İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/85 E. 2016/9795 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 331/1↗ harca esas değer↗ harcın ikmali↗ davanın konusuz kalması↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ delil niteliği↗ kesin delil↗ nispi vekalet ücreti↗ takas↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ rehin↗ maktu vekalet ücreti↗ yargılama giderleri↗ genel kredi sözleşmesi↗ feragat↗ bilirkişi incelemesi↗ yargılama gideri↗ sulh↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dava dilekçesinde liste halinde belirtilen hisse senetlerinin dava dışı Yatırımcıyı Koruma Fonu tarafından davacıya iade edildiği, ... 36. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/103 E. 2012/30 K. sayılı kararına göre, davacının da aralarında bulunduğu yatırımcılara ait hisse senetlerinin aracı kurumun borcu için davalı bankaya rehin olarak verilmiş olduğu, davacı ve diğer bir kısım yatırımcıların doğrudan bir borçlarının olmadığı, anılan mahkeme kararının kesinleştiği, kesin delil niteliği taşıdığı, anılan mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının müşterisi olduğu dava dışı ... Değerler A.Ş.'nin davalı Takasbank ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde menkul kıymet rehni karşılığı nakit kredi kullandığı, bu durumun Sermaye Piyasası Mevzuatına uygun bir uygulama olduğu, ancak davacının da aralarında olduğu bir kısım müşterilere ait hisse senetlerinin rızaları ve bilgileri dışında teminat olarak verildiği ve aracı kuruma kredi borcu olmadığı gibi doğrudan Takas Bank’a da borçlu bulunmadığı ve rehin tesisine onayının bulunmadığı, davadan önce davacı tarafından davalı bankaya ihtarname keşide edilerek talepte bulunulmuş ancak bu talep reddedilmiş olup dava açılmasına sebebiyet verildiği, davalı bankanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hisse senetlerinin aynen iadesine ve temettünün tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi yargılama devam ederken dava dışı Yatırımcıyı Koruma Fonu tarafından hisse senetlerinin davacıya iade edildiği, dava açılmadan önce davalıya ihtarname gönderildiği, ancak davalının dava açılmasına sebep olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.6 gereğince, anlaşmazlık davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh, veya herhangi bir nedenle; öninceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, öninceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde harca esas değer olarak 335.354,44 TL göstermiş ve bu değer üzerinden harcını ikmal etmiş olmasına rağmen, mahkemece yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak mümeyyiz davacı vekili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.500 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13584 E. 2018/7641 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10589 E. 2018/3106 K.
Ortak:harca esas değer · harcın ikmali · davanın konusuz kalması · yargılama giderlerinden sorumluluk · yargılama giderleri · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · İstirdat
İncelediğiniz karardaDeğerler A.Ş.'nin davalı Takasbank ile imzalamış olduğu «genel kredi sözleşmeleri» çerçevesinde menkul kıymet rehni karşılığı nakit kredi kullandığı, bu durumun Sermaye Piyasası Mevzuatına uygun bir uygulama olduğu, ancak davacının da aralarında olduğu bir kısım müşterilere ait hisse senetlerinin rızaları ve bilgileri dışında «teminat» olarak verildiği ve aracı kuruma kredi borcu olmadığı gibi doğrudan Takas Bank’a da borçlu bulunmadığı ve «rehin» tesisine onayının bulunmadığı, davadan önce davacı tarafından davalı bankaya «ihtarname» keşide edilerek talepte bulunulmuş ancak bu talep reddedilmiş olup dava açılmasına sebebiyet verildiği, davalı bankanın «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi yargılama devam ederken dava dışı Yatırımcıyı Koruma Fonu tarafından hisse senetlerinin davacıya iade edildiği, dava açılmadan önce davalıya «ihtarname» gönderildiği, ancak davalının dava açılmasına sebep olduğu ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde «harca esas değer» olarak 335.354,44 TL göstermiş ve bu değer üzerinden «harcını ikmal» etmiş olmasına rağmen, mahkemece yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak mümeyyiz davacı vekili lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken 1.500 TL «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında davaya konu edilen hisse senetlerinin iadesine karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
A....tarafından açıldığı, aracı kurumu «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu'nun talebinin davacının iş bu davasından daha önce olmakla birlikte, müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunulduğu, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından yürütülmek durumunda olduğu, davacıya kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin iade edildiği, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin mümkün olmadığı, tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, bu nedenle aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve taraflarca yapılan «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · hükmün kesinleşmesi · vekalet ücreti takdiri · hukuki yarar · ek tasfiye · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaA....tarafından açıldığı, aracı kurumu «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu'nun talebinin davacının iş bu davasından daha önce olmakla birlikte, müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunulduğu, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından yürütülmek durumunda olduğu, davacıya kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin iade edildiği, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin mümkün olmadığı, tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, bu nedenle aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında davaya konu edilen hisse senetlerinin iadesine karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen ve Yatırımları Koruma Fonu tarafından açılan davada verilen kararın kesinleşmesi üzerine davacıya ait hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamıştır.
… mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının «son» cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10584 E. 2018/3118 K.
Ortak:davanın konusuz kalması · yargılama giderlerinden sorumluluk · yargılama giderleri · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · İstirdat
İncelediğiniz karardaDeğerler A.Ş.'nin davalı Takasbank ile imzalamış olduğu «genel kredi sözleşmeleri» çerçevesinde menkul kıymet rehni karşılığı nakit kredi kullandığı, bu durumun Sermaye Piyasası Mevzuatına uygun bir uygulama olduğu, ancak davacının da aralarında olduğu bir kısım müşterilere ait hisse senetlerinin rızaları ve bilgileri dışında «teminat» olarak verildiği ve aracı kuruma kredi borcu olmadığı gibi doğrudan Takas Bank’a da borçlu bulunmadığı ve «rehin» tesisine onayının bulunmadığı, davadan önce davacı tarafından davalı bankaya «ihtarname» keşide edilerek talepte bulunulmuş ancak bu talep reddedilmiş olup dava açılmasına sebebiyet verildiği, davalı bankanın «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi yargılama devam ederken dava dışı Yatırımcıyı Koruma Fonu tarafından hisse senetlerinin davacıya iade edildiği, dava açılmadan önce davalıya «ihtarname» gönderildiği, ancak davalının dava açılmasına sebep olduğu ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmeder.
Benzer bu kararda… bulunduğu, mahkemece "davalı-karşı davacı yanında fer'i müdahale talebinde bulunanların dava açma ve talepte bulunma haklarının saklı tutulmasına" karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin davacıya iade edilmiş olması da dikkate alındığında, davacının hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı olduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmeyeceği, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi hükmü ve ilgili Yönetmelik gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
… i gözetildiğinde dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta ve rehinli hisse senetlerinin kendisine iadesini talep etmekte haklı olduğu nazara alınarak davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması ve kendisini vekil ile «temsil» ettiren davacı yararına «vekalet ücretine» hükmolunması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… yargılama devam ederken Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından açılan davada, davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve taraflarca yapılan «yargılama giderlerinin» tarafların üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi · vekalet ücreti takdiri · hukuki yarar · ek tasfiye · temsil
Benzer bu kararda… bulunduğu, mahkemece "davalı-karşı davacı yanında fer'i müdahale talebinde bulunanların dava açma ve talepte bulunma haklarının saklı tutulmasına" karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin davacıya iade edilmiş olması da dikkate alındığında, davacının hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı olduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmeyeceği, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi hükmü ve ilgili Yönetmelik gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
… i gözetildiğinde dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta ve rehinli hisse senetlerinin kendisine iadesini talep etmekte haklı olduğu nazara alınarak davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması ve kendisini vekil ile «temsil» ettiren davacı yararına «vekalet ücretine» hükmolunması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10583 E. 2018/2885 K.
Ortak:harca esas değer · harcın ikmali · davanın konusuz kalması · yargılama giderlerinden sorumluluk · yargılama giderleri · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaDeğerler A.Ş.'nin davalı Takasbank ile imzalamış olduğu «genel kredi sözleşmeleri» çerçevesinde menkul kıymet rehni karşılığı nakit kredi kullandığı, bu durumun Sermaye Piyasası Mevzuatına uygun bir uygulama olduğu, ancak davacının da aralarında olduğu bir kısım müşterilere ait hisse senetlerinin rızaları ve bilgileri dışında «teminat» olarak verildiği ve aracı kuruma kredi borcu olmadığı gibi doğrudan Takas Bank’a da borçlu bulunmadığı ve «rehin» tesisine onayının bulunmadığı, davadan önce davacı tarafından davalı bankaya «ihtarname» keşide edilerek talepte bulunulmuş ancak bu talep reddedilmiş olup dava açılmasına sebebiyet verildiği, davalı bankanın «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi yargılama devam ederken dava dışı Yatırımcıyı Koruma Fonu tarafından hisse senetlerinin davacıya iade edildiği, dava açılmadan önce davalıya «ihtarname» gönderildiği, ancak davalının dava açılmasına sebep olduğu ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde «harca esas değer» olarak 335.354,44 TL göstermiş ve bu değer üzerinden «harcını ikmal» etmiş olmasına rağmen, mahkemece yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak mümeyyiz davacı vekili lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken 1.500 TL «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında hisse senetlerinin tüm semereleriyle iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, işbu dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından anılan 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
A....tarafından açılmış olduğu, aracı kurumu «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu'nun müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunduğu, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi mümkün olmadığı, tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, ve bu nedenle aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve taraflarca yapılan «yargılama giderlerinin» tarafların üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · vekalet ücreti takdiri · hukuki yarar · ek tasfiye · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaA....tarafından açılmış olduğu, aracı kurumu «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu'nun müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunduğu, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi mümkün olmadığı, tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, ve bu nedenle aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında hisse senetlerinin tüm semereleriyle iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, işbu dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından anılan 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
36.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davanın kesinleşmesi üzerine hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamıştır.
… mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının «son» cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13551 E. 2018/4638 K.
Ortak:harca esas değer · harcın ikmali · davanın konusuz kalması · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde «harca esas değer» olarak 335.354,44 TL göstermiş ve bu değer üzerinden «harcını ikmal» etmiş olmasına rağmen, mahkemece yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak mümeyyiz davacı vekili lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken 1.500 TL «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmeder.
Değerler A.Ş.'nin davalı Takasbank ile imzalamış olduğu «genel kredi sözleşmeleri» çerçevesinde menkul kıymet rehni karşılığı nakit kredi kullandığı, bu durumun Sermaye Piyasası Mevzuatına uygun bir uygulama olduğu, ancak davacının da aralarında olduğu bir kısım müşterilere ait hisse senetlerinin rızaları ve bilgileri dışında «teminat» olarak verildiği ve aracı kuruma kredi borcu olmadığı gibi doğrudan Takas Bank’a da borçlu bulunmadığı ve «rehin» tesisine onayının bulunmadığı, davadan önce davacı tarafından davalı bankaya «ihtarname» keşide edilerek talepte bulunulmuş ancak bu talep reddedilmiş olup dava açılmasına sebebiyet verildiği, davalı bankanın «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve taraflarca yapılan «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir eder.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ve Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından açılan davada verilen kararın kesinleşmesi üzerine davacıya ait hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · tefrik · vekalet ücreti takdiri · hukuki yarar · ek tasfiye · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBankası yönünden dosyanın «tefriki» ile ayrı bir esasa «kaydına» karar verildiği, davacı tarafça 425 TL’nın iade edildiğinin belirtildiği, ...
… 03 esas sayılı dosyasının kesinleşmiş olduğu, dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin iade edilmiş olduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu ve iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin mümkün olmadığı, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi hükmü ve ilgili Aracı Kurumların Tedrici Tasfiye Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanı …
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ve Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından açılan davada verilen kararın kesinleşmesi üzerine davacıya ait hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamıştır.
… mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının «son» cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/85 E. , 2016/9795 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/04/2015 tarih ve 2014/334-2015/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Değerler A.Ş'nin müvekkiline ait hisse senetlerini bilgisi dışında davalı bankaya rehin verip karşılığında aldığı krediyi kullandığını, usulsüzlüklerinin tespit edilmesi üzerine faaliyetlerinin Sermaye Piyasası Kurulu tarafından durdurulduğunu, faaliyeti durdurulmadan önce müvekkiline ait hisse senetlerinin aracı kurumdaki müvekkilinin hesabında bulunmakta olduğunu, bu durumun öğrenilmesinden sonra müvekkili tarafından davalı bankaya noter marifetiyle ihtarname keşide edilerek hisse senetlerinin iadesinin istenildiğini, davalı bankanın verdiği cevapta iade etmeyeceğini bildirdiğini belirterek davalı bankaya rehnedilen hisse senetlerinin bedelli ve bedelsiz sermaye arttırmaları ile birlikte aynen iadesine, dava dilekçesinde dökümü yapılan hisse senetlerinden dolayı 4.756 TL temettünün ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 06.07.2009 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinde liste halinde belirtilen hisse senetlerinin dava dışı Yatırımcıyı Koruma Fonu tarafından davacıya iade edildiği, ...
36. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/103 E. 2012/30 K. sayılı kararına göre, davacının da aralarında bulunduğu yatırımcılara ait hisse senetlerinin aracı kurumun borcu için davalı bankaya rehin olarak verilmiş olduğu, davacı ve diğer bir kısım yatırımcıların doğrudan bir borçlarının olmadığı, anılan mahkeme kararının kesinleştiği, kesin delil niteliği taşıdığı, anılan mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının müşterisi olduğu dava dışı ... Değerler A.Ş.'nin davalı Takasbank ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde menkul kıymet rehni karşılığı nakit kredi kullandığı, bu durumun Sermaye Piyasası Mevzuatına uygun bir uygulama olduğu, ancak davacının da aralarında olduğu bir kısım müşterilere ait hisse senetlerinin rızaları ve bilgileri dışında teminat olarak verildiği ve aracı kuruma kredi borcu olmadığı gibi doğrudan Takas Bank’a da borçlu bulunmadığı ve rehin tesisine onayının bulunmadığı, davadan önce davacı tarafından davalı bankaya ihtarname keşide edilerek talepte bulunulmuş ancak bu talep reddedilmiş olup dava açılmasına sebebiyet verildiği, davalı bankanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hisse senetlerinin aynen iadesine ve temettünün tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi yargılama devam ederken dava dışı Yatırımcıyı Koruma Fonu tarafından hisse senetlerinin davacıya iade edildiği, dava açılmadan önce davalıya ihtarname gönderildiği, ancak davalının dava açılmasına sebep olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.6 gereğince, anlaşmazlık davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh, veya herhangi bir nedenle; öninceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, öninceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde harca esas değer olarak 335.354,44 TL göstermiş ve bu değer üzerinden harcını ikmal etmiş olmasına rağmen, mahkemece yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak mümeyyiz davacı vekili lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.500 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/12/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY
Dava tarihinde yürürlükte bulunan, 4487 sayılı Yasa ile değişik mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 46/A maddesinde "Hakkında tedrici tasfiye veya iflas kararı verilen aracı kurumların ve Bankalar Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla Bakanlar Kurulu kararıyla faaliyetleri durdurulan bu kanunun 50'nci maddesi (a) bendi hükmü kapsamındaki bankaların, yaptıkları sermaye piyasası faaliyetleri ve işlemleri nedeniyle müşterilerine karşı hisse senedi işlemlerinden doğan nakit ödeme ve hisse senedi teslim yükümlülüklerini ve bu kanunun 46/B maddesinde düzenlenen görevleri bu kanunda öngörülen esaslara göre yerine getirmek ve tasfiye giderlerini karşılamak amacıyla tüzel kişiliği haiz Yatırımcıları Koruma Fonu kurulduğu, bütün aracı kuruluşların bu fona katılmak zorunda oldukları..." düzenlenmiştir.
2499 sayılı Yasa kapsamında, davacı dava konusu hisse senetleri nedeniyle 08.05.2009 tarihinde Yatırımcıları Koruma Fonuna başvurmuştur.
Fon tarafından, 08.07.2009 tarihinde ... 36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 E. sayılı dosyasında, aynı davalılar aleyhinde, davacı ...'unda içinde bulunduğu tüm hisse senedi sahiplerinin senetlerinin iadesi istemi ile ... Değerler A.Ş'yi temsilen dava açılmış, yargılama sonucunda Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleşen 08.03.2012 gün ve 2012/30 sayılı kararla hisse senetlerinin tüm semereleri ile birlikte iadesine karar verilmiş, karar kesinleştikten sonra davacıya ait hisse senetleri ... Değerler A.Ş.'yi temsilen Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından davacıya iade edilmiştir.
Temyiz incelemesine konu eldeki dava ise, davacı ... tarafından, ...
36. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 esas sayılı dosyası derdest iken, 10.09.2009 tarihinde açılmıştır.
Bilindiği üzere, davacının dava hakkına sahip olması yeterli değildir. Bundan başka davanın açılmasında hukuki bir yararında bulunması gerekir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı HUMK'da hukuki yarar ile ilgili bir düzenleme bulunmamakla birlikte Yargıtay uygulamasında hukuki yararın dava şartı olduğu hususu istikrar kazanmış, nitekim yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK 114/h maddesinde hukuki yararın bulunması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının 08.05.2009 tarihinde Yatırımcıları Koruma Fonuna başvurusu üzerine, Fon tarafından, davacının hisse senetlerini elinde bulundurmakta iken davalıya rehin veren ... Değerler A.Ş.'yi temsilen davacının hisse senetlerinin tüm fer'ileri ile birlikte iadesi istemi ile ... 36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 esas sayılı dosyasında dava açılmıştır.
Eldeki davada aynı istekle daha sonra 10.09.2009 tarihinde davacı tarafından ikame edilmiştir.
... 36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 esas sayılı, davacının aynı isteklerini içeren davasının varlığına rağmen, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.
Bu halde eldeki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de temyiz edenin sıfatı nedeni ile kararın bozulması mümkün değildir.
Lehine hiç vekalet ücretine hükmedilmemesi gereken davacının temyiz istemi açıklanan nedenlerle yerinde değildir.
Kaldıki, davacıya ait aynı hisse senetleri ile ilgili ...
36. Asliye Ticaret Mahkemesince, davacının kanuni halefi olan Yatırımcıyı Koruma Fonu lehine nisbi vekalet ücretine zaten hükmedilmiş olup, davacı ile fon arasındaki iç ilişkinin gözardı edilmesi suretiyle sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi, aynı ihtilaf nedeniyle aynı davalının mükerrer nisbi vekalet ücreti ödemesine sebep olacaktır.
Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kararın bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/331245000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz