İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10589 E. 2018/3106 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme tutanağı↗ hmk 331/1↗ harca esas değer↗ harcın ikmali↗ davanın konusuz kalması↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ hükmün kesinleşmesi↗ aaüt↗ sermaye piyasası kanunu↗ vekalet ücreti takdiri↗ yargılama giderleri↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ek tasfiye↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sonucu beklenen ... 36. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında davaya konu edilen hisse senetlerinin iadesine karar verildiği, hükmün kesinleştiği, dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, hukuki yarar ve yargılama giderlerinden sorumluluk bakımından 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ... A....tarafından açıldığı, aracı kurumu temsilen Yatırımcıları Koruma Fonu'nun talebinin davacının iş bu davasından daha önce olmakla birlikte, müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunulduğu, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi gereğince tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından yürütülmek durumunda olduğu, davacıya kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin iade edildiği, hisse senetlerinin
iadesi talebinde haklı bulunduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, bu nedenle aleyhlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder. Buna göre, davacının dava açmakta haklı olduğu ve ... 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen ve Yatırımları Koruma Fonu tarafından açılan davada verilen kararın kesinleşmesi üzerine davacıya ait hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamıştır.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT .... maddesine göre, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, davanın konusuz kalması nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde harca esas değeri 69.000.00 TL olarak göstermiş ve bu değer üzerinden harcını ikmal etmiştir. Mahkemece, yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak davacı lehine AAÜT 6. ve .... maddeleri dikkate alınmak suretiyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenlerle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rehinin iadesine karar 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10583 E. 2018/2885 K.
Ortak:ön inceleme tutanağı · harca esas değer · harcın ikmali · davanın konusuz kalması · yargılama giderlerinden sorumluluk · vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında davaya konu edilen hisse senetlerinin iadesine karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması» nedeniyle ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde «harca esas değeri» 69.000.00 TL olarak göstermiş ve bu değer üzerinden «harcını ikmal» etmiştir.
Benzer bu kararda36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında hisse senetlerinin tüm semereleriyle iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, işbu dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından anılan 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
A....tarafından açılmış olduğu, aracı kurumu «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu'nun müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunduğu, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi mümkün olmadığı, tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, ve bu nedenle aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması» nedeniyle ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13551 E. 2018/4638 K.
Ortak:ön inceleme tutanağı · harca esas değer · harcın ikmali · davanın konusuz kalması · vekalet ücreti takdiri · hukuki yarar · yargılama gideri · ek tasfiye · dava şartı
İncelediğiniz karardaA....tarafından açıldığı, aracı kurumu «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu'nun talebinin davacının iş bu davasından daha önce olmakla birlikte, müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunulduğu, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından yürütülmek durumunda olduğu, davacıya kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin iade edildiği, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin mümkün olmadığı, tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, bu nedenle aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir eder.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen ve Yatırımları Koruma Fonu tarafından açılan davada verilen kararın kesinleşmesi üzerine davacıya ait hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… 03 esas sayılı dosyasının kesinleşmiş olduğu, dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin iade edilmiş olduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu ve iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin mümkün olmadığı, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi hükmü ve ilgili Aracı Kurumların Tedrici Tasfiye Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanı …
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir eder.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ve Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından açılan davada verilen kararın kesinleşmesi üzerine davacıya ait hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaBankası yönünden dosyanın «tefriki» ile ayrı bir esasa «kaydına» karar verildiği, davacı tarafça 425 TL’nın iade edildiğinin belirtildiği, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10584 E. 2018/3118 K.
Ortak:davanın konusuz kalması · yargılama giderlerinden sorumluluk · hükmün kesinleşmesi · vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · hukuki yarar · yargılama gideri · ek tasfiye · dava şartı · İstirdat
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında davaya konu edilen hisse senetlerinin iadesine karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
A....tarafından açıldığı, aracı kurumu «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu'nun talebinin davacının iş bu davasından daha önce olmakla birlikte, müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunulduğu, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından yürütülmek durumunda olduğu, davacıya kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin iade edildiği, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin mümkün olmadığı, tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, bu nedenle aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir eder.
Benzer bu kararda… bulunduğu, mahkemece "davalı-karşı davacı yanında fer'i müdahale talebinde bulunanların dava açma ve talepte bulunma haklarının saklı tutulmasına" karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin davacıya iade edilmiş olması da dikkate alındığında, davacının hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı olduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmeyeceği, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi hükmü ve ilgili Yönetmelik gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir eder.
… i gözetildiğinde dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta ve rehinli hisse senetlerinin kendisine iadesini talep etmekte haklı olduğu nazara alınarak davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması ve kendisini vekil ile «temsil» ettiren davacı yararına «vekalet ücretine» hükmolunması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/748 E. 2016/9479 K.
Ortak:ön inceleme tutanağı · davanın konusuz kalması · yargılama giderlerinden sorumluluk · yargılama giderleri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son · İstirdat
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında davaya konu edilen hisse senetlerinin iadesine karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması» nedeniyle ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
A....tarafından açıldığı, aracı kurumu «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu'nun talebinin davacının iş bu davasından daha önce olmakla birlikte, müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunulduğu, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından yürütülmek durumunda olduğu, davacıya kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin iade edildiği, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin mümkün olmadığı, tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, bu nedenle aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… a konusu yapılan hisse senetlerinin yargılama sürecinde davacıya iade edildiği tarafların kabulünde olduğu, dava konusu kalmadığından esas uyuşmazlık hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», ancak davacının da aralarında bulunduğu yatırımcılara ait hisse senetlerinin aracı kurumun borcu için davalı bankaya «rehin» olarak verilmiş olduğu, davacı ve diğer bir kısım yatırımcıların doğrudan bir borçlarının olmadığı, davadan önce davacı tarafından davalı bankaya «ihtarname» keşide edilerek talepte bulunulmasına rağmen bu talebinin reddedildiği, davalının dava açılmasına sebebiyet verildiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olacağı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi ve temettü ödenmesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetlerinin iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacı lehine 1.500,00TL «maktu vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması» nedeniyle ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi harç · nispi vekalet ücreti · rehin · maktu vekalet ücreti · ihtarname · harç
Benzer bu kararda… a konusu yapılan hisse senetlerinin yargılama sürecinde davacıya iade edildiği tarafların kabulünde olduğu, dava konusu kalmadığından esas uyuşmazlık hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», ancak davacının da aralarında bulunduğu yatırımcılara ait hisse senetlerinin aracı kurumun borcu için davalı bankaya «rehin» olarak verilmiş olduğu, davacı ve diğer bir kısım yatırımcıların doğrudan bir borçlarının olmadığı, davadan önce davacı tarafından davalı bankaya «ihtarname» keşide edilerek talepte bulunulmasına rağmen bu talebinin reddedildiği, davalının dava açılmasına sebebiyet verildiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olacağı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde harca esas alınacak değeri 511.341.70TL olarak göstermiş ve bu tutar üzerinden «nispi harç» yatırarak dava açmıştır.
Bu durumda AAÜT 6. ve 13. maddeleri uyarınca davacı vekili yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi ve temettü ödenmesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetlerinin iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacı lehine 1.500,00TL «maktu vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/85 E. 2016/9795 K.
Ortak:harca esas değer · harcın ikmali · davanın konusuz kalması · yargılama giderlerinden sorumluluk · yargılama giderleri · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · İstirdat
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında davaya konu edilen hisse senetlerinin iadesine karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
A....tarafından açıldığı, aracı kurumu «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu'nun talebinin davacının iş bu davasından daha önce olmakla birlikte, müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunulduğu, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından yürütülmek durumunda olduğu, davacıya kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin iade edildiği, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin mümkün olmadığı, tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, bu nedenle aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve taraflarca yapılan «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDeğerler A.Ş.'nin davalı Takasbank ile imzalamış olduğu «genel kredi sözleşmeleri» çerçevesinde menkul kıymet rehni karşılığı nakit kredi kullandığı, bu durumun Sermaye Piyasası Mevzuatına uygun bir uygulama olduğu, ancak davacının da aralarında olduğu bir kısım müşterilere ait hisse senetlerinin rızaları ve bilgileri dışında «teminat» olarak verildiği ve aracı kuruma kredi borcu olmadığı gibi doğrudan Takas Bank’a da borçlu bulunmadığı ve «rehin» tesisine onayının bulunmadığı, davadan önce davacı tarafından davalı bankaya «ihtarname» keşide edilerek talepte bulunulmuş ancak bu talep reddedilmiş olup dava açılmasına sebebiyet verildiği, davalı bankanın «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, yukarıda açıklandığı gibi yargılama devam ederken dava dışı Yatırımcıyı Koruma Fonu tarafından hisse senetlerinin davacıya iade edildiği, dava açılmadan önce davalıya «ihtarname» gönderildiği, ancak davalının dava açılmasına sebep olduğu ve «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde «harca esas değer» olarak 335.354,44 TL göstermiş ve bu değer üzerinden «harcını ikmal» etmiş olmasına rağmen, mahkemece yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak mümeyyiz davacı vekili lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken 1.500 TL «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil niteliği · kesin delil · nispi vekalet ücreti · rehin · maktu vekalet ücreti · genel kredi sözleşmesi · feragat · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda2012/30 K. sayılı kararına göre, davacının da aralarında bulunduğu yatırımcılara ait hisse senetlerinin aracı kurumun borcu için davalı bankaya «rehin» olarak verilmiş olduğu, davacı ve diğer bir kısım yatırımcıların doğrudan bir borçlarının olmadığı, anılan mahkeme kararının kesinleştiği, «kesin delil niteliği» taşıdığı, anılan mahkemece yapılan «bilirkişi incelemesi» ile davacının müşterisi olduğu dava dışı ...
Değerler A.Ş.'nin davalı Takasbank ile imzalamış olduğu «genel kredi sözleşmeleri» çerçevesinde menkul kıymet rehni karşılığı nakit kredi kullandığı, bu durumun Sermaye Piyasası Mevzuatına uygun bir uygulama olduğu, ancak davacının da aralarında olduğu bir kısım müşterilere ait hisse senetlerinin rızaları ve bilgileri dışında «teminat» olarak verildiği ve aracı kuruma kredi borcu olmadığı gibi doğrudan Takas Bank’a da borçlu bulunmadığı ve «rehin» tesisine onayının bulunmadığı, davadan önce davacı tarafından davalı bankaya «ihtarname» keşide edilerek talepte bulunulmuş ancak bu talep reddedilmiş olup dava açılmasına sebebiyet verildiği, davalı bankanın «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması gerektiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde «harca esas değer» olarak 335.354,44 TL göstermiş ve bu değer üzerinden «harcını ikmal» etmiş olmasına rağmen, mahkemece yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak mümeyyiz davacı vekili lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken 1.500 TL «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.6 gereğince, anlaşmazlık «davanın konusuz kalması», «feragat», kabul, «sulh», veya herhangi bir nedenle; öninceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, öninceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10589 E. , 2018/3106 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.06.2016 tarih ve 2014/325-2016/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Merkez Menkul Değerler A.Ş.’de hesabı bulunduğunu, sermaye piyasasında yatırım yapan bir yatırımcı olduğunu, Merkez Menkul […]...nin faaliyetlerinin, usulsüz ve mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle, ....03.2009 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) m. 46/h gereğince geçici olarak durdurulduğunu, 06.04.2009 tarihinde SPKn. m.46/b gereğince tedrici tasfiye sürecine alındığını, sebebinin yatırımcılarına ait hisse senetlerini, yatırımcılarının izni ve muvafakati olmaksızın, davalı bankaya rehin vermesi ve karşılığında aldığı krediyi kendi hesabına kullanması olduğunu, müvekkile ait hisse senetlerini elinde tutma yetkisi olmayıp, aynen iade etmeleri gerektiğini ileri sürerek davalı bankayaa rehnedilen hisse senetlerinin bedelli ve bedelsiz sermaye artırımı ile birlikte aynen iadesine yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkil banka, kredi sözleşmesinde öngörülen krediyi Merkez Menkul […]...ye verdiğini, müvekkil bankanın dava konusu hisse senetlerini, rehin hakkına dayanarak, zilyetliğinde bulundurmasında ve davacıya iade etmekten kaçınmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sonucu beklenen ...
36. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında davaya konu edilen hisse senetlerinin iadesine karar verildiği, hükmün kesinleştiği, dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, hukuki yarar ve yargılama giderlerinden sorumluluk bakımından 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ... A....tarafından açıldığı, aracı kurumu temsilen Yatırımcıları Koruma Fonu'nun talebinin davacının iş bu davasından daha önce olmakla birlikte, müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunulduğu, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi gereğince tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından yürütülmek durumunda olduğu, davacıya kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin iade edildiği, hisse senetlerinin
iadesi talebinde haklı bulunduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, bu nedenle aleyhlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder. Buna göre, davacının dava açmakta haklı olduğu ve ...
36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen ve Yatırımları Koruma Fonu tarafından açılan davada verilen kararın kesinleşmesi üzerine davacıya ait hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamıştır.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT .... maddesine göre, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, davanın konusuz kalması nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde harca esas değeri 69.000.00 TL olarak göstermiş ve bu değer üzerinden harcını ikmal etmiştir. Mahkemece, yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak davacı lehine AAÜT 6. ve .... maddeleri dikkate alınmak suretiyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenlerle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, ....04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/421204400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz