,86 TL olduğu gerekçesiyle davalı müflis A..
Somut olayda da mahkemece «maktu harç» ve «vekalet ücretinin» tahsiline karar verilmesi gerekirken, vekalet ücreti ve harcın dava değeri üzerinden nispi olarak hesaplanıp tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davalı Müflis A..
B.. yönünden «tahsilde tekerrür» oluşturmamak üzere davanın kabulü ile 4.502.332,36 TL'nin 15/06/2005 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmek sureti ile «iflas» işlemlerinin yürütüldüğü 2008/1 E. sayılı dosyasında müflis A..
Ş.. yönünden davanın kabulü ile «tahsilde tekerrür» oluşturmamak üzere anılan meblağın 15/06/2005 tarihinden itibaren «avans faizi» yürütülmek sureti ile bu davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/472 E. 2019/5615 K.
Ortak:iflasın açılması · sıra cetveli · iflas idaresi · muacceliyet · ipotek · kâr dağıtımı · ek tasfiye · iflas
İncelediğiniz karardaGerçektende, İİK'nın 195/1. maddesine göre, “Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere «iflasın açılması» müflisin borçlarını «muaccel» kılar.
İflasın açıldığı güne kadar «işlemiş faiz» ile takip «masrafları» anaya zammolunur.” İflasın açılması ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve «iflasın» açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Baskı, ..., sf.1244) İİK’nın 195. maddesinde «iflasın açılması» ile müflisin borçlarının «muaccel» olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar «işlemiş faiz» ve takip «masraflarının» ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması gerekmektedir.
Benzer bu karardaKural olarak «iflasın açılması» ile «ipotekle» temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar «muaccel» hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip «masrafları» da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Alacağın ödenmesi ancak «tasfiye» sonunda masa mevcudunun «sıra cetveline» uygun biçimde «dağıtımı» aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir.
Kararı, davalı Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. «iflas idaresi» vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas masası · tefrik · davanın konusu · dahili dava · avans faizi
Benzer bu kararda… kında açılan davalar reddedildiğinden ve haklarında verilen hüküm temyiz edilmeden keşinleştiğinden bu davalılar hakkında yeniden hüküm kurulmadığı, karar başlığına «dahil» edilmediği, davalı ... hakkındaki davanın «tefrik» edildiği, davalı ... hakkındaki davanın ise paravan bir şirket olduğu, bu davalı hakkındaki davanın da kabule şayan olmadığı gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın kabule şayan olmadığından reddine, davalı Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 171.974,95 TL'nin dava tarihi olan 19/11/2007 tarihinden geçerli «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, ancak, davalı ...A.Ş. «iflas» etmiş ve «iflas masası» teşekkül etmiş bulunduğundan hükmedilen alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Bu nedenle, «iflas» tarihinden sonra açılmış olan bu davada, «dava konusu» alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi de yerinde görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı Müflis Türkiye İmar Bankası T.A.Ş. «iflas idaresi» yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1941 E. 2011/14011 K.
Ortak:iflasın açılması · iflas idaresi · ek tasfiye · iflas
İncelediğiniz karardaKararı, «iflas idaresi» memuru ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerçektende, İİK'nın 195/1. maddesine göre, “Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere «iflasın açılması» müflisin borçlarını «muaccel» kılar.
Baskı, ..., sf.1244) İİK’nın 195. maddesinde «iflasın açılması» ile müflisin borçlarının «muaccel» olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar «işlemiş faiz» ve takip «masraflarının» ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması gerekmektedir.
Benzer bu karardaDavacı müflis «şirketin tasfiyesinin» «basit tasfiye» usulüne göre yürütüldüğü dosya kapsamından belirlenmiş olup (İİK'nın 218. maddesi), basit tasfiye, «iflas» dairesi tarafından yapılan tasfiyedir.
Kısaca, «iflas» masasını basit tasfiyede iflas dairesi, adi tasfiyede ise «iflas idaresi» «temsil» etmektedir.
Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararına uyularak, İİK'nın 245. maddesi uyarınca müflisin açmış olduğu davaları takip «yetkisinin» «iflas» masasına ya da masanın neticelendirilmesine lüzum görmediği durumlarda takip hakkını isteyen alacaklıya devretmesiyle devralan alacaklıya ait olduğu, «iflas masası» veya alacaklılar tarafından takibinde yarar görülmeyen davaların müflis adına önceki yetkilileri tarafından takip edilebileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, davada masa ya da alacaklılar tarafından müflis «temsilcilerine» davanın takibi konusunda verilmiş bir «yetki» bulunmadığı, İflas Müdürü'nün davanın takibini alacaklılardan birine ya da müflis yetkililerine vermek gibi bir yetkisi olmadığı, dolayısıyla davacı müflis temsilcilerinin davayı takipte yetkilerinin ve dolayısı ile aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:basit tasfiye · iflas masası · işyeri sigorta poliçesi · peşin karar harcı · şirketin tasfiyesi · işyeri sigortası · alacak davası · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizce verilen bozma kararına uyularak, İİK'nın 245. maddesi uyarınca müflisin açmış olduğu davaları takip «yetkisinin» «iflas» masasına ya da masanın neticelendirilmesine lüzum görmediği durumlarda takip hakkını isteyen alacaklıya devretmesiyle devralan alacaklıya ait olduğu, «iflas masası» veya alacaklılar tarafından takibinde yarar görülmeyen davaların müflis adına önceki yetkilileri tarafından takip edilebileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, davada masa ya da alacaklılar tarafından müflis «temsilcilerine» davanın takibi konusunda verilmiş bir «yetki» bulunmadığı, İflas Müdürü'nün davanın takibini alacaklılardan birine ya da müflis yetkililerine vermek gibi bir yetkisi olmadığı, dolayısıyla davacı müflis temsilcilerinin davayı takipte yetkilerinin ve dolayısı ile aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı müflis «şirketin tasfiyesinin» «basit tasfiye» usulüne göre yürütüldüğü dosya kapsamından belirlenmiş olup (İİK'nın 218. maddesi), basit tasfiye, «iflas» dairesi tarafından yapılan tasfiyedir.
Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş olup, bu doğrultuda alacaklılar toplantısının 22.05.2009 tarihinde yapıldığı, davacı müflis şirketin «alacaklılarının davayı» takip etmek istemediği, bu nedenle «iflas» müdürü tarafından davayı takip «yetkisinin» müflis şirketin birlikte «temsile» yetkilileri İbrahim ve Kazım'a verildiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1790 E. 2012/2958 K.
Ortak:iflas
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalının davacıdan satın aldığı programların bedelini ödemediği gerekçesiyle 73.000,00 USD alacağın ve bu alacağa 08/06/2000 tarihinden itibaren yürütülecek Merkez Bankası'nca mevduatlara uygulanan ABD doları faiziyle birlikte müflisin «iflas» masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, «iflas idaresi» memuru ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
2- İflas idaresi memurunun temyiz itirazlarına gelince; dava, televizyon programı «satış sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemiyle açılmış olup, yargılama sırasında davalı şirketin iflası üzerine alacağın «iflas» masasına kayıt kabulü davasına dönüştürülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, İflas Müdürü'nün davanın takibini alacaklılardan birine ya da müflis yetkililerine vermek gibi bir yetkisi olmadığı, dolayısıyla davacı müflis «temsilcilerinin» davayı takipte yetkilerinin ve dolayısı ile aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı müflis şirket temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 17.10.2011 günlü ilamıyla «iflas» müdürünün basit tasfiyede ve alacaklılar ile iflas masasının davayı takip etmemesi durumunda davayı takip etmek isteyen davacı müflis şirketin önceki yetkililerine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, İflas Müdürü'nün davanın takibini alacaklılardan birine ya da müflis yetkililerine vermek gibi bir yetkisi olmadığı, dolayısıyla davacı müflis «temsilcilerinin» davayı takipte yetkilerinin ve dolayısı ile aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı müflis şirket temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 17.10.2011 günlü ilamıyla «iflas» müdürünün basit tasfiyede ve alacaklılar ile iflas masasının davayı takip etmemesi durumunda davayı takip etmek isteyen davacı müflis şirketin önceki yetkililerine …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13769 E. , 2017/1635 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/02/2014 tarih ve 2013/148-2014/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi iflas idaresi memuru ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden programlar satın alarak yayınladığını, ancak ihtarname gönderilmesine rağmen davalının borcu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine 73.000,00 USD asıl alacak olmak üzere toplam 81.790,00 USD üzerinden icra takibi başlatıldığını ve davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalının iflasına karar verildiğini, iflas idaresine başvurmasına rağmen taleplerinin kabul edilmediğini belirterek davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı gibi akdedilmiş bir sözleşmenin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalının davacıdan satın aldığı programların bedelini ödemediği gerekçesiyle 73.000,00 USD alacağın ve bu alacağa 08/06/2000 tarihinden itibaren yürütülecek Merkez Bankası'nca mevduatlara uygulanan ABD doları faiziyle birlikte müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, iflas idaresi memuru ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İflas idaresi memurunun temyiz itirazlarına gelince; dava, televizyon programı satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemiyle açılmış olup, yargılama sırasında davalı şirketin iflası üzerine alacağın iflas masasına kayıt kabulü davasına dönüştürülmüştür. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, 73.000,00 USD alacağın 08/06/2000 tarihinden itibaren işleyecek USD faiziyle birlikte iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, bozma ilamında da belirtildiği üzere, İİK’nın 195. maddesi gereğince iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. Gerçektende, İİK'nın 195/1. maddesine göre, “Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur.” İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Bu durumda, mahkemece, davacının iflas tarihine kadarki alacağı ve fer'ileri ile takip masrafları konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca, yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda İİK’da açık bir hüküm bulunmamaktadır. Sadece İİK’nın 198/1 maddesinde konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymette para alacağına çevrileceği öngörülmüştür. Konusu yabancı para olan alacakların da anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı hususu öğretide de kabul edilmiştir.(Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, ..., sf.1244) İİK’nın 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması gerekmektedir.
Bunu sağlamak için de yabancı para alacaklarının aynı paraya (Türk Parasına) çevrilmesi gerekir. Çeviri tarihi, yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacaklar için iflas kararının verildiği tarih olmalıdır. Ayrıca, yabancı para alacağının aynen kaydı alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukuku'nun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı para alacakları lehine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olur. Bu durumda, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir.
Bu sonuç her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. Bu durumda, mahkemece, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda davacının müflis şirketten olan alacağının iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
4- Kabule göre, kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, bu davalarda sadece alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu durumda, mahkemece, bu davalarda maktu karar ve ilam harcı alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği gözardı edilerek, davalı müflis şirket aleyhine nispi oranda karar ve ilam harcı ile davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, iflas idaresi memurunun temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı müflis şirket yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/357013000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz