Genel kurul kararlarının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2098 E. 2016/9484 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 420↗ ttk 436/2↗ oydan yoksunluk↗ yönetim kurulu üyelerinin ibrası↗ kar dağıtımı↗ muhalefet şerhi↗ emredici hüküm↗ ibra↗ cy/cy şerhi↗ denetime elverişlilik↗ oy yasağı↗ kâr dağıtımı↗ hukuki yarar↗ geçersizlik↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ teminat↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 25/03/2013 tarihli genel kurul tutanağının 1 nolu bendinde davacıların talebi üzerine finansal tablo ve bütçe müzakeresinin 1 ay sonraya ertelenmesine rağmen yönetim kurulu üyelerinin görevden alındığı ve yenilerinin seçildiği, kararın iptali gerekse de ... 50 ATM'de görülen 2013/166 E.sayılı dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, sözkonusu teminat akçesinin ... İnşat. Turz...A.Ş. ünvanlı dava dışı şirket bilançosunda yer almasının mali tabloların gerçek dışı ve ya usulsuz olduğu sonucunu doğurmayacağı, onaylanan ve geçerli olan bölünme raporu ve sözleşmesi dikkate alındığında, davacıların bu yöndeki iptal istemlerinin yerinde olmadığı; 29/04/2013 tarihli genel kurul toplantısında tamamı ayrıca pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinden ..., ..,. ve ...'ın diğer yönetim kurulu oylarıyla ibra edildiği, ...'ın ise ibra edilmemesine karar verildiği, pay sahibinin oydan yoksunluğu hususunu düzenleyen TTK'nun 436/2.maddesi uyarınca, şirketin yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli, imza yetkisine haiz kişilerin yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamayacakları, davalı şirketin 6 ortağı olup, davacılar da dahil olmak üzere 5 ortağın yönetim kurulu üyesi olduğu, yönetim kurulunda olmayan üyenin sadece ... ve Turistik Tesisler A.Ş. olduğu, ...'ın şirketin ortağı olduğu, ... ve Turistik Tesisler A.Ş'nin temsilcisi olduğu ileri sürülsede, Hüseyin'in yönetim kurulu üyesi olmayan şirketi temsilen oy kullanmalarının mümkün olduğu, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmalarının sonuca etkili olmadığı, ... .'ın kendi ibrasına karşı dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, ayrıca davacıların ilgili karara dair muhalefet şerhlerininde bulunmadığı, keza denetim kurulu üyesinin de ibrasına karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin ibraya ilişkin oy kullanma yasağının denetçiler açısından geçerli olmadığı, kaldı ki buna ilişkin herhangi bir muhalefet de bulunmadığı, iptali istenen 4. maddenin içi boş sadece kapanış maddesi olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince, asıl dava davalı şirketin 25.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan (4) numaralı kararın iptali istemine ilişkindir. Davacılar, davalı şirketin azınlık hisse ortağı olup, genel kurulda finansal tablolar, raporlar ve ibranın TTK 420. maddesi uyarınca ertelenmesini talep etmiş, genel kurul tarafından bu görüşmeler Yasa gereği ertelenmiştir. Ancak, aynı toplantıda mevcut yönetim kurulu üyeleri görevden alınmış ve yeni yönetim kurulu seçimine gidilerek eski yönetim kurulu üyelerinin bir kısmı yeniden yönetim kurulu üyesi olarak seçilmiştir. TTK'nın 413. maddesine göre, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi yılsonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayılır. Bu durumda yılsonu finansal tablolar müzakere edilip genel kurulca kabul edilmediği müddetçe yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve yeniden seçime gidilmesi mümkün olamayacağından asıl davanın kabulü ile 25.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan (4) numaralı kararın iptali gerekirken, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Birleşen dava; davalı şirketin 29.04.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan (2) numaralı finansal tabloların kabulü, (3) numaralı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrası ve (4) numaralı kar dağıtımı kararlarının iptali istemine ilişkindir. Genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyelerinden ... haricindeki diğer üyeler ibra edilmiştir. Ancak davacıların ibra kararına yönelik muhalefet şerhi bulunmasa da, TTK'nın 436. maddesi hükmü emredici olup bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olacağından alınan genel kurul kararı da yok hükmünde olacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436/2. maddesi gereğince, şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. Davalı şirketin altı ortağı bulunup, davacılar da dahil olmak üzere beş ortak yönetim kurulu üyesidir. Yönetim kurulunda temsil edilmeyen ortak sadece ... . ve Turistik Tesisler A.Ş'dir. Davalı şirket yönetim kurulu üyesi olan ...'ın şirketin ortağı ... Turistik Tesisler A.Ş'nin temsilcisi olduğu savunulsa da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436/2. maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri ibra oylamasında oy kullanamayacak olmasına rağmen, yönetim kurulu üyesi olmayan şirketin temsilcisi kendisi yönetim kurulu üyesi olsa dahi yönetim kurulu üyesi olmayan şirketi temsilen ibrada oy kullanması mümkündür. Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda ibra kararında kullanılan oyların sonuca etkili olduğu yönünde görüş bildirilmiş iken, mahkemece aksi yönde karar verilmiş ve kullanılan oyların sonuca etkili olmadığı ifade edilmiştir. Bu durumda, mahkemece yönetim kurulu üyelerinin ibrada oy kullanmalarının sonuca etkili olup olmadığının, her yönetim kurulu üyesi açısından ayrı ayrı ve denetime elverişli olacak şekilde değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak birleşen davanın bu yönden reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11091 E. 2018/4259 K.
Ortak:ibra · hukuki yarar · yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz kararda… zleşmesi dikkate alındığında, davacıların bu yöndeki iptal istemlerinin yerinde olmadığı; 29/04/2013 tarihli genel kurul toplantısında tamamı ayrıca pay sahibi olan «yönetim kurulu» üyelerinden ..., ..,. ve ...'ın diğer yönetim kurulu oylarıyla «ibra» edildiği, ...'ın ise ibra edilmemesine karar verildiği, pay sahibinin «oydan yoksunluğu» hususunu düzenleyen TTK'nun 436/2.maddesi uyarınca, şirketin yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde «görevli», imza «yetkisine» haiz kişilerin «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamayacakları, davalı şirketin 6 ortağı olup, davacılar da «dahil» olmak üzere 5 ortağın yönetim kurulu üyesi olduğu, yönetim kurulunda olmayan üyenin sadece ... ve Turistik Tesisler A.Ş. olduğu, ...'ın şirketin ortağı olduğu, ... ve Turistik Tesisler A.Ş'nin «temsilcisi» olduğu ileri sürülsede, Hüseyin'in yönetim kurulu üyesi olmayan şirketi temsilen oy kullanmalarının mümkün olduğu, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmalarının sonuca etkili olmadığı, ... .'ın kendi ibrasına karşı dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, ayrıca davacıların ilgili karara dair muhalefet şerhlerininde bulunmadığı, keza denetim kurulu üyesinin de ibrasına karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin ibraya ilişkin oy kullanma «yasağının» denetçiler açısından geçerli olmadığı, kaldı ki buna ilişkin herhangi bir muhalefet de bulunmadığı, iptali istenen 4. maddenin içi boş sadece kapanış maddesi olduğ …
Genel kurul kararıyla «yönetim kurulu» üyelerinden ... haricindeki diğer üyeler «ibra» edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436/2. maddesi gereğince, şirket «yönetim kurulu» üyeleriyle yönetimde «görevli» imza «yetkisini» haiz kişiler, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK'nın 413/3. maddesine göre genel kurul, «yönetim kurulu» üyelerini her «olağan genel kurulda» görevden alabilme yetkisi olduğu, yönetim kurulu üyelerinin azli ile yenilerinin seçilmesinin «finansal tabloların müzakeresi» ile bağlı olmadığı, bu nedenle genel kurulun 5., 6. ve 7. maddelerinin iptalini gerektirir bir neden bulunmadığı, 4 numaralı gündem maddesine davacıların «olumsuz» oy kullanmamış olmaları nedeniyle iptal talebinin yerinde olmadığı, 8 numaralı gündem maddesinin iptali bakımından «şirket tasfiyesinin» görüşülmesi teklifinin reddine rağmen bir başka toplantı da görüşülmesinin mümkün olduğundan iptal talebinin yerinde olmadığı, davacı tarafından şirket «malvarlığının» tespitine yarar bilgi ve belgeleri dosyaya «ibraz» edilmediği, varsayıma dayalı tespitin yapılmasının mümkün bulunmadığı ve malvarlığının tespitinde «hukuki yararın» bulunmadığı, şirketin «organsız» kalmadığı ve «kayyum atanmasının» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle 19/07/2014 tarihli «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin şirketin mali durum ve mal varlığı tespitine ilişkin ve şirkette kayyum atanmasına ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla «finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesine» karar verildiği halde buna bağlı konulardan olan «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ilişkin davalı şirketin genel kurul gündeminin 6. maddesinin görüşülmesinin de ertelenmesi gerekirken bu maddenin görüşülerek yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimine karar verilmesi doğru görülmediği gibi dava konusu genel kurul toplantı gündeminin 4. maddesine ilişkin yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin «ibralarına» ilişkin gündem maddesinin de görüşülerek karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin gündemin 4. ve 6. maddelerine yönelik temyiz itirazlarının kabulü il …
Davacılar tarafından genel kurulun 6. maddesinde «yönetim kurulu» üyelerinin seçimi hususu bilançoya bağlı maddelerden sayıldığından finansal tabloların okunması ve müzakeresine ilişkin gündem maddesinin ertelenmesine karar verildiğinden yeni yönetim kurulu üyelerinin seçiminin de ertelenmesi talep edilmiş ancak, genel kurulca yeni «yönetim kurulu üyeliğine» seçim yapılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi · finansal tabloların müzakeresi · erteleme talebi · organsızlık · kayyum atanması · yönetim kurulu üyeliği · şirketin tasfiyesi · malvarlığına ilişkin dava
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK'nın 413/3. maddesine göre genel kurul, «yönetim kurulu» üyelerini her «olağan genel kurulda» görevden alabilme yetkisi olduğu, yönetim kurulu üyelerinin azli ile yenilerinin seçilmesinin «finansal tabloların müzakeresi» ile bağlı olmadığı, bu nedenle genel kurulun 5., 6. ve 7. maddelerinin iptalini gerektirir bir neden bulunmadığı, 4 numaralı gündem maddesine davacıların «olumsuz» oy kullanmamış olmaları nedeniyle iptal talebinin yerinde olmadığı, 8 numaralı gündem maddesinin iptali bakımından «şirket tasfiyesinin» görüşülmesi teklifinin reddine rağmen bir başka toplantı da görüşülmesinin mümkün olduğundan iptal talebinin yerinde olmadığı, davacı tarafından şirket «malvarlığının» tespitine yarar bilgi ve belgeleri dosyaya «ibraz» edilmediği, varsayıma dayalı tespitin yapılmasının mümkün bulunmadığı ve malvarlığının tespitinde «hukuki yararın» bulunmadığı, şirketin «organsız» kalmadığı ve «kayyum atanmasının» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle 19/07/2014 tarihli «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin şirketin mali durum ve mal varlığı tespitine ilişkin ve şirkette kayyum atanmasına ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Davacılar, dava konusu genel kuruldaki, genel kurul tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Yasa'nın 420. maddesi gereğince «finansal tabloların müzakeresi» ile buna bağlı konuların ertelenmesini talep etmiş, davacıların «erteleme talebi» doğrultusunda 2012-2013 yılına ait finansal tabloların okunması ve müzakeresine ilişkin gündemin 5. maddesinin görüşülmesinin 1 ay sonraya ertelenmesine karar verilmiştir.
Dolayısıyla «finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesine» karar verildiği halde buna bağlı konulardan olan «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ilişkin davalı şirketin genel kurul gündeminin 6. maddesinin görüşülmesinin de ertelenmesi gerekirken bu maddenin görüşülerek yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimine karar verilmesi doğru görülmediği gibi dava konusu genel kurul toplantı gündeminin 4. maddesine ilişkin yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin «ibralarına» ilişkin gündem maddesinin de görüşülerek karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin gündemin 4. ve 6. maddelerine yönelik temyiz itirazlarının kabulü il …
Davacılar tarafından genel kurulun 6. maddesinde «yönetim kurulu» üyelerinin seçimi hususu bilançoya bağlı maddelerden sayıldığından finansal tabloların okunması ve müzakeresine ilişkin gündem maddesinin ertelenmesine karar verildiğinden yeni yönetim kurulu üyelerinin seçiminin de ertelenmesi talep edilmiş ancak, genel kurulca yeni «yönetim kurulu üyeliğine» seçim yapılmıştır.
-
Erteleme talebine rağmen bağlı gündem maddelerinde alınan karar yok hükmündedir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/350 E. 2024/3992 K.
Ortak:oydan yoksunluk · muhalefet şerhi · dava şartı
İncelediğiniz kararda… zleşmesi dikkate alındığında, davacıların bu yöndeki iptal istemlerinin yerinde olmadığı; 29/04/2013 tarihli genel kurul toplantısında tamamı ayrıca pay sahibi olan «yönetim kurulu» üyelerinden ..., ..,. ve ...'ın diğer yönetim kurulu oylarıyla «ibra» edildiği, ...'ın ise ibra edilmemesine karar verildiği, pay sahibinin «oydan yoksunluğu» hususunu düzenleyen TTK'nun 436/2.maddesi uyarınca, şirketin yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde «görevli», imza «yetkisine» haiz kişilerin «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamayacakları, davalı şirketin 6 ortağı olup, davacılar da «dahil» olmak üzere 5 ortağın yönetim kurulu üyesi olduğu, yönetim kurulunda olmayan üyenin sadece ... ve Turistik Tesisler A.Ş. olduğu, ...'ın şirketin ortağı olduğu, ... ve Turistik Tesisler A.Ş'nin «temsilcisi» olduğu ileri sürülsede, Hüseyin'in yönetim kurulu üyesi olmayan şirketi temsilen oy kullanmalarının mümkün olduğu, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmalarının sonuca etkili olmadığı, ... .'ın kendi ibrasına karşı dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı, ayrıca davacıların ilgili karara dair muhalefet şerhlerininde bulunmadığı, keza denetim kurulu üyesinin de ibrasına karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin ibraya ilişkin oy kullanma «yasağının» denetçiler açısından geçerli olmadığı, kaldı ki buna ilişkin herhangi bir muhalefet de bulunmadığı, iptali istenen 4. maddenin içi boş sadece kapanış maddesi olduğ …
Ancak davacıların «ibra» kararına yönelik «muhalefet şerhi» bulunmasa da, TTK'nın 436. maddesi hükmü «emredici» olup bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar «geçersiz» olacağından alınan genel kurul kararı da yok hükmünde olacaktır.
Benzer bu kararda… davacılar ... ve ...'nin toplantıda hazır bulunan vekilleri, 5 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi nedeniyle «yönetim kurulu» seçimine ilişkin gündem maddesinin de görüşülmesinin ertelenmesini talep ettikleri, ancak davacıların bu talebi kabul görmeyerek görüşmeye devam edildiği, bunun üzerine davacıların henüz oylamaya geçilmediği sırada bu konuda dava açma haklarını saklı tuttuklarını beyan ettikleri ve muhalefetlerini dile getirdikleri, devamında ise oylamaya geçilerek yönetim kurulu üye seçiminin yapıldığı, 6 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında da aynı şekilde erteleme talebinde bulunmuşlar ise de davacıların bu talebi yerinde görülmeyerek ilgili gündem maddesinin oylamasına geçildiği, davacıların 6 nolu gündem maddesine ilişkin görüşme ile ilgili muhalefetlerini 5 nolu gündem maddesinde olduğu gibi henüz oylama yapılmadan ileri sürdükleri; birleşen davada davacılar ... ve ...'in toplantıda hazır bulunan vekillerinin ise 5 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi nedeniyle yönetim kurulu seçimine ilişkin gündem maddesinin de görüşülmesinin ertelenmesini talep ettiği, ayrıca toplantı başkanlığına yazılı «muhalefet şerhi» «ibraz» ettikleri, devamında ise oylamaya geçilerek yönetim kurulu seçimi yapıldığı, 6 nolu maddenin görüşülmesi sırasında da muhalefetlerini aynı şekilde yazılı ve sözlü olarak ileri sürdükleri ve sonrasında ise 6 nolu gündem maddesi ile ilgili oylamaya geçildiği, birleşen dosya davacıları ... ve ...'in toplantıda hazır bulunan «temsilcilerinin», toplantı sırasında Toplantı Başkanlığına 3 adet dilekçe verdikleri, bunlardan birincisinin finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi için toplantının başında, ikinci dilekçelerinin 5 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında oylamadan önce, üçüncü dilekçelerinin ise 6 nolu gündem maddesinin görüşülmesi sırasında oylamadan önce sunulduğu, dosyada kararın alınmasından sonra yapılmış bir karşı çıkmanın (muhalefet) bulunmadığı, bu durumda «iptal davası» açabilmek için kanunun aradığı alınan kararlara muhalif kalma koşulunun yerine getirilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «muhalefet şerhlerinin» oylamadan sonra sunulduğunu, toplantı katibi tarafından yazılma zamanının hatalı olduğunu, gerçek iradelerin muhalefete ilişkin olduğunu, muhalefet şerhlerinin karar makamınca incelenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «yönetim kurulu» seçimi ile yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma ve rekabet etme izni vermeye ilişkin genel kurul kararlarının, finansal tablolarla bağlantılı konulardan olup olmadığı; buradan varılacak sonuca göre finansal tabloların görüşülmesinin «ertelenmesi talebine» rağmen yönetim kurulu üyesi seçimi ve onlara şirketle işlem yapma ve rekabet etmeye izin verilmesi konularının ertelenen toplantıda görüşülüp karara bağlanması yaptırımının «yokluk» mu yoksa iptal edilebilirlik mi olduğu, ayrıca somut olaydaki «muhalefet şerhlerinin» geçerli olup olmadığı ve toplantı «nisaplarının» sağlanıp sağlanmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi · yokluk
Benzer bu kararda2.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; 19.03.2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında «finansal tabloların müzakeresinin ertelendiğini», bu ertelemenin doğal sonucu olarak «yönetim kurulu» üyeleri seçiminin de ertelenmesi gerektiğini, ancak yönetim kurulu üyelerinin seçimine geçildiğini, yeni yönetimin eski yönetim ile aynı olduğunu, «yönetim kurulunun görevden alınmasının» da seçilmesinin de finansal tabloların müzakeresi ile ilgili olduğunu, finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi halinde yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimin …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «yönetim kurulu» seçimi ile yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma ve rekabet etme izni vermeye ilişkin genel kurul kararlarının, finansal tablolarla bağlantılı konulardan olup olmadığı; buradan varılacak sonuca göre finansal tabloların görüşülmesinin «ertelenmesi talebine» rağmen yönetim kurulu üyesi seçimi ve onlara şirketle işlem yapma ve rekabet etmeye izin verilmesi konularının ertelenen toplantıda görüşülüp karara bağlanması yaptırımının «yokluk» mu yoksa iptal edilebilirlik mi olduğu, ayrıca somut olaydaki «muhalefet şerhlerinin» geçerli olup olmadığı ve toplantı «nisaplarının» sağlanıp sağlanmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2098 E. , 2016/9484 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/06/2015 tarih ve 2014/446-2015/431 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkillerinin davalı şirkette azınlık pay sahibi olduklarını, davalı şirketin 25/03/2013 tarihli genel kurul toplantısında, finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesinin ve ibranın ertelenmesi talepleri doğrultusunda bilanço, yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporları ve diğer finansal tabloların ve ibranın görüşülmesinin ertelenmesine rağmen, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin karar alındığını ve eski yönetim kurulu üyelerinden ..., ... ve ...'ın yeniden üye seçildiklerini, kanuna aykırı seçim yapıldığını ileir sürerek 25/03/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili; usulüne uygun toplanan genel kurulun gündeminde yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin madde olduğunu ve dolayısıyla toplantının ertelenmesi istemine rağmen seçime yönelik karar alınabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada; davacı vekili; davalı şirketin 29/04/2013 tarihli genel kurul toplantısında, finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin bilonçosunda yer alması gereken teminat mektubunun başka bir şirketin bilançosunda yer verildiğini, 2012 yılına ilişkin faaliyet raporu ile denetçi raporunun geçerli olmadığını, bu raporlara dayalı alınan ibra kararının da iptali gerektiğini, bağlantılı olarak kar dağıtımı kararının da alınamayacağını ileri sürerek 29/04/2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir
Davalı vekili; davacı ...'ın kendi ibrasına karşı dava açtığını, hukuki yarar yokluğundan dava şartının yerine getirilmediğini, muhalefet şerhinin yalnızca finansal tablolara ilişkin olduğunu, ibra ve kar dağıtımı kararlarına ilişkin muhalefet şerhi olmadığını, teminat mektubunun "... İnşaat Turizm...A.Ş." bilançosunda yer almasının bölünme işleminden kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 25/03/2013 tarihli genel kurul tutanağının 1 nolu bendinde davacıların talebi üzerine finansal tablo ve bütçe müzakeresinin 1 ay sonraya ertelenmesine rağmen yönetim kurulu üyelerinin görevden alındığı ve yenilerinin seçildiği, kararın iptali gerekse de ... 50 ATM'de görülen 2013/166 E.sayılı dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, sözkonusu teminat akçesinin ... İnşat. Turz...A.Ş. ünvanlı dava dışı şirket bilançosunda yer almasının mali tabloların gerçek dışı ve ya usulsuz olduğu sonucunu doğurmayacağı, onaylanan ve geçerli olan bölünme raporu ve sözleşmesi dikkate alındığında, davacıların bu yöndeki iptal istemlerinin yerinde olmadığı;
29/04/2013 tarihli genel kurul toplantısında tamamı ayrıca pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinden ..., ..,. ve ...'ın diğer yönetim kurulu oylarıyla ibra edildiği, ...'ın ise ibra edilmemesine karar verildiği, pay sahibinin oydan yoksunluğu hususunu düzenleyen TTK'nun 436/2.maddesi uyarınca, şirketin yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli, imza yetkisine haiz kişilerin yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamayacakları, davalı şirketin 6 ortağı olup, davacılar da dahil olmak üzere 5 ortağın yönetim kurulu üyesi olduğu, yönetim kurulunda olmayan üyenin sadece ... ve Turistik Tesisler A.Ş. olduğu, ...'ın şirketin ortağı olduğu, ...
ve Turistik Tesisler A.Ş'nin temsilcisi olduğu ileri sürülsede, Hüseyin'in yönetim kurulu üyesi olmayan şirketi temsilen oy kullanmalarının mümkün olduğu, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmalarının sonuca etkili olmadığı, ... .'ın kendi ibrasına karşı dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, ayrıca davacıların ilgili karara dair muhalefet şerhlerininde bulunmadığı, keza denetim kurulu üyesinin de ibrasına karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin ibraya ilişkin oy kullanma yasağının denetçiler açısından geçerli olmadığı, kaldı ki buna ilişkin herhangi bir muhalefet de bulunmadığı, iptali istenen 4. maddenin içi boş sadece kapanış maddesi olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki (3) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince, asıl dava davalı şirketin 25.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan (4) numaralı kararın iptali istemine ilişkindir. Davacılar, davalı şirketin azınlık hisse ortağı olup, genel kurulda finansal tablolar, raporlar ve ibranın TTK 420. maddesi uyarınca ertelenmesini talep etmiş, genel kurul tarafından bu görüşmeler Yasa gereği ertelenmiştir. Ancak, aynı toplantıda mevcut yönetim kurulu üyeleri görevden alınmış ve yeni yönetim kurulu seçimine gidilerek eski yönetim kurulu üyelerinin bir kısmı yeniden yönetim kurulu üyesi olarak seçilmiştir. TTK'nın 413. maddesine göre, yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları ve yenilerinin seçimi yılsonu finansal tablolarının müzakeresi maddesiyle ilgili sayılır.
Bu durumda yılsonu finansal tablolar müzakere edilip genel kurulca kabul edilmediği müddetçe yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ve yeniden seçime gidilmesi mümkün olamayacağından asıl davanın kabulü ile 25.03.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan (4) numaralı kararın iptali gerekirken, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle asıl davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Birleşen dava; davalı şirketin 29.04.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan (2) numaralı finansal tabloların kabulü, (3) numaralı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrası ve (4) numaralı kar dağıtımı kararlarının iptali istemine ilişkindir. Genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyelerinden ... haricindeki diğer üyeler ibra edilmiştir. Ancak davacıların ibra kararına yönelik muhalefet şerhi bulunmasa da, TTK'nın 436. maddesi hükmü emredici olup bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olacağından alınan genel kurul kararı da yok hükmünde olacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436/2. maddesi gereğince, şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.
Davalı şirketin altı ortağı bulunup, davacılar da dahil olmak üzere beş ortak yönetim kurulu üyesidir. Yönetim kurulunda temsil edilmeyen ortak sadece ... . ve Turistik Tesisler A.Ş'dir. Davalı şirket yönetim kurulu üyesi olan ...'ın şirketin ortağı ... Turistik Tesisler A.Ş'nin temsilcisi olduğu savunulsa da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 436/2. maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri ibra oylamasında oy kullanamayacak olmasına rağmen, yönetim kurulu üyesi olmayan şirketin temsilcisi kendisi yönetim kurulu üyesi olsa dahi yönetim kurulu üyesi olmayan şirketi temsilen ibrada oy kullanması mümkündür. Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda ibra kararında kullanılan oyların sonuca etkili olduğu yönünde görüş bildirilmiş iken, mahkemece aksi yönde karar verilmiş ve kullanılan oyların sonuca etkili olmadığı ifade edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece yönetim kurulu üyelerinin ibrada oy kullanmalarının sonuca etkili olup olmadığının, her yönetim kurulu üyesi açısından ayrı ayrı ve denetime elverişli olacak şekilde değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak birleşen davanın bu yönden reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle asıl davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/330202100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz