6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9402 E. 2014/16640 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inançlı işlem külli halefiyet organik bağ halefiyet feri müdahil hisse devir sözleşmesi tmsf uyuşmazlık konusu fer'i müdahil avans faizi

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. — Bankacılık K. 140 · HMK · HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, ...'a yatırdığı mevduatın... Ltd. adlı paravan bankaya aktarıldığı, ancak fiilen bu hesaba gönderilmeyip bankanın uhdesinde kaldığı, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak inançlı bir işlem yaptığı, ancak bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile... arasında organik bir bağ olduğu, ...

A.Ş'nin davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.494,10 TL alacağa 16/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ile feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden ... A.Ş’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devrolunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ... A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile ... A.Ş(sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devralan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen Fona devredilen ... A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tahsil | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17807 E. 2014/5357 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11368 E. 2014/14420 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16694 E. 2014/6015 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12068 E. 2014/297 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13705 E. 2014/2952 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16013 E. 2014/4193 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/9402 E.  ,  2014/16640 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 45. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2013 tarih ve 2013/302-2013/351 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sevda Boyraz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinin ...’ta açılmış mevduat hesaplarının davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi, doğru bilgi vermemesi ve yüksek faiz vaadleri ile kandırılarak ... hesaplarına aktarıldığını, aslında paranın davalı banka tarafından kullanıldığını, bu durumun ceza yargılaması ile de açıklığa kavuştuğunu, davalı bankanın güven ve vekalet ilişkisini kötüye kullanarak müvekkillerinin parasını hileli davranışlarla iradeleri sakatlanarak güvencesiz hesaplara geçirdiğini, dolayısı ile oluşan zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 5.100,00 TL alacağın 22.12.1999 tarihinden itibaren % 82 bileşik faizle, daha fazla olması halinde T.C. Merkez Bankası'nın bankalarca TL olarak açılan mevduata uygulanacağı bildirilen azami faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, husumet, hak düşürücü süre itirazlarında bulunarak, davanın zamanaşımına uğradığını, banka tarafından davacının bilgisi dışında işlem yapılmasının ve iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, ...'a yatırdığı mevduatın... Ltd. adlı paravan bankaya aktarıldığı, ancak fiilen bu hesaba gönderilmeyip bankanın uhdesinde kaldığı, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak inançlı bir işlem yaptığı, ancak bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile... arasında organik bir bağ olduğu, ...

A.Ş'nin davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.494,10 TL alacağa 16/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ile feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden ... A.Ş’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devrolunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ... A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile ... A.Ş(sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devralan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen Fona devredilen ...

A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,'' ibaresinin eklenmek suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/353073900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.