Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13189 E. 2016/9150 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sadakat yükümlülüğü↗ hmk 166↗ görev dava şartı↗ hizmet akdi↗ davaların birleştirilmesi↗ usul ekonomisi↗ dava şartı yokluğu↗ hizmet sözleşmesi↗ usulden reddi↗ maddi ve manevi tazminat↗ görevsizlik kararı↗ iş mahkemesi görev alanı↗ haksız rekabet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'ın davacının çalışanı olduğu, iş akdi devam ederken eşi ile davalı ... ....'ın davalı şirketi kurduğu, bu şirketin davacı şirketin adresinde faaliyet gösterdiği, 2014 Haziran ayından itibaren davalı şirketin davacının müşteri çevresini kullanarak haksız kazançlar elde ettikleri, davalı ...'ın iş akdinin 2014 yılı Kasım ayında feshedildiği iddia edildiği, bu durum karşısında, davalı ...'ın davacı ile aralarında olan hizmet sözleşmesini ve özellikle sadakat yükümlülüğüne uymadığı, o halde İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimseler ile işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayalı her türlü hak
iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemesinin görevli olacağı, her ne kadar diğer davalılar ile davacı arasında hizmet sözleşmesi mevcut değil ise de davalı işçi hakkında dava dilekçesinde belirtilen eylem ve işlemlerin diğer davalılar ile birlikte işlediklerinin ileri sürülmesi, tüm davalılar aleyhine açılan davalar arasında bağlantı bulunması, usul ekonomisi ilkesi, doğru sonuca ulaşma bakımından kanıtların bir bütün olarak incelenmesinde yarar olduğu gerekçesiyle davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine, talep halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
...-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına, davacı ile davalılardan ... arasında hizmet akdinin bulunmasına göre taraf vekillerinin davalı ... yönünden tesis edilen hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...- Dava haksız rekabetin tesbiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Haksız rekabet, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 55 vd. maddeleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup 6102 sayılı Yasa'nın .../...-a,c maddeleri gereğince Haksız rekabetten doğan davalar ticari davadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ... maddesinde de Asliye Ticaret Mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir.
Mülga 1086 sayılı HUMK 45/... maddesi gereğince aynı mahkemede görülmekte olan davaların birleştirilebilmesi için davalar arasında HUMK 45/... maddesi anlamında "bağlantı" bulunması yeterli iken dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK 106/... maddesi ile davalar arasında bağlantı bulunmasının yanı sıra hukuk mahkemelerinin de aynı düzey ve sıfatta olması gerektiği öngörülmüştür.
Davalılar ..., ... ve ... ... ..... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın ticari dava olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Adı geçen davalılar aleyhindeki davanın, diğer davalı ... aleyhinde açılan ve iş mahkemesinin görev alanına giren dava ile birleştirilebilmesi, tüm davalılar aleyhindeki davanın iş mahkemesinde görülebilmesi için 6100 sayılı HMK 166/... maddesinde ifade edildiği üzere her iki mahkemeninde aynı düzey ve sıfatta bulunması zorunludur.
Oysa iş mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemeleri değildir.
Bu halde davalılar ..., ... ve davalı şirket aleyhindeki davaya devamla işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken HMK 166/... maddesi hükümlerinin gözardı edilmesi suretiyle adı geçen davalılar yönünden de yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18115 E. 2015/3241 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pay devir sözleşmesi · ödeme planı · terditli dava · anonim şirket
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nde devam eden davanın «pay devir sözleşmesine» konu hisse senet satışı ve bu satışın değerlendirilmesi ile ilgili olup, bağlayıcı pay devir sözleşmesinde devir bedeli ve ödeme esasının yeniden düzenlenmesine yönelik «terditli» istem bulunduğu, mahkeme dosyasında ise 31.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nde belirlenecek «ödeme planı» doğrultusunda alacağın tahsiline yönelik karar verileceği gerekçesi ile mahkeme dosyasının İstanbul 31.
1-Dava, «anonim şirket» hisse satış bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın aralarında İstanbul 31.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6111 E. 2013/21601 K.
Ortak:davaların birleştirilmesi · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… , mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına, davacı ile davalılardan ... arasında «hizmet akdinin» bulunmasına göre taraf vekillerinin davalı ... yönünden tesis edilen hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava «haksız rekabetin» tesbiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Mülga 1086 sayılı HUMK 45/... maddesi gereğince aynı mahkemede görülmekte olan «davaların birleştirilebilmesi» için davalar arasında HUMK 45/... maddesi anlamında "bağlantı" bulunması yeterli iken dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK 106/... maddesi ile davalar arasında bağlantı bulunmasının yanı sıra hukuk mahkemelerinin de aynı düzey ve sıfatta olması gerektiği öngörülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen dava ile eldeki dava arasında bağlantı bulunduğu, «davaların birleştirilmesi» yönünde anılan mahkemenin de «muvafakatinin» olduğu gerekçesiyle, davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
Dava, markaya tecavüz, «haksız rekabetin» durdurulması, önlenmesi, bu yöndeki ürünlere el konulması ve bu ürünlerine imhası talebine ilişkin olup, eldeki dava ile dava konusu markanın hükümsüzlüğü talebiyle açılan davalar arasında bağlantı bulunduğundan bahisle mahkemece birleştirme kararı verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muvafakat
Benzer bu karardaMahkemece, Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen dava ile eldeki dava arasında bağlantı bulunduğu, «davaların birleştirilmesi» yönünde anılan mahkemenin de «muvafakatinin» olduğu gerekçesiyle, davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3929 E. 2014/12906 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · ciro · pay defteri · anonim şirket · geçersizlik · teslim · e-defter
Benzer bu karardaDava, «anonim şirkette» hisse sahibi olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacının nama yazılı hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «ciro» ve «teslim» yoluyla devrettiği, devrin «pay defterine» işlendiği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, nama yazılı hisse senetlerinin devrinin mümkün olduğu, şirket ana sözleşmesine göre yönetim kurulunun onayı gerektiği, davacının hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «teslim» ve «ciro» yoluyla devrettiği, yönetim kurulunun devri onaylayarak «pay defterine» işlediği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/13 esas sayılı dosyasında, dava dışı hisse devralan 9 kişiyi de davalı göstererek hisse devirlerinin «geçersiz» olduğunun tespitini talep etmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1332 E. 2014/8654 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · rekabet yasağı · aktif husumet · oy yasağı · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaŞti'nin ortağı olduğu, kendi adına bu davayı açamayacağı gerekçesiyle; «aktif husumet yokluğu» nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve dosya kapsamına göre, davanın 6762 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince açılmış «rekabet yasağına» aykırılık nedeni ile tazminat istemine ilişkin olup, bu tür davaların, ancak şirket tarafından rekabet yasağına aykırı hareket eden yönetici ve ortaklar aleyhine açılabileceği, davacının dava dışı R..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15870 E. 2014/1790 K.
Ortak:davaların birleştirilmesi
İncelediğiniz karardaMülga 1086 sayılı HUMK 45/... maddesi gereğince aynı mahkemede görülmekte olan «davaların birleştirilebilmesi» için davalar arasında HUMK 45/... maddesi anlamında "bağlantı" bulunması yeterli iken dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK 106/... maddesi ile davalar arasında bağlantı bulunmasının yanı sıra hukuk mahkemelerinin de aynı düzey ve sıfatta olması gerektiği öngörülmüştür.
Benzer bu karardaBirinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile «davaların birleştirilmesine» ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · itirazın iptali davası · ciro · iptal davası · teslim
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nde davacı banka ile davaya konu çeki kredi borcuna mahsuben alacaklı bankaya «ciro» ve «teslim» eden kredi borçlusu şirket arasında görülmekte olan «itirazın iptali davası» ile iş bu dava dosyası arasında HMK'nın 166/2. maddesi uyarınca dava konuları itibariyle hukuki irtibat olduğu ve davaların birlikte görülmesinde «hukuki menfaat» bulunduğu gerekçesiyle, dava dosyasının İstanbul Anadolu 14.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13353 E. 2016/3234 K.
Ortak:davaların birleştirilmesi
İncelediğiniz karardaMülga 1086 sayılı HUMK 45/... maddesi gereğince aynı mahkemede görülmekte olan «davaların birleştirilebilmesi» için davalar arasında HUMK 45/... maddesi anlamında "bağlantı" bulunması yeterli iken dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK 106/... maddesi ile davalar arasında bağlantı bulunmasının yanı sıra hukuk mahkemelerinin de aynı düzey ve sıfatta olması gerektiği öngörülmüştür.
Benzer bu karardaBirinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile «davaların birleştirilmesine» ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · nakliyat emtia sigortası · navlun · rücuen tazminat · taşıyan · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde birleştirme kararı verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/301 esas sayılı dosyası dahi incelenmeksizin, sadece davalının beyanı esas alınarak farklı yargı çevresinde açılan ve konusu akdî «taşıyan» ile fiilî taşıyan arasındaki «navlun alacağına» ilişkin olan dosya ile işbu dava hakkında birleştirme kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11908 E. 2014/563 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13189 E. , 2016/9150 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../01/2016 tarih ve 2015/145-2016/... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ...'de faaliyet gösteren müvekkili şirkette davalı ... işveren vekili olarak atandığını, bu davalının ...'ı işe aldığını, önemli bir müşterinin işinde gerekli özeni göstermedikleri için müşteriyi kaybettiklerini ve ...'ı işten çıkardıklarını, ancak sonradan tespit ettikleri üzere davalıların müvekkil şirketin adresinde aynı logo altında davalı şirketi kurdukları ve müvekkil şirket ile arasında organik bağ varmış gibi gösterilerek müşterilerinin çalındığını, iş tekliflerinin bu şekilde alındığını ve haksız kazanç elde ettiklerini, haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile menine, 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı şirketin ortakları tarafından müvekkili ...'a birlikte çalışmak için teklif götürdüğünü, bağımsız çalışan müvekkili ile ilgili haksız ithamlarda bulunduğunu, kendi adına şirket kurma istemini davacıya ilettiğini, bilgisi dahilinde müvekkili şirketin kurulduğunu, iddiaların yersiz olduğunu, müvekkillerinin haksız rekabette bulunmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'ın davacının çalışanı olduğu, iş akdi devam ederken eşi ile davalı ... ....'ın davalı şirketi kurduğu, bu şirketin davacı şirketin adresinde faaliyet gösterdiği, 2014 Haziran ayından itibaren davalı şirketin davacının müşteri çevresini kullanarak haksız kazançlar elde ettikleri, davalı ...'ın iş akdinin 2014 yılı Kasım ayında feshedildiği iddia edildiği, bu durum karşısında, davalı ...'ın davacı ile aralarında olan hizmet sözleşmesini ve özellikle sadakat yükümlülüğüne uymadığı, o halde İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimseler ile işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayalı her türlü hak
iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemesinin görevli olacağı, her ne kadar diğer davalılar ile davacı arasında hizmet sözleşmesi mevcut değil ise de davalı işçi hakkında dava dilekçesinde belirtilen eylem ve işlemlerin diğer davalılar ile birlikte işlediklerinin ileri sürülmesi, tüm davalılar aleyhine açılan davalar arasında bağlantı bulunması, usul ekonomisi ilkesi, doğru sonuca ulaşma bakımından kanıtların bir bütün olarak incelenmesinde yarar olduğu gerekçesiyle davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine, talep halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
...-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına, davacı ile davalılardan ... arasında hizmet akdinin bulunmasına göre taraf vekillerinin davalı ... yönünden tesis edilen hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...- Dava haksız rekabetin tesbiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Haksız rekabet, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 55 vd. maddeleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup 6102 sayılı Yasa'nın .../...-a,c maddeleri gereğince Haksız rekabetten doğan davalar ticari davadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ... maddesinde de Asliye Ticaret Mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir.
Mülga 1086 sayılı HUMK 45/... maddesi gereğince aynı mahkemede görülmekte olan davaların birleştirilebilmesi için davalar arasında HUMK 45/... maddesi anlamında "bağlantı" bulunması yeterli iken dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK 106/... maddesi ile davalar arasında bağlantı bulunmasının yanı sıra hukuk mahkemelerinin de aynı düzey ve sıfatta olması gerektiği öngörülmüştür.
Davalılar ..., ... ve ... ... ..... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın ticari dava olduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Adı geçen davalılar aleyhindeki davanın, diğer davalı ... aleyhinde açılan ve iş mahkemesinin görev alanına giren dava ile birleştirilebilmesi, tüm davalılar aleyhindeki davanın iş mahkemesinde görülebilmesi için 6100 sayılı HMK 166/... maddesinde ifade edildiği üzere her iki mahkemeninde aynı düzey ve sıfatta bulunması zorunludur.
Oysa iş mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemeleri değildir.
Bu halde davalılar ..., ... ve davalı şirket aleyhindeki davaya devamla işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken HMK 166/... maddesi hükümlerinin gözardı edilmesi suretiyle adı geçen davalılar yönünden de yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (...) no.lu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin davalı ... Yönünden tesis olunan hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile adı geçen davalı yönünden hükmün ONANMASINA (...) no.lu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin diğer davalılar yönünden tesis olunan hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün diğer davalılar yönünden BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istekleri halinde temyiz eden tarafların iadesine, 28/.../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/280168500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz