6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rehinin iadesine karar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10583 E. 2018/2885 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme tutanağı hmk 331/1 harca esas değer harcın ikmali davanın konusuz kalması yargılama giderlerinden sorumluluk aaüt vekalet ücreti takdiri yargılama giderleri hukuki yarar yargılama gideri ek tasfiye vekalet ücreti karar verilmesine yer olmadığına temsil i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK — HMK 331

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sonucu beklenen ... 36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında hisse senetlerinin tüm semereleriyle iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, işbu dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, hukuki yarar ve yargılama giderlerinden sorumluluk bakımından anılan 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ... A....tarafından açılmış olduğu, aracı kurumu temsilen Yatırımcıları Koruma Fonu'nun müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunduğu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, davacı yan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, ve bu nedenle aleyhlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve taraflarca yapılan yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder. Buna göre, davacının dava açılmasına neden olmadığı, ... 36.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davanın kesinleşmesi üzerine hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamıştır.

Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT .... maddesine göre, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, davanın konusuz kalması nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde harca esas değeri 73.919.30 TL olarak göstermiş ve bu değer üzerinden harcını ikmal etmiştir. Mahkemece, yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak davacı vekili lehine AAÜT 6. ve .... maddeleri dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenlerle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10589 E. 2018/3106 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13551 E. 2018/4638 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10584 E. 2018/3118 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/748 E. 2016/9479 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/10583 E.  ,  2018/2885 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.06.2016 tarih ve 2014/326-2016/508 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin aracı kurum olan ... Menkul […]...de hesabı bulunduğunu, sermaye piyasasında yatırım yapan bir yatırımcı olduğunu, davalının aracı kuruma kredi vermesi ve karşılığında müvekkilin hisse senetlerini usulsüz olarak rehin aldığını, ... Menkul […]...nin faaliyetlerinin, usulsüz ve mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle tedrici tasfiye sürecine alındığını, müvekkilinin nza ve muvafakati bulunmaksızın ve müvekkilin tamamen bilgisi dışında hisse senetlerinin rehnedildiğini, davalıların da bu hisse senetlerini alırken müvekkilin izin ve muvafakatlerini, aracı kurumu yetkilendiren bir sözleşmeyi araştırmadıkları, müvekkile ait hisse senetlerini elinde tutma yetkisi olmayıp, aynen iade etmeleri gerektiğini ileri sürerek davalı bankaya rehnedilen hisse senetlerinin bedelli ve bedelsiz sermaye artırımı ile birlikte aynen iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkil bankanın, dava konusu hisse senetlerini, rehin hakkına dayanarak, zilyetliğinde bulundurmasında ve davacıya iade etmekten kaçınmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sonucu beklenen ... 36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında hisse senetlerinin tüm semereleriyle iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, işbu dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, hukuki yarar ve yargılama giderlerinden sorumluluk bakımından anılan 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ... A....tarafından açılmış olduğu, aracı kurumu temsilen Yatırımcıları Koruma Fonu'nun müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunduğu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, davacı yan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, ve bu nedenle aleyhlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve taraflarca yapılan yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder. Buna göre, davacının dava açılmasına neden olmadığı, ...

36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davanın kesinleşmesi üzerine hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamıştır.

Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT .... maddesine göre, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, davanın konusuz kalması nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.

Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde harca esas değeri 73.919.30 TL olarak göstermiş ve bu değer üzerinden harcını ikmal etmiştir. Mahkemece, yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak davacı vekili lehine AAÜT 6. ve .... maddeleri dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenlerle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.04.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava tarihinde yürürlükte bulunan, 4487 sayılı Yasa ile değişik mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 46/A maddesinde "Hakkında tedrici tasfiye veya iflas kararı verilen aracı kurumların ve Bankalar Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla Bakanlar Kurulu kararıyla faaliyetleri durdurulan bu kanunun 50'nci maddesi (a) bendi hükmü kapsamındaki bankaların, yaptıkları sermaye piyasası faaliyetleri ve işlemleri nedeniyle müşterilerine karşı hisse senedi işlemlerinden doğan nakit ödeme ve hisse senedi teslim yükümlülüklerini ve bu kanunun 46/B maddesinde düzenlenen görevleri bu kanunda öngörülen esaslara göre yerine getirmek ve tasfiye giderlerini karşılamak amacıyla tüzel kişiliği haiz Yatırımcıları Koruma Fonu kurulduğu, bütün aracı kuruluşların bu fona katılmak zorunda oldukları..." düzenlenmiştir.

2499 sayılı Yasa kapsamında, davacı dava konusu hisse senetleri nedeniyle 05.05.2009 tarihinde Yatırımcıları Koruma Fonuna başvurmuştur.

Fon tarafından, 08.07.2009 tarihinde ... 36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 E. sayılı dosyasında, aynı davalılar aleyhinde, davacı ...'unda içinde bulunduğu tüm hisse senedi sahiplerinin senetlerinin iadesi istemi ile ... Menkul […]...adına dava açılmış, yargılama sonucunda Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleşen 08.03.2012 gün ve 2012/30 sayılı kararla hisse senetlerinin tüm semereleri ile birlikte iadesine karar verilmiş, karar kesinleştikten sonra davacıya ait hisse senetleri ... Menkul Değerler A.Ş. adına Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından davacıya iade edilmiştir.

Temyiz incelemesine konu eldeki dava ise, davacı ... tarafından, ...

36. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 esas sayılı dosyası derdest iken, ....09.2009 tarihinde açılmıştır.

Bilindiği üzere, davacının dava hakkına sahip olması yeterli değildir. Bundan başka davanın açılmasında hukuki bir yararında bulunması gerekir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı HUMK'da hukuki yarar ile ilgili bir düzenleme bulunmamakla birlikte Yargıtay uygulamasında hukuki yararın dava şartı olduğu hususu istikrar kazanmış, nitekim yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK 114/h maddesinde hukuki yararın bulunması dava şartı olarak düzenlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, davacının 05.05.2009 tarihinde Yatırımcıları Koruma Fonuna başvurusu üzerine, Fon tarafından, davacının hisse senetlerini elinde bulundurmakta iken davalıya rehin veren ... Menkul Değerler A.Ş. adına davacının hisse senetlerinin tüm fer'ileri ile birlikte iadesi istemi ile ... 36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 esas sayılı dosyasında dava açılmıştır.

Eldeki davada aynı istekle daha sonra ....09.2009 tarihinde davacı tarafından ikame edilmiştir.

... 36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 esas sayılı, davacının aynı isteklerini içeren davanın varlığına rağmen, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.

Bu halde eldeki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de temyiz edenin sıfatı nedeni ile kararın bozulması mümkün değildir.

Davacıya ait aynı hisse senetleri ile ilgili ...

36. Asliye Ticaret Mahkemesince, davacının kanuni halefi olan Yatırımcıyı Koruma Fonu lehine nisbi vekalet ücretine zaten hükmedilmiş olup, davacı ile fon arasındaki iç ilişkinin gözardı edilmesi suretiyle sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi, aynı ihtilaf nedeniyle aynı davalının mükerrer nisbi vekalet ücreti ödemesine sebep olacaktır.

Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kararın bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/421044400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.