Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11624 E. 2014/17960 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ halefiyet↗ hisse devir sözleşmesi↗ tmsf↗ tüzel kişilik↗ uyuşmazlık konusu↗ fer'i müdahil↗ havale↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 18.11.1999 tarihinde 6.073,96 TL'ni ... şubesinden KKTC'de kurulu olduğu söylenen off shore bankasına vadeli olarak yatırdığı ancak, paranın davacının iradesinin aksine off shore bankasına gönderilmeyerek... kasasında kaldığı,...'ın hakim ortağı ...'in KKTC'de off shore bankasını kurduğu, yurt içinden off shore bankacılık adına topladığı mevduatları off shore bankasına havale etmeyerek...'ta muhafaza ettiği ve kendi şirketlerine kredi olarak kullandırdığı hususunun .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/102-100 sayılı kararı ile sabit olduğu,... A.Ş'nin yöneticileri ve... A.Ş. tüzel kişiliğinin BK'nın 41, 49 ve TTK'nın 371/5 maddesi gereğine davacıya yönelik haksız fiilden hukuken sorumlu tutulmaları gerekmekte olup,... A.Ş'nin devir-satış-birleşme ve ünvan değişikliği sonucunda halefi olan
.. Bank'ın da halefiyet nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.073,96 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... vekili ile fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zaman aşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı .... vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden... A.Ş.’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise... A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile ... A.Ş. (sonraki unvanı .. Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen... A.Ş.’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13705 E. 2014/2952 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Bank'ın da «halefiyet» nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.073,96 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16013 E. 2014/4193 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Bank'ın da «halefiyet» nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.073,96 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13669 E. 2014/2953 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Bank'ın da «halefiyet» nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.073,96 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · havale · Tahsil
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… kasasında kaldığı,...'ın hakim ortağı ...'in KKTC'de off shore bankasını kurduğu, yurt içinden off shore bankacılık adına topladığı mevduatları off shore bankasına «havale» etmeyerek...'ta muhafaza ettiği ve kendi şirketlerine kredi olarak kullandırdığı hususunun ....
Bank'ın da «halefiyet» nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.073,96 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e ...’ye devir olunduğu, 26/01/2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...bank (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · zamanaşımı · husumet · e-defter
Benzer bu kararda1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili, ... vekili ile «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
4-... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça davanın sadece ...ye «husumet» yöneltilerek açılmış olmasına, yargılama sırasında ... vekili tarafından fer'i müdahale talebinde bulunulmasına ve mahkemece de «müdahale talebinin» kabulüne karar verilmesine rağmen, ...'nin karar başlığında davalı olarak gösterilip, hükmedilen alacağın da davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle aleyhine …
… nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki (3) no'lu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10104 E. 2014/17250 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Bank'ın da «halefiyet» nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.073,96 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · borcun üstlenilmesi · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» reddine, davanın kabulü ile 11.550,00 TL’nin 12/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...
Kararı, davalı banka vekili ve «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13677 E. 2014/2947 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Bank'ın da «halefiyet» nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.073,96 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu
Benzer bu karardaŞti.'ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, ...'ın hakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı ... ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/714 E. 2017/2041 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · havale · Tahsil
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… kasasında kaldığı,...'ın hakim ortağı ...'in KKTC'de off shore bankasını kurduğu, yurt içinden off shore bankacılık adına topladığı mevduatları off shore bankasına «havale» etmeyerek...'ta muhafaza ettiği ve kendi şirketlerine kredi olarak kullandırdığı hususunun ....
Bank'ın da «halefiyet» nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.073,96 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Şubesi'nden 5.000 TL tutarındaki paranın...'ne gönderilmek üzere davalı Banka'nın Merkez Şubesi'ne «havale» edildiği ve davacıya hesap cüzdanı verildiği, davalı bankanın Merkez şubesinde ...d'ye ait «mevduat hesabının» bulunduğu, dava konusu havale tutarının bu hesaba alacak kaydedildiği, yurt dışına havale edilmediği, bu mevduat sigorta kapsamında bulunmadığı gibi, alacağın ...' …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · açılmamış sayılma · dolandırıcılık
Benzer bu karardaŞubesi'nden 5.000 TL tutarındaki paranın...'ne gönderilmek üzere davalı Banka'nın Merkez Şubesi'ne «havale» edildiği ve davacıya hesap cüzdanı verildiği, davalı bankanın Merkez şubesinde ...d'ye ait «mevduat hesabının» bulunduğu, dava konusu havale tutarının bu hesaba alacak kaydedildiği, yurt dışına havale edilmediği, bu mevduat sigorta kapsamında bulunmadığı gibi, alacağın ...' …
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/102 E-100 K. sayılı hükmünde,... hesapları ile ilgili dava yönünden ...yöneticileri aleyhine açılan kamu davasında, bu durumun bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak değerlendirildiği ve bir kısım banka yöneticileri aleyhine hüküm kurularak kesinleştiği, davacının dava dışı ...' den alacağını tahsil edemediği, davacının zararından davalı Banka'nın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı ...
AŞ (O...) hakkındaki davanın kabulü ile 5.000 TL'nin 30.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, diğer davalılar ... hakkındaki davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16568 E. 2014/4506 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Bank'ın da «halefiyet» nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.073,96 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı ) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · feri müdahil · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu kararda… yılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı 336'ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, «borcu üstlenen» ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hesabın banka yetkililerinin teşvik ve yönlendirmeleriyle açılmış olduğunun kararı ile sabit olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile 4.600,00 TL'nin 29/09/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı ve «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11624 E. , 2014/17960 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2014 tarih ve 2012/308-2014/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı .... vekili ile fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin... A.Ş. Ankara Şubesi'nde bulunan mevduat hesabına toplamda 6.073,96 TL para yatırdığını, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile imzalatılan bir kısım kağıtlara istinaden parasının off shore hesabına gönderilmiş gibi göründüğünü bankaya el konulmasından sonra öğrendiğini zira, parasını almak için bankaya giden müvekkilline, parasının ... Security Off Shore bankasındaymış gibi işlem gördüğünün, bu nedenle çekilemeyeceğinin ve devlet güvencesi altında da olmadığının belirtildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 6.073, 96 TL'nin 18.11.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %82, bu tarihten itibaren ise dönemsel olarak işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili, yetki, görev, husumet, zamanaşımı ve kesin hüküm yönünden davanın usulden ve müvekkili tarafından gerçekleştirilen işlemin havale işlemi olduğunu, davacının müvekkili banka nezdinde herhangi bir hak ve alacağı veya mevduatının bulunmadığını, davacının kendi özgür iradesiyle parasını tamamen farklı bir tüzel kişilik olan off shore bankasına yatırdığını, davacının dolandırılmasının söz konusu olmadığını, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde bulunmadığını, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Fer'i müdahil TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 18.11.1999 tarihinde 6.073,96 TL'ni ... şubesinden KKTC'de kurulu olduğu söylenen off shore bankasına vadeli olarak yatırdığı ancak, paranın davacının iradesinin aksine off shore bankasına gönderilmeyerek... kasasında kaldığı,...'ın hakim ortağı ...'in KKTC'de off shore bankasını kurduğu, yurt içinden off shore bankacılık adına topladığı mevduatları off shore bankasına havale etmeyerek...'ta muhafaza ettiği ve kendi şirketlerine kredi olarak kullandırdığı hususunun .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/102-100 sayılı kararı ile sabit olduğu,... A.Ş'nin yöneticileri ve... A.Ş. tüzel kişiliğinin BK'nın 41, 49 ve TTK'nın 371/5 maddesi gereğine davacıya yönelik haksız fiilden hukuken sorumlu tutulmaları gerekmekte olup,...
A.Ş'nin devir-satış-birleşme ve ünvan değişikliği sonucunda halefi olan
.. Bank'ın da halefiyet nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 6.073,96 TL'nin 18.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... vekili ile fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zaman aşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı .... vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden... A.Ş.’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise... A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile ... A.Ş. (sonraki unvanı .. Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen...
A.Ş.’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı .... vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı .... vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 5. bendinin hükümden çıkarılıp, yerine 4. bendin devamı olarak '' davacı tarafından yatırılan 90,20 TL peşin harç ile 21,15 TL başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,'' ibaresinin eklenmesi sureti ile kararın davalı .... ile fer'i müdahil TMSF yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'ye iadesine, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/356266300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz