6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9857 E. 2015/10525 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıt kabul davası yargı yolu iflas idaresi dava dilekçesinin tebliği şirketin tasfiyesi dava şartı yokluğu tmsf alacak davası tebligat ek tasfiye iflas husumet görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 226İİK 236

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TMSF'nin aktif ya da pasif her türlü eylem ve işlemlerinden dolayı bunların hukuka uygun olup olmadığı, zarar doğurup doğurmadığı yönlerinden denetiminin idari yargıya ait olduğu, davalı İmar Bankası'nın ise, dava tarihinden önce iflasa tabi tutularak müflis haline geldiğinden davanın, iflas etmeden önceki hal ve durumuna göre İ.. A.. sıfatı ile açılması doğru olmadığı gibi, doğrudan alacak davası olarak açılmasının da doğru olmadığı zira, davanın Müflis İmar Bankası aleyhine husumet yöneltilerek açılması ve kayıt kabul davası olması, bundan önce de iflas masasına müracaat edilerek talebin reddi halinde dava açılması gerektiğinden bu davalı yönünden hem husumet hem de dava şartı eksikliği bulunduğu, diğer davalı Y.ve Tic. A.Ş. yönünden ise, somut uyuşmazlıkta davalının mevduat toplama, mevduata güvence sağlama, hesabın açıldığı diğer bankayı denetleme gibi herhangi bir eylemi bulunmadığından dava konusu işlemin neresinde bulunduğunu gösterir bir iddia da tespit olunamadığı ve davalının dava tarihinden evvel tasfiye sürecine girdiği, şirketin tasfiyesi ile sicilden terkinine karar verildiği gerekçesiyle, davanın, davalı TMSF yönünden idari yargının görevli olması nedeniyle yargı yolu yokluğundan, davalı İ.. A.. yönünden dava şartı yokluğu ve husumet, davalı Yapı ve Tic. A.Ş. yönünden ise, husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ile katılma yoluyla […]. A.. İflas İdaresi vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin davalı TMSF'ne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, […]. A.. İflas İdaresi vekilinin husumete yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, iflastan sonra açılacak davalarda davalı müflisin hak ve menfaatlerinin korunması iflas idaresine ait olduğundan müflisin iflas idaresine tebligat yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir. Mahkemece, davalı müflis şirkete dava dilekçesinin tebliği üzerine İflas İdaresi vekili tarafından vekaletname sunulup, cevap dilekçesi verildiğine ve İİK'nın 226. maddesi uyarınca dava takip edildiğine göre bu noksanlık giderilmiş ve husumet İflas İdaresi'nce benimsenmiştir. Bu durumda, mahkemece davaya […]. A.. İflas İdaresi'ne yönelik olarak devam edilmesi gerekirken davanın husumetten reddi doğru olmadığı gibi, İİK'nın 236'ncı maddesi uyarınca iflasın kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmak mümkün olup, masaya kayıt davası açılması için iflas idaresine başvuru yapılması da bir ön şart değildir. Davacının masaya başvurusu olmadığına göre doğrudan dava açmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığından dava şartı yokluğundan reddi de doğru olmamış, bu nedenle, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

4- […]. A.. İflas İdaresi vekilinin davacı M.. K..'na yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (3) no'lu bentte açıklanan bozma sebep ve şekline göre, şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6521 E. 2016/2989 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6459 E. 2021/6973 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11646 E. 2016/9256 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/9857 E.  ,  2015/10525 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/01/2014

NUMARASI 2011/506-2014/3

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/01/2014 tarih ve 2011/506-2014/3 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile katılma yoluyla […]. A.. İflas İdaresi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin İ.Bankası A.Ş'nin Karaköy Merkez Şubesi'nde hesapları olduğunu, banka sahipleri ve personelinin hileli davranışları sonucu bankanın içi boşaltıldığı için müvekkillerinin mevduatlarından mahrum bırakıldıklarını ve bugüne kadar da kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı banka yetkilileri ve sahiplerinin off shore hesapları üzerinden sanal olarak transfer gösterip mevduatları kendi şirketlerinde kullandıklarını, bankanın içini de bu şekilde boşalttıklarını, bu nedenle bir kısmının yargılanarak ceza aldığını, müvekkillerinin devlet güvencesinde olan bir bankaya yurt dışında kazandıkları paralarını yatırarak memleketlerine döviz girdisi sağlamak düşüncesi ile hareket ettiklerini, bankanın off shore bankacılığı ile içinin boşaltılacağını bilebilecek durumda olmadıklarını, TMSF kapsamında sigortalı olan banka fona devredildiğinden beri TMSF'nin mevduatın o.

hesaplarına aktarılmasını gerekçe göstererek ödeme yapmadığını, TMSF'nin fonksiyonunun banka müşterisinin kendisinden kaynaklanmayan riskleri sigorta etmek olduğunu aksi halde mevduatın sigorta edilmiş olmasının bir anlamı olmayacağını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerine ait 43 adet Euro hesabının her birinden şimdilik 100 Euro olmak üzere 4.300 Euro ile 3 adet Dolar hesabının her birinden şimdilik 100 Dolar olmak üzere 300 Dolar'ın hesapların açıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

[…]. A.. vekili, husumet itirazında bulunmuş, davacılar tarafından dava konusu alacak talebiyle ilgili olarak iflas masasına alacak kayıt başvurusunda bulunulmadığını, bu hususun dava şartı olduğunu , davacıların İmar […]Limited nezdinde hesap açtırdığını, müflis banka ile İmar […] Ltd'nin ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğunu, davacıların her iki bankada hesap açmış olmaları nedeniyle uygulamayı iyi bildiklerini, bilerek ve isteyerek mevduatı off shore bankasına gönderdiklerini, dava konusu hesapların müvekkili banka nezdinde bulunmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.

Davalı TMSF vekili, görev ve husumet itirazında bulunmuş, off shore hesap bedellerinin tasarruf mevduatı niteliği bulunmadığından müvekkilinden talep edilemeyeceğini, davacıların havale işlemlerini özgür iradeleri ile gerçekleştirdiklerini, her iki banka uygulaması ve işleyişini iyi bildiklerini, dava konusu mevduatların sigorta kapsamında olmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.

[…] ve Ticaret A.Ş., husumet itirazında bulunmuş, off shore bankalarda açılan hesaplar ve bu bankalara gönderilen havalelerin mevduat sigortası kapsamında olmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TMSF'nin aktif ya da pasif her türlü eylem ve işlemlerinden dolayı bunların hukuka uygun olup olmadığı, zarar doğurup doğurmadığı yönlerinden denetiminin idari yargıya ait olduğu, davalı İmar Bankası'nın ise, dava tarihinden önce iflasa tabi tutularak müflis haline geldiğinden davanın, iflas etmeden önceki hal ve durumuna göre İ.. A.. sıfatı ile açılması doğru olmadığı gibi, doğrudan alacak davası olarak açılmasının da doğru olmadığı zira, davanın Müflis İmar Bankası aleyhine husumet yöneltilerek açılması ve kayıt kabul davası olması, bundan önce de iflas masasına müracaat edilerek talebin reddi halinde dava açılması gerektiğinden bu davalı yönünden hem husumet hem de dava şartı eksikliği bulunduğu, diğer davalı Y.ve Tic.

A.Ş. yönünden ise, somut uyuşmazlıkta davalının mevduat toplama, mevduata güvence sağlama, hesabın açıldığı diğer bankayı denetleme gibi herhangi bir eylemi bulunmadığından dava konusu işlemin neresinde bulunduğunu gösterir bir iddia da tespit olunamadığı ve davalının dava tarihinden evvel tasfiye sürecine girdiği, şirketin tasfiyesi ile sicilden terkinine karar verildiği gerekçesiyle, davanın, davalı TMSF yönünden idari yargının görevli olması nedeniyle yargı yolu yokluğundan, davalı İ.. A.. yönünden dava şartı yokluğu ve husumet, davalı Yapı ve Tic. A.Ş. yönünden ise, husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ile katılma yoluyla […]. A.. İflas İdaresi vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin davalı TMSF'ne yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, […]. A.. İflas İdaresi vekilinin husumete yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, iflastan sonra açılacak davalarda davalı müflisin hak ve menfaatlerinin korunması iflas idaresine ait olduğundan müflisin iflas idaresine tebligat yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir. Mahkemece, davalı müflis şirkete dava dilekçesinin tebliği üzerine İflas İdaresi vekili tarafından vekaletname sunulup, cevap dilekçesi verildiğine ve İİK'nın 226. maddesi uyarınca dava takip edildiğine göre bu noksanlık giderilmiş ve husumet İflas İdaresi'nce benimsenmiştir. Bu durumda, mahkemece davaya […]. A.. İflas İdaresi'ne yönelik olarak devam edilmesi gerekirken davanın husumetten reddi doğru olmadığı gibi, İİK'nın 236'ncı maddesi uyarınca iflasın kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmak mümkün olup, masaya kayıt davası açılması için iflas idaresine başvuru yapılması da bir ön şart değildir.

Davacının masaya başvurusu olmadığına göre doğrudan dava açmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığından dava şartı yokluğundan reddi de doğru olmamış, bu nedenle, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

4- […]. A.. İflas İdaresi vekilinin davacı M.. K..'na yönelik temyiz itirazlarının, yukarıda (3) no'lu bentte açıklanan bozma sebep ve şekline göre, şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin, davalı TMSF'ne yönelik tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, […]. A.. İflas İdaresi vekilinin husumete yönelik tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, […]. A.. İflas İdaresi vekilinin davacı Mehmet Kazancıoğlu'na yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/127342800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.