Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16013 E. 2014/4193 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ halefiyet↗ hisse devir sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tahsil 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13705 E. 2014/2952 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Tahsil 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13669 E. 2014/2953 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Tahsil 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu kararda… e ...’ye devir olunduğu, 26/01/2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...bank (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · havale · zamanaşımı · husumet · e-defter
Benzer bu kararda1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili, ... vekili ile «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
4-... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça davanın sadece ...ye «husumet» yöneltilerek açılmış olmasına, yargılama sırasında ... vekili tarafından fer'i müdahale talebinde bulunulmasına ve mahkemece de «müdahale talebinin» kabulüne karar verilmesine rağmen, ...'nin karar başlığında davalı olarak gösterilip, hükmedilen alacağın da davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle aleyhine …
… nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki (3) no'lu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Tahsil 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9323 E. 2016/5053 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu kararda… hinde TMSF’ne devir olunduğu, 26/01/2001 tarihinde ise, .... ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile .... (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terkin · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ulü ile, 10.000,00 TL'nin 30/12/1999 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılar ...., ...ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ...hakkındaki dava atiye «terk» edildiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», ...hakkındaki davanın reddine, ... ve TMSF hakkında daha önceden verilen red kararları temyiz incelemesi sonucu kesinleştiğinden bu davalılar hakkında yeniden hük …
-
Tahsil 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10104 E. 2014/17250 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · borcun üstlenilmesi · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» reddine, davanın kabulü ile 11.550,00 TL’nin 12/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...
Kararı, davalı banka vekili ve «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8087 E. 2014/15586 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak
Benzer bu karardaA.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek suretiyle kullandırıldığı, bankanın eylemlerinden sorumlu olduğu, dava konusu hesabın tamamın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Tahsil 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12557 E. 2018/2963 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu kararda… e davacının davalı bankadan 6.500,00 TL mevduatlarını istemeye hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.500,00 TL'nin 08.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Tahsil 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8701 E. 2014/54 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · ihbar olunan · tüzel kişilik · ihbar · hukuki yarar · havale · yasal faiz · temsil
Benzer bu karardaO halde, «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararının» olmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ihtilaf konusu olan olayın hukuki «tanımının» «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ...
A.Ş. vekili, «ihbar olunan» ... vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan ... vekili kararı temyiz etmiş ise de; temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16013 E. , 2014/4193 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davad verilen 16/07/2013 tarih ve 2012/85-2013/165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi daval vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 16/11/1999 tarihinde 9.000 TL’yi,hesabına yatırdığını, bu bankanın söz konusu parayı esabına aktardığını, usulsüz şekilde para aktarımı yapıldığını, yönetiminetarafından el konularak yönetiminin ye devredildiğini, bu bankanın daha sonra davalı tarafından devralındığını ileri sürerek, 9.000 TL'nin davalılardan tahsiline, alacağa paranın bankaya yattığı 16.11.1999 tarihinden vade sonu olan 21.12.1999 tarihinde kadar % 80 akdi faiz (mevduat faizi), bu tarihten yenilenmiş vade tarihi olan 21.01.2000 tarihine kadar % 78 akdi faizi ile vade sonu olan 21.01.2000 tarihinden fiili ödeme tarihine kadar ise, akdi faiz olan %78’den aşağı olmamak üzere temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ili ve fer'i müdahiller ekili ve vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın sebepsiz zenginleştiği iddiasının yerinde olmadığını, zenginleşen şirketin off shore şirketi olduğunu, off shore bankasının s Kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiliği haiz bir şirket olduğunu, müvekkili bankadan ayrı bir tüzel kişiliği olduğu tartışmasız bulunan bu şirketin borçlarının kendisine ait olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunmalar ve dosya kapsamına göre, banka ile off shore arasında organik bağ bulunduğu, bu bağın mudiler aleyhine örgütlü, planlı ve kasıtlı olarak kötüye kullanıldığı ve mudilerin zarara uğratıldığı, banka tarafından hesaplarına yatırılan paraların aslında fiilen gönderilmediği, bu şekilde off shore hesaplarında toplanan paranın şirketlere usulsüz kredi kullandırılmak suretiyle tüketildiği, davacının alacağını tahsili imkanı bulunmadığı, uyuşmazlığı havale görünümlü mevduat toplama olarak değerlendirilmesi gerektiği, bir güven kurumu olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı off shore yönlendirdiği, davacı alacağından davalı bankanın sorumlu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.000 TL'nin 16.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2. ve 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 133,65 TL tutarındaki peşin harcın ve başvuru harcının talep halinde davacıya iadesine,'' ibaresinin eklenmesine ve 4. bentte yer alan “Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı ” ibaresinin çıkarılması ve “...toplam 589, 90 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “toplam 456,25 TL” ibaresinin konulması ile kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346029600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz