Zıya
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15281 E. 2017/813 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zıya↗ saklama yükümlülüğü↗ afet↗ zayi belgesi↗ hasımsız dava↗ delillerin toplanmaması↗ hırsızlık↗ ticari işletme↗ eş rızası↗ zayi↗ ticari defter↗ tacir↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; zayi belgesinin verilebilmesi için anılan belgelerin ve defterlerin hırsızlık neticesinde elden çıkması gerektiği tacirin kendisinden beklenen gerekli özeni göstermesine rağmen bu neticenin gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda ise defter ve faturaların davacının kendi rızası ile mali müşavire teslim edildiği, bu nedenle hırsızlık sonucu defter ve faturalarının zıyaa uğramasının söz konusu olmadığı, ayrıca davacının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle bu sonucun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mali müşavire teslim edilen ticari defterlerin, iade edilmemesi nedeniyle akibeti bilinmeyen davacıya ait ticari defterler hakkında zayi belgesi istemine ilişkindir. TTK 82/7. maddesi "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmünü haizdir. Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle benzer olayların kastedildiği, zıya haline ilişkin sınırlı sayıda bir düzenleme getirilmemesi karşısında davacı tarafından defterlerin mali müşavire rıza ile verildiği, bu nedenle hırsızlık sözkonusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10387 E. 2016/5196 K.
Ortak:zıya · saklama yükümlülüğü · afet · zayi belgesi · hasımsız dava · delillerin toplanmaması · hırsızlık · ticari işletme · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaTTK 82/7. maddesi "Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «zayi» belgesinin verilebilmesi için anılan belgelerin ve «defterlerin» «hırsızlık» neticesinde elden çıkması gerektiği «tacirin» kendisinden beklenen gerekli özeni göstermesine rağmen bu neticenin gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda ise defter ve faturaların davacının kendi «rızası» ile mali müşavire «teslim» edildiği, bu nedenle hırsızlık sonucu defter ve faturalarının «zıyaa» uğramasının söz konusu olmadığı, ayrıca davacının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle bu sonucun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle benzer olayların kastedildiği, «zıya» haline ilişkin sınırlı sayıda bir düzenleme getirilmemesi karşısında davacı tarafından «defterlerin» mali müşavire «rıza» ile verildiği, bu nedenle «hırsızlık» sözkonusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde "Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.
Genel Arşiv Lokasyonu'nun 3. katında bulunan su borusunun patlaması nedeniyle 10.05.2010 «takas» tarihli çeklerin zarar görüp «zayi» olduklarına ilişkin 27.06.2014 tarihli tutanağın tutulduğu, davanın yasal süre zarfında 30.06.2014 tarihinde açıldığı, «zayi belgesi» verilmesi talep edilen çeklerin TTK'nın 82. maddesi uyarınca davacı bankanın «saklamakla yükümlü» olduğu evraklardan olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «tacirini» «saklamakla yükümlü» olduğu «defter» ve belgelerin «zayi nedeniyle iptaline» karar verilebilmesi için zayinin tacirin iradesi dışında gerçekleşen bir olaydan kaynaklanması gerektiği, somut olayda meydana gelen olay nedeniyle tacirin kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle iptal · takas · keşif · denetime elverişlilik · hukuki yarar
Benzer bu karardaBu durum karşısında davacının, dava açmakta «hukuki yararı» bulunduğu gözetilerek davaya ilişkin tüm deliller toplanılıp, gerektiğinde mahallinde «keşif» icra olunup bilirkişi raporu alınarak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken davacının ne suretle kusurlu olduğuna ilişkin karar yerinde «denetime elverişli» bir gerekçeye yer verilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «tacirini» «saklamakla yükümlü» olduğu «defter» ve belgelerin «zayi nedeniyle iptaline» karar verilebilmesi için zayinin tacirin iradesi dışında gerçekleşen bir olaydan kaynaklanması gerektiği, somut olayda meydana gelen olay nedeniyle tacirin kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Genel Arşiv Lokasyonu'nun 3. katında bulunan su borusunun patlaması nedeniyle 10.05.2010 «takas» tarihli çeklerin zarar görüp «zayi» olduklarına ilişkin 27.06.2014 tarihli tutanağın tutulduğu, davanın yasal süre zarfında 30.06.2014 tarihinde açıldığı, «zayi belgesi» verilmesi talep edilen çeklerin TTK'nın 82. maddesi uyarınca davacı bankanın «saklamakla yükümlü» olduğu evraklardan olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13570 E. 2014/19439 K.
Ortak:zıya · saklama yükümlülüğü · afet · zayi belgesi · hasımsız dava · delillerin toplanmaması · hırsızlık · ticari işletme · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaTTK 82/7. maddesi "Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «zayi» belgesinin verilebilmesi için anılan belgelerin ve «defterlerin» «hırsızlık» neticesinde elden çıkması gerektiği «tacirin» kendisinden beklenen gerekli özeni göstermesine rağmen bu neticenin gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda ise defter ve faturaların davacının kendi «rızası» ile mali müşavire «teslim» edildiği, bu nedenle hırsızlık sonucu defter ve faturalarının «zıyaa» uğramasının söz konusu olmadığı, ayrıca davacının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle bu sonucun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle benzer olayların kastedildiği, «zıya» haline ilişkin sınırlı sayıda bir düzenleme getirilmemesi karşısında davacı tarafından «defterlerin» mali müşavire «rıza» ile verildiği, bu nedenle «hırsızlık» sözkonusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTTK 82/7. maddesi "Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.
Dava, su baskını nedeniyle zarar gören davacı şirket «ticari defterleri» hakkında «zayi belgesi» istemine ilişkin olup; dosyadaki fotoğraflar incelendiğinde açıkça davaya konu defterlerin tavandaki borulardan akan su sızıntısı nedeniyle ıslandığı görülmektedir.
Bu dava «hasımsız» açılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya
Benzer bu karardaMadde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle benzer olayların kastedildiği, «zıya» haline ilişkin sınırlı sayıda bir düzenleme getirilmediği karşısında, ilgili yasa hükmünün dar yorumlanmaması gerekirken, mahkemece «ziya» oluşmasına gerekçe olarak gösterilen olayın su baskını niteliği taşımadığı şeklinde dar yorum yapılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gere …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2284 E. 2015/7632 K.
Ortak:zıya · saklama yükümlülüğü · afet · zayi belgesi · hasımsız dava · delillerin toplanmaması · hırsızlık · ticari işletme · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaTTK 82/7. maddesi "Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «zayi» belgesinin verilebilmesi için anılan belgelerin ve «defterlerin» «hırsızlık» neticesinde elden çıkması gerektiği «tacirin» kendisinden beklenen gerekli özeni göstermesine rağmen bu neticenin gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda ise defter ve faturaların davacının kendi «rızası» ile mali müşavire «teslim» edildiği, bu nedenle hırsızlık sonucu defter ve faturalarının «zıyaa» uğramasının söz konusu olmadığı, ayrıca davacının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle bu sonucun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle benzer olayların kastedildiği, «zıya» haline ilişkin sınırlı sayıda bir düzenleme getirilmemesi karşısında davacı tarafından «defterlerin» mali müşavire «rıza» ile verildiği, bu nedenle «hırsızlık» sözkonusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK'nın 82/7 maddesinde ''Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.
Dava, «zayi belgesi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davacının faturaların hangi matbaada basıldığını bilmediğini beyan ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu dava «hasımsız» açılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasdik kararı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… ılan yasal düzenleme gerekse de 274 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca davacının bağlı bulunduğu ilgili vergi dairesi ve noterden davacı tarafa ait «zayi» olduğu belirtilen «defter» ve faturaların «tasdik» edilip edilmediği, faturaların hangi matbaada basıldığı araştırılarak, davacı tarafın «ticari defterlerinin» de zayi olduğunu iddia etmesi karşısında ticari defterler yönünden de inceleme yapılmak suretiyle bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
Zayi belgesi verilmesi | Zayi belgesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10198 E. 2016/4744 K.
Ortak:zıya · saklama yükümlülüğü · afet · zayi belgesi · hasımsız dava · delillerin toplanmaması · hırsızlık · ticari işletme · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaTTK 82/7. maddesi "Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «zayi» belgesinin verilebilmesi için anılan belgelerin ve «defterlerin» «hırsızlık» neticesinde elden çıkması gerektiği «tacirin» kendisinden beklenen gerekli özeni göstermesine rağmen bu neticenin gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda ise defter ve faturaların davacının kendi «rızası» ile mali müşavire «teslim» edildiği, bu nedenle hırsızlık sonucu defter ve faturalarının «zıyaa» uğramasının söz konusu olmadığı, ayrıca davacının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle bu sonucun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle benzer olayların kastedildiği, «zıya» haline ilişkin sınırlı sayıda bir düzenleme getirilmemesi karşısında davacı tarafından «defterlerin» mali müşavire «rıza» ile verildiği, bu nedenle «hırsızlık» sözkonusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK'nın 82/7 madde ve fıkrasında "Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.
2- Dava, «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu dava «hasımsız» açılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş bölümü
Benzer bu karardaMahkeme gerekli gördüğü «delillerin toplanmasını» da emredebilir." hükmü düzenlenmiş olup, davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen «defter» ve belgeler yönünden işbu defter ve belgelerin muhafazası için iş yerinde ayrı bir «bölüm» tahsis edildiğine göre, iş yerinin başka bir yerinde meydana gelen yangının arşiv bölümüne sirayet etmesinin davacının basiretli bir «tacir» olmanın gerektirdiği özeni göstermediği anlamına gelmeyeceğinden ve somut olay da dava konusu defter ve belgeler davacının iş yerinde olup, çıkan yangın nedeniyle «zayi» olduğundan, mahkemece yazılı gerekçe ile işbu defter ve belgeler yönünden de davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Zayi belgesi | Ticari defter ve belgelerin zayi olduğunun tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15477 E. 2017/2693 K.
Ortak:zıya · saklama yükümlülüğü · afet · zayi belgesi · hırsızlık · ticari işletme · zayi · ticari defter · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaTTK 82/7. maddesi "Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «zayi» belgesinin verilebilmesi için anılan belgelerin ve «defterlerin» «hırsızlık» neticesinde elden çıkması gerektiği «tacirin» kendisinden beklenen gerekli özeni göstermesine rağmen bu neticenin gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda ise defter ve faturaların davacının kendi «rızası» ile mali müşavire «teslim» edildiği, bu nedenle hırsızlık sonucu defter ve faturalarının «zıyaa» uğramasının söz konusu olmadığı, ayrıca davacının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle bu sonucun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, mali müşavire «teslim» edilen «ticari defterlerin», iade edilmemesi nedeniyle akibeti bilinmeyen davacıya ait ticari defterler hakkında «zayi belgesi» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaYasa'nın 82/7 fıkrasında ''«tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.'' hükmü yer aldığı, somut olayda davacı defter ve belgelerin bulunduğu binanın yöneticisi tarafından haber verilmesi üzerine bu adrese gittiklerini ve yöneticinin katılımı ile defter ve belgelerin bulunduğu katın su bastığına dair tutanak tanzim edildiği, bu durumda yasanın 82/7 fıkrasında sayılan sebepler tahdidi olmadığı gibi açıkça su baskını halinde «zayi belgesi» istenilebileceği belirtilmiş olduğu, davanın şüpheli bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi veya beyanın bulunmadığı gözetilerek mahkemece inceleme yapılarak hakk …
Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava «zayi belgesi» istemine ilişkin olduğu, yapılan «keşif» sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre hakkında zayi belgesi istenen belgeler arasında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile TTK ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında tutulması ve saklanması zorunlu olan «ticari defter» ve diğer kayıt ve belgelerin bulunmadığına ilişkin rapor verildiği, davacının belgelerin ne zaman zayii olduğunu ispatlayamadığı, bu talebin TTK'nın 82. maddesi ka …
1- Dava, 6102 sayılı TTK'nin 82. maddesi gereğince, «ticari defter» ve belgelerin «zayi» olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece «zayi belgesi» istenilebilecek durumun oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif
Benzer bu karardaMahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava «zayi belgesi» istemine ilişkin olduğu, yapılan «keşif» sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre hakkında zayi belgesi istenen belgeler arasında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile TTK ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında tutulması ve saklanması zorunlu olan «ticari defter» ve diğer kayıt ve belgelerin bulunmadığına ilişkin rapor verildiği, davacının belgelerin ne zaman zayii olduğunu ispatlayamadığı, bu talebin TTK'nın 82. maddesi ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/520 E. 2015/5544 K.
Ortak:zıya · saklama yükümlülüğü · afet · zayi belgesi · hırsızlık · ticari işletme · zayi · tacir · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaTTK 82/7. maddesi "Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «zayi» belgesinin verilebilmesi için anılan belgelerin ve «defterlerin» «hırsızlık» neticesinde elden çıkması gerektiği «tacirin» kendisinden beklenen gerekli özeni göstermesine rağmen bu neticenin gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda ise defter ve faturaların davacının kendi «rızası» ile mali müşavire «teslim» edildiği, bu nedenle hırsızlık sonucu defter ve faturalarının «zıyaa» uğramasının söz konusu olmadığı, ayrıca davacının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle bu sonucun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, mali müşavire «teslim» edilen «ticari defterlerin», iade edilmemesi nedeniyle akibeti bilinmeyen davacıya ait ticari defterler hakkında «zayi belgesi» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 82/7'nci maddesinde "Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği" düzenlenmiştir.
2- Dava, davacılara ait bir kısım boş «çek» yapraklarının ve ticari belgelerin çalınması nedeniyle «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde numaralarını belirttiği «çek» sayfalarının yanında sair ticari belgelerinin de «zayi» olduğunu ileri sürüp bu evraklar hakkında «zayi belgesi» verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali davası · çek iptali · kesin süre · keşideci · iptal davası · çek · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «keşidecinin» «çek iptali davası» açma hakkının bulunmadığı, ayrıca somut olayda «zayi» olunduğu iddia edilen çek yapraklarının keşideci tarafından doldurulmamış olmasından çekte bulunması gereken zorunlu unsurların yokluğu nedeniyle çek vasfını kazanamadıkları, bu itibarla somut olayda, dava koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 119/1-ğ bendinde açık bir şekilde talep sonucunun dava dilekçesinde bulunması gerektiği belirtilmiş, aynı maddenin 2'nci fıkrasında da birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkimin davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık «kesin süre» vereceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiştir.
Buna göre mahkemece, hakkında «zayi belgesi» verilmesi istenen sair ticari belgelerin neler olduğunu açıklaması için davacılar vekiline «kesin süre» verilmesi, açıklama yapılması halinde bu belgeler hakkında işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ticari belgeler hakkında da talebin reddi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, davacılara ait bir kısım boş «çek» yapraklarının ve ticari belgelerin çalınması nedeniyle «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15281 E. , 2017/813 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2014 tarih ve 2014/239-2014/349 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkiline ait 2010 yılı vergilendirme döneminde kullanılmış olan yevmiye defteri ve alış ve satış faturalarının iradesi dışında kaybolduğunu, kaybolma olayının 27/05/2014 tarihinde iş yeri tutanağı ile tespit edilmiş olduğunu, 29/05/2014 tarihinde yerel gazetede fatura numaraları belirtilmek suretiyle ilan edildiğini, 2010 yılı vergilendirme döneminde müvekkilinin muhasebe kayıt ve düzeniyle ilgilenmek üzere Mali Müşavir ...'ın yetkilendirilmiş olduğunu, ancak ...'ın o dönem içerisinde sürekli iş yeri değiştirmesi ve ihaleye fesat karıştırma suçu nedeniyle bir süre tutuklu yargılanmış olması gibi sebepler dolayısıyla iş yerinde tedbirsizlik, düzensizlik ve ihmal gösteriyor olması nedenleriyle müvekkili tarafından sözleşme ilişkisinin sonlandırıldığını, dava konusu defter ve belgelerin adı geçen mali müşavir tarafından müvekkiline iade edilmediğini, anılan nedenlerle zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; zayi belgesinin verilebilmesi için anılan belgelerin ve defterlerin hırsızlık neticesinde elden çıkması gerektiği tacirin kendisinden beklenen gerekli özeni göstermesine rağmen bu neticenin gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda ise defter ve faturaların davacının kendi rızası ile mali müşavire teslim edildiği, bu nedenle hırsızlık sonucu defter ve faturalarının zıyaa uğramasının söz konusu olmadığı, ayrıca davacının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle bu sonucun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mali müşavire teslim edilen ticari defterlerin, iade edilmemesi nedeniyle akibeti bilinmeyen davacıya ait ticari defterler hakkında zayi belgesi istemine ilişkindir. TTK 82/7. maddesi "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmünü haizdir. Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle benzer olayların kastedildiği, zıya haline ilişkin sınırlı sayıda bir düzenleme getirilmemesi karşısında davacı tarafından defterlerin mali müşavire rıza ile verildiği, bu nedenle hırsızlık sözkonusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/318182000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz