Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18102 E. 2014/5883 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi faiz oranı↗ külli halefiyet↗ vade tarihi↗ akdi faiz↗ halefiyet↗ ticari dava niteliği↗ hisse devir sözleşmesi↗ uyuşmazlık konusu↗ vade↗ fer'i müdahil↗ temerrüt faizi↗ haksız fiil↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,. tarafından gönderilen paraların aslında fiilen ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, davalı bankanın haksız kazanç elde ettiği ve davacının zarar uğratıldığı gerekçesiyle, Davanın kabulü ile, 5.200,00 TL'nin 23/11/1999 - 28/12/1999 tarihleri için %80 akdi faiz, 28/12/1999 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalılardanŞ. hakkındaki dava atiye terk edilmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
./..
-2-
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca; davacı, iradesinin sakatlanarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren işin ticari niteliği de dikkate alındığında avans oranı üzerinden temerrüt faizi isteyebilir. Mahkemece, vade sonuna kadar akdi faiz hesap edilip, vade sonundan itibaren ise avans faizine hükmedilmiştir. O halde, paranın yatırıldığı tarihten vade tarihine kadar akdi faiz oranı üzerinden temerrüt faizine karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9323 E. 2016/5053 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · Tahsil
İncelediğiniz kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… avalı bankanın haksız kazanç elde ettiği ve davacının zarar uğratıldığı gerekçesiyle, Davanın kabulü ile, 5.200,00 TL'nin 23/11/1999 - 28/12/1999 tarihleri için %80 «akdi faiz», 28/12/1999 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalılardanŞ. hakkındaki dava atiye «terk» edilmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında ayrıca karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir. ./.. -2- Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… hinde TMSF’ne devir olunduğu, 26/01/2001 tarihinde ise, .... ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile .... (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… ulü ile, 10.000,00 TL'nin 30/12/1999 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılar ...., ...ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ...hakkındaki dava atiye «terk» edildiğinden bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına», ...hakkındaki davanın reddine, ... ve TMSF hakkında daha önceden verilen red kararları temyiz incelemesi sonucu kesinleştiğinden bu davalılar hakkında yeniden hük …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13705 E. 2014/2952 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16013 E. 2014/4193 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13669 E. 2014/2953 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tahsil
İncelediğiniz kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda… e ...’ye devir olunduğu, 26/01/2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...bank (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki (3) no'lu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · havale · husumet · e-defter
Benzer bu kararda1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili, ... vekili ile «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
4-... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça davanın sadece ...ye «husumet» yöneltilerek açılmış olmasına, yargılama sırasında ... vekili tarafından fer'i müdahale talebinde bulunulmasına ve mahkemece de «müdahale talebinin» kabulüne karar verilmesine rağmen, ...'nin karar başlığında davalı olarak gösterilip, hükmedilen alacağın da davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle aleyhine …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10104 E. 2014/17250 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tahsil
İncelediğiniz kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… avalı bankanın haksız kazanç elde ettiği ve davacının zarar uğratıldığı gerekçesiyle, Davanın kabulü ile, 5.200,00 TL'nin 23/11/1999 - 28/12/1999 tarihleri için %80 «akdi faiz», 28/12/1999 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalılardanŞ. hakkındaki dava atiye «terk» edilmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında ayrıca karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir. ./.. -2- Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» reddine, davanın kabulü ile 11.550,00 TL’nin 12/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» reddine, davanın kabulü ile 11.550,00 TL’nin 12/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...
Kararı, davalı banka vekili ve «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13677 E. 2014/2947 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu
Benzer bu karardaŞti.'ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, ...'ın hakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı ... ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4680 E. 2014/9920 K.
Ortak:külli halefiyet · akdi faiz · halefiyet · ticari dava niteliği · hisse devir sözleşmesi · temerrüt faizi · haksız fiil · avans faizi · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Ayrıca; davacı, iradesinin sakatlanarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren işin «ticari niteliği» de dikkate alındığında avans oranı üzerinden «temerrüt faizi» isteyebilir.
… avalı bankanın haksız kazanç elde ettiği ve davacının zarar uğratıldığı gerekçesiyle, Davanın kabulü ile, 5.200,00 TL'nin 23/11/1999 - 28/12/1999 tarihleri için %80 «akdi faiz», 28/12/1999 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalılardanŞ. hakkındaki dava atiye «terk» edilmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında ayrıca karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir. ./.. -2- Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
3-Ayrıca; davacı, iradesinin sakatlanarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren işin «ticari niteliği» de dikkate alındığında avans oranı üzerinden «temerrüt faizi» isteyebilir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,2/12/1999 tarih ve 23914 sayılı «mükerrer» resmi gazetede yayınlanan bakanlar kurulu kararı gereğince Y..A.Ş'nin TMSF'ye devredildiği, davalı bankanın devraldığı Y..A.Ş'nin zarardan külli halefi olarak sorumlu olduğu, davalının paranın davacıya ödendiğine ilişkin belge «ibraz» etmediği, ödeme iddiasında da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 483.000,00 TL'nin 29/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mükerrerlik · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,2/12/1999 tarih ve 23914 sayılı «mükerrer» resmi gazetede yayınlanan bakanlar kurulu kararı gereğince Y..A.Ş'nin TMSF'ye devredildiği, davalı bankanın devraldığı Y..A.Ş'nin zarardan külli halefi olarak sorumlu olduğu, davalının paranın davacıya ödendiğine ilişkin belge «ibraz» etmediği, ödeme iddiasında da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 483.000,00 TL'nin 29/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/18102 E. , 2014/5883 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 10/07/2013 tarih ve 2013/190-2013/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilininmevduat hesabının bulunduğunu, 1999 yılının son iki ayı içerisinde banka personelinin aldatıcı ve kasti yönlendirmeleri ile hesabın off shore bankasına yatırıldığını, bankaya güvenerek hareket eden müvekkilinin kasti ve hileli olarak yapılan akitle bağlı olmadığını, arasında organik bağ mevcut olup, tarafından kurulan paravan bir şirket olduğunu, paranın hiç yurt dışına çıkmadığını banka tarafından yönetim kurulu başkanı ve hakim hissedarı olduğu şirketlere aktarıldığını ileri sürerek, müvekkili tarafından yatırılan 5.200,00 TL'nin 23.11.1999 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet, zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddini ve davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliği olup, off shore bankası ile aralarında hiçbir organik bağın ve müvekkili bankanın off shore bankası nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, davacının off shore hesap cüzdanını aldıktan sonra herhangi bir itirazının olmadığını, müvekkilinin vekalet görevini yerine getirdiğini, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde bulunmadığını, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,. tarafından gönderilen paraların aslında fiilen ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, davalı bankanın haksız kazanç elde ettiği ve davacının zarar uğratıldığı gerekçesiyle, Davanın kabulü ile, 5.200,00 TL'nin 23/11/1999 - 28/12/1999 tarihleri için %80 akdi faiz, 28/12/1999 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalılardanŞ. hakkındaki dava atiye terk edilmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
./..
-2-
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Ayrıca; davacı, iradesinin sakatlanarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren işin ticari niteliği de dikkate alındığında avans oranı üzerinden temerrüt faizi isteyebilir. Mahkemece, vade sonuna kadar akdi faiz hesap edilip, vade sonundan itibaren ise avans faizine hükmedilmiştir. O halde, paranın yatırıldığı tarihten vade tarihine kadar akdi faiz oranı üzerinden temerrüt faizine karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''davalı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,'' ibaresinin konulmasına, hüküm fıkrasının 1. maddesinde yer alan “23/11/1999 - 28/12/1999 tarihleri için %80 akdi faiz, 28/12/1999” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “...23.11.1999...” ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı iadesine, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346021500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz