Ttk 553
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15462 E. 2014/5142 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 553↗ hakim ortak↗ başvurma harcı↗ zamanaşımı defi↗ feri müdahil↗ davanın açılmamış sayılması↗ dava şartı yokluğu↗ reeskont faizi↗ açılmamış sayılma↗ tbk 99↗ fer'i müdahil↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığından davalı yanın sorumluluğunun BK'nın 41,45, (TBK'nın 49,66) ve TTK'nın 336 (6102 Sayılı TTK'nın 553)'üncü maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlaması nedeniyle davalı yanın zamanaşımı definin yerinde olmadığı, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmayıp hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, davalı bankanın ve TTK'nın 321/5. maddesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davalılar ., ..., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla esasa dair karar verilmesine yer olmadığına, davalı vefat ettiğinden bu davalı aleyhinde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, 6.810,00 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ...den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili ve fer'i müdahilekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile feri müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir
2- Ancak, Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi gereğince harçtan muaf bulunan davalı banka aleyhine başvurma harcı ile karar ve ilam harcına hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden davalı banka yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10424 E. 2011/14873 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · asıl alacak · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, hak sahibi olmayan kişilere yapılan ödemelerden ve işleyen faizinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000,00 YTL «asıl alacak» ve 7.810,04 YTL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 13.810,04 YTL’nin asıl alacak 6.000,00 YTL ’ye 01.11.2006 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.03.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15462 E. , 2014/5142 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 08/05/2013 tarih ve 2012/283-2013/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı . vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mevduat hesabı olduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile paralarını off-shore hesabına yatırdığını, ancak paranın hiçbir zaman off-shore hesabına gitmeyip uhdesinde kaldığını, yöneticilerinin "bankayı vasıta kılarak dolandırıcılık" suçundan ceza aldıklarını, Yasaya aykırı mevduat toplandığını, davalıların müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek 6.810,00 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı arklı tüzel kişilikler olduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların iradesinin sakatlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
.../...
-2-
Davalı ve ... vekili, davalılar vekili, ... Memurları ve davalı ... ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığından davalı yanın sorumluluğunun BK'nın 41,45, (TBK'nın 49,66) ve TTK'nın 336 (6102 Sayılı TTK'nın 553)'üncü maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlaması nedeniyle davalı yanın zamanaşımı definin yerinde olmadığı, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmayıp hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, davalı bankanın ve TTK'nın 321/5. maddesi gereğince sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davalılar ., ..., ..., ..., ..., ...
aleyhinde açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla esasa dair karar verilmesine yer olmadığına, davalı vefat ettiğinden bu davalı aleyhinde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine, 6.810,00 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ...den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili ve fer'i müdahilekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile feri müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir
2- Ancak, Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi gereğince harçtan muaf bulunan davalı banka aleyhine başvurma harcı ile karar ve ilam harcına hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden davalı banka yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... feri müdahil vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ile feri müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 5 nolu bendinin tümüyle hükümden çıkarılmasına, yerine "davalı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına" ibaresinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347509900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz