Şirketin feshi ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12705 E. 2016/9603 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itiraz süresi↗ eksik harç↗ adli yardım talebinin reddi↗ adli yardım talebi↗ muhtıra↗ şirketin feshi↗ adli yardım↗ ihbar olunan↗ tasfiye memuru atanması↗ ara karar↗ kesin süre↗ tasfiye memuru↗ rücu↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ kâr dağıtımı↗ ihbar↗ ihtar↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ harç↗ dosya masrafı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ortakları arasında yargıya intikal eden anlaşmazlıklar bulunduğu, bu nedenle şirketin gayri faal bir konuma geldiği, ortakların bir araya gelemedikleri, şirketin amacını gerçekleştirme olanağının kalmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile .... Tic. Ltd. Şti'nin fesih ve tasfiyesine, davalı şirkete tasfiye memuru olarak mali müşavir Burhan Gülerman'ın resen atanmasına, tasfiye memuruna masraflar hariç olmak üzere aylık 500,00 TL ücret takdirine, bu ücretin davacı tarafından karşılanarak tasfiye bilançosunda nazara alınmasına, davacı vekili müvekkili payına düşecek tasfiye payınında hükmen alınmasına karar verilmesini istemiş ise de, tasfiye sonucunda artık mal veya para kaldığında bunların ortaklara dağıtılması işin doğal sonucu olması nedeniyle bu talep yönünden karar verilmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece ek karar ile davalı şirket ve ihbar olunan tarafından süresi içinde eksik harç ve temyiz gideri tamamlanmadığından temyiz talebinin reddine dair verilen karar, davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir.
Dairemizin 10.02.2014 tarih 2014/934 E. 2014/2137 K sayılı ilamı ile davalı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin kanun yoluna ilişkin adli yardım talebinin reddine, mahkemece Dairemizin adli yardım talebinin reddi kararının davalıya ve ihbar olunana tebliği ve sonucuna göre işlem yapmak üzere dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir.
Dairemiz kararına, davalı vekili ve ihbar olunan vekilinin itirazı üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi15.01.2015 tarih 2014/31548 E. 2015/683 K. sayılı ilamı ile ihbar olunan ...’nun itiraz dilekçesinin süre aşımı bakımından reddine, davalı şirketi vekilinin yerinde görülmeyen itirazının HMK’nın 337/2. maddesi gereğince kesin olarak reddine karar verilmiştir.
İhbar olunan vekili anılan karara itiraz dilekçelerinin süresinde olduğu iddiasıyla itiraz etmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 17.04.2015 tarih 2015/9757 E. 2015/10088 K. sayılı ilamı ile ihbar olunan vekilinin itirazının süresinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle Dairenin 15/01/2015 tarih ve 2014/31548 E.-2015/683 K. sayılı kararının ihbar olunan ...'nun itirazının süre aşımından reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilerek itirazın esastan incelenmesine geçilerek itirazın esastan reddine karar verilmiş ve taraflara tebliğ edilmiştir.
Mahkemece davalı ve ihbar olunan vekiline 26.05.2015 tarihli muhtıra çıkarılarak miktarı yazılan temyiz harç ve posta giderlerinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren yedi günlük kesin süre içinde mahkeme veznesine yatırılması, aksi halde temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağı hususunda karar verileceği ihtar olunmuştur.
Davalı şirket vekili gerekli harç ve masrafı yatırmasına rağmen ihbar olunan vekili 11.06.2015 tarihli dilekçesi ile muhtıradan rücu edilmesini, adli yardım talebinin kabul edilmesini ve AYM'ye yaptıkları başvurunun beklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 16.06.2015 tarihli ek karar ile ihbar olunan vekilinin ara karardan rücu talebinin reddine karar verilmiştir.
İhbar olunan vekilinin ek kararın yeniden incelenmesine dair 29.06.2015 tarihli dilekçesi üzerine mahkemece, 01.07.2015 tarihli ek karar ile ihbar olunan ... tarafından temyiz harç ve giderleri yatırılmadığından 06.08.2012 tarihli temyiz talebinin HUMK 432. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
İhbar olunan vekili 01.07.2015 tarihli ek kararı, yine adli yardım talepli olarak temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan ...'nun 01.07.2015 tarihli ek karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davalı şirket ortağı ihbar olunan ...'nun asıl karara yönelik temyizindeki adli yardım talebinin daha önce 6100 sayılı HMK'nın 336/3. maddesi uyarınca Dairemizce incelenip reddedilmesi üzerine yapılan itiraz da HMK'nın 337/2. maddesi uyarınca Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nce incelenip reddedilmekle, ihbar olunan ... vekilince 01.07.2015 tarihli ek karara yönelik adli yardım talepli temyizinde ödeme gücünde yeni ve ciddi bir değişiklik, azalma olduğu ileri sürülmediğine göre adli yardım istemi bakımından yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına ve tüm bu nedenlerle ihbar olunan ... vekilinin 01.07.2015 tarihli ek karara yönelik temyiz istemlerinin reddi ile ek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince dava, haklı nedenlerle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile davalı ... San. Tic. Ltd. Şti'nin fesih ve tasfiyesine, davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş ise de karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da tüzel kişiliğini ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi hükmüne göre, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacaktır.
Bu durum karşısında mahkemece, 6103 sayılı Kanunu'nun 3. ve 6102 sayılı Kanunu'nun 573/1. ile 636/3. maddeleri hükümleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması için, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1206 E. 2019/1660 K.
Ortak:itiraz süresi · eksik harç · adli yardım talebinin reddi · adli yardım talebi · muhtıra · adli yardım · ihbar olunan · ara karar · Şirketin feshi ve tasfiyesi
İncelediğiniz kararda2014/2137 K sayılı ilamı ile davalı vekilinin ve «ihbar olunan» vekilinin kanun yoluna ilişkin «adli yardım talebinin reddine», mahkemece Dairemizin adli yardım talebinin reddi kararının davalıya ve ihbar olunana tebliği ve sonucuna göre işlem yapmak üzere dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir.
Davalı şirket vekili gerekli «harç» ve «masrafı» yatırmasına rağmen «ihbar olunan» vekili 11.06.2015 tarihli dilekçesi ile «muhtıradan» «rücu» edilmesini, «adli yardım talebinin» kabul edilmesini ve AYM'ye yaptıkları başvurunun beklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece ek karar ile davalı şirket ve «ihbar olunan» tarafından süresi içinde «eksik harç» ve temyiz gideri tamamlanmadığından temyiz talebinin reddine dair verilen karar, davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından «adli yardım» talepli olarak temyiz edilmiştir.
Benzer bu kararda2014/2137 K sayılı ilamı ile davalı vekilinin ve «ihbar olunan» vekilinin kanun yoluna ilişkin «adli yardım talebinin reddine», mahkemece Dairemizin adli yardım talebinin reddi kararının davalıya ve ihbar olunana tebliği ve sonucuna göre işlem yapmak üzere dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir.
Davalı şirket vekili gerekli «harç» ve «masrafı» yatırmasına rağmen «ihbar olunan» vekili 11.06.2015 tarihli dilekçesi ile «muhtıradan» «rücu» edilmesini, «adli yardım talebinin» kabul edilmesini ve AYM'ye yaptıkları başvurunun beklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece ek karar ile davalı şirket ve «ihbar olunan» tarafından süresi içinde «eksik harç» ve temyiz gideri tamamlanmadığından temyiz talebinin reddine dair verilen karar, davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından «adli yardım» talepli olarak temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15775 E. 2014/3737 K.
Ortak:şirketin feshi · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaŞti'nin «fesih» ve tasfiyesine, davalı şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiş ise de karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince dava, haklı nedenlerle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda3- Ancak, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8544 E. 2014/16374 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaŞti'nin «fesih» ve tasfiyesine, davalı şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiş ise de karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince dava, haklı nedenlerle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaAnılan bu hüküm uyarınca davalı «limited şirketin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» devam ettirmesi söz konusu olabileceği gibi, yine 6102 sayılı Kanun'un 636/3. maddesi gereğince mahkemece, «fesih» yerine davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına da hükmedilebileceğinden, mahkemece 6103 sayılı Kanun'un 3. ve 6102 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen hükümleri …
Ancak, dava tarihinden önce yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere göre, davalı şirketin 2 ortaklı olduğu, davacının da bunlardan birisi olduğu, yerleşmiş Yargıtay içtihatları uyarınca 2 ortaklı limited ortaklıklarda ortaklardan birisinin ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi davası açamayacağı ancak haklı sebeplerle «şirketin feshini» isteyebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı
Benzer bu karardaDava, haklı nedene dayalı olarak «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ayrılma akçesinin ödenmesi talebine ilişkindir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7525 E. 2015/4819 K.
Ortak:şirketin feshi · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaŞti'nin «fesih» ve tasfiyesine, davalı şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiş ise de karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Şti'nin «fesih» ve tasfiyesine, davalı şirkete «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Burhan Gülerman'ın resen atanmasına, tasfiye memuruna «masraflar» hariç olmak üzere aylık 500,00 TL ücret takdirine, bu ücretin davacı tarafından karşılanarak tasfiye bilançosunda nazara alınmasına, davacı vekili müvekkili payına düşecek tasfiye payınında hükmen alınmasına karar verilmesini istemiş ise de, tasfiye sonucunda artık mal veya para kaldığında bunların ortaklara «dağıtılması» işin doğal sonucu olması nedeniyle bu talep yönünden karar verilmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince dava, haklı nedenlerle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… davalıların aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirket kurarak 6762 sayılı TTK'nın 547. maddesine aykırı davrandıklarını ileri sürdüğü, anılan davada mahkemece «haksız rekabetin» tespitine karar verildiği, 551/2. maddesine göre her ortağın haklı sebeplerle «şirketin feshini» isteyebileceği, davacının muhik sebeplere binaen davayı açtığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, şirketin feshine, «tasfiye memuru atanmasına», fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
… desine aykırı davrandıklarını ileri sürerek, şirket ortaklığından çıkartılmalarına karar verilmesini, ancak bu durumda şirket tek ortaklı hale geleceğinden şirketin «fesih» ve tasfiyesini talep etmiş, mahkemece «şirketin feshi» için muhik sebeplerin bulunduğu gerekçesiyle, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Oysa, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda… davalıların aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirket kurarak 6762 sayılı TTK'nın 547. maddesine aykırı davrandıklarını ileri sürdüğü, anılan davada mahkemece «haksız rekabetin» tespitine karar verildiği, 551/2. maddesine göre her ortağın haklı sebeplerle «şirketin feshini» isteyebileceği, davacının muhik sebeplere binaen davayı açtığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, şirketin feshine, «tasfiye memuru atanmasına», fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/73 E. 2014/11930 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı · Şirketin feshi ve tasfiyesi
İncelediğiniz karardaŞti'nin «fesih» ve tasfiyesine, davalı şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiş ise de karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince dava, haklı nedenlerle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava «limited şirketin feshi» talebine ilişkindir.
Ancak, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi
Benzer bu kararda1- Dava «limited şirketin feshi» talebine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18373 E. 2014/2351 K.
Ortak:şirketin feshi · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · kâr payı · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaŞti'nin «fesih» ve tasfiyesine, davalı şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiş ise de karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Şti'nin «fesih» ve tasfiyesine, davalı şirkete «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Burhan Gülerman'ın resen atanmasına, tasfiye memuruna «masraflar» hariç olmak üzere aylık 500,00 TL ücret takdirine, bu ücretin davacı tarafından karşılanarak tasfiye bilançosunda nazara alınmasına, davacı vekili müvekkili payına düşecek tasfiye payınında hükmen alınmasına karar verilmesini istemiş ise de, tasfiye sonucunda artık mal veya para kaldığında bunların ortaklara «dağıtılması» işin doğal sonucu olması nedeniyle bu talep yönünden karar verilmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince dava, haklı nedenlerle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… edeleyici hareketlerde bulundukları, ortak menfaate aykırı davrandıkları ve bu olaylarda her ikisinin eşit kusurlu olduğu, TTK 549 ve devamı maddelerinde belirtilen «fesih» «sebebinin» oluştuğu ancak tazminat şartları oluşmadığı gerekçesiyle, davalı «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına», tasfiye memuruna 500 TL ücret takdirine, diğer taleplerin reddine davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
2-Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi ile «şirket müdürü» davalının verdiği zararın tazmini istemine ilişkindir.
Şirket müdürü aleyhine açılan tazminat davasının reddine yönelik önceden tesis edilen karar kesinleşmiş, iki ortaklı «limited şirketin», ortaklarının eşit kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürü · dava sebebi
Benzer bu kararda… edeleyici hareketlerde bulundukları, ortak menfaate aykırı davrandıkları ve bu olaylarda her ikisinin eşit kusurlu olduğu, TTK 549 ve devamı maddelerinde belirtilen «fesih» «sebebinin» oluştuğu ancak tazminat şartları oluşmadığı gerekçesiyle, davalı «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına», tasfiye memuruna 500 TL ücret takdirine, diğer taleplerin reddine davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
2-Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi ile «şirket müdürü» davalının verdiği zararın tazmini istemine ilişkindir.
-
Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3214 E. 2013/20243 K.
Ortak:tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaŞti'nin «fesih» ve tasfiyesine, davalı şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiş ise de karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca «limited şirketlerin» tek ortaklı olarak da «tüzel kişiliğini» ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir.
Şti'nin «fesih» ve tasfiyesine, davalı şirkete «tasfiye memuru» olarak mali müşavir Burhan Gülerman'ın resen atanmasına, tasfiye memuruna «masraflar» hariç olmak üzere aylık 500,00 TL ücret takdirine, bu ücretin davacı tarafından karşılanarak tasfiye bilançosunda nazara alınmasına, davacı vekili müvekkili payına düşecek tasfiye payınında hükmen alınmasına karar verilmesini istemiş ise de, tasfiye sonucunda artık mal veya para kaldığında bunların ortaklara «dağıtılması» işin doğal sonucu olması nedeniyle bu talep yönünden karar verilmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince dava, haklı nedenlerle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların davalı şirketten çıkma şartlarının oluştuğu, dört ortaklı «limited şirkette» aynı zamanda üç ortağın çıkmasına izin verilemeyeceği, şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesinin yerinde olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
2- Dava, haklı nedenin varlığına dayalı «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, dört ortaklı «limited şirkette» üç ortağın çıkarılamayacağı kabul edilerek yazılı şekilde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:güven ilişkisi · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaDosya kapsamından davacıların imzalarının kullanılarak «ortaklar kurulu» kararı alındığı, «limited şirket ortakları» arasında bulunması gereken «güven ilişkisinin» zedelendiği anlaşılmaktadır.
2- Dava, haklı nedenin varlığına dayalı «limited şirket ortaklığından» çıkmaya izin verilmesi, olmadığı takdirde şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, 6103 sayılı Kanunun 3. ve 6102 sayılı Kanunun 573/1. maddeleri hükümleri dikkate alınarak, davacıların haklı nedenle davalı ... şirket «ortaklığından çıkma» istemlerinin değerlendirilmesi için kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12705 E. , 2016/9603 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/06/2012 tarih ve 2011/174-2012/377 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/12/2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı şirket temsilcisi asil... ile ihbar olunan ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %50 paya sahip olduğunu, şirket müdürü...'nun uyuşmazlık çıkararak müvekkilini şirketten uzaklaştırdığını ve şirketi kredi ilişkilerinde müşterek ve müteselsilen borçlu konumuna soktuğunu, şirketin vergi, sigorta ve yasal yükümlülüklerini yerine getiremeyip öz sermayesini yitirdiğini, ortaklar arasında güven duygusunun tamamen kaybolduğunu ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye sonunda müvekkili payına düşecek artık payın hükmen alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın kötü niyetle açıldığını, davacının şirket faaliyetlerinden haberdar olduğunu, şirketin feshini gerektirecek bir durum bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ortakları arasında yargıya intikal eden anlaşmazlıklar bulunduğu, bu nedenle şirketin gayri faal bir konuma geldiği, ortakların bir araya gelemedikleri, şirketin amacını gerçekleştirme olanağının kalmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile .... Tic. Ltd. Şti'nin fesih ve tasfiyesine, davalı şirkete tasfiye memuru olarak mali müşavir Burhan Gülerman'ın resen atanmasına, tasfiye memuruna masraflar hariç olmak üzere aylık 500,00 TL ücret takdirine, bu ücretin davacı tarafından karşılanarak tasfiye bilançosunda nazara alınmasına, davacı vekili müvekkili payına düşecek tasfiye payınında hükmen alınmasına karar verilmesini istemiş ise de, tasfiye sonucunda artık mal veya para kaldığında bunların ortaklara dağıtılması işin doğal sonucu olması nedeniyle bu talep yönünden karar verilmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece ek karar ile davalı şirket ve ihbar olunan tarafından süresi içinde eksik harç ve temyiz gideri tamamlanmadığından temyiz talebinin reddine dair verilen karar, davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmiştir.
Dairemizin 10.02.2014 tarih 2014/934 E. 2014/2137 K sayılı ilamı ile davalı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin kanun yoluna ilişkin adli yardım talebinin reddine, mahkemece Dairemizin adli yardım talebinin reddi kararının davalıya ve ihbar olunana tebliği ve sonucuna göre işlem yapmak üzere dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir.
Dairemiz kararına, davalı vekili ve ihbar olunan vekilinin itirazı üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi15.01.2015 tarih 2014/31548 E. 2015/683 K. sayılı ilamı ile ihbar olunan ...’nun itiraz dilekçesinin süre aşımı bakımından reddine, davalı şirketi vekilinin yerinde görülmeyen itirazının HMK’nın 337/2. maddesi gereğince kesin olarak reddine karar verilmiştir.
İhbar olunan vekili anılan karara itiraz dilekçelerinin süresinde olduğu iddiasıyla itiraz etmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 17.04.2015 tarih 2015/9757 E. 2015/10088 K. sayılı ilamı ile ihbar olunan vekilinin itirazının süresinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle Dairenin 15/01/2015 tarih ve 2014/31548 E.-2015/683 K. sayılı kararının ihbar olunan ...'nun itirazının süre aşımından reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilerek itirazın esastan incelenmesine geçilerek itirazın esastan reddine karar verilmiş ve taraflara tebliğ edilmiştir.
Mahkemece davalı ve ihbar olunan vekiline 26.05.2015 tarihli muhtıra çıkarılarak miktarı yazılan temyiz harç ve posta giderlerinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren yedi günlük kesin süre içinde mahkeme veznesine yatırılması, aksi halde temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağı hususunda karar verileceği ihtar olunmuştur.
Davalı şirket vekili gerekli harç ve masrafı yatırmasına rağmen ihbar olunan vekili 11.06.2015 tarihli dilekçesi ile muhtıradan rücu edilmesini, adli yardım talebinin kabul edilmesini ve AYM'ye yaptıkları başvurunun beklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 16.06.2015 tarihli ek karar ile ihbar olunan vekilinin ara karardan rücu talebinin reddine karar verilmiştir.
İhbar olunan vekilinin ek kararın yeniden incelenmesine dair 29.06.2015 tarihli dilekçesi üzerine mahkemece, 01.07.2015 tarihli ek karar ile ihbar olunan ... tarafından temyiz harç ve giderleri yatırılmadığından 06.08.2012 tarihli temyiz talebinin HUMK 432. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
İhbar olunan vekili 01.07.2015 tarihli ek kararı, yine adli yardım talepli olarak temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan ...'nun 01.07.2015 tarihli ek karara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davalı şirket ortağı ihbar olunan ...'nun asıl karara yönelik temyizindeki adli yardım talebinin daha önce 6100 sayılı HMK'nın 336/3. maddesi uyarınca Dairemizce incelenip reddedilmesi üzerine yapılan itiraz da HMK'nın 337/2. maddesi uyarınca Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nce incelenip reddedilmekle, ihbar olunan ... vekilince 01.07.2015 tarihli ek karara yönelik adli yardım talepli temyizinde ödeme gücünde yeni ve ciddi bir değişiklik, azalma olduğu ileri sürülmediğine göre adli yardım istemi bakımından yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına ve tüm bu nedenlerle ihbar olunan ...
vekilinin 01.07.2015 tarihli ek karara yönelik temyiz istemlerinin reddi ile ek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince dava, haklı nedenlerle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile davalı ... San. Tic. Ltd. Şti'nin fesih ve tasfiyesine, davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş ise de karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 573/1. maddesi uyarınca limited şirketlerin tek ortaklı olarak da tüzel kişiliğini ve ticari hayatlarını sürdürmeleri mümkün hale gelmiştir. Aynı Kanun'un 636/3. maddesi hükmüne göre de haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi hükmüne göre, tarafların iradelerinden bağımsız olarak, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, bunlar Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olsalar bile, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulanacaktır.
Bu durum karşısında mahkemece, 6103 sayılı Kanunu'nun 3. ve 6102 sayılı Kanunu'nun 573/1. ile 636/3. maddeleri hükümleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması için, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan ... vekilinin 01.07.2015 tarihli ek karara yönelik temyiz istemlerinin reddi ile ek kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 103,00 TL temyiz başvurma harcı ile 29,20 TL temyiz başvurma harcının temyiz eden ihbar olunandan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/330844000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz