Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16694 E. 2014/6015 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inançlı işlem↗ külli halefiyet↗ organik bağ↗ halefiyet↗ ceza zamanaşımı↗ 3095 sayılı kanun↗ hisse devir sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗ fer'i müdahil↗ haksız fiil↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tüzel kişi organlarının işledikleri haksız fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı süresi tüzel kişiye karşı açılan dava da da uygulanır gerekçesiyle, zamanaşımı itirazının reddine, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak; bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile arasında organik bir bağ olduğu Yurtbank yönetiminin adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını hesabına aktardığı, davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.700,00 TL'ye 07/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca, değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle en son devir alan davalı olan Ing Bank'tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından orumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilenşlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17807 E. 2014/5357 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · 3095 sayılı kanun · hisse devir sözleşmesi · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tüzel kişi organlarının işledikleri «haksız fiil» aynı zamanda suç oluşturuyorsa «ceza zamanaşımı» süresi tüzel kişiye karşı açılan dava da da uygulanır gerekçesiyle, zamanaşımı itirazının reddine, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak; bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile arasında organik bir bağ olduğu Yurtbank yönetiminin adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını hesabına aktardığı, davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.700,00 TL'ye 07/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca, değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle en «son» devir alan davalı olan Ing Bank'tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir 2-Dava, ba …
Benzer bu kararda… ı teşvik eden n 22.12.1999 tarihindedevir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı .) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını hesabına aktardığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 5589,20 TL'ye 13/12/1999 tarihinden itibaren «3095 sayılı kanun» 2/2 uyarınca «avans faizi» uygulanmak suretiyle daval alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. .../... -2- Kararı, davalıvekili temyiz etmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11368 E. 2014/14420 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12068 E. 2014/297 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · 3095 sayılı kanun · hisse devir sözleşmesi · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tüzel kişi organlarının işledikleri «haksız fiil» aynı zamanda suç oluşturuyorsa «ceza zamanaşımı» süresi tüzel kişiye karşı açılan dava da da uygulanır gerekçesiyle, zamanaşımı itirazının reddine, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak; bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile arasında organik bir bağ olduğu Yurtbank yönetiminin adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını hesabına aktardığı, davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.700,00 TL'ye 07/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca, değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle en «son» devir alan davalı olan Ing Bank'tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir 2-Dava, ba …
Benzer bu kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Security Off-Shore Ltd. hesabına aktardığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 14.804,21 TL'ye 10/12/1999 tarihinden itibaren «3095 sayılı kanun» 2/2 uyarınca «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalı ...den alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili ve «ihbar olunan»-fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir. .../... -2- 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · ihbar
Benzer bu karardaKararı, davalı ...Ş. vekili ve «ihbar olunan»-fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir. .../... -2- 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9402 E. 2014/16640 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · avans faizi · Tahsil
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tüzel kişi organlarının işledikleri «haksız fiil» aynı zamanda suç oluşturuyorsa «ceza zamanaşımı» süresi tüzel kişiye karşı açılan dava da da uygulanır gerekçesiyle, zamanaşımı itirazının reddine, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak; bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile arasında organik bir bağ olduğu Yurtbank yönetiminin adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını hesabına aktardığı, davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.700,00 TL'ye 07/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca, değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle en «son» devir alan davalı olan Ing Bank'tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş(sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devral …
A.Ş'nin davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.494,10 TL alacağa 16/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil
Benzer bu karardaKararı, davalı vekili ile «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tahsil
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tüzel kişi organlarının işledikleri «haksız fiil» aynı zamanda suç oluşturuyorsa «ceza zamanaşımı» süresi tüzel kişiye karşı açılan dava da da uygulanır gerekçesiyle, zamanaşımı itirazının reddine, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak; bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile arasında organik bir bağ olduğu Yurtbank yönetiminin adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını hesabına aktardığı, davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.700,00 TL'ye 07/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca, değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle en «son» devir alan davalı olan Ing Bank'tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir 2-Dava, ba …
Benzer bu kararda… e ...’ye devir olunduğu, 26/01/2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...bank (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki (3) no'lu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · havale · husumet · e-defter
Benzer bu kararda1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili, ... vekili ile «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
4-... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça davanın sadece ...ye «husumet» yöneltilerek açılmış olmasına, yargılama sırasında ... vekili tarafından fer'i müdahale talebinde bulunulmasına ve mahkemece de «müdahale talebinin» kabulüne karar verilmesine rağmen, ...'nin karar başlığında davalı olarak gösterilip, hükmedilen alacağın da davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle aleyhine …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16694 E. , 2014/6015 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 18.07.2013 tarih ve 2012/207-2013/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çılmış mevduat hesabının davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi, doğru bilgi vermemesi ve yüksek faiz vaadleri ile kandırılarak hesaplarına aktarıldığını aslında paranın davalı banka tarafından kullanıldığını, bu durumun ceza yargılaması ile de açıklığa kavuştuğunu, davalı bankanın güven ve vekalet ilişkisini kötüye kullandığını ileri sürerek, 3.700.00 TL'nin 07/12/1999 tarihinden itibaren vade sonu olan 12/01/1999 tarihine kadar %84 faiziyle, bu tarihten sonra da 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tüzel kişi organlarının işledikleri haksız fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı süresi tüzel kişiye karşı açılan dava da da uygulanır gerekçesiyle, zamanaşımı itirazının reddine, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak; bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile arasında organik bir bağ olduğu Yurtbank yönetiminin adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını hesabına aktardığı, davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.700,00 TL'ye 07/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2.
maddesi uyarınca, değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle en son devir alan davalı olan Ing Bank'tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından orumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilenşlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve fer'i müdahil vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının “Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 252,70 TL ilam harcından peşin alınan 54,95 TL'nin mahsubu ile bakiye 197,75 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,” bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın talep halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,'' ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasından “Davacı tarafından yatırılan 54,95 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” yazan bendin çıkarılması ile kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346463500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz