Zayi belgesi | Ticari defter ve belgelerin zayi olduğunun tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15477 E. 2017/2693 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zıya↗ saklama yükümlülüğü↗ afet↗ zayi belgesi↗ keşif↗ hırsızlık↗ ticari işletme↗ zayi↗ ticari defter↗ tacir↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava zayi belgesi istemine ilişkin olduğu, yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre hakkında zayi belgesi istenen belgeler arasında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile TTK ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında tutulması ve saklanması zorunlu olan ticari defter ve diğer kayıt ve belgelerin bulunmadığına ilişkin rapor verildiği, davacının belgelerin ne zaman zayii olduğunu ispatlayamadığı, bu talebin TTK'nın 82. maddesi kapsamında zayi belgesi istenilecek haller arasında olduğu hususunda şüphe bulunduğu, dava konusu olayda zayi belgesi istenebilecek bir durumun oluşmadığının açıkça anlaşıldığı ve zayi belgesi verilebilecek bir defter ya da belgenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 6102 sayılı TTK'nin 82. maddesi gereğince, ticari defter ve belgelerin zayi olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece zayi belgesi istenilebilecek durumun oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yasa'nın 82/7 fıkrasında ''tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.'' hükmü yer aldığı, somut olayda davacı defter ve belgelerin bulunduğu binanın yöneticisi tarafından haber verilmesi üzerine bu adrese gittiklerini ve yöneticinin katılımı ile defter ve belgelerin bulunduğu katın su bastığına dair tutanak tanzim edildiği, bu durumda yasanın 82/7 fıkrasında sayılan sebepler tahdidi olmadığı gibi açıkça su baskını halinde zayi belgesi istenilebileceği belirtilmiş olduğu, davanın şüpheli bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi veya beyanın bulunmadığı gözetilerek mahkemece inceleme yapılarak hakkında zayi kararı verilebilecek defter ve belgelerin tespiti ile bunlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15281 E. 2017/813 K.
Ortak:zıya · saklama yükümlülüğü · afet · zayi belgesi · hırsızlık · ticari işletme · zayi · ticari defter · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaYasa'nın 82/7 fıkrasında ''«tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.'' hükmü yer aldığı, somut olayda davacı defter ve belgelerin bulunduğu binanın yöneticisi tarafından haber verilmesi üzerine bu adrese gittiklerini ve yöneticinin katılımı ile defter ve belgelerin bulunduğu katın su bastığına dair tutanak tanzim edildiği, bu durumda yasanın 82/7 fıkrasında sayılan sebepler tahdidi olmadığı gibi açıkça su baskını halinde «zayi belgesi» istenilebileceği belirtilmiş olduğu, davanın şüpheli bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi veya beyanın bulunmadığı gözetilerek mahkemece inceleme yapılarak hakk …
Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava «zayi belgesi» istemine ilişkin olduğu, yapılan «keşif» sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre hakkında zayi belgesi istenen belgeler arasında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile TTK ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında tutulması ve saklanması zorunlu olan «ticari defter» ve diğer kayıt ve belgelerin bulunmadığına ilişkin rapor verildiği, davacının belgelerin ne zaman zayii olduğunu ispatlayamadığı, bu talebin TTK'nın 82. maddesi ka …
1- Dava, 6102 sayılı TTK'nin 82. maddesi gereğince, «ticari defter» ve belgelerin «zayi» olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece «zayi belgesi» istenilebilecek durumun oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK 82/7. maddesi "Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «zayi» belgesinin verilebilmesi için anılan belgelerin ve «defterlerin» «hırsızlık» neticesinde elden çıkması gerektiği «tacirin» kendisinden beklenen gerekli özeni göstermesine rağmen bu neticenin gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda ise defter ve faturaların davacının kendi «rızası» ile mali müşavire «teslim» edildiği, bu nedenle hırsızlık sonucu defter ve faturalarının «zıyaa» uğramasının söz konusu olmadığı, ayrıca davacının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle bu sonucun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, mali müşavire «teslim» edilen «ticari defterlerin», iade edilmemesi nedeniyle akibeti bilinmeyen davacıya ait ticari defterler hakkında «zayi belgesi» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasımsız dava · delillerin toplanmaması · eş rızası · teslim
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «zayi» belgesinin verilebilmesi için anılan belgelerin ve «defterlerin» «hırsızlık» neticesinde elden çıkması gerektiği «tacirin» kendisinden beklenen gerekli özeni göstermesine rağmen bu neticenin gerçekleşmesi gerektiği, somut olayda ise defter ve faturaların davacının kendi «rızası» ile mali müşavire «teslim» edildiği, bu nedenle hırsızlık sonucu defter ve faturalarının «zıyaa» uğramasının söz konusu olmadığı, ayrıca davacının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle bu sonucun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, mali müşavire «teslim» edilen «ticari defterlerin», iade edilmemesi nedeniyle akibeti bilinmeyen davacıya ait ticari defterler hakkında «zayi belgesi» istemine ilişkindir.
Bu dava «hasımsız» açılır.
Mahkeme gerekli gördüğü «delillerin toplanmasını» da emredebilir." hükmünü haizdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10387 E. 2016/5196 K.
Ortak:zıya · saklama yükümlülüğü · afet · zayi belgesi · keşif · hırsızlık · ticari işletme · zayi · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaYasa'nın 82/7 fıkrasında ''«tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.'' hükmü yer aldığı, somut olayda davacı defter ve belgelerin bulunduğu binanın yöneticisi tarafından haber verilmesi üzerine bu adrese gittiklerini ve yöneticinin katılımı ile defter ve belgelerin bulunduğu katın su bastığına dair tutanak tanzim edildiği, bu durumda yasanın 82/7 fıkrasında sayılan sebepler tahdidi olmadığı gibi açıkça su baskını halinde «zayi belgesi» istenilebileceği belirtilmiş olduğu, davanın şüpheli bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi veya beyanın bulunmadığı gözetilerek mahkemece inceleme yapılarak hakk …
Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava «zayi belgesi» istemine ilişkin olduğu, yapılan «keşif» sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre hakkında zayi belgesi istenen belgeler arasında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile TTK ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında tutulması ve saklanması zorunlu olan «ticari defter» ve diğer kayıt ve belgelerin bulunmadığına ilişkin rapor verildiği, davacının belgelerin ne zaman zayii olduğunu ispatlayamadığı, bu talebin TTK'nın 82. maddesi ka …
1- Dava, 6102 sayılı TTK'nin 82. maddesi gereğince, «ticari defter» ve belgelerin «zayi» olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece «zayi belgesi» istenilebilecek durumun oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde "Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.
Genel Arşiv Lokasyonu'nun 3. katında bulunan su borusunun patlaması nedeniyle 10.05.2010 «takas» tarihli çeklerin zarar görüp «zayi» olduklarına ilişkin 27.06.2014 tarihli tutanağın tutulduğu, davanın yasal süre zarfında 30.06.2014 tarihinde açıldığı, «zayi belgesi» verilmesi talep edilen çeklerin TTK'nın 82. maddesi uyarınca davacı bankanın «saklamakla yükümlü» olduğu evraklardan olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «tacirini» «saklamakla yükümlü» olduğu «defter» ve belgelerin «zayi nedeniyle iptaline» karar verilebilmesi için zayinin tacirin iradesi dışında gerçekleşen bir olaydan kaynaklanması gerektiği, somut olayda meydana gelen olay nedeniyle tacirin kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle iptal · hasımsız dava · delillerin toplanmaması · takas · denetime elverişlilik · hukuki yarar
Benzer bu karardaBu durum karşısında davacının, dava açmakta «hukuki yararı» bulunduğu gözetilerek davaya ilişkin tüm deliller toplanılıp, gerektiğinde mahallinde «keşif» icra olunup bilirkişi raporu alınarak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken davacının ne suretle kusurlu olduğuna ilişkin karar yerinde «denetime elverişli» bir gerekçeye yer verilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «tacirini» «saklamakla yükümlü» olduğu «defter» ve belgelerin «zayi nedeniyle iptaline» karar verilebilmesi için zayinin tacirin iradesi dışında gerçekleşen bir olaydan kaynaklanması gerektiği, somut olayda meydana gelen olay nedeniyle tacirin kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu dava «hasımsız» açılır.
Mahkeme gerekli gördüğü «delillerin toplanmasını» da emredebilir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/520 E. 2015/5544 K.
Ortak:zıya · saklama yükümlülüğü · afet · zayi belgesi · hırsızlık · ticari işletme · zayi · tacir · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaYasa'nın 82/7 fıkrasında ''«tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.'' hükmü yer aldığı, somut olayda davacı defter ve belgelerin bulunduğu binanın yöneticisi tarafından haber verilmesi üzerine bu adrese gittiklerini ve yöneticinin katılımı ile defter ve belgelerin bulunduğu katın su bastığına dair tutanak tanzim edildiği, bu durumda yasanın 82/7 fıkrasında sayılan sebepler tahdidi olmadığı gibi açıkça su baskını halinde «zayi belgesi» istenilebileceği belirtilmiş olduğu, davanın şüpheli bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi veya beyanın bulunmadığı gözetilerek mahkemece inceleme yapılarak hakk …
Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava «zayi belgesi» istemine ilişkin olduğu, yapılan «keşif» sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre hakkında zayi belgesi istenen belgeler arasında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile TTK ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında tutulması ve saklanması zorunlu olan «ticari defter» ve diğer kayıt ve belgelerin bulunmadığına ilişkin rapor verildiği, davacının belgelerin ne zaman zayii olduğunu ispatlayamadığı, bu talebin TTK'nın 82. maddesi ka …
1- Dava, 6102 sayılı TTK'nin 82. maddesi gereğince, «ticari defter» ve belgelerin «zayi» olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece «zayi belgesi» istenilebilecek durumun oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 82/7'nci maddesinde "Bir «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defterler» ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir «afet» veya «hırsızlık» sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde «zıyaa» uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde «ticari işletmesinin» bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği" düzenlenmiştir.
2- Dava, davacılara ait bir kısım boş «çek» yapraklarının ve ticari belgelerin çalınması nedeniyle «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde numaralarını belirttiği «çek» sayfalarının yanında sair ticari belgelerinin de «zayi» olduğunu ileri sürüp bu evraklar hakkında «zayi belgesi» verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek iptali davası · çek iptali · kesin süre · keşideci · iptal davası · çek · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, «keşidecinin» «çek iptali davası» açma hakkının bulunmadığı, ayrıca somut olayda «zayi» olunduğu iddia edilen çek yapraklarının keşideci tarafından doldurulmamış olmasından çekte bulunması gereken zorunlu unsurların yokluğu nedeniyle çek vasfını kazanamadıkları, bu itibarla somut olayda, dava koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 119/1-ğ bendinde açık bir şekilde talep sonucunun dava dilekçesinde bulunması gerektiği belirtilmiş, aynı maddenin 2'nci fıkrasında da birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkimin davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık «kesin süre» vereceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiştir.
Buna göre mahkemece, hakkında «zayi belgesi» verilmesi istenen sair ticari belgelerin neler olduğunu açıklaması için davacılar vekiline «kesin süre» verilmesi, açıklama yapılması halinde bu belgeler hakkında işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ticari belgeler hakkında da talebin reddi sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, davacılara ait bir kısım boş «çek» yapraklarının ve ticari belgelerin çalınması nedeniyle «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15477 E. , 2017/2693 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/01/2015 tarih ve 2014/973-2015/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin depo/arşiv olarak kiralayıp kullandıkları taşınmazın tavanında bulunan kanalizasyon borularının patlaması nedeniyle su altında kaldığını, bu şekilde bir kısım evrak ve belgelerin zarar gördüğünü, bu durumu 30/10/2014 tarihinde fark ettiklerini iddia ederek ekte sunulan belgeler hakkında zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava zayi belgesi istemine ilişkin olduğu, yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre hakkında zayi belgesi istenen belgeler arasında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile TTK ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında tutulması ve saklanması zorunlu olan ticari defter ve diğer kayıt ve belgelerin bulunmadığına ilişkin rapor verildiği, davacının belgelerin ne zaman zayii olduğunu ispatlayamadığı, bu talebin TTK'nın 82. maddesi kapsamında zayi belgesi istenilecek haller arasında olduğu hususunda şüphe bulunduğu, dava konusu olayda zayi belgesi istenebilecek bir durumun oluşmadığının açıkça anlaşıldığı ve zayi belgesi verilebilecek bir defter ya da belgenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 6102 sayılı TTK'nin 82. maddesi gereğince, ticari defter ve belgelerin zayi olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece zayi belgesi istenilebilecek durumun oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yasa'nın 82/7 fıkrasında ''tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.'' hükmü yer aldığı, somut olayda davacı defter ve belgelerin bulunduğu binanın yöneticisi tarafından haber verilmesi üzerine bu adrese gittiklerini ve yöneticinin katılımı ile defter ve belgelerin bulunduğu katın su bastığına dair tutanak tanzim edildiği, bu durumda yasanın 82/7 fıkrasında sayılan sebepler tahdidi olmadığı gibi açıkça su baskını halinde zayi belgesi istenilebileceği belirtilmiş olduğu, davanın şüpheli bulunduğuna dair dosya içerisinde bilgi veya beyanın bulunmadığı gözetilerek mahkemece inceleme yapılarak hakkında zayi kararı verilebilecek defter ve belgelerin tespiti ile bunlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359424400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz