Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12998 E. 2014/17022 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargı yolu↗ ön inceleme aşaması↗ müterafik kusur↗ kusur oranı↗ protokol↗ bilirkişi incelemesi↗ yetkisizlik kararı↗ kusur↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ile davalı banka arasında yapılan anlaşmanın 22. maddesine göre paraların çekilmesi sırasında yılda bir kere banka tarafından yoklama belgesi alınması gerektiği, ancak banka tarafından 13.05.2000 tarihinde vefat eden ...'nün sağ olup olmadığının tespiti yönünde en az yılda bir kez yoklama belgesi talep edilmediği gibi protokol uyarınca maaş hesabından yapılan ödeme sırasında ibraz edilen kimlik ve belgelerdeki hak sahibi olan kişi ve başvuru yapan kişinin aynı şahıs olup olmadığının kontrolünün yapılmadığı, 5 yıl boyunca davacı kurum tarafından haksız ve yersiz ödeme yapılmasına sebep olunduğu, davalı ...'nın meydana gelen zararda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ...
aleyhine açılan davanın reddine, davalı banka aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, 26.128 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, vefat eden kurum sigortalısının ölümünün bildirilmemesi ve aylığının ödenmeye devam edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, davalı Belediyenin de zarardan sorumlu olduğu iddia edilmiştir. Ancak, davalı Kurumun hizmet kusuruna dayanıldığından bu gerekçeyle açılan davanın yargı yolu nedeniyle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, davalı ... yönünden sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan bu gerekçe ile onanması gerekmiştir.
2- Davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davalı Banka yönünden bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 22. maddesi uyarınca davalı Banka'ya yoklama belgesi alınmasına ilişkin yükümlülük öngörülmesi, maaş tahakkuku yaparak banka hesabına aktaran davacının mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ve denetim yetkisini ortadan kaldırmaz. Bu itibarla mahkemece, davacı kurumun da hak sahiplerinin sağ olup olmadığını denetlemesi ve incelemesi yani maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmemesinin müterafik kusur oluşturacağı gözetilerek gerekirse kusur oranı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7498 E. 2013/21533 K.
Ortak:protokol · kusur
İncelediğiniz kararda… ktiği, ancak banka tarafından 13.05.2000 tarihinde vefat eden ...'nün sağ olup olmadığının tespiti yönünde en az yılda bir kez yoklama belgesi talep edilmediği gibi «protokol» uyarınca maaş hesabından yapılan ödeme sırasında «ibraz» edilen kimlik ve belgelerdeki hak sahibi olan kişi ve başvuru yapan kişinin aynı şahıs olup olmadığının kontrolünün yapılmadığı, 5 yıl boyunca davacı kurum tarafın …
Bu itibarla mahkemece, davacı kurumun da hak sahiplerinin sağ olup olmadığını denetlemesi ve incelemesi yani maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmemesinin «müterafik kusur» oluşturacağı gözetilerek gerekirse «kusur oranı» yönünden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… 1997 tarihinde ölen sigortalının maaş ödemesinin davacı kurum tarafından hiç bir araştırma yapmaksızın sadece davalı Banka ile aralarında yapılan 15/12/2000 tarihli «protokole» dayanarak 5 yıl süreyle sigortalı hakkında nüfus «kaydı» araştırması yapmaksızın maaş tahakkukunu gerçekleştirdiği ve sigortalıya ödenmesi için davalı bankaya gönderdiği, davacı kurumun kendisine 5 yıl boyunca ulaşmayan …
Davacı kurum ile davalı Banka arasında 2000 yılında «yapılan protokol» ile davalı Banka her yıl kartları «yenileme» yükümlülüğü üstlenmiştir.
1997-2000 yılları arasındaki dönem için ise paralar banka kartıyla çekilmiş bulunduğundan mahkemece bu dönem için banka kartının ne şekilde verildiği, bu dönem bakımından davalının «kusur» sayılacak bir eyleminin bulunup bulunmadığı, bir dönem için yapılan sözleşme hükümleri de değerlendirilmek suretiyle anılan dönem bakımından da karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · yenileme · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaDavacı kurum ile davalı Banka arasında 2000 yılında «yapılan protokol» ile davalı Banka her yıl kartları «yenileme» yükümlülüğü üstlenmiştir.
… 1997 tarihinde ölen sigortalının maaş ödemesinin davacı kurum tarafından hiç bir araştırma yapmaksızın sadece davalı Banka ile aralarında yapılan 15/12/2000 tarihli «protokole» dayanarak 5 yıl süreyle sigortalı hakkında nüfus «kaydı» araştırması yapmaksızın maaş tahakkukunu gerçekleştirdiği ve sigortalıya ödenmesi için davalı bankaya gönderdiği, davacı kurumun kendisine 5 yıl boyunca ulaşmayan …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13796 E. 2013/20015 K.
Ortak:müterafik kusur · protokol · kusur · Alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece, davacı kurumun da hak sahiplerinin sağ olup olmadığını denetlemesi ve incelemesi yani maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmemesinin «müterafik kusur» oluşturacağı gözetilerek gerekirse «kusur oranı» yönünden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… ktiği, ancak banka tarafından 13.05.2000 tarihinde vefat eden ...'nün sağ olup olmadığının tespiti yönünde en az yılda bir kez yoklama belgesi talep edilmediği gibi «protokol» uyarınca maaş hesabından yapılan ödeme sırasında «ibraz» edilen kimlik ve belgelerdeki hak sahibi olan kişi ve başvuru yapan kişinin aynı şahıs olup olmadığının kontrolünün yapılmadığı, 5 yıl boyunca davacı kurum tarafın …
Benzer bu karardaOysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumunda, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 03.06.2013 gün 2012/12999 E, 2013/11539 K sayılı onama ilamının kaldırılarak tarafların «kusur» oranları belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · uyuşmazlık konusu · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda2- Ancak; dava, davacı kurumdan yaşlılık aylığı alan dava dışı sigortalının ölümüne rağmen, davalı bankaca «mirasçılarına» ATM kartı ile maaş ödemesi yapılmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, dava dışı sigortalıya 28.08.2000-27.02.2007 tarihleri arasında ödeme yapıldığı, sigortalının 05.08.2000 tarihinde vefat ettiği taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine göre her yıl Ekim ayında sigortalının vukuatlı nüfus «kaydını» almadığı, maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11153 E. 2015/10687 K.
Ortak:kusur · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece, davacı kurumun da hak sahiplerinin sağ olup olmadığını denetlemesi ve incelemesi yani maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmemesinin «müterafik kusur» oluşturacağı gözetilerek gerekirse «kusur oranı» yönünden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDavalı banka vekili; müvekkilinin «kusuru» bulunmadığını, asıl özeni davacı kurumun göstermesi gerektiğini, yoklama belgesi alınmamış olması ile zarar arasında «uygun illiyet bağı» bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:uygun illiyet bağı · illiyet bağı · mirasçılık · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece; davanın kurumdan emekli maaşı alan kişinin «mirasçılarına» kişi öldüğü halde haksız yere ödeme yapıldığından bahisle ödenen paranın davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereğince işçi sigortaları kurumu ile sigortalılar veya onların yerine geçen hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan davalara iş mahkemelerinin bakacağı, bu davanın da sigortalılara yapılan haksız ödemeden kaynaklandığı, uyuşmazlığın SGK mevzuatından kaynaklandığı, iş mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve dosyanın kesinleşmesine müteakip İstanbul iş mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiştir.
Davalı banka vekili; müvekkilinin «kusuru» bulunmadığını, asıl özeni davacı kurumun göstermesi gerektiğini, yoklama belgesi alınmamış olması ile zarar arasında «uygun illiyet bağı» bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
… n emeklilik aylıklarının ödenmesinde aracılık ettiği, davalılardan Sinem'in de vekaletname ile emekli aylığını davalı bankadan çektiği, diğer davalıların da murisin «mirasçıları» olduğu gözönüne alındığında taraflar arasındaki ilişkinin bankacılık ilişkisinden kaynaklandığı, uyuşmazlıkta sosyal güvenlik hukuku hükümlerinin uygulama yerinin bulunmadığı gözetilerek davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerekirken «görevsizlik» kararı doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
B. tarafından vekaletnameye istinaden çekildiğini, müteveffanın kanuni «mirasçıları» ile her yıl alması gerekli yoklama belgesini almamış olması nedeniyle davalı bankanın kusurlu olduklarını, davacı kurumun bu nedenle zarara uğradığını iddia ederek; dava tarihine kadar işlemiş faiziyle, dava tarihinden itibaren yasal faiziyle 12.625,78 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4315 E. 2011/15943 K.
Ortak:müterafik kusur · bilirkişi incelemesi · kusur
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece, davacı kurumun da hak sahiplerinin sağ olup olmadığını denetlemesi ve incelemesi yani maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmemesinin «müterafik kusur» oluşturacağı gözetilerek gerekirse «kusur oranı» yönünden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaEmekli Sandığı Yoklama Yönetmeliği ile taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca «müterafik kusurun» mevcudiyetine ilişkin olarak «bilirkişi incelemesi» yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · illiyet bağı · üçüncü kişi
Benzer bu karardaBankaların birer güven kurumları olmaları nedeniyle, mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak, hafif kusurlarından dahi sorumlu olmalarına, hiçbir gerekçe ve bahane ile yararlandıkları mevduatı mudilerine iadeden kaçınamayacaklarına, somut olayda da ölen hak sahibinin emekli maaşının «üçüncü kişiler» tarafından çekilmiş olmasına ve davalı bankanın ödeme yaparken gerekli dikkat ve özeni tam olarak göstermemiş bulunmasına göre, davalı bankanın da zarardan sorumlu …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, T.C Emekli Sandığı Yoklama Yönetmeliği hükümlerine aykırı davranılması ile davalının kimlik bilgilerini kontrol etmeden üçüncü kişilere kötü ödeme yapması arasında «illiyet bağı» bulunmadığından tüm zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.072,23 TL' nin dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2) Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, davacı kurumdan davalı banka aracılığıyla dul aylığı almakta olanın ölümünden sonra, belirlenemeyen «üçüncü kişiler» tarafından bankaya yatırılmış olan maaşların çekilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5012 E. 2015/11880 K.
Ortak:müterafik kusur · protokol · kusur · Alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla mahkemece, davacı kurumun da hak sahiplerinin sağ olup olmadığını denetlemesi ve incelemesi yani maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmemesinin «müterafik kusur» oluşturacağı gözetilerek gerekirse «kusur oranı» yönünden «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… ktiği, ancak banka tarafından 13.05.2000 tarihinde vefat eden ...'nün sağ olup olmadığının tespiti yönünde en az yılda bir kez yoklama belgesi talep edilmediği gibi «protokol» uyarınca maaş hesabından yapılan ödeme sırasında «ibraz» edilen kimlik ve belgelerdeki hak sahibi olan kişi ve başvuru yapan kişinin aynı şahıs olup olmadığının kontrolünün yapılmadığı, 5 yıl boyunca davacı kurum tarafın …
Benzer bu karardaOysa, maaş tahakkuku yapıp banka hesabına aktaran davacı kurumun da, hak sahiplerinin sağ olup olmadığını öncelikle denetlemesi ve incelemesi gerektiğinden, dava konusu olayda davalı Banka ile birlikte «müterafik kusuru» vardır.
… en 18/04/2005 tarihine kadar geçen süre içinde davalı Banka tarafından aylık ödenmesine devam edildiği, taraflar arasında akdedilen 27/09/1984 ve 15/12/2000 tarihli «protokol» hükümlerine aykırı davranarak gerekli dikkat ve özeni göstermeyen bankanın kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 19.022,74 TL'nin hükme esas alınan 17/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «protokol» hükümlerine aykırı davrandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu kararda… en 18/04/2005 tarihine kadar geçen süre içinde davalı Banka tarafından aylık ödenmesine devam edildiği, taraflar arasında akdedilen 27/09/1984 ve 15/12/2000 tarihli «protokol» hükümlerine aykırı davranarak gerekli dikkat ve özeni göstermeyen bankanın kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 19.022,74 TL'nin hükme esas alınan 17/11/2014 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12998 E. , 2014/17022 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/09/2013 tarih ve 2013/328-2013/366 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumdan emekli aylığı alan ...'nün 13.05.2000 tarihinde vefat ettiğini, bu durum kuruma bildirilmediğinden aylıklarının davalı ...Bankası Van Şubesine gönderilmeye devam edildiğini, 01.06.2000-28.02.2006 tarihleri arası aylıklar tutarı olan 25.903,48 TL ile 444,64 TL vergi iadesi olmak üzere toplam 26.348,12 TL'nin haksız olarak tahsil edildiğini, taraflar arasında yapılan protokole rağmen, davalı Bankanın gerekli olan yoklama belgesini almadan ödemeleri gerçekleştirdiğini, böylece özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı Belediyenin ise, 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nun 220. maddesindeki ölüm bildirimlerine ilişkin hükme uymadığını ileri sürerek, 26.348,12 TL kurum zararının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Ziraat Bankası vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ile davalı banka arasında yapılan anlaşmanın 22. maddesine göre paraların çekilmesi sırasında yılda bir kere banka tarafından yoklama belgesi alınması gerektiği, ancak banka tarafından 13.05.2000 tarihinde vefat eden ...'nün sağ olup olmadığının tespiti yönünde en az yılda bir kez yoklama belgesi talep edilmediği gibi protokol uyarınca maaş hesabından yapılan ödeme sırasında ibraz edilen kimlik ve belgelerdeki hak sahibi olan kişi ve başvuru yapan kişinin aynı şahıs olup olmadığının kontrolünün yapılmadığı, 5 yıl boyunca davacı kurum tarafından haksız ve yersiz ödeme yapılmasına sebep olunduğu, davalı ...'nın meydana gelen zararda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ...
aleyhine açılan davanın reddine, davalı banka aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, 26.128 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, vefat eden kurum sigortalısının ölümünün bildirilmemesi ve aylığının ödenmeye devam edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, davalı Belediyenin de zarardan sorumlu olduğu iddia edilmiştir. Ancak, davalı Kurumun hizmet kusuruna dayanıldığından bu gerekçeyle açılan davanın yargı yolu nedeniyle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru değil ise de, davalı ... yönünden sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan bu gerekçe ile onanması gerekmiştir.
2- Davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davalı Banka yönünden bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 22. maddesi uyarınca davalı Banka'ya yoklama belgesi alınmasına ilişkin yükümlülük öngörülmesi, maaş tahakkuku yaparak banka hesabına aktaran davacının mevzuattan ve çalışma sisteminden kaynaklanan sorumluluğunu ve denetim yetkisini ortadan kaldırmaz. Bu itibarla mahkemece, davacı kurumun da hak sahiplerinin sağ olup olmadığını denetlemesi ve incelemesi yani maaş ödemelerinde hak sahipliğinin devam edip etmediğini takip etmemesinin müterafik kusur oluşturacağı gözetilerek gerekirse kusur oranı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile, bu davalı yönünden verilen kararın açıklanan gerekçe ile ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka'ya iadesine, 06/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/352843600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz