Rehinin iadesine karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10583 E. 2018/2885 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ön inceleme tutanağı↗ hmk 331/1↗ harca esas değer↗ harcın ikmali↗ davanın konusuz kalması↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ aaüt↗ vekalet ücreti takdiri↗ yargılama giderleri↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ek tasfiye↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sonucu beklenen ... 36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında hisse senetlerinin tüm semereleriyle iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, işbu dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, hukuki yarar ve yargılama giderlerinden sorumluluk bakımından anılan 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ... A....tarafından açılmış olduğu, aracı kurumu temsilen Yatırımcıları Koruma Fonu'nun müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunduğu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, davacı yan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, ve bu nedenle aleyhlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve taraflarca yapılan yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder. Buna göre, davacının dava açılmasına neden olmadığı, ... 36.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davanın kesinleşmesi üzerine hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamıştır.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT .... maddesine göre, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, davanın konusuz kalması nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde harca esas değeri 73.919.30 TL olarak göstermiş ve bu değer üzerinden harcını ikmal etmiştir. Mahkemece, yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak davacı vekili lehine AAÜT 6. ve .... maddeleri dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenlerle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10589 E. 2018/3106 K.
Ortak:ön inceleme tutanağı · harca esas değer · harcın ikmali · davanın konusuz kalması · yargılama giderlerinden sorumluluk · vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz kararda36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında hisse senetlerinin tüm semereleriyle iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, işbu dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından anılan 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
A....tarafından açılmış olduğu, aracı kurumu «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu'nun müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunduğu, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi mümkün olmadığı, tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, ve bu nedenle aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması» nedeniyle ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında davaya konu edilen hisse senetlerinin iadesine karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması» nedeniyle ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde «harca esas değeri» 69.000.00 TL olarak göstermiş ve bu değer üzerinden «harcını ikmal» etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında davaya konu edilen hisse senetlerinin iadesine karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13551 E. 2018/4638 K.
Ortak:ön inceleme tutanağı · harca esas değer · harcın ikmali · davanın konusuz kalması · vekalet ücreti takdiri · hukuki yarar · yargılama gideri · ek tasfiye · dava şartı
İncelediğiniz karardaA....tarafından açılmış olduğu, aracı kurumu «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu'nun müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunduğu, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi mümkün olmadığı, tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, ve bu nedenle aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir eder.
36.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davanın kesinleşmesi üzerine hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… 03 esas sayılı dosyasının kesinleşmiş olduğu, dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin iade edilmiş olduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu ve iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesinin mümkün olmadığı, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi hükmü ve ilgili Aracı Kurumların Tedrici Tasfiye Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanı …
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir eder.
Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ve Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından açılan davada verilen kararın kesinleşmesi üzerine davacıya ait hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaBankası yönünden dosyanın «tefriki» ile ayrı bir esasa «kaydına» karar verildiği, davacı tarafça 425 TL’nın iade edildiğinin belirtildiği, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10584 E. 2018/3118 K.
Ortak:davanın konusuz kalması · yargılama giderlerinden sorumluluk · vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · hukuki yarar · yargılama gideri · ek tasfiye · vekalet ücreti · dava şartı
İncelediğiniz karardaA....tarafından açılmış olduğu, aracı kurumu «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu'nun müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunduğu, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi mümkün olmadığı, tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, ve bu nedenle aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında hisse senetlerinin tüm semereleriyle iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, işbu dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından anılan 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
36.Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davanın kesinleşmesi üzerine hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve lehine «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… bulunduğu, mahkemece "davalı-karşı davacı yanında fer'i müdahale talebinde bulunanların dava açma ve talepte bulunma haklarının saklı tutulmasına" karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin davacıya iade edilmiş olması da dikkate alındığında, davacının hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı olduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmeyeceği, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi hükmü ve ilgili Yönetmelik gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
… i gözetildiğinde dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta ve rehinli hisse senetlerinin kendisine iadesini talep etmekte haklı olduğu nazara alınarak davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulması ve kendisini vekil ile «temsil» ettiren davacı yararına «vekalet ücretine» hükmolunması gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir eder.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hükmün kesinleşmesi
Benzer bu kararda… bulunduğu, mahkemece "davalı-karşı davacı yanında fer'i müdahale talebinde bulunanların dava açma ve talepte bulunma haklarının saklı tutulmasına" karar verildiği, «hükmün kesinleştiği», davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, kesinleşen karar doğrultusunda hisse senetlerinin davacıya iade edilmiş olması da dikkate alındığında, davacının hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı olduğu, iade nedeniyle konusuz kalan davada davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmeyeceği, Sermaye Piyasası Kanunu 46/B maddesi hükmü ve ilgili Yönetmelik gereğince tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/748 E. 2016/9479 K.
Ortak:ön inceleme tutanağı · davanın konusuz kalması · yargılama giderlerinden sorumluluk · yargılama giderleri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında hisse senetlerinin tüm semereleriyle iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, işbu dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, «hukuki yarar» ve «yargılama giderlerinden sorumluluk» bakımından anılan 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ...
AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması» nedeniyle ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
A....tarafından açılmış olduğu, aracı kurumu «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu'nun müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunduğu, davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, davacı yan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi mümkün olmadığı, tedrici «tasfiye» işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, ve bu nedenle aleyhlerine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… a konusu yapılan hisse senetlerinin yargılama sürecinde davacıya iade edildiği tarafların kabulünde olduğu, dava konusu kalmadığından esas uyuşmazlık hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», ancak davacının da aralarında bulunduğu yatırımcılara ait hisse senetlerinin aracı kurumun borcu için davalı bankaya «rehin» olarak verilmiş olduğu, davacı ve diğer bir kısım yatırımcıların doğrudan bir borçlarının olmadığı, davadan önce davacı tarafından davalı bankaya «ihtarname» keşide edilerek talepte bulunulmasına rağmen bu talebinin reddedildiği, davalının dava açılmasına sebebiyet verildiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olacağı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi ve temettü ödenmesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetlerinin iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacı lehine 1.500,00TL «maktu vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, «davanın konusuz kalması» nedeniyle ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi harç · nispi vekalet ücreti · rehin · maktu vekalet ücreti · ihtarname · harç
Benzer bu kararda… a konusu yapılan hisse senetlerinin yargılama sürecinde davacıya iade edildiği tarafların kabulünde olduğu, dava konusu kalmadığından esas uyuşmazlık hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», ancak davacının da aralarında bulunduğu yatırımcılara ait hisse senetlerinin aracı kurumun borcu için davalı bankaya «rehin» olarak verilmiş olduğu, davacı ve diğer bir kısım yatırımcıların doğrudan bir borçlarının olmadığı, davadan önce davacı tarafından davalı bankaya «ihtarname» keşide edilerek talepte bulunulmasına rağmen bu talebinin reddedildiği, davalının dava açılmasına sebebiyet verildiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olacağı gerekçesiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde harca esas alınacak değeri 511.341.70TL olarak göstermiş ve bu tutar üzerinden «nispi harç» yatırarak dava açmıştır.
Bu durumda AAÜT 6. ve 13. maddeleri uyarınca davacı vekili yararına «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi ve temettü ödenmesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetlerinin iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacı lehine 1.500,00TL «maktu vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10583 E. , 2018/2885 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.06.2016 tarih ve 2014/326-2016/508 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin aracı kurum olan ... Menkul […]...de hesabı bulunduğunu, sermaye piyasasında yatırım yapan bir yatırımcı olduğunu, davalının aracı kuruma kredi vermesi ve karşılığında müvekkilin hisse senetlerini usulsüz olarak rehin aldığını, ... Menkul […]...nin faaliyetlerinin, usulsüz ve mevzuata aykırı işlemleri nedeniyle tedrici tasfiye sürecine alındığını, müvekkilinin nza ve muvafakati bulunmaksızın ve müvekkilin tamamen bilgisi dışında hisse senetlerinin rehnedildiğini, davalıların da bu hisse senetlerini alırken müvekkilin izin ve muvafakatlerini, aracı kurumu yetkilendiren bir sözleşmeyi araştırmadıkları, müvekkile ait hisse senetlerini elinde tutma yetkisi olmayıp, aynen iade etmeleri gerektiğini ileri sürerek davalı bankaya rehnedilen hisse senetlerinin bedelli ve bedelsiz sermaye artırımı ile birlikte aynen iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil bankanın, dava konusu hisse senetlerini, rehin hakkına dayanarak, zilyetliğinde bulundurmasında ve davacıya iade etmekten kaçınmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sonucu beklenen ... 36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 Esas, 2012/30 Karar sayılı dosyasında hisse senetlerinin tüm semereleriyle iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, işbu dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, hukuki yarar ve yargılama giderlerinden sorumluluk bakımından anılan 2011/103 Esas sayılı dosyada davanın ... A....tarafından açılmış olduğu, aracı kurumu temsilen Yatırımcıları Koruma Fonu'nun müstakil bir dava yolu ile değil, bu dava içerisinde karşı dava yoluyla talepte bulunduğu, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, hisse senetlerinin iadesi talebinde haklı bulunduğu, davacı yan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, tedrici tasfiye işlemlerinin Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından resen yürütülmek durumunda olması ve bu kapsamda da hisse senetlerinin iade edilmiş olması karşısında davalı yanın da aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi mümkün olmadığı, taraflarca yapılan giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, ve bu nedenle aleyhlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, aracı kurum müşterisi olan davacıya ait hisse senetlerinin usulsüz şekilde rehnedildiği iddiasına dayalı hisse senetlerinin iadesi istemine ilişkin olup, yargılama devam ederken davacının hisse senetleri iade edildiğinden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve taraflarca yapılan yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesi gereğince hakim, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder. Buna göre, davacının dava açılmasına neden olmadığı, ...
36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davanın kesinleşmesi üzerine hisse senetlerinin iadesine karar verildiği gözetildiğinde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamıştır.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT .... maddesine göre, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. AAÜT 6. maddesine göre de; anlaşmazlık, davanın konusuz kalması nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili dava dilekçesinde harca esas değeri 73.919.30 TL olarak göstermiş ve bu değer üzerinden harcını ikmal etmiştir. Mahkemece, yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak davacı vekili lehine AAÜT 6. ve .... maddeleri dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenlerle temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.04.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava tarihinde yürürlükte bulunan, 4487 sayılı Yasa ile değişik mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 46/A maddesinde "Hakkında tedrici tasfiye veya iflas kararı verilen aracı kurumların ve Bankalar Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla Bakanlar Kurulu kararıyla faaliyetleri durdurulan bu kanunun 50'nci maddesi (a) bendi hükmü kapsamındaki bankaların, yaptıkları sermaye piyasası faaliyetleri ve işlemleri nedeniyle müşterilerine karşı hisse senedi işlemlerinden doğan nakit ödeme ve hisse senedi teslim yükümlülüklerini ve bu kanunun 46/B maddesinde düzenlenen görevleri bu kanunda öngörülen esaslara göre yerine getirmek ve tasfiye giderlerini karşılamak amacıyla tüzel kişiliği haiz Yatırımcıları Koruma Fonu kurulduğu, bütün aracı kuruluşların bu fona katılmak zorunda oldukları..." düzenlenmiştir.
2499 sayılı Yasa kapsamında, davacı dava konusu hisse senetleri nedeniyle 05.05.2009 tarihinde Yatırımcıları Koruma Fonuna başvurmuştur.
Fon tarafından, 08.07.2009 tarihinde ... 36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 E. sayılı dosyasında, aynı davalılar aleyhinde, davacı ...'unda içinde bulunduğu tüm hisse senedi sahiplerinin senetlerinin iadesi istemi ile ... Menkul […]...adına dava açılmış, yargılama sonucunda Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleşen 08.03.2012 gün ve 2012/30 sayılı kararla hisse senetlerinin tüm semereleri ile birlikte iadesine karar verilmiş, karar kesinleştikten sonra davacıya ait hisse senetleri ... Menkul Değerler A.Ş. adına Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından davacıya iade edilmiştir.
Temyiz incelemesine konu eldeki dava ise, davacı ... tarafından, ...
36. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 esas sayılı dosyası derdest iken, ....09.2009 tarihinde açılmıştır.
Bilindiği üzere, davacının dava hakkına sahip olması yeterli değildir. Bundan başka davanın açılmasında hukuki bir yararında bulunması gerekir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı HUMK'da hukuki yarar ile ilgili bir düzenleme bulunmamakla birlikte Yargıtay uygulamasında hukuki yararın dava şartı olduğu hususu istikrar kazanmış, nitekim yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK 114/h maddesinde hukuki yararın bulunması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının 05.05.2009 tarihinde Yatırımcıları Koruma Fonuna başvurusu üzerine, Fon tarafından, davacının hisse senetlerini elinde bulundurmakta iken davalıya rehin veren ... Menkul Değerler A.Ş. adına davacının hisse senetlerinin tüm fer'ileri ile birlikte iadesi istemi ile ... 36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 esas sayılı dosyasında dava açılmıştır.
Eldeki davada aynı istekle daha sonra ....09.2009 tarihinde davacı tarafından ikame edilmiştir.
... 36 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/103 esas sayılı, davacının aynı isteklerini içeren davanın varlığına rağmen, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.
Bu halde eldeki davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de temyiz edenin sıfatı nedeni ile kararın bozulması mümkün değildir.
Davacıya ait aynı hisse senetleri ile ilgili ...
36. Asliye Ticaret Mahkemesince, davacının kanuni halefi olan Yatırımcıyı Koruma Fonu lehine nisbi vekalet ücretine zaten hükmedilmiş olup, davacı ile fon arasındaki iç ilişkinin gözardı edilmesi suretiyle sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi, aynı ihtilaf nedeniyle aynı davalının mükerrer nisbi vekalet ücreti ödemesine sebep olacaktır.
Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kararın bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/421044400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz