Tahsil | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4680 E. 2014/9920 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ akdi faiz↗ halefiyet↗ ticari dava niteliği↗ mükerrerlik↗ hisse devir sözleşmesi↗ tmsf↗ uyuşmazlık konusu↗ fer'i müdahil↗ temerrüt faizi↗ haksız fiil↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,2/12/1999 tarih ve 23914 sayılı mükerrer resmi gazetede yayınlanan bakanlar kurulu kararı gereğince Y..A.Ş'nin TMSF'ye devredildiği, davalı bankanın devraldığı Y..A.Ş'nin zarardan külli halefi olarak sorumlu olduğu, davalının paranın davacıya ödendiğine ilişkin belge ibraz etmediği, ödeme iddiasında da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 483.000,00 TL'nin 29/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF'nin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Y. A.Ş’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise S. A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile O.. A.Ş. (sonraki unvanı . Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen Y.. A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca; davacı, iradesinin sakatlanarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren işin ticari niteliği de dikkate alındığında avans oranı üzerinden temerrüt faizi isteyebilir. Davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından davacının yatırdığı paranın avans faiziyle birlikte tahsiline karar vermek gerekirken, akdi faiz uygulanmak suretiyle oluşan bakiye üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13705 E. 2014/2952 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16013 E. 2014/4193 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13669 E. 2014/2953 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF'nin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda… e ...’ye devir olunduğu, 26/01/2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...bank (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki (3) no'lu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar · havale · husumet · e-defter
Benzer bu kararda1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili, ... vekili ile «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
4-... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça davanın sadece ...ye «husumet» yöneltilerek açılmış olmasına, yargılama sırasında ... vekili tarafından fer'i müdahale talebinde bulunulmasına ve mahkemece de «müdahale talebinin» kabulüne karar verilmesine rağmen, ...'nin karar başlığında davalı olarak gösterilip, hükmedilen alacağın da davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle aleyhine …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10104 E. 2014/17250 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,2/12/1999 tarih ve 23914 sayılı «mükerrer» resmi gazetede yayınlanan bakanlar kurulu kararı gereğince Y..A.Ş'nin TMSF'ye devredildiği, davalı bankanın devraldığı Y..A.Ş'nin zarardan külli halefi olarak sorumlu olduğu, davalının paranın davacıya ödendiğine ilişkin belge «ibraz» etmediği, ödeme iddiasında da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 483.000,00 TL'nin 29/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF'nin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» reddine, davanın kabulü ile 11.550,00 TL’nin 12/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «zamanaşımı definin» reddine, davanın kabulü ile 11.550,00 TL’nin 12/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...
Kararı, davalı banka vekili ve «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18102 E. 2014/5883 K.
Ortak:külli halefiyet · akdi faiz · halefiyet · ticari dava niteliği · hisse devir sözleşmesi · temerrüt faizi · haksız fiil · avans faizi · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
3-Ayrıca; davacı, iradesinin sakatlanarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren işin «ticari niteliği» de dikkate alındığında avans oranı üzerinden «temerrüt faizi» isteyebilir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,2/12/1999 tarih ve 23914 sayılı «mükerrer» resmi gazetede yayınlanan bakanlar kurulu kararı gereğince Y..A.Ş'nin TMSF'ye devredildiği, davalı bankanın devraldığı Y..A.Ş'nin zarardan külli halefi olarak sorumlu olduğu, davalının paranın davacıya ödendiğine ilişkin belge «ibraz» etmediği, ödeme iddiasında da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 483.000,00 TL'nin 29/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Ayrıca; davacı, iradesinin sakatlanarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren işin «ticari niteliği» de dikkate alındığında avans oranı üzerinden «temerrüt faizi» isteyebilir.
… avalı bankanın haksız kazanç elde ettiği ve davacının zarar uğratıldığı gerekçesiyle, Davanın kabulü ile, 5.200,00 TL'nin 23/11/1999 - 28/12/1999 tarihleri için %80 «akdi faiz», 28/12/1999 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalılardanŞ. hakkındaki dava atiye «terk» edilmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında ayrıca karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir. ./.. -2- Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz oranı · vade tarihi · vade · terkin · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaO halde, paranın yatırıldığı tarihten «vade tarihine» kadar «akdi faiz oranı» üzerinden «temerrüt faizine» karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… avalı bankanın haksız kazanç elde ettiği ve davacının zarar uğratıldığı gerekçesiyle, Davanın kabulü ile, 5.200,00 TL'nin 23/11/1999 - 28/12/1999 tarihleri için %80 «akdi faiz», 28/12/1999 tarihinden itibaren davanın konusuna ve tarafların sıfatına göre «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalılardanŞ. hakkındaki dava atiye «terk» edilmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında ayrıca karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir. ./.. -2- Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, «vade» sonuna kadar «akdi faiz» hesap edilip, vade sonundan itibaren ise «avans faizine» hükmedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13677 E. 2014/2947 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu
Benzer bu karardaŞti.'ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, ...'ın hakim ve ortak hissedarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, bu hali ile «güven kurumu» olan bankanın bu durumu bilerek davacıyı ... ... ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16568 E. 2014/4506 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,2/12/1999 tarih ve 23914 sayılı «mükerrer» resmi gazetede yayınlanan bakanlar kurulu kararı gereğince Y..A.Ş'nin TMSF'ye devredildiği, davalı bankanın devraldığı Y..A.Ş'nin zarardan külli halefi olarak sorumlu olduğu, davalının paranın davacıya ödendiğine ilişkin belge «ibraz» etmediği, ödeme iddiasında da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 483.000,00 TL'nin 29/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF'nin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda… ını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı ) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hesabın banka yetkililerinin teşvik ve yönlendirmeleriyle açılmış olduğunun kararı ile sabit olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile 4.600,00 TL'nin 29/09/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… yılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı 336'ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, «borcu üstlenen» ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · feri müdahil
Benzer bu karardaKararı davalı ve «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
… yılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı 336'ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, «borcu üstlenen» ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4680 E. , 2014/9920 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 40. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/01/2014
NUMARASI 2013/179-2014/27
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/01/2014 tarih ve 2013/179-2014/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y.. A.Ş'ye 29.11.1999 tarihinde 483.000 TL tutarlı paranın mevduat hesabına yatırıldığını, bankaya TMSF tarafından el konulmasından sonra yatırılan paranın müvekkiline iade edilmediğini,muhatapları bankayı en son devralanın davalı I..Bank'ın müvekkilinin hesabından sorumlu olduğunu ileri sürerek, dava konusu paranın hesap açma tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; husumet itirazı, kesin hüküm itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,2/12/1999 tarih ve 23914 sayılı mükerrer resmi gazetede yayınlanan bakanlar kurulu kararı gereğince Y..A.Ş'nin TMSF'ye devredildiği, davalı bankanın devraldığı Y..A.Ş'nin zarardan külli halefi olarak sorumlu olduğu, davalının paranın davacıya ödendiğine ilişkin belge ibraz etmediği, ödeme iddiasında da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 483.000,00 TL'nin 29/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil TMSF'nin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Y. A.Ş’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise S. A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile O.. A.Ş. (sonraki unvanı . Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen Y..
A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca; davacı, iradesinin sakatlanarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren işin ticari niteliği de dikkate alındığında avans oranı üzerinden temerrüt faizi isteyebilir. Davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından davacının yatırdığı paranın avans faiziyle birlikte tahsiline karar vermek gerekirken, akdi faiz uygulanmak suretiyle oluşan bakiye üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı I.Bank ve fer'i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102184800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz