İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4315 E. 2011/15943 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müterafik kusur↗ sahtecilik↗ illiyet bağı↗ üçüncü kişi↗ bilirkişi incelemesi↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, T.C Emekli Sandığı Yoklama Yönetmeliği hükümlerine aykırı davranılması ile davalının kimlik bilgilerini kontrol etmeden üçüncü kişilere kötü ödeme yapması arasında illiyet bağı bulunmadığından tüm zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.072,23 TL' nin dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, davacı kurumdan davalı banka aracılığıyla dul aylığı almakta olanın ölümünden sonra, belirlenemeyen üçüncü kişiler tarafından bankaya yatırılmış olan maaşların çekilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bankaların birer güven kurumları olmaları nedeniyle, mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak, hafif kusurlarından dahi sorumlu olmalarına, hiçbir gerekçe ve bahane ile yararlandıkları mevduatı mudilerine iadeden kaçınamayacaklarına, somut olayda da ölen hak sahibinin emekli maaşının üçüncü kişiler tarafından çekilmiş olmasına ve davalı bankanın ödeme yaparken gerekli dikkat ve özeni tam olarak göstermemiş bulunmasına göre, davalı bankanın da zarardan sorumlu olduğunun kabulü doğrudur. Ancak, davalı savunmasında da yer aldığı üzere TC.Emekli Sandığı Yoklama Yönetmeliği hükümleri davaya konu zararların oluşmaması için davacı tarafa da birtakım edimler yüklemiş bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece, davacı kuruma da görevler yükleyen T.C. Emekli Sandığı Yoklama Yönetmeliği ile taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca müterafik kusurun mevcudiyetine ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3825 E. 2012/6200 K.
Ortak:illiyet bağı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, T.C Emekli Sandığı Yoklama Yönetmeliği hükümlerine aykırı davranılması ile davalının kimlik bilgilerini kontrol etmeden üçüncü kişilere kötü ödeme yapması arasında «illiyet bağı» bulunmadığından tüm zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.072,23 TL' nin dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… T.C Emekli Sandığı Yoklama Yönetmeliği hükümlerine aykırı davranılması ile davalının kimlik bilgilerini kontrol etmeden üçüncü kişilere kötü ödeme yapması arasında «illiyet bağı» bulunmadığından tüm zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.072,23 TL' nin dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan ta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13995 E. 2010/5861 K.
Ortak:sahtecilik
İncelediğiniz karardaBankaların birer güven kurumları olmaları nedeniyle, mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak, hafif kusurlarından dahi sorumlu olmalarına, hiçbir gerekçe ve bahane ile yararlandıkları mevduatı mudilerine iadeden kaçınamayacaklarına, somut olayda da ölen hak sahibinin emekli maaşının «üçüncü kişiler» tarafından çekilmiş olmasına ve davalı bankanın ödeme yaparken gerekli dikkat ve özeni tam olarak göstermemiş bulunmasına göre, davalı bankanın da zarardan sorumlu …
Benzer bu karardaBankaların birer güven kurumları olmaları nedeniyle, mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak, hafif kusurlarından dahi sorumlu olmaları, hiçbir gerekçe ve bahane ile ya …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4315 E. , 2011/15943 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/06/2009 tarih ve 2008/185-2009/304 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, emekli sandığından dul aylığı almakta olan dava dışı ...'ın 21.05.2001 tarihinde ölmesine rağmen bu isme ait aylığın 31.07.2005 tarihine kadar tahsil edildiğini ve davalının kimlik kontrolü yapması gerekirken gerekli özeni göstermediğini ileri sürerek, 16.072,23 TL'nın ödemeler tarihinden temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı kurum tarafından hesaba para yatırılmaya devam edildiğini, davacının T.C Emekli Sandığı Yoklama Yönetmeliği hükümlerine uygun hükümlerine uygun hareket etmediğini, hesaba para yatırılmamış olsaydı zararın doğmayacağını ve ödeme yapılırken gerekli kimlik kontrolü yapıldığından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, T.C Emekli Sandığı Yoklama Yönetmeliği hükümlerine aykırı davranılması ile davalının kimlik bilgilerini kontrol etmeden üçüncü kişilere kötü ödeme yapması arasında illiyet bağı bulunmadığından tüm zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.072,23 TL' nin dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, davacı kurumdan davalı banka aracılığıyla dul aylığı almakta olanın ölümünden sonra, belirlenemeyen üçüncü kişiler tarafından bankaya yatırılmış olan maaşların çekilmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bankaların birer güven kurumları olmaları nedeniyle, mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda olmaları ve bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak, hafif kusurlarından dahi sorumlu olmalarına, hiçbir gerekçe ve bahane ile yararlandıkları mevduatı mudilerine iadeden kaçınamayacaklarına, somut olayda da ölen hak sahibinin emekli maaşının üçüncü kişiler tarafından çekilmiş olmasına ve davalı bankanın ödeme yaparken gerekli dikkat ve özeni tam olarak göstermemiş bulunmasına göre, davalı bankanın da zarardan sorumlu olduğunun kabulü doğrudur. Ancak, davalı savunmasında da yer aldığı üzere TC.Emekli Sandığı Yoklama Yönetmeliği hükümleri davaya konu zararların oluşmaması için davacı tarafa da birtakım edimler yüklemiş bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece, davacı kuruma da görevler yükleyen T.C. Emekli Sandığı Yoklama Yönetmeliği ile taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca müterafik kusurun mevcudiyetine ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 28/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verilidi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034519700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz