Tahsil | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17807 E. 2014/5357 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inançlı işlem↗ külli halefiyet↗ organik bağ↗ halefiyet↗ 3095 sayılı kanun↗ hisse devir sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗ fer'i müdahil↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, yatırdığı mevduatın adlı paravan bankaya aktarıldığı, ancak fiilen bu hesaba gönderilmeyip bankanın uhdesinde kaldığı, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile Off-shore arasında organik bir bağ olduğu dlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını hesabına aktardığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 5589,20 TL'ye 13/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 2/2 uyarınca avans faizi uygulanmak suretiyle daval alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, davalıvekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden n 22.12.1999 tarihindedevir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı .) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11368 E. 2014/14420 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… ı teşvik eden n 22.12.1999 tarihindedevir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı .) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9402 E. 2014/16640 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · avans faizi
İncelediğiniz kararda… ı teşvik eden n 22.12.1999 tarihindedevir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı .) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını hesabına aktardığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 5589,20 TL'ye 13/12/1999 tarihinden itibaren «3095 sayılı kanun» 2/2 uyarınca «avans faizi» uygulanmak suretiyle daval alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. .../... -2- Kararı, davalıvekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş(sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devral …
A.Ş'nin davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.494,10 TL alacağa 16/11/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil
Benzer bu karardaKararı, davalı vekili ile «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16694 E. 2014/6015 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · 3095 sayılı kanun · hisse devir sözleşmesi · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… ı teşvik eden n 22.12.1999 tarihindedevir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı .) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını hesabına aktardığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 5589,20 TL'ye 13/12/1999 tarihinden itibaren «3095 sayılı kanun» 2/2 uyarınca «avans faizi» uygulanmak suretiyle daval alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. .../... -2- Kararı, davalıvekili temyiz etmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tüzel kişi organlarının işledikleri «haksız fiil» aynı zamanda suç oluşturuyorsa «ceza zamanaşımı» süresi tüzel kişiye karşı açılan dava da da uygulanır gerekçesiyle, zamanaşımı itirazının reddine, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak; bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile arasında organik bir bağ olduğu Yurtbank yönetiminin adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını hesabına aktardığı, davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.700,00 TL'ye 07/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca, değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle en «son» devir alan davalı olan Ing Bank'tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir 2-Dava, ba …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · haksız fiil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tüzel kişi organlarının işledikleri «haksız fiil» aynı zamanda suç oluşturuyorsa «ceza zamanaşımı» süresi tüzel kişiye karşı açılan dava da da uygulanır gerekçesiyle, zamanaşımı itirazının reddine, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak; bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile arasında organik bir bağ olduğu Yurtbank yönetiminin adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını hesabına aktardığı, davacının zararına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.700,00 TL'ye 07/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca, değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle en «son» devir alan davalı olan Ing Bank'tan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12068 E. 2014/297 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · 3095 sayılı kanun · hisse devir sözleşmesi · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tahsil, Alacak
İncelediğiniz kararda… ı teşvik eden n 22.12.1999 tarihindedevir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı .) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını hesabına aktardığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 5589,20 TL'ye 13/12/1999 tarihinden itibaren «3095 sayılı kanun» 2/2 uyarınca «avans faizi» uygulanmak suretiyle daval alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. .../... -2- Kararı, davalıvekili temyiz etmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Security Off-Shore Ltd. hesabına aktardığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 14.804,21 TL'ye 10/12/1999 tarihinden itibaren «3095 sayılı kanun» 2/2 uyarınca «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalı ...den alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili ve «ihbar olunan»-fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir. .../... -2- 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · ihbar
Benzer bu karardaKararı, davalı ...Ş. vekili ve «ihbar olunan»-fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir. .../... -2- 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF'nin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8701 E. 2014/54 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… ı teşvik eden n 22.12.1999 tarihindedevir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı .) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · ihbar olunan · tüzel kişilik · ihbar · hukuki yarar · havale · yasal faiz · temsil
Benzer bu karardaO halde, «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararının» olmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ihtilaf konusu olan olayın hukuki «tanımının» «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ...
A.Ş. vekili, «ihbar olunan» ... vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan ... vekili kararı temyiz etmiş ise de; temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17807 E. , 2014/5357 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davadaerilen 05.09.2013 tarih ve 2012/110-2013/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 5589,20 TL’yi %83 faiz oranı ile hesabına yatırdığını, bu bankanın söz konusu parayı hesabına aktardığını, bu şekilde grubu şirketlerine usulsüz şekilde para aktarımı yapıldığını, Yurtbank yönetimine tarafından el konularak yönetiminin devredildiğini, bu bankanın daha sonra davaarafından devralındığını ileri sürerek, dava konusu miktarın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ivekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın sebepsiz zenginleştiği iddasının yerinde olmadığını, zenginleşen şirketin Offshore şirketi olduğnunu, Off shore bankasının Kıbrıs Kanunları'na göre kurulmuş tüzel kişiliği haiz bir şirket olduğunu, müvekkili bankadan ayrı bir tüzel kişiliği olduğu tartışmasız bulunan bu şirketin borçlarının kendisine ait olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, yatırdığı mevduatın adlı paravan bankaya aktarıldığı, ancak fiilen bu hesaba gönderilmeyip bankanın uhdesinde kaldığı, davacının devlet güvencesi altında olan bir bankaya inanarak, inançlı bir işlem yaptığı ancak bankanın müşterisini zarara uğrattığı, banka ile Off-shore arasında organik bir bağ olduğu dlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği halde davacının parasını hesabına aktardığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 5589,20 TL'ye 13/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 2/2 uyarınca avans faizi uygulanmak suretiyle daval alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, davalıvekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden n 22.12.1999 tarihindedevir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı .) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 4. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 83,00 TL tutarındaki peşin harcın ve başvuru harcının talep halinde davacıya iadesine,'' ibaresinin eklenmesine ile kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı iadesine, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345990600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz