Bilançonun iptali kesinleşince kâr dağıtmama kararı da iptal edilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/293 E. 2025/2147 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz
★ EmsalHak düşürücü süre
Davacının nitelemesi: Kâr Dağıtmama Kararı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
İlgili meseleler: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı◆ Finansal tablo/bilanço tasdikinin dürüst resim ilkesine aykırılığı◆ İbra oylamasında YK üyelerinin oydan yoksunluğu
Gerekçe özeti
Dürüst resim ilkesine aykırı bulunarak iptaline karar verilen ve bu yönüyle kesinleşen finansal tabloya (bilançoya) dayanan kâr payı dağıtmama kararı da, dayandığı bilançonun geçersizliği nedeniyle iptal edilmelidir; bilançonun gerçeği yansıtmadığının kesinleşmiş olması, ona dayanan sonraki genel kurul kararlarının da hukuki geçerliliğini ortadan kaldırır.
Ele alınan sorunlar
Finansal tabloların (4 nolu karar) ve yönetim kurulu ibrasının (5 nolu karar) iptali → kabul
Gerekçe: Şirket ortaklarına verilen avansların 1400 nolu hesapta takip edilmemesi, avans verilme nedeninin, tahsil edilip edilmediğinin, faiz işletilip işletilmediğinin ortakların anlayacağı biçimde gösterilmemesi nedeniyle finansal tabloların dürüst resim ilkesine aykırı olduğu ve tasdikine ilişkin kararın iptali gerektiği; TTK'nın 436/2. maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişilerin kendi ibralarına ilişkin kararlarda paylarından doğan oy haklarını kullanamayacakları, mevcut oy dağılımı içinde ibra kararının alınamayacağı, ayrıca ibranın dayanağı olan finansal tabloların kabulü kararının iptali nedeniyle de ibraya ilişkin oylamaların TTK 436'ya aykırı olduğu. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Kâr dağıtmama kararının (7 nolu karar) iptali talebi → kabul
İddia: Davacılar vekili, bilirkişi raporuna karşı itirazların değerlendirilmediğini, dağıtılabilir kârın hatalı hesaplandığını, yönetim kurulunun ileri sürdüğü özsermaye yeterliliği gerekçesinin samimi olmadığını, şirketin SPK'nın istediği özsermaye ve ödenmiş sermaye şartlarını fazlasıyla sağladığının kök rapor ve finansal tablolardan anlaşıldığını belirterek 7 nolu kararın iptalini talep etmiştir.
Gerekçe: TTK'nın 514-515. maddelerine ve Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olarak, finansal tabloların anlaşılabilir, ihtiyaca ve işletmenin niteliğine uygun, şeffaf, güvenilir olarak gerçeği dürüst ve aslına sadık surette yansıtması gerekir. TTK 508/2 uyarınca yıllık kâr bilançoya göre belirlenir. Kâr payı dağıtılmamasına ilişkin yetki genel kurulda olmakla birlikte, genel kurul bu yetkisini kanuna, sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun kullanmak zorundadır; kâr payı hakkı pay sahibinin vazgeçilmez bir hakkıdır ve dağıtılabilecek kâr varken kâr dağıtmama gerekçesinin somut gerçeklere dayanması ve bu durumu haklı kılacak nitelikte olması gerekir. Kâr dağıtımına karar verilirken TTK 514-515 ve Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun düzenlenmiş finansal tabloların esas alınması şarttır. Mahkemece, avans hesaplarının usulüne uygun takip edilmemesi nedeniyle dürüst resim ilkesine aykırı bulunan finansal tabloların tasdikine ilişkin karar iptal edilmiş ve bu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Bilançoların gerçeği yansıtmadığının bu şekilde kesinleşmiş olması karşısında, iptal edilen bilançolara dayanan kâr payı dağıtmamaya ilişkin 7 nolu kararın da iptali gerekir; bu kararın iptali talebinin reddedilmesi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Kesinleşmiş bir bilanço/finansal tablo iptalinin, aynı genel kurulda alınan ve o bilançoya dayanan diğer kararları (kâr dağıtmama kararı gibi) da iptale zorunlu kıldığı yönünde ilkesel bir kural içermesi nedeniyle emsal değer taşır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- 6102 sayılı TTK'nın 445. maddesi hükmüne göre; kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açılabilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ dürüst resim ilkesi↗ finansal tabloların tasdiki↗ kâr payı dağıtmama kararı↗ yönetim kurulu ibrası↗ TTK 436/2 oy yasağı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/293
KARAR NO 2025/2147
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/10/2022
NUMARASI 2020/494 Esas - 2022/620 Karar
DAVA
Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ 21/09/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/12/2025
Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkillerinin davalı şirkette %39 oranda pay sahibi olduklarını, 22/06/2020 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantısında 4 nolu gündem maddesi ile finansal tabloların müzakere edildiğini, finansal tablolarda ilişkişli kişiler avans hesabında görünmesi ve yıl sonlarında kapatılırken adatlandırılması gereken işlemlerin finansal raporlarda gizlenmesi nedeniyle finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını, ayrıca ilişkili kişi ...'nun oylamaya katılmaması gerektiğini,alınan kararın batıl olduğunu, toplantının 5. nolu gündem maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibralarına dair oy çokluğu ile karar alınmış ise de yönetim kurulu üyelerinin kendileri ve diğerlerinin ibrasında oy kullanamayacağını, gündemde sermaye artırımı olmadığı halde kârın dağıtılmamasına ilişkin 7 nolu kararın iptaline karar verilmesi gerektiğini, 2019 yılında özellikle yönetim kurulu başkanı ...
tarafından kasıtlı olarak yasal mevzuat ve esas sözleşme ihlal edilerek şirketin ve pay sahiplerinin ciddi anlamda zarara uğratıldığını, avans hesaplarından faizsiz para kullandığını, eşinden etik kurallara aykırı olarak hukuk danışmanı ve avukatı sıfatıyla hizmet alımı yaptığını, yönetim kurulunun buna göz yumduğunu belirterek 22/06/2020 tarihli 2019 yılı olağan genel kurulda alınan 4, 5 ve 7 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacıların ...'nun müvekkili şirkete kanuna aykırı şekilde borçlandığı şikayeti ile başlayan İstanbul CBS'nin 2019/85702 Hz No'lu dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini,şirketin kuruluşundan beri faiz uygulaması olmadığından 4 nolu kararın iptalinin mümkün olmadığını, 5 nolu maddede yönetim kurulu üyelerinin yalnızca diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullandığını şirketin geniş yetkili aracı kurum olabilmesi için kâr dağıtılmaması kararının iptalini talep etmelerinin şirket menfaatine uygun olmadığını, ortaklık hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, genel kurul iradesine aykırı olarak 7 nolu maddenin iptaline karar verilemeyeceğini, davacıların pay oranının toplantı ve karar yeter sayısına etkili olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; "Finansal tabloların okunması, müzakeresi ve tasdiki"ne ilişkin 4 nolu karara ilişkin olarak; şirket ortaklarına verilen avansların 1400 nolu hesapta takip edilmediği, neden avans verildiğinin, tahsil edilip edilmediği, faiz işletilip işletilmediğinin ortaklar tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığı, finansal tabloların dürüst resim ilkesine aykırı olması nedeniyle finansal tabloların tasdiki kararının iptali gerektiği, TTK'nın 436/2. maddesi gereğince şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişilerin, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamayacakları, her bir yönetim kurulu üyesinin ilgili yıla ilişkin ibra oylaması ayrı ayrı incelendiğinde mevcut oy dağılımı içinde ibra kararının alınamayacağı, ayrıca ibranın dayanağı olan finansal tabloların kabulü kararının iptali nedeniyle 2019 yılı faaliyetleri için ibraya ilişkin oylamaların TTK'nın 436.
maddesine aykırı olduğu, genel kurul toplantı tutanağındaki 7 nolu karara ilişkin olarak geniş yetkili aracı kurum statüsü kazanabilmek için 2019 yılı kârını dağıtmayarak yedek akçelere eklenmesi ve bu suretle şirketin öz sermayesinin korunmasının ve güçlendirilmesinin hedeflenmesinde haklı sebep bulunduğu, nitekim bu genel kuruldan sonra yapılan 13.11.2020 tarihli olağanüstü genecl kurulda öz kaynakların da dahil edilerek sermaye artırımına gidildiği, pay sahiplerine bedelsiz pay verildiği, davacının bu konudaki iptal sebebinin varid olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 22.06.2020 tarihli 4 ve 5 nolu genel kurul kararının iptaline, 7 nolu kararın iptali talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili; bilirkişi raporuna karşı itirazların değerlendirilmediği gibi mahkemece de dikkate alınmadığını, yönetim kurulu üyesi genel müdür ve genel müdür yardımcılarının 385.450,03-TL ek ödemeden pay aldıkları göz önüne alındığında ek raporun 8. sayfasındaki kanaatin son derece hatalı olduğunu,şirketin dağıtılabilir karının hatalı olarak 15.118,86-TL olarak hesaplanmış ise de bu miktarın şirket bünyesinde kalmasının ne derece önemli olduğundan bahsedilirken,25 katı tutarında 385.450,03-TL ek ödemeden hiç bahsedilmediğini, genel kurul tarihi itibari ile yürürlükte olan TTK’nın geçici 13. maddesi ve ilgili tebliğ uyarınca kök ve ek raporda yapılan yanlış hesaplamaların düzeltilmediğini, genel kurulda kar dağıtılmamasını talep eden davalı şirket yönetim kurulunun gerekçe olarak ileri sürdüğü şirketin özsermaye yeterliliğini sağlamak amacının samimi ve dürüst olmadığını, gerçekte şirketin SPK tarafından istenen özsermaye şartlarını ve %25 ödenmiş sermaye şartlarını fazlasıyla sağladığının hemi kök rapordaki tespitler hem de şirketin finansal tablolarından anlaşıldığını, hatta 2020 ve 2021 yıllarında 3 aylık düzenlenen finansal raporlar ile şirketin SPK şartlarını misli ile sağladığının bizzat şirketin SPK'ya haftalık verdiği mali veriler ile sabit olduğunu, bilirkişi kurulu tarafından bunların hiçbirinin incelenmediğini,sermaye artırımı yapılmasa dahi davalı şirketin özsermaye ve semaye yeterlilık şartlarını sağlayıp sağlamadığının bilirkişi tarafından mahkemeye bildirmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını, 7 nolu kararın iptalini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Davalı şirketin 2019 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısının yapıldığı 22/06/2020 tarihli genel kurulda 4 nolu gündem maddesi ile alınan finansal tabloların tasdiki, 5 nolu gündem maddesi ile alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrası, 7 nolu gündem maddesi ile alınan kar dağıtmama kararının iptali talep edilmektedir.Mahkemece 4 ve 5 nolu gündem maddesi ile alınan finansal tabloların tasdiki ve yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin genel kurul kararının iptaline, gündemin 7 nolu maddesi ile alınan kar dağıtılmamasına dair kararın iptali talebinin reddine karar verilmiş olup, istinaf başvurusu davanın reddedilen kısmı için davacı tarafından yapılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 445. maddesi hükmüne göre;
kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açılabilir. Dava tarihi itibariyle davanın yasal süresinde olduğu; davacıların kararlara olumsuz oy vererek muhalefetlerini tutanağa geçirttiği hususları dikkate alındığında, dava açma hakları bulunmaktadır.Anonim şirketlerde finansal tabloların TTK'nın 514-515 maddelerine ve Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun,anlaşılabilir, ihtiyaca ve işletmenin niteliğine uygun, şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği, dürüst,aslına sadık surette yansıtmaları gerektiği düzenlenmiştir. TTK'nın 508/2 maddesinde yıllık kârın,bilançoya göre belirleneceği düzenlenmiştir.
Ayrıca anonim şirketlerde kar payı dağıtılmamasına ilişkin yetki genel kurulda olup, genel kurul bu yetkisini kullanırken kanuna, sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun karar almak zorundadır. Her ticaret şirketi gibi limited şirketin nihai amacı kar elde etmek ve bunu dağıtmak olup şirketin kar elde etme ve dağıtma nihai amacından doğan pay sahibinin kar payı hakkı da vazgeçilmez haktır. Bu çerçevede şirketin pay sahiplerine dağıtılabilecek karı bulunuyorken, kar dağıtmama gerekçesinin somut gerçeklere dayanması ve ileri sürülen bu durumun kar payı dağıtılmamasını haklı kılacak nitelikte olması gerekmektedir. Yine kar dağıtımı yapılıp yapılmayacağına karar verilirken TTK'nın 514-515 maddelerine ve Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olarak düzenlenen finansal tabloların esas alınması gerekmektedir.
Mahkemece, şirket ortaklarına verilen avansların 1400 nolu hesapta takip edilmemesi, avans verilme nedeninin, tahsil edilip edilmediğinin, faiz işletilip işletilmediğininin ortakların anlayacağı biçimde gösterilmediği gerekçesiyle dürüst resim ilkesine aykırı olan finansal tabloların tasdikine ilişkin kararın iptaline karar verilmiş, davalı tarafça bu karara karşı istinaf başvurusu yapılmaksızın kesinleşmiştir. Bu durumda anılan düzenlemeler de göz önüne alındığında bilançoların gerçeği yansıtmadığının tespit edilmesi karşısında, iptal edilen bilançolara dayanan kâr payı dağıtmamaya ilişkin 7 nolu kararın da iptali gerekirken 7 nolu karar yönünden davanın reddi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle;
kar dağıtımı yapılmamasına ilişkin 7 nolu karar yönünden de davanın kabulü gerektiğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın kabulüne, davalı şirketin 22.06.2020 tarihinde gerçekleştirilen 2019 yılı olağan genel kurulundaki alınan 4, 5, ve 7 nolu kararların iptaline karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2022 tarih 2020/494 Esas - 2022/620 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, davalı şirketin 22.06.2020 tarihinde gerçekleştirilen 2019 yılı olağan genel kurulundaki alınan 4, 5, ve 7 nolu kararların iptaline," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, davacılar tarafından yatırılan 54,40-TL nin mahsubu ile kalan 561-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacılar tarafça yatırılan 108,80-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacılara verilmesine,Davacılar tarafından sarf edilen 4.950-TL bilirkişi ücreti, 122-TL tebliğ gideri olmak üzere toplam 5.072-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Davacılar vekili için takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine"Yatırılan 359,80-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine,Davacılar tarafından yapılan 118-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287103 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi