6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Derdest dava ve icra takibi varken tasfiyenin tamamlanması eksik tasfiyedir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/681 E. 2018/577 K. · · İlk derece: ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Tasfiyesi tamamlanıp sicilden terkin edilen bir şirket aleyhine, terkin tarihinde devam eden dava veya icra takibi bulunuyorsa, bu durum tasfiyenin eksik yapıldığı anlamına gelir; ilgili kişiler TTK 547. madde uyarınca ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması amacıyla şirketin yeniden tescilini (ihyasını) talep edebilir ve bu istemde hukuki yarar bulunur. Mahkeme istemi yerinde bulursa ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere son tasfiye memurunu veya yeni bir tasfiye memurunu atar; bu tür ihya davaları basit yargılama usulüne tabidir.

Ele alınan sorunlar

Yargılama usulünün yazılı usul mü basit usul mü olduğu → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, basit usulde yargılama yapılmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 1521. maddesi uyarınca açılan bu tür davada basit yargılama usulü uygulanır; bu nedenle istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tasfiye memuru atanmasına ilişkin kararın tescil ve ilanına karar verilmesi gerekip gerekmediği → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, TTK m.547/2 gereği tasfiye memuru atanmasına ilişkin kararın tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiğini, bunun yapılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ek tasfiye kararının tescil ve ilanına karar verildiği, bu hususun tescil ve ilanının tasfiye memurunun da tescilini gerektirdiği dikkate alındığında istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirketin ihyasına ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ilişkin kararın hukuka uygunluğu → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, taraflar arasında düzenlenen protokol hükümlerinin yerine getirildiğini, ilanlarla alacaklıların davet edildiğini ancak davacı tarafın herhangi bir başvuruda bulunmadığını belirterek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK m.547 uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir; mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tescile ve bu işlemleri yapmak üzere son tasfiye memurlarını veya yeni bir/birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atar. Somut olayda davacının, tasfiye edilen ve ihyası istenen şirket aleyhine asliye ticaret mahkemesinde ve iş mahkemelerinde devam eden iki derdest dava ile bir icra takibi bulunduğundan ihya isteminde hukuki yararı bulunmaktadır; yargılamaların devamı için tasfiye edilerek sicilden terkin edilen şirketin bu amaçla yeniden tescili gerekir. Şirket tasfiye edilirken mevcut ve muhtemel alacaklar gözetilerek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi gerekir; derdest icra takibi ve iflas yargılaması bulunduğu halde tasfiyenin sonlandırılması, tasfiyenin eksik yapıldığı anlamına gelir. Bu itibarla ihyaya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ilişkin karara karşı ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Terkin edilen şirket aleyhine derdest dava veya icra takibi bulunması halinde, TTK 547. madde kapsamında ek tasfiye amacıyla şirketin ihyasında hukuki yarar bulunduğuna ve bu davaların basit yargılama usulüne tabi olduğuna ilişkin tespitler bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Şirketin ihyası talebinde hukuki yarar: terkin edilen şirket aleyhine devam eden dava ve icra takibi bulunması nedeniyle hukuki yararın var olduğu tespit edilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye tasfiye memuru ataması hukuki yarar basit yargılama usulü tescil ve ilan

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 1521

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/681

KARAR NO 2018/577

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ ... ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/12/2017

NUMARASI 2017/579 Esas 2017/1428 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/05/2018 (18.5.2018 yazım tarihli )

Yapılan yargılama sonucu verilen hükmün davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin terkin olan şirkete ait iş yerinde çalışmakta iken 30/08/2006 tarihinde iş kazası geçirdiğini, maddi ve manevi tazminat istemli davanın İst. Anadolu 2. İş Mahkemesi’nin 2012/339 esas ve İst. Anadolu 11. İş Mahkemesi'nin 2013/706 esas sayılı dosyası ile açılmış iki davasının mevcut olduğunu, ayrıca İst. Anadolu ... İcra dairesinin... E sayılı dosyası ile yapılan takibin devam ettiğini, İcra takibinin semeresiz kalması üzerinde bu kez İst. Anadolu 5. ATM'nin 2016/157 esas sayılı dosyasında iflas davası açıldığını, açılan dava ve takiplerin tasfiye memuruna bildirildiği ve bu takip ve davalar mevcut iken tasfiye memurunun sorumluğu üzerine alarak 28.05.2015 tarihinde Sicile verilen beyanname ile tasfiyenin sonuçlandırıldığını, bu halde tasfiyenin sonuçlandırılmasının hukuki sonuç doğurmayacağının yasal hükümlerle sabit olduğunu,devam eden dava ve icra takiplerinin sonuçlandırılması ve alacakların tahsili için tüzel kişiliğinin ihyası gerektiğinden İstanbul Ticaret Siciline kayıtlı ...Şirketinin, tüzel kişiliğinin ihyasına ve sicil kaydının devamına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı Tasfiye Memuru vekili; davacının iş kazası sonucu malul kaldığını, müvekkilinin davacının tedavi olması için tüm imkanları seferber ettiğini,kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş. tarafından 75.000- TL ödeme yapıldığını, ayrıca maaşının her ay düzenli olarak yatırıldığını, ihtiyaç duyduğunda ulaşım kolaylığı olması açısından şirket aracı ve şoför tahsis ettiğini, davacı tarafından İst. Anadolu 2. İş Mahkemesinin 2012/339 Esas - 2013/833 karar sayılı dosyasında davacıya toplam 168.636,66- TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin ilerleyen yaşı ve yaşadığı yoğun stres sebebiyle tasfiye sürecine girdiğini, tasfiye sürecinde tasfiye memuruna tebliğ edilmiş bir dava dilekçesi veya icra emri bulunmadığından ...Anadolu 2.

İş Mahkemesinin 2008/318 esas sayılı ve Kadıköy...İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasının 08/07/2010 tarihli protokol ile karara bağlandığını, davacının bu protokol uyarınca yeniden dava açmayacağını vadettiğinden hukuka aykırı davranan tarafın tasfiye memuru değil davacı olduğunubelirterek davanın reddini talep etmiştir.

2-Davalı Sicil Müdürlüğü vekili; sicilin olayın cereyan ettiği dönemde yürürlükte olan eTTKnun m.34 ve TS Tüzüğü m.28 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu,sicilin davanın açılmasına sebep olmadığını yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının davalı aleyhine açmış olduğu davalar ve icra takibi derdest iken davalı tasfiye memuru tarafından tasfiyenin sonuçlandırılarak sicilden terkin edildiği, belirtilen dava ve icra dosyaları yönünden geçerli olmak üzere şirketin ihyasına ve şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru vekili; davanın yazılı yargılama usulüne tabii olduğu,basit usulde yargılama yapılmasının doğru olmadığını,TTK m.547/2 gereği tasfiye memuru atanmasının tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiğini,taraflar arasında 01.08.2010 tarihli protokol düzenlendiğini, müvekkilinin protokol hükümlerini yerine getirdiğini, ilanlarla alacaklılarının davet edildiğini, ancak davacı tarafın herhangi bir başvuruda bulunmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK nun 547 maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa ,son tasfiye memurlarının ,yönetim kurulu üyelerinin ,pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden ,bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar ,şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri ,mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ,ek tasfiye için yeniden tescile ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayacağı düzenlenmiştir.

Davalı tasfiye memuru yargılamanın yazılı yargılama usulune tabi olduğunu ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin kararın tesciline karar verilmediğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de TTK 1521.maddesi uyarınca açılan davada basit yargılama usulü uygulanacağı gibi , ek tasfiye kararının tescil ve ilanına karar verildiği ,bu hususun tescil ve ilanının tasfiye memurunun da tescilini gerektirdiği dikkate alındığında istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir.

Somut olayda ; davacının, tasfiye edilen ve ihyası istenen şirket aleyhine İst. Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ve İş Mahkemelerinde devam eden 2 derdest davanın ve icra takibinin bulunduğu ihya isteminde hukuki yararı bulunduğu, yargılamaların devamı için tasfiye edilerek sicilden terkin edilen şirketin bu amaçla yeniden tescilinin gerektiği, şirket tasfiye edilirken mevcut ve muhtemel alacaklar gözetilerek tasfiye işlemlerinin yürütülmesinin gerektiği, derdest icra takibi ve iflas yargılaması bulunduğu halde tasfiyenin sonlandırılmasının tasfiyenin eksik yapıldığı anlamına geldiği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi'nce verilen ihyaya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ilişkin karara karşı ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 28- TL posta masrafının davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/05/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/280506 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.