Şirket Ortaklığından Çıkarma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13584 E. 2018/7641 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve dava dilekçesinde iddianın ileri sürülüş biçimi, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde öninceleme duruşmasında uyuşmazlığın saptanan niteliğine göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6170 E. 2012/12197 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, takibe konu alacağın iş sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Mahkemece avans ödeme tarihinde şirket ortağı ve müdürü olan davalının davacı şirketle aynı zamanda iş sözleşmesi yaptığı gerekçesiyle İş Mahkemesinin «görevli» olduğundan bahisle görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmişse de iddianın ileri sürülüş biçimi ve davalının avans alma tarihinde şirket ortağı ve mü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9358 E. 2016/5586 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · sulh · ayırt edicilik · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2012/08481 tescil sayılı 1 nolu tasarımının «ayırt edicilik» şartlarını taşımadığı ve 2012/08481 tescil numaralı 2,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16 sıra nolu tabanca tasarımlarının 554 sayılı KHK'nın 10 maddesinde belirtilen "Teknik fonksiyonunun gerçekleştirilmesinde, tasarımcıya, tasarıma ilişkin özellik ve unsurlarda hiç bir seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımlar koruma kapsamı dışındadır." hükmü kapsamında kaldığı ve tasarım tescili ile korunamayacağı gerekçesiyle, bu kısımlar yönünden açılan davanın kabulü ile YİDK kararının bu kısımlar yönünden iptaline, iptal edilen kısımlar yönünden tasarımın hükümsüzlüğüne, davalı tarafın 2012/08481 tescil numaralı 3 sıra nolu kabza tasarımının yenilik ve ayırt edici nitelik taşıdığı gerekçesiyle, bu kısma yönelik açılan davanın kısmen reddine, davanın niteliği gereği hükmün «ilanı» isteminin reddine karar verilmiştir.
2- HMK'nın 140/3 maddesi gereğince, öninceleme duruşmasının sonunda tarafların «sulh» faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir.
Somut olayda, mahkemece öninceleme duruşması yapılmış, bu duruşmada 15 adet tasarımın «uyuşmazlık konusu» olduğu belirlenmiş, tarafların bu konudaki beyanları ve imzaları HMK 140/3 maddesine uygun olarak alınmış olmasına rağmen bu tasarımlar dışında dava konusu edilen 16 nolu tasarımın da hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/85 E. 2016/9795 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:harca esas değer · harcın ikmali · davanın konusuz kalması · yargılama giderlerinden sorumluluk · delil niteliği · kesin delil · nispi vekalet ücreti · rehin
Benzer bu kararda2012/30 K. sayılı kararına göre, davacının da aralarında bulunduğu yatırımcılara ait hisse senetlerinin aracı kurumun borcu için davalı bankaya «rehin» olarak verilmiş olduğu, davacı ve diğer bir kısım yatırımcıların doğrudan bir borçlarının olmadığı, anılan mahkeme kararının kesinleştiği, «kesin delil niteliği» taşıdığı, anılan mahkemece yapılan «bilirkişi incelemesi» ile davacının müşterisi olduğu dava dışı ...
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde «harca esas değer» olarak 335.354,44 TL göstermiş ve bu değer üzerinden «harcını ikmal» etmiş olmasına rağmen, mahkemece yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak mümeyyiz davacı vekili lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken 1.500 TL «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Değerler A.Ş.'nin davalı Takasbank ile imzalamış olduğu «genel kredi sözleşmeleri» çerçevesinde menkul kıymet rehni karşılığı nakit kredi kullandığı, bu durumun Sermaye Piyasası Mevzuatına uygun bir uygulama olduğu, ancak davacının da aralarında olduğu bir kısım müşterilere ait hisse senetlerinin rızaları ve bilgileri dışında «teminat» olarak verildiği ve aracı kuruma kredi borcu olmadığı gibi doğrudan Takas Bank’a da borçlu bulunmadığı ve «rehin» tesisine onayının bulunmadığı, davadan önce davacı tarafından davalı bankaya «ihtarname» keşide edilerek talepte bulunulmuş ancak bu talep reddedilmiş olup dava açılmasına sebebiyet verildiği, davalı bankanın «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi yargılama devam ederken dava dışı Yatırımcıyı Koruma Fonu tarafından hisse senetlerinin davacıya iade edildiği, dava açılmadan önce davalıya «ihtarname» gönderildiği, ancak davalının dava açılmasına sebep olduğu ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13584 E. , 2018/7641 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/11/2014 gün ve 2012/91-2014/245 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/04/2016 gün ve 2015/15074-2016/3540 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı ...'in ...ilçesinde bulunan ...Engelliler Rehabilitasyon Merkezi adlı özel eğitim kurumunu işletmek üzere devraldığını, bu devir işlemlerinde kullanılmak üzere müvekkili tarafından davalı ...’e %10 hisse karşılığı olarak 18.000,00 TL ödendiğini, davalı ...'in diğer davalı şirketi kurduğunu ve şirketin sermayesi olarak resmi kayıtlarda 50.000,00 TL gösterdiğini ve özel eğitim kurumunun bu şirket tarafından işletilmeye başlandığını, müvekkilinin aynı zamanda bu özel eğitim merkezinde öğretmen olarak görev yaptığını, daha sonra davalı ... tarafından müvekkilinin davalı şirkete %10 oranında ortak olduğunu ve her ay %10 kâr payı ödeneceğine dair yazılı belge verdiğini, geçen süre zarfında kâr payı ödenmediği gibi ücretlerini de tam alamadığını, 08/02/2012 tarihinde davalı ...
tarafından müvekkilinin işine son verilerek okuldan zorla uzaklaştırıldığını ileri sürerek müvekkilinin işyerine ortak olması sebebiyle ödediği %10 ortaklık payı için 5.000,00 TL’nin, davalıların elde ettiği gelirlerden sözleşme gereği ödenmesi gereken %10 ortaklık payı karşılığı şimdilik 5.000,00 TL’nin ve işyerinin devri konusunda rayiç bedel olarak belirlenecek miktar üzerinden şimdilik 5.000,00 TL’nin faizleriyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini toplam 31.461,28 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve dava dilekçesinde iddianın ileri sürülüş biçimi, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde öninceleme duruşmasında uyuşmazlığın saptanan niteliğine göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 14,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 05/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/464047100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz