İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10584 E. 2018/3118 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fer'i müdahale↗ hmk 331/1↗ davanın konusuz kalması↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ hükmün kesinleşmesi↗ sermaye piyasası kanunu↗ vekalet ücreti takdiri↗ yargılama giderleri↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ek tasfiye↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, aracı kurumun faaliyetinin durdurulması üzerine davalıya müracaat ettiği, Yatırımcıları Koruma Fonunun davalı- karşı davacı olduğu ... 36. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas sayılı dosyasına da müdahale talebinde bulunduğu, mahkemece "davalı-karşı davacı yanında fer'i müdahale talebinde bulunanların dava açma ve talepte bulunma haklarının saklı tutulmasına" karar verildiği, hükmün kesinleştiği, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin davacıya iade edilmiş olması da dikkate alındığında, davacının hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı olduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmeyeceği, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi hükmü ve ilgili Yönetmelik gereğince tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, aleyhlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından açılan davada, davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve taraflarca yapılan yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder. Buna göre, Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından açılan ve ... (Kapatılan) 36. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada, davacıya ait hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta ve rehinli hisse senetlerinin kendisine iadesini talep etmekte haklı olduğu nazara alınarak davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına vekalet ücretine hükmolunması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10589 E. 2018/3106 K.
Ortak:davanın konusuz kalması · yargılama giderlerinden sorumluluk · hükmün kesinleşmesi · vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · hukuki yarar · yargılama gideri · ek tasfiye · dava şartı · İstirdat
İncelediğiniz kararda… bulunduğu, mahkemece "davalı-karşı davacı yanında fer'i müdahale talebinde bulunanların dava açma ve talepte bulunma haklarının saklı tutulmasına" karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin davacıya iade edilmiş olması da dikkate alındığında, davacının hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı olduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmeyeceği, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi hükmü ve ilgili Yönetmelik gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir eder.
… i gözetildiğinde dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta ve rehinli hisse senetlerinin kendisine iadesini talep etmekte haklı olduğu nazara alınarak davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması ve kendisini vekil ile «temsil» ettiren davacı yararına «vekalet ücretine» hükmolunması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında davaya konu edilen hisse senetlerinin iadesine karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
A....tarafından açıldığı, aracı kurumu «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu'nun talebinin davacının iş bu davasından daha önce olmakla birlikte, müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunulduğu, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından yürütülmek durumunda olduğu, davacıya kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin iade edildiği, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin mümkün olmadığı, tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, bu nedenle aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · harca esas değer · harcın ikmali · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde «harca esas değeri» 69.000.00 TL olarak göstermiş ve bu değer üzerinden «harcını ikmal» etmiştir.
… mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının «son» cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması» nedeniyle ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13551 E. 2018/4638 K.
Ortak:davanın konusuz kalması · vekalet ücreti takdiri · hukuki yarar · yargılama gideri · ek tasfiye · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · dava şartı
İncelediğiniz kararda… bulunduğu, mahkemece "davalı-karşı davacı yanında fer'i müdahale talebinde bulunanların dava açma ve talepte bulunma haklarının saklı tutulmasına" karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin davacıya iade edilmiş olması da dikkate alındığında, davacının hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı olduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmeyeceği, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi hükmü ve ilgili Yönetmelik gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
… yargılama devam ederken Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından açılan davada, davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve taraflarca yapılan «yargılama giderlerinin» tarafların üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir eder.
Benzer bu kararda… 03 esas sayılı dosyasının kesinleşmiş olduğu, dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin iade edilmiş olduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu ve iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin mümkün olmadığı, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi hükmü ve ilgili Aracı Kurumların Tedrici Tasfiye Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanı …
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ve Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından açılan davada verilen kararın kesinleşmesi üzerine davacıya ait hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamıştır.
Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve taraflarca yapılan «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · harca esas değer · harcın ikmali · tefrik · cy/cy kaydı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBankası yönünden dosyanın «tefriki» ile ayrı bir esasa «kaydına» karar verildiği, davacı tarafça 425 TL’nın iade edildiğinin belirtildiği, ...
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde «harca esas değeri» 135.150,54 TL olarak göstermiş ve bu değer üzerinden «harcını ikmal» etmiştir.
… mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının «son» cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması» nedeniyle ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10583 E. 2018/2885 K.
Ortak:davanın konusuz kalması · yargılama giderlerinden sorumluluk · vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · hukuki yarar · yargılama gideri · ek tasfiye · vekalet ücreti · dava şartı
İncelediğiniz kararda… bulunduğu, mahkemece "davalı-karşı davacı yanında fer'i müdahale talebinde bulunanların dava açma ve talepte bulunma haklarının saklı tutulmasına" karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin davacıya iade edilmiş olması da dikkate alındığında, davacının hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı olduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmeyeceği, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi hükmü ve ilgili Yönetmelik gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
… i gözetildiğinde dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta ve rehinli hisse senetlerinin kendisine iadesini talep etmekte haklı olduğu nazara alınarak davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması ve kendisini vekil ile «temsil» ettiren davacı yararına «vekalet ücretine» hükmolunması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir eder.
Benzer bu karardaA....tarafından açılmış olduğu, aracı kurumu «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu'nun müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunduğu, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi mümkün olmadığı, tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, ve bu nedenle aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında hisse senetlerinin tüm semereleriyle iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, işbu dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından anılan 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
36.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davanın kesinleşmesi üzerine hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · harca esas değer · harcın ikmali · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde «harca esas değeri» 73.919.30 TL olarak göstermiş ve bu değer üzerinden «harcını ikmal» etmiştir.
… mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının «son» cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması» nedeniyle ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/809 E. 2022/7459 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebliğ · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TMSF hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ...Ş. hakkındaki davanın kabulü ile 30.000.- TL alacağın 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyarınca «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mevduatı Sigorta Fonu vekiline 29.01.2019 tarihinde «usulüne uygun tebliğ» edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10584 E. , 2018/3118 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/06/2016 tarih ve 2014/327-2016/499 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Merkez Menkul Değerler A.Ş.'nde hesabı bulunduğunu, adı geçen aracı kurumun mevzuata aykırı olarak yatırımcıların izni ve muvaffakatı bulunmaksızın yatırımcılara ait hisse senetlerini davalı bankaya rehin vermesi ve karşılığında aldığı krediyi kendi hesabına kullanması sebebiyle SPK tarafından faaliyetlerinin geçici olarak durdurulup tedrici tasfiye sürecine alındığını, davalıda rehinli olan hisse senetlerinin iadesi istemiyle keşide edilen ihtarnameye davalının hisse senedi rehinlerinin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle red cevabı verdiğini, ancak aracı kurumun hangi müşterisi adına kredi kullanacaksa ancak onun adına olan hisse senetlerini rehnedebileceğini, müvekkili adına kullanılmış bir kredinin bulunmadığını, bu nedenle davalının müvekkiline ait hisse senetlerini rehin tutmasının yasal olmadığını ileri sürerek davalı elindeki rehinli hisse senetlerinin aynen iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aracı kurum olan Merkez Menkul Değerler A.Ş.'nin müşterileri hesabına kullanılmak üzere müvekilinden kredi aldığını, rehin hususunda aracı kuruma yetki veren davacının bilgisi ve izni dışında hisse senetlerinin rehnedildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin iyi niyetle rehin hakkı kazandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, aracı kurumun faaliyetinin durdurulması üzerine davalıya müracaat ettiği, Yatırımcıları Koruma Fonunun davalı- karşı davacı olduğu ...
36. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas sayılı dosyasına da müdahale talebinde bulunduğu, mahkemece "davalı-karşı davacı yanında fer'i müdahale talebinde bulunanların dava açma ve talepte bulunma haklarının saklı tutulmasına" karar verildiği, hükmün kesinleştiği, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin davacıya iade edilmiş olması da dikkate alındığında, davacının hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı olduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmeyeceği, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi hükmü ve ilgili Yönetmelik gereğince tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, aleyhlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından açılan davada, davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve taraflarca yapılan yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder. Buna göre, Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından açılan ve ... (Kapatılan) 36. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada, davacıya ait hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta ve rehinli hisse senetlerinin kendisine iadesini talep etmekte haklı olduğu nazara alınarak davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına vekalet ücretine hükmolunması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, .../04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/421294500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz