Limited şirket hisse devri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2911 E. 2020/792 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket hisse devri↗ ticaret sicili tescil ve ilan↗ mazeret↗ yemin teklifi↗ pay devri↗ ticaret sicili tescili↗ yemin↗ ikrar↗ hisse devri↗ pay defteri↗ kesin süre↗ hisse devir sözleşmesi↗ muvafakat↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ ilan↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, limited şirket hisse devir işleminin ticaret siciline tescil ve ilanı istemine ilişkin olduğu, davaya konu hisse devirleri 08.12.2006 tarihinde yapıldığından somut olaya mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinin uygulanması gerektiği, anılan Yasa hükmü uyarınca, limited şirket hisse devrinin gerçekleşmesi için devrin noterde yapılması, esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip ortakların devre muvafakat etmesi ve ayrıca devrin şirket pay defterine işlenmesi gerektiği aksi taktirde pay devrinin şirkete karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi ilgililer arasında dahi hükümsüz olacağı, somut olayda, davacıların verilen kesin süreye rağmen devrin pay defterine işlendiğini ispata yarar delil ibraz etmedikleri, bu nedenle devrin tamamlanması için gerekli işlemlerden biri eksik olduğundan pay devrinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, noterde düzenlenen limited şirket hisse devir sözleşmesi uyarınca şirket hisse devir ve müdür atama kararının tescil ve ilanı istemine ilişkindir. Mahkemece, davacıların verilen kesin süreye rağmen devrin şirket pay defterine işlendiğine ilişkin belgeleri ibraz etmediği, mülga TTK’nın 520. maddesi uyarınca, şirket pay defterine işlenmeyen hisse devrinin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin, şirket pay defterine işlenmeyen hisse devrinin geçerli bir devir olarak kabul edilemeyeceği şeklindeki gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, kural olarak pay defterinin davalı şirket uhdesinde bulunması gerekmekte olup, devrin pay defterine işlenip işlenmediği hususunun da öncelikle pay defterinin celbi suretiyle davalı şirket nezdinde araştırılması gerekir.
6100 sayılı HMK’nın 219. maddesiyle, tarafların kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri ibraz etmek zorunda olduğu düzenleme altına alınmıştır. Aynı Yasa’nın 220. maddesi ise, “İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.” hükmünü haizdir. Bu durumda, mahkemece, devrin pay defterine işlenip işlenmediği hususunun, yukarıda zikredilen yasa hükümlerine göre işlem yapılarak öncelikle davalı şirket pay defterlerinin ibrazının istenilmesi ve sunulması halinde defterler üzerinde inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ispat yüküne yanlış anlam verilerek ve eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2415 E. 2012/8429 K.
Ortak:pay devri · hisse devri · pay defteri · muvafakat · limited şirket · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, «limited şirket» hisse devir işleminin «ticaret siciline tescil» ve «ilanı» istemine ilişkin olduğu, davaya konu hisse devirleri 08.12.2006 tarihinde yapıldığından somut olaya mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinin uygulanması gerektiği, anılan Yasa hükmü uyarınca, «limited şirket hisse devrinin» gerçekleşmesi için devrin noterde yapılması, esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip ortakların devre «muvafakat» etmesi ve ayrıca devrin şirket «pay defterine» işlenmesi gerektiği aksi taktirde «pay devrinin» şirkete karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi ilgililer arasında dahi hükümsüz olacağı, somut olayda, davacıların verilen «kesin süreye» rağmen devrin pay defterine işlendiğini ispata yarar delil «ibraz» etmedikleri, bu nedenle devrin tamamlanması için gerekli işlemlerden biri eksik olduğundan pay devrinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmi …
Mahkemece, davacıların verilen «kesin süreye» rağmen devrin şirket «pay defterine» işlendiğine ilişkin belgeleri «ibraz» etmediği, mülga TTK’nın 520. maddesi uyarınca, şirket pay defterine işlenmeyen «hisse devrinin» geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin, şirket «pay defterine» işlenmeyen «hisse devrinin» geçerli bir devir olarak kabul edilemeyeceği şeklindeki gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının noterde hisselerini Hasan’a 30.11.2009 tarihinde devrettiği halde şirket ortağı olarak gözüktüğü, şirket ortaklarının «hisse devrine» «muvafakat» ettikleri, devrin «pay defterine» işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, şirketin gayri faal olup hiçbir toplantısının yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket» hissesinin mümeyyiz davalıya devredildiğinin tespitine ilişkin olup TTK’nun «emredici» mahiyette bulunan 520.nci maddesi gereğince devrin hüküm ifade edebilmesi için sözleşmenin noterde «tasdiki», ortaklar kurulunun devre «muvafakat» etmesi ve bu devrin şirketin «pay defterine» işlenmiş olması gerekir.
Bu şartlardan birinin bulunmaması halinde, «limited şirket» pay devirlerinde bölünme kuralı geçerli olmadığından «pay devri» ortaklar arasında dahi «geçersizdir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasdik kararı · emredici hüküm · geçersizlik
Benzer bu karardaDava, «limited şirket» hissesinin mümeyyiz davalıya devredildiğinin tespitine ilişkin olup TTK’nun «emredici» mahiyette bulunan 520.nci maddesi gereğince devrin hüküm ifade edebilmesi için sözleşmenin noterde «tasdiki», ortaklar kurulunun devre «muvafakat» etmesi ve bu devrin şirketin «pay defterine» işlenmiş olması gerekir.
Bu şartlardan birinin bulunmaması halinde, «limited şirket» pay devirlerinde bölünme kuralı geçerli olmadığından «pay devri» ortaklar arasında dahi «geçersizdir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12365 E. 2017/648 K.
Ortak:mazeret · yemin teklifi · yemin · ikrar · kesin süre · muvafakat · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, «limited şirket» hisse devir işleminin «ticaret siciline tescil» ve «ilanı» istemine ilişkin olduğu, davaya konu hisse devirleri 08.12.2006 tarihinde yapıldığından somut olaya mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinin uygulanması gerektiği, anılan Yasa hükmü uyarınca, «limited şirket hisse devrinin» gerçekleşmesi için devrin noterde yapılması, esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip ortakların devre «muvafakat» etmesi ve ayrıca devrin şirket «pay defterine» işlenmesi gerektiği aksi taktirde «pay devrinin» şirkete karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi ilgililer arasında dahi hükümsüz olacağı, somut olayda, davacıların verilen «kesin süreye» rağmen devrin pay defterine işlendiğini ispata yarar delil «ibraz» etmedikleri, bu nedenle devrin tamamlanması için gerekli işlemlerden biri eksik olduğundan pay devrinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmi …
Mahkemece, davacıların verilen «kesin süreye» rağmen devrin şirket «pay defterine» işlendiğine ilişkin belgeleri «ibraz» etmediği, mülga TTK’nın 520. maddesi uyarınca, şirket pay defterine işlenmeyen «hisse devrinin» geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Aynı Yasa’nın 220. maddesi ise, “İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin «ibrazı» için «kesin» bir süre verir.
Benzer bu kararda… n belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin «ibrazı» için «kesin» bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin «yemin teklif» edilir. (3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer taraf …
Mahkemece verilen «kesin süre» üzerine davalı tarafça «ticari defter» ve belgeler sunulmamıştır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya turizm hizmeti verdiğini, ancak davalının «cari hesap bakiyesini» ödemediğini iddia ederek dava açtığı, alacağın dayanağının davalı adına düzenlenmiş 13 adet faturadan kaynaklı olup, bu faturaların davalı adına davalı şirketin kurucu ortağı ve yetkilisi Yiğit Bulut'un asistanı olan ... isimli şahsa «teslim» edildiğinin ileri sürüldüğü, davalının davaya cevap vermediği ancak «isticvap» davetiyesi üzerine duruşmaya katılan davalı şirket «tasfiye» memurunun taraflar arasında turizm hizmeti alınmasına dair ticari ilişki bulunmakla birlikte alacağın dayanağını oluşturan faturalar kapsamı hizmetin alınmadığını, ... isminde davalı şirket çalışanı olmadığını beyan ettiği, dosyada toplanan deliller itibariyle ve ...'un kendi beyanı ile davacının dayandığı faturaların teslimine dair 08/05/2008 tarihli belgedeki imza bu şahsa ait olmakla birlikte ...'un davalı şirket çalışanı olmadığı gibi bir an faturaların bu şahsa verilmiş olduğu kabul edilse dahi «faturanın tebliğinin» tek başına hizmetin verildiğini ispata yeterli olmadığı, davacının «fatura» kapsamı hizmetleri verdiğini sunulan deliller itibariyle ispatlayamadığını, davacı vekilince sunulan bila tarihli dilekçe ile fatura içeriklerinin uçak bilet bedelleri, otel konaklamaları gibi hizmetlere ilişkin olması ve bu hizmetlerin davalı şirket vekili Av.... ve ... tarafından kullanılmış olması itibariyle çağrılıp dinlenmeleri talep edilmiş ise de davalı vekilince iddianın genişletilmesine «muvafakat» edilmediği beyan edildiği, bu beyanın kabul edilmediği ve bu nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap bakiyesi · faturanın tebliği · ticari defter ibrazı · isticvap · cari hesap · ticari defter · fatura · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya turizm hizmeti verdiğini, ancak davalının «cari hesap bakiyesini» ödemediğini iddia ederek dava açtığı, alacağın dayanağının davalı adına düzenlenmiş 13 adet faturadan kaynaklı olup, bu faturaların davalı adına davalı şirketin kurucu ortağı ve yetkilisi Yiğit Bulut'un asistanı olan ... isimli şahsa «teslim» edildiğinin ileri sürüldüğü, davalının davaya cevap vermediği ancak «isticvap» davetiyesi üzerine duruşmaya katılan davalı şirket «tasfiye» memurunun taraflar arasında turizm hizmeti alınmasına dair ticari ilişki bulunmakla birlikte alacağın dayanağını oluşturan faturalar kapsamı hizmetin alınmadığını, ... isminde davalı şirket çalışanı olmadığını beyan ettiği, dosyada toplanan deliller itibariyle ve ...'un kendi beyanı ile davacının dayandığı faturaların teslimine dair 08/05/2008 tarihli belgedeki imza bu şahsa ait olmakla birlikte ...'un davalı şirket çalışanı olmadığı gibi bir an faturaların bu şahsa verilmiş olduğu kabul edilse dahi «faturanın tebliğinin» tek başına hizmetin verildiğini ispata yeterli olmadığı, davacının «fatura» kapsamı hizmetleri verdiğini sunulan deliller itibariyle ispatlayamadığını, davacı vekilince sunulan bila tarihli dilekçe ile fatura içeriklerinin uçak bilet bedelleri, otel konaklamaları gibi hizmetlere ilişkin olması ve bu hizmetlerin davalı şirket vekili Av.... ve ... tarafından kullanılmış olması itibariyle çağrılıp dinlenmeleri talep edilmiş ise de davalı vekilince iddianın genişletilmesine «muvafakat» edilmediği beyan edildiği, bu beyanın kabul edilmediği ve bu nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
HMK'nın bu maddesinde, bir tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesinin sonuçları düzenlenmiştir.
Mahkemece verilen «kesin süre» üzerine davalı tarafça «ticari defter» ve belgeler sunulmamıştır.
Davacı tarafın usulüne uygun olarak tuttuğu «ticari defterler» dosyaya sunulmuş ve davaya konu alacağa ilişkin 9 adet faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu bilirkişi raporuyla belirlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1848 E. 2017/4574 K.
Ortak:limited şirket hisse devri · pay devri · ticaret sicili tescili · hisse devri · pay defteri · muvafakat · limited şirket · ticaret sicili
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, «limited şirket» hisse devir işleminin «ticaret siciline tescil» ve «ilanı» istemine ilişkin olduğu, davaya konu hisse devirleri 08.12.2006 tarihinde yapıldığından somut olaya mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinin uygulanması gerektiği, anılan Yasa hükmü uyarınca, «limited şirket hisse devrinin» gerçekleşmesi için devrin noterde yapılması, esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip ortakların devre «muvafakat» etmesi ve ayrıca devrin şirket «pay defterine» işlenmesi gerektiği aksi taktirde «pay devrinin» şirkete karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi ilgililer arasında dahi hükümsüz olacağı, somut olayda, davacıların verilen «kesin süreye» rağmen devrin pay defterine işlendiğini ispata yarar delil «ibraz» etmedikleri, bu nedenle devrin tamamlanması için gerekli işlemlerden biri eksik olduğundan pay devrinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmi …
Mahkemece, davacıların verilen «kesin süreye» rağmen devrin şirket «pay defterine» işlendiğine ilişkin belgeleri «ibraz» etmediği, mülga TTK’nın 520. maddesi uyarınca, şirket pay defterine işlenmeyen «hisse devrinin» geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin, şirket «pay defterine» işlenmeyen «hisse devrinin» geçerli bir devir olarak kabul edilemeyeceği şeklindeki gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaDava, «limited şirket» hisse devir işleminin «ticaret siciline tescil» ve «ilanına» ilişkin olup, «limited şirket hisse devri» 24.05.2010 günü yapılmış olduğundan somut olayda 6762 sayılı TTK 520. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
520’ye göre «limited şirket hisse devrinin» gerçekleşmesi için devrin noterde yapılması, esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip ortakların dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve ayrıca devrin şirket «pay defterine» işlenmesi gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava ve birleşen dava davacılarının davalı şirketteki hisselerini «hisse devri sözleşmelerine» istinaden davalı ...'a satıp bedellerini de almak suretiyle devrettikleri, durumun 17/06/2010 tarihinde karar «defterine» kaydedildiği ve aynı gün alınan «ortaklar kurulu» kararı ile davalı ...'ın 5 yıl süre ile «şirket müdürü» seçildiği, ortaklık «payı» devri sözleşmelerinin TTK'nın 595.maddesindeki şekle uygun yapıldığı, hisseleri devreden ortakların tamamının devir keyfiyetinin «pay defterine kayıt» ve ilgili yerlere tescili için adı geçen davalıya «yetki» verdikleri ve «muvafakat» ettikleri, 17/06/2010 tarihli ortaklar kurulu kararından itibaren 3 aylık red süresinin de geçmiş bulunduğu, davalı ...'ın dava dışı ...'ın davacılarla işbirliği i …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine kayıt · hisse devri sözleşmesi · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · kâr payı · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava ve birleşen dava davacılarının davalı şirketteki hisselerini «hisse devri sözleşmelerine» istinaden davalı ...'a satıp bedellerini de almak suretiyle devrettikleri, durumun 17/06/2010 tarihinde karar «defterine» kaydedildiği ve aynı gün alınan «ortaklar kurulu» kararı ile davalı ...'ın 5 yıl süre ile «şirket müdürü» seçildiği, ortaklık «payı» devri sözleşmelerinin TTK'nın 595.maddesindeki şekle uygun yapıldığı, hisseleri devreden ortakların tamamının devir keyfiyetinin «pay defterine kayıt» ve ilgili yerlere tescili için adı geçen davalıya «yetki» verdikleri ve «muvafakat» ettikleri, 17/06/2010 tarihli ortaklar kurulu kararından itibaren 3 aylık red süresinin de geçmiş bulunduğu, davalı ...'ın dava dışı ...'ın davacılarla işbirliği i …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8772 E. 2014/15965 K.
Ortak:limited şirket hisse devri · pay devri · ticaret sicili tescili · hisse devri · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · muvafakat · limited şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, «limited şirket» hisse devir işleminin «ticaret siciline tescil» ve «ilanı» istemine ilişkin olduğu, davaya konu hisse devirleri 08.12.2006 tarihinde yapıldığından somut olaya mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinin uygulanması gerektiği, anılan Yasa hükmü uyarınca, «limited şirket hisse devrinin» gerçekleşmesi için devrin noterde yapılması, esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip ortakların devre «muvafakat» etmesi ve ayrıca devrin şirket «pay defterine» işlenmesi gerektiği aksi taktirde «pay devrinin» şirkete karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi ilgililer arasında dahi hükümsüz olacağı, somut olayda, davacıların verilen «kesin süreye» rağmen devrin pay defterine işlendiğini ispata yarar delil «ibraz» etmedikleri, bu nedenle devrin tamamlanması için gerekli işlemlerden biri eksik olduğundan pay devrinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmi …
Dava, noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» uyarınca şirket hisse devir ve müdür atama kararının tescil ve «ilanı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıların verilen «kesin süreye» rağmen devrin şirket «pay defterine» işlendiğine ilişkin belgeleri «ibraz» etmediği, mülga TTK’nın 520. maddesi uyarınca, şirket pay defterine işlenmeyen «hisse devrinin» geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirket hisse devrinin» gerçekleşmediği ve ortak olunmadığının tespitine ilişkin olup, davacı ile davalılar K..
I.. arasında 19/06/2000 tarihinde noterde «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» yapıldığı, «hisse devrine» yönelik «ortaklar kurulu» kararının 01/10/2003 tarihinde alındığı, hisse devrinin bilahare 06/10/2003 tarihinde ticaret sicilinde tescil ve «ilan» edildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirkete ait ortaklar «pay defteri» «ibraz» edilmediğinden davacının satın aldığı davalı şirkete ait hisselerin ortaklar pay defterine işlenip işlenmediğinin belirlenemediği, davacının, davalı şirkete ait ortaklık hissesini 19/06/2000 tarihinde satın almış olduğu halde davalı şirketin bu «hisse devrini» 01/10/2003 tarihinde tescil ettirdiğini, yapılan bu tescilin 3. şahıslara duyuru mahiyetinde bulunduğu, satın alınan hisse devrinin geçerlilik kazanabilmesi için bunun 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesine göre ortaklar «pay defterine kayıt» edilmesinin gerektiği, bunun kanıtlanmamış olmasından ötürü davacının satın almış olduğu hisse devrinin geçerli olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davacının davalı şirket «ortaklık sıfatını» almamış olduğunun, davacının satın almış olduğu hisse devrinin geçerli olmadığının tespiti ile usulsüz yapılan tescilin iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine kayıt · ortaklık sıfatı · ortaklar kurulu kararı · uyuşmazlık konusu · geçersizlik
Benzer bu karardaDavacı tarafından, devrin «ortaklar kurulu» kararı alınmasından sonra «pay defterine kayıt» edilmediği ve bu nedenle «geçersiz» olduğu iddia edilmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirkete ait ortaklar «pay defteri» «ibraz» edilmediğinden davacının satın aldığı davalı şirkete ait hisselerin ortaklar pay defterine işlenip işlenmediğinin belirlenemediği, davacının, davalı şirkete ait ortaklık hissesini 19/06/2000 tarihinde satın almış olduğu halde davalı şirketin bu «hisse devrini» 01/10/2003 tarihinde tescil ettirdiğini, yapılan bu tescilin 3. şahıslara duyuru mahiyetinde bulunduğu, satın alınan hisse devrinin geçerlilik kazanabilmesi için bunun 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesine göre ortaklar «pay defterine kayıt» edilmesinin gerektiği, bunun kanıtlanmamış olmasından ötürü davacının satın almış olduğu hisse devrinin geçerli olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davacının davalı şirket «ortaklık sıfatını» almamış olduğunun, davacının satın almış olduğu hisse devrinin geçerli olmadığının tespiti ile usulsüz yapılan tescilin iptaline karar verilmiştir.
I.. arasında 19/06/2000 tarihinde noterde «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» yapıldığı, «hisse devrine» yönelik «ortaklar kurulu» kararının 01/10/2003 tarihinde alındığı, hisse devrinin bilahare 06/10/2003 tarihinde ticaret sicilinde tescil ve «ilan» edildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
A.. ise bir kısmını davacıya devretmiş olup, her ikisi de 01/10/2003 tarihli «ortaklar kurulu» kararıyla devre onay vermişlerdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9418 E. 2011/2568 K.
Ortak:limited şirket hisse devri · pay devri · hisse devri · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · muvafakat · limited şirket · ticaret sicili
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, «limited şirket» hisse devir işleminin «ticaret siciline tescil» ve «ilanı» istemine ilişkin olduğu, davaya konu hisse devirleri 08.12.2006 tarihinde yapıldığından somut olaya mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinin uygulanması gerektiği, anılan Yasa hükmü uyarınca, «limited şirket hisse devrinin» gerçekleşmesi için devrin noterde yapılması, esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip ortakların devre «muvafakat» etmesi ve ayrıca devrin şirket «pay defterine» işlenmesi gerektiği aksi taktirde «pay devrinin» şirkete karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi ilgililer arasında dahi hükümsüz olacağı, somut olayda, davacıların verilen «kesin süreye» rağmen devrin pay defterine işlendiğini ispata yarar delil «ibraz» etmedikleri, bu nedenle devrin tamamlanması için gerekli işlemlerden biri eksik olduğundan pay devrinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmi …
Dava, noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» uyarınca şirket hisse devir ve müdür atama kararının tescil ve «ilanı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıların verilen «kesin süreye» rağmen devrin şirket «pay defterine» işlendiğine ilişkin belgeleri «ibraz» etmediği, mülga TTK’nın 520. maddesi uyarınca, şirket pay defterine işlenmeyen «hisse devrinin» geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK’nun 520 nci maddesinde «limited şirket» «payının» devir koşulları düzenlenmektedir.Buna göre bir payın devri şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek koşulu ile hüküm ifade eder.Devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için de ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması gereklidir.Bu hususların tamamı yerine getirilmediği takdirde devir işlemi şirkete karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi «pay defterine kayıt» işleminin yerine getirilmemiş olması halinde bu husustaki eksikliğin dava yoluyla da giderilmesi mümkün değildir.Somut olayda, davacı «hisse devri» işleminin tescilini istemiş ise de sadece «hisse devir sözleşmesini» «ibraz» etmiş, devir işleminin tamamlanması için gerekli «ortaklar kurulu» kararı ve pay defterine kayıt işlemlerinin de yerine getirilmiş olduğunu iddia etmediği gibi bu konudaki delillerini de sunmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «hisse devrine» ilişkin işlemin davalı şirket tarafından kabul edildiğinin bildirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ay-Ten Kağıt Pazarlama Matbaacılık San.Tic.Ltd.Şti.’ndeki 25,00 YTL’lik hak ve hissenin davacı tarafından davalı ...’a satıldığından «pay devrinin» tespitine, «pay defterine» yazılmasına ve «ticaret sicil» gazetesinde tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket hisse devri» işleminin tescili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine kayıt · kabul beyanı · pay defteri kaydı · ortaklar kurulu kararı · kâr payı · cy/cy kaydı · temsil
Benzer bu karardaDavalı şirket «temsilcisinin» soyut olarak devir işlemini kabul ettiğini bildirmesi ile mahkemece devir işleminin gerçekleştiği kabul edilmiş ise de devir işleminin gerçekleşmesi için bu konuda alınmış bulunan «ortaklar kurulu» kararı ile bu hususun «pay defterine kaydına» ilişkin delillerin de «ibrazı» gerekmektedir.Bir başka anlatımla, «kabul beyanının» delillerle desteklenmiş olması gerekir.
TTK’nun 520 nci maddesinde «limited şirket» «payının» devir koşulları düzenlenmektedir.Buna göre bir payın devri şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve «pay defterine» kaydedilmek koşulu ile hüküm ifade eder.Devir hususunun pay defterine kaydedilebilmesi için de ortaklardan en az dörtte üçünün devre «muvafakat» etmesi ve bunların esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olması gereklidir.Bu hususların tamamı yerine getirilmediği takdirde devir işlemi şirkete karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi «pay defterine kayıt» işleminin yerine getirilmemiş olması halinde bu husustaki eksikliğin dava yoluyla da giderilmesi mümkün değildir.Somut olayda, davacı «hisse devri» işleminin tescilini istemiş ise de sadece «hisse devir sözleşmesini» «ibraz» etmiş, devir işleminin tamamlanması için gerekli «ortaklar kurulu» kararı ve pay defterine kayıt işlemlerinin de yerine getirilmiş olduğunu iddia etmediği gibi bu konudaki delillerini de sunmamıştır.
Bu nedenle, mahkemece devir işleminin «ortaklar kurulu» tarafından kabul edilip edilmediği ve «pay defterine» işlenip işlenmediği hususlarında tarafların sunacakları delillerin incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu hususlar araştırılmadan «pay devrinin» tespitine karar verilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre de mahkemece verilmesi mümkün olmayan devir işleminin pay defterine yazımına şeklinde karar verilmesi de …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2911 E. , 2020/792 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 13/12/2018 tarih ve 2015/661-2018/873 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olup, müvekkili ...'ün aynı zamanda şirket müdürü olduğunu, 08.12.2006 tarihli noterlik senetleriyle müvekkillerinin davalı şirketteki tüm hisselerini davalı ... ve davalı ...'na devrettiklerini, aynı tarihte yeni ortaklarca davalı şirketin karar defterinde pay devrinin kabulüne ve münferit yetkili şirket müdürü olarak davalı ...'ın atanmasına karar verildiğini, müvekkillerinin davalı ... Sicil Memurluğu'na hisse devrine ilişkin bildirim gönderdiğini, davalılar ... ve ...'nun hisse devir alımını ve şirket müdürlüğü durumunu bu güne kadar Ticaret Sicil Memurluğuna başvurarak tescil ve ilan ettirmediklerini ileri sürerek, müvekkillerinin davalı şirketteki ortaklık kayıtları ile müvekkillerinden ...'ün şirket müdürü kaydının silinmesine/iptal edilmesine, diğer davalılar ...
ile ...'nun davalı şirketin ortakları, davalı ...'ın şirket müdürü olarak tescil ve ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... mirasçıları davalılar ... ve Hava Uyan, mirasın reddi kararı aldıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, limited şirket hisse devir işleminin ticaret siciline tescil ve ilanı istemine ilişkin olduğu, davaya konu hisse devirleri 08.12.2006 tarihinde yapıldığından somut olaya mülga 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinin uygulanması gerektiği, anılan Yasa hükmü uyarınca, limited şirket hisse devrinin gerçekleşmesi için devrin noterde yapılması, esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip ortakların devre muvafakat etmesi ve ayrıca devrin şirket pay defterine işlenmesi gerektiği aksi taktirde pay devrinin şirkete karşı hüküm ifade etmeyeceği gibi ilgililer arasında dahi hükümsüz olacağı, somut olayda, davacıların verilen kesin süreye rağmen devrin pay defterine işlendiğini ispata yarar delil ibraz etmedikleri, bu nedenle devrin tamamlanması için gerekli işlemlerden biri eksik olduğundan pay devrinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, noterde düzenlenen limited şirket hisse devir sözleşmesi uyarınca şirket hisse devir ve müdür atama kararının tescil ve ilanı istemine ilişkindir. Mahkemece, davacıların verilen kesin süreye rağmen devrin şirket pay defterine işlendiğine ilişkin belgeleri ibraz etmediği, mülga TTK’nın 520. maddesi uyarınca, şirket pay defterine işlenmeyen hisse devrinin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin, şirket pay defterine işlenmeyen hisse devrinin geçerli bir devir olarak kabul edilemeyeceği şeklindeki gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, kural olarak pay defterinin davalı şirket uhdesinde bulunması gerekmekte olup, devrin pay defterine işlenip işlenmediği hususunun da öncelikle pay defterinin celbi suretiyle davalı şirket nezdinde araştırılması gerekir.
6100 sayılı HMK’nın 219. maddesiyle, tarafların kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri ibraz etmek zorunda olduğu düzenleme altına alınmıştır. Aynı Yasa’nın 220. maddesi ise, “İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.” hükmünü haizdir. Bu durumda, mahkemece, devrin pay defterine işlenip işlenmediği hususunun, yukarıda zikredilen yasa hükümlerine göre işlem yapılarak öncelikle davalı şirket pay defterlerinin ibrazının istenilmesi ve sunulması halinde defterler üzerinde inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ispat yüküne yanlış anlam verilerek ve eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 03/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587400400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz