6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigortacının rücu talebinde donatan sıfatı ve dürüstlük kuralı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1705 E. 2025/1747 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Davacının nitelemesi: Çatmadan Kaynaklanan Rücu Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir şirketin kurucusu, tek ortağı ve yöneticisi olan kişi, o şirket adına kayıtlı ancak kendisinin şahsi kullanımına tahsis edilmiş ve ticari faaliyeti bulunmayan bir tekneyi kendi adına kullanıyorsa, TTK 1061/2 uyarınca üçüncü kişilerle ilişkilerinde donatan sayılır ve çatma nedeniyle TTK 1288 kapsamında sorumlu tutulur. Ayrıca, şirketin adresini bilebilecek konumda olan bu kişinin, davanın şirkete ihbar edilmesi gerektiğini ileri sürerken adres bilgisini mahkemeden gizlemesi veya mahkemenin araştırmasını beklemesi, MK 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırıdır ve bu savunma husumet itirazını haklı kılmaz.

Ele alınan sorunlar

Görevli mahkeme (tüketici mahkemesi itirazı) → ret

İddia: Davalı, teknenin kullanımının şahsi olduğunu, bu nedenle mahkemenin görevsiz olduğunu ve görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 5/1 uyarınca dava değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir; TTK 5/2 uyarınca HSK tarafından bir veya birkaç asliye ticaret mahkemesi deniz ticaretine ilişkin davalara bakmakla görevlendirilebilir ve bu kapsamda İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi bu şekilde görevlendirilmiştir. Davacı sigorta şirketi ile hasara neden olan tekne bakımından zarar sorumlusu olan davalı arasında tüketici işlemi bulunmadığından, TTK'nın çatma hükümlerinin uygulandığı uyuşmazlıkta mahkeme görevlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davanın tekne maliki şirkete ihbar edilmeden karar verilmesi ve husumet → ret

İddia: Davalı, kazaya neden olan teknenin donatanının kendisi değil dava dışı şirket olduğunu, davanın bu şirkete ihbar edilmesi gerektiğini, ihbar yapılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve kendisine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kazaya neden olan teknenin maliki ABD Delaware'de kurulu şirket olup davalı bu şirketin kurucusu, tek ortağı ve yöneticisidir. Mahkeme, ihbar için davalı vekiline şirketin yurt dışı adresini bildirmesi amacıyla süre vermiş, bildirilen adrese istinabe yapılmış, ancak ABD makamları bu adresin şirkete ait olmadığını ve şirkete ulaşılamadığını bildirmiştir. Yeniden süre verilmesine rağmen davalı vekili şirketin adres bilgisinin yeniden ABD makamlarından istenmesini talep etmiş, bu talep de Adalet Bakanlığınca ABD makamlarının adres araştırma isteklerini karşılamadığı bildirilerek sonuçsuz kalmıştır. Mahkemenin ihbar için çaba sarf etmesine rağmen, şirketin tek ortağı olan davalının şirketin adresini mahkemeye bildirmekten imtina ettiği, ihbar talebinin davayı sonuçsuz bırakma amaçlı olduğu, adres bilgisi kendisinde olduğu halde mahkemece araştırılmasını istediği anlaşılmaktadır. Şirketin, kazaya sebebiyet veren yat sahipliği dışında başkaca ticari faaliyeti bulunmamakta olup tekne, şirket yetkilisi olan davalının şahsi kullanımına tahsis edilmiştir. Davalı sigorta poliçesinde de sigortalı olarak yer almış ve sigortacısı teminat kapsamında verdiği zararı tazmin etmiştir. Şirketin tek ortağı, kurucusu ve yetkilisi olan davalının şahsi kullanımındaki yatın verdiği zararın tazmini gündeme geldiğinde, mahkemece yapılan aramalara rağmen adresi tespit edilemeyen şirkete başvurulması gerektiği yönündeki savunma MK'nın 2. maddesinde tarif edilen dürüstlük kurallarına aykırıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı iddiası → ret

İddia: Davalı, bilirkişi raporunda olayda kusursuz olduğunun ve tekne personeli veya gemici sıfatıyla hareket ettiğine ilişkin bir tespit bulunmadığının açıkça belirtildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 1061/2. maddesi uyarınca kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişi, üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayılır. Davalının donatan şirketin kurucusu ve sigorta ettireni olduğu, teknenin özel tekne niteliğinde olup ticari amaçla kullanılmadığı dikkate alındığında, davalının tekneyi kendi adına kullandığı ve donatan olarak kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. TTK'nın 1288. maddesine göre davalı kusurlu çatma nedeniyle sorumludur; tespit edilen hasar bedeli hasar tarihi itibariyle piyasa rayiçleriyle uyumludur. Davacının, zarara asli kusurlu olarak neden olan teknenin sigortacısından tazmin ettiği zararın dışında kalan tutarı davalıdan talep edebileceği kabul edilmiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Bir teknenin sahibi olan şirketin tek ortağı/kurucusu/yetkilisi konumundaki kişinin, tekneyi şahsi kullanımına tahsis etmiş olması halinde TTK 1061/2 kapsamında donatan sayılacağı ve şirketin adresini gizleyerek ihbar talebinde bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu yönündeki değerlendirme, benzer donatan/husumet uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Deniz ticaretinden doğan uyuşmazlıklarda, TTK 5/1 ve 5/2 uyarınca HSK tarafından bu konuda görevlendirilen asliye ticaret mahkemesi görevlidir; davacı sigorta şirketi ile zarar sorumlusu davalı arasında tüketici işlemi bulunmadığı sürece tüketici mahkemesi görevli değildir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çatma donatan halefiyet rücu itirazın iptali ihbar dürüstlük kuralı TTK 1061/2 TTK 1288

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 5/1TTK 5/2TTK 1061/2TTK 1288TTK 1472TTK 1062 · MK — MK 2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1705

KARAR NO 2025/1747

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/05/2022

NUMARASI 2018/551 Esas - 2022/311 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Çatmadan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 28/12/2018

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/10/2025

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilince düzenlenen tekne sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... isimli 2010 model motor yatın, 08.07.2017 tarihinde Bodrum Palmarina'da rıhtımda bağlı vaziyette iken, davalı ... ...'a ait ... ... adlı motor yatın manevrası sırasında çarpması sonucunda hasarlandığını, sigortalı yatın bağlı bulunduğu Yat Limanı içerisinde konaklayan sigortalı motor yatın uğradığı hasar üzerine, Marina Yönetimi tarafından hazırlanan tutanakda, Satoshı ... teknesinin bağlama noktasına girişi esnasında, teknenin iskele motorunun stop etmesi sonucu sigortalı yata iskele tarafından çarpmak sureti ile hasar verdiğinin tespit edildiğinin belirtildiğini, tutanakta olayla ilgili sorumlu kişinin kaptan ...

olduğunun belirtildiğini, sigortalının hasar ihbarı üzerine müvekkili şirket nezdinde açılan hasar dosyasında görevlendirilen eksperin düzenlediği ekspertiz raporunda, olay ve hasar ile ilgili tespitlerin yapılarak, tazminat tutarının 36.487,95-Euro olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin olay nedeniyle sigortalısına 06.09.2017 tarihinde 152.933,73-TL sigorta tazminatı ödediğini ve TTK 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, ödenen tazminat bakımından zarar sorumlularına karşı rücu hakkının doğduğunu,hasarla ... isimli yelkenli yatın kaptanının kusurlu eylemi arasında illiyet bağı tam olduğundan, yatın donatanı, kaptanı ve sigorta şirketinin zarardan müteselsilen sorumlu bulunduklarını, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsili için kusurlu bulunan yatın sigortacısı ...

Sigorta'ya yapılan başvuru sonucunda ... Sigorta tarafından poliçedeki muafiyet tutarı düşülerek müvekkili şirkete 118.466,85-TL ödendiğini,kalan 34.466,88-TL için zarar sorumlusu ... Ltd, ...ve ... aleyhine İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı/borçlunun itirazı üzerine bu borçlu yönünden icra takibinin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; mahkeme görevsiz olup görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, motor yatın donatanı ... Ltd. olduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın geminin sahibi olan ... Ltd. şirketine ihbarı gerektiğini, müvekkili yatın sigorta ettireni olup donatanı olmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; ... isimli motor yatın davacı tarafından tekne sigorta poliçesi ile sigortalandığı, 08.07.2017 tarihinde ... ... teknesinin bağlama rıhtımına girişi esnasında, teknenin iskele motorunun stop etmesi sonucu sigortalıya ait tekneye iskele tarafından çarpmak suretiyle hasar verdiği, ... ... teknesinin sigortacısı ... Sigorta tarafından poliçedeki muafiyet tutarı düşülerek davacıya 118.466,85-TL ödendiği, geriye kalan 34.466,88-TL için davacı tarafça zarar sorumluları olarak ... Ltd, ...ve ... aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı, ekspertiz raporunda tespit edilen hasar onarım bedelinin 43.097,95-Euro olduğu,muafiyet tenzili ile hasar bedelinin 36.847,95-Euro olarak hesaplandığı, davacının davaya konu olay nedeniyle hasar gören sigortalıya 36.847,95-Euro karşılığı 06.09.2017 tarihinde 152.933,73-TLtazminat ödediği, TTKnın 1472 madde kapsamında sigortalının haklarına halef olduğu, buna göre davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, sunulan tekne kayıt belgesine göre ...

... teknesinin donatanının ... Ltd. şirketi olduğu, sigorta poliçesinde sigortalının ...ve ... Ltd. olarak gösterildiği, adı geçen şirketin kuruluş belgesine göre davalının kurucu müdür olduğu, ekspertiz raporunda sigortalının ... ..., işletenin ise sigortalı olarak gösterildiği, dava konusu teknenin özel tekne niteliğinde olup ticari amaçla kullanılmadığı, bilirkişi raporunda davalı ... ...'un ... Ltd. şirketinin çalışanı/ortağı olsa bile, 08.07.2017 tarihinde yaşanan çatma olayı sırasında tekne personeli ve/veya gemici sıfatı ile hareket ettiğine dair bir tespitin dosya kapsamı içinde yer almadığı belirtilmiş ise de, davalının donatan şirketin kurucusu ve sigorta ettiren olduğu, teknenin özel tekne olduğu dikkate alındığında davalının tekneyi kendi adına kullandığı kanaatine varıldığı, TTK'nın 1061/2 maddesinde, "Kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişi, üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayılır.

Malik, geminin işletilmesinden dolayı gemi alacaklısı sıfatıyla bir istemde bulunan kişiyi, bu işletilme malike karşı haksız ve alacaklı da kötü niyet sahibi olmadıkça, hakkını istemekten engelleyemez." düzenlemesi bulunmakta olup, somut olayda davalının donatan olarak kabulü gerektiği, TTK'nın 1288. maddesine göre davalının kusurlu çatma nedeniyle sorumlu bulunduğu,tespit edilen hasar bedelinin hasar tarihi itibariyle piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğu belirtilmiş olup, buna göre davacının zarara asli kusurlu olarak neden olan teknenin sigortacısından tazmin ettiği zararın dışında kalan tutarı davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; bilirkişi raporunda açıkça olayda müvekkilinin kusursuz olduğu vurgulanmasına rağmen mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, teknenin kullanımı şahsi olduğundan mahkeme görevli olmayıp, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, TTK'nın 1062. maddesi gereğince donatanın gemi adamlarının görevlerini yerine getirirken verdikleri zarardan sorumlu olduğunu, ayrıca 1288. madde gereğince çatma halinde zararı donatanın tazmin etmesi gerektiğini, kazaya neden olan motor yatın donatanı ... Ltd. olduğundan, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, bilirkişi raporunda da müvekkilinin çatma olayı sırasında tekne personeli veya gemici sıfatıyla hareket ettiğine dair bir tespit yapılmadığını, davanın yatın sahibi ...

Ltd. şirketine ihbarı gerektiğini, ancak mahkemece ihbar yapılmadığını müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, çatma nedeniyle sigortalı teknede oluşan hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından tekne sigorta poliçesi ile sigortalı ... isimli motor yata, 08.07.2017 tarihinde ... ... adlı teknenin bağlama rıhtımına girişi esnasında çarpmak suretiyle hasar verdiği, davacı sigorta şirketince yaptırılan ekspertiz sonucunda belirlenen 152.933,73-TL hasar bedelinin 06.09.2017 tarihinde sigortalıya ödendiği, kazaya karışan ... ... teknesinin sigortacısı dava dışı ... Sigorta tarafından davacıya 118.466,85-TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça kalan 34.466,88-TL hasar bedelinin tahsili için ... Ltd, ... ve davalı ...aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının ödeme emrine itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

TTK'nın 5/1. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olup, TTK'nın 5/2. maddesi uyarınca, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa HSK tarafından asliye ticaret mahkemelerinden biri veya bir kaçı deniz ticaretine ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. Bu kapsamda HSK tarafından İstanbul ili sınırlarında görev yapmak üzere deniz ticaretinden doğan uyuşmazlıklara bakmak üzere İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi görevlendirilmiştir. Eldeki davada davacı sigorta şirketi tarafından, tekne sigortası ile sigortalı teknede meydana gelen hasar bedelinin, hasara neden olan tekne bakımından zarar sorumlusu olan davalıdan tahsili talep edilmiş olup, davacının sigortalısı ile davalı arasında tüketici işlemi bulunmamaktadır.Bu nedenle TTK'nın 5.

kitabında düzenlenen çatma hükümlerinin uygulanması gereken uyuşmazlıkta mahkeme görevli olup, davalı vekilinin mahkemenin görevine ilişkin olarak ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Sigortalı teknede hasara neden olan ... ... adlı teknenin maliki ABD Delaware eyaletinde kurulu bulunan ... Ltd. unvanlı şirket olup, davalı ise şirketin kurucusu, tek ortağı ve yöneticisi konumundadır. Davalı vekilince, davanın tekne maliki Tibuki şirketine ihbarı zorunlu olup, mahkemece dava ihbar edilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve davalıya husumet yöneltilemeyeceği ileri sürülmüştür. Oysa mahkemece davanın ihbarı için şirketin yurt dışı adresini bildirmek üzere davalı vekiline süre verildiği, davalının bildirdiği adres itibariyle istinabe yapıldığı, ABD yetkili makamlarınca verilen yanıtta, bildirilen adresin şirkete ait olmadığı ve şirketin adresine ulaşılamadığı belirtilerek istinabe talebinin geri çevrildiği, mahkemece yeniden süre verilmesi üzerine davalı vekilince şirketin ortaklık bilgilerinin ve adresinin ABD makamlarından yeniden talep edilmesinin istenildiği, mahkemece bu hususta yazılan istinabe yazısının da Adalet Bakanlığınca ABD makamlarının adres araştırma isteklerini yerine getirmediği bildirilerek iade edildiği görülmektedir.Mahkemece ;davalının ihbar talebinin yerine getirilebilmesi için çaba sarf edilmiş ise de ;şirketin tek ortağı bulunan davalı ,şirketin adresini de mahkemeye vermekten imtina etmiş olup ;

ihbar talebinin davayı sonuçsuz bırakma amaçlı yapıldığı ,şirketin adresi bilgisinde olduğu halde mahkemece araştırılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.Ayrıca ;kayıtlarda şirketin Amerika Delaware Eyaletinde kayıtlı bir şirket olduğu anlaşılmakla birlikte şirketin kazaya sebebiyet veren yatın sahipliği dışında başkaca ticari faaliyeti bulunmamaktadır. Tekne şirket yetkilisi olan davalının şahsi kullanımına tahsis edilmiştir.Açıklanan nedenlerle,davalının sigorta poliçesinde de " sigortalı" olarak yer aldığı gibi ,sigortacısı teminat kapsamında davalının verdiği zararı tazmin etmiş olup,şirketin tek ortağı,kurucusu ve yetkilisi bulunan davalının " şahsi kullanımında" olan yatın verdiği zararın tazmini gündeme geldiğinde,mahkemece yapılan aramalara rağmen adresi tesbit edilemeyen şirkete başvurulması gerektiğine ilişkin savunması MK nın 2.maddesinde tarif edilen dürüstlük kurallarına aykırıdır.Açıklanan nedenlerle ;davalının sigortalısı olduğu ,şahsi kullanımında bulunan yatın sigortalı tekneye verdiği zarardan sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmamış olup,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.481,48-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 620,70-TL harcın mahsubu ile kalan 1.860,78-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 57-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/10/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/284742 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.