6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18102 E. 2014/5883 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi faiz oranı külli halefiyet vade tarihi akdi faiz halefiyet ticari dava niteliği hisse devir sözleşmesi uyuşmazlık konusu vade fer'i müdahil temerrüt faizi haksız fiil karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi terkin avans faizi karar verilmesine yer olmadığına temerrüt zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. — Bankacılık K. 140 · BK — BK 41 · TTK — TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,. tarafından gönderilen paraların aslında fiilen ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, davalı bankanın haksız kazanç elde ettiği ve davacının zarar uğratıldığı gerekçesiyle, Davanın kabulü ile, 5.200,00 TL'nin 23/11/1999 - 28/12/1999 tarihleri için %80 akdi faiz, 28/12/1999 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalılardanŞ. hakkındaki dava atiye terk edilmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

./..

-2-

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.

Ayrıca; davacı, iradesinin sakatlanarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren işin ticari niteliği de dikkate alındığında avans oranı üzerinden temerrüt faizi isteyebilir. Mahkemece, vade sonuna kadar akdi faiz hesap edilip, vade sonundan itibaren ise avans faizine hükmedilmiştir. O halde, paranın yatırıldığı tarihten vade tarihine kadar akdi faiz oranı üzerinden temerrüt faizine karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9323 E. 2016/5053 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13705 E. 2014/2952 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16013 E. 2014/4193 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13669 E. 2014/2953 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Tahsil

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10104 E. 2014/17250 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13677 E. 2014/2947 K.

    Ortak: · Tahsil

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4680 E. 2014/9920 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/18102 E.  ,  2014/5883 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada verilen 10/07/2013 tarih ve 2013/190-2013/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilininmevduat hesabının bulunduğunu, 1999 yılının son iki ayı içerisinde banka personelinin aldatıcı ve kasti yönlendirmeleri ile hesabın off shore bankasına yatırıldığını, bankaya güvenerek hareket eden müvekkilinin kasti ve hileli olarak yapılan akitle bağlı olmadığını, arasında organik bağ mevcut olup, tarafından kurulan paravan bir şirket olduğunu, paranın hiç yurt dışına çıkmadığını banka tarafından yönetim kurulu başkanı ve hakim hissedarı olduğu şirketlere aktarıldığını ileri sürerek, müvekkili tarafından yatırılan 5.200,00 TL'nin 23.11.1999 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, husumet, zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddini ve davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliği olup, off shore bankası ile aralarında hiçbir organik bağın ve müvekkili bankanın off shore bankası nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, davacının off shore hesap cüzdanını aldıktan sonra herhangi bir itirazının olmadığını, müvekkilinin vekalet görevini yerine getirdiğini, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde bulunmadığını, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,. tarafından gönderilen paraların aslında fiilen ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, davalı bankanın haksız kazanç elde ettiği ve davacının zarar uğratıldığı gerekçesiyle, Davanın kabulü ile, 5.200,00 TL'nin 23/11/1999 - 28/12/1999 tarihleri için %80 akdi faiz, 28/12/1999 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalılardanŞ. hakkındaki dava atiye terk edilmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

./..

-2-

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.

maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.

Ayrıca; davacı, iradesinin sakatlanarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren işin ticari niteliği de dikkate alındığında avans oranı üzerinden temerrüt faizi isteyebilir. Mahkemece, vade sonuna kadar akdi faiz hesap edilip, vade sonundan itibaren ise avans faizine hükmedilmiştir. O halde, paranın yatırıldığı tarihten vade tarihine kadar akdi faiz oranı üzerinden temerrüt faizine karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''davalı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,'' ibaresinin konulmasına, hüküm fıkrasının 1. maddesinde yer alan “23/11/1999 - 28/12/1999 tarihleri için %80 akdi faiz, 28/12/1999” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “...23.11.1999...” ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı iadesine, 26.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346021500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.