Hmk 166
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1332 E. 2014/8654 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 166↗ ttk 547↗ aktif husumet yokluğu↗ rekabet yasağı↗ aktif husumet↗ oy yasağı↗ husumet yokluğu↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve dosya kapsamına göre, davanın 6762 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince açılmış rekabet yasağına aykırılık nedeni ile tazminat istemine ilişkin olup, bu tür davaların, ancak şirket tarafından rekabet yasağına aykırı hareket eden yönetici ve ortaklar aleyhine açılabileceği, davacının dava dışı R.. M.. Hizmetleri Reklam Ltd. Şti'nin ortağı olduğu, kendi adına bu davayı açamayacağı gerekçesiyle; aktif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 6100 Sayılı HMK'nın 166/1 maddesi “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.” hükmünü haiz olup madde metninden de anlaşılacağı üzere birleştirme kararı mahkemeyi bağlayacağından ve karar verilmeden önce de birleştirme kararı verildiği bildirildiğinden mahkemece anılan dosyanın mahkemeye gelmesinin beklenip davalar arasında 6100 Sayılı HMK'nın 166. maddesi uyarıca bağlantı olup olmadığı incelenip bağlantının bulunmaması halinde dosyanın İzmir 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmeksizin mahkemenin yeni esasına kaydedilerek birleştirilen dava yönünden bu şekilde yargılama yapılması gerekirken, birleştirilen dosyanın İzmir 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yani birleştirme kararı veren mahkemeye gönderilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6111 E. 2013/21601 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davaların birleştirilmesi · muvafakat · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen dava ile eldeki dava arasında bağlantı bulunduğu, «davaların birleştirilmesi» yönünde anılan mahkemenin de «muvafakatinin» olduğu gerekçesiyle, davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
Dava, markaya tecavüz, «haksız rekabetin» durdurulması, önlenmesi, bu yöndeki ürünlere el konulması ve bu ürünlerine imhası talebine ilişkin olup, eldeki dava ile dava konusu markanın hükümsüzlüğü talebiyle açılan davalar arasında bağlantı bulunduğundan bahisle mahkemece birleştirme kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15870 E. 2014/1790 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davaların birleştirilmesi · hukuki menfaat · itirazın iptali davası · ciro · iptal davası · teslim
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nde davacı banka ile davaya konu çeki kredi borcuna mahsuben alacaklı bankaya «ciro» ve «teslim» eden kredi borçlusu şirket arasında görülmekte olan «itirazın iptali davası» ile iş bu dava dosyası arasında HMK'nın 166/2. maddesi uyarınca dava konuları itibariyle hukuki irtibat olduğu ve davaların birlikte görülmesinde «hukuki menfaat» bulunduğu gerekçesiyle, dava dosyasının İstanbul Anadolu 14.
Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile «davaların birleştirilmesine» ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18115 E. 2015/3241 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devir sözleşmesi · ödeme planı · terditli dava · anonim şirket
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nde devam eden davanın «pay devir sözleşmesine» konu hisse senet satışı ve bu satışın değerlendirilmesi ile ilgili olup, bağlayıcı pay devir sözleşmesinde devir bedeli ve ödeme esasının yeniden düzenlenmesine yönelik «terditli» istem bulunduğu, mahkeme dosyasında ise 31.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nde belirlenecek «ödeme planı» doğrultusunda alacağın tahsiline yönelik karar verileceği gerekçesi ile mahkeme dosyasının İstanbul 31.
1-Dava, «anonim şirket» hisse satış bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın aralarında İstanbul 31.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3929 E. 2014/12906 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · ciro · pay defteri · anonim şirket · geçersizlik · teslim · e-defter
Benzer bu karardaDava, «anonim şirkette» hisse sahibi olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacının nama yazılı hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «ciro» ve «teslim» yoluyla devrettiği, devrin «pay defterine» işlendiği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, nama yazılı hisse senetlerinin devrinin mümkün olduğu, şirket ana sözleşmesine göre yönetim kurulunun onayı gerektiği, davacının hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «teslim» ve «ciro» yoluyla devrettiği, yönetim kurulunun devri onaylayarak «pay defterine» işlediği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/13 esas sayılı dosyasında, dava dışı hisse devralan 9 kişiyi de davalı göstererek hisse devirlerinin «geçersiz» olduğunun tespitini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13353 E. 2016/3234 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davaların birleştirilmesi · navlun alacağı · nakliyat emtia sigortası · navlun · rücuen tazminat · taşıyan · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde birleştirme kararı verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/301 esas sayılı dosyası dahi incelenmeksizin, sadece davalının beyanı esas alınarak farklı yargı çevresinde açılan ve konusu akdî «taşıyan» ile fiilî taşıyan arasındaki «navlun alacağına» ilişkin olan dosya ile işbu dava hakkında birleştirme kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile «davaların birleştirilmesine» ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13189 E. 2016/9150 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sadakat yükümlülüğü · hizmet akdi · davaların birleştirilmesi · usul ekonomisi · dava şartı yokluğu · hizmet sözleşmesi · usulden reddi · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… kazançlar elde ettikleri, davalı ...'ın iş akdinin 2014 yılı Kasım ayında feshedildiği iddia edildiği, bu durum karşısında, davalı ...'ın davacı ile aralarında olan «hizmet sözleşmesini» ve özellikle «sadakat yükümlülüğüne» uymadığı, o halde İş Kanunu'na göre işçi sayılan kimseler ile işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde iş mahkemesinin «görevli» olacağı, her ne kadar diğer davalılar ile davacı arasında hizmet sözleşmesi mevcut değil ise de davalı işçi hakkında dava dilekçesinde belirtilen eylem ve işlemlerin diğer davalılar ile birlikte işlediklerinin ileri sürülmesi, tüm davalılar aleyhine açılan davalar arasında bağlantı bulunması, «usul ekonomisi» ilkesi, doğru sonuca ulaşma bakımından kanıtların bir bütün olarak incelenmesinde yarar olduğu gerekçesiyle davanın görev dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», talep halinde dosyanın görevli ...
… , mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına, davacı ile davalılardan ... arasında «hizmet akdinin» bulunmasına göre taraf vekillerinin davalı ... yönünden tesis edilen hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava «haksız rekabetin» tesbiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Mülga 1086 sayılı HUMK 45/... maddesi gereğince aynı mahkemede görülmekte olan «davaların birleştirilebilmesi» için davalar arasında HUMK 45/... maddesi anlamında "bağlantı" bulunması yeterli iken dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK 106/... maddesi ile davalar arasında bağlantı bulunmasının yanı sıra hukuk mahkemelerinin de aynı düzey ve sıfatta olması gerektiği öngörülmüştür.
Bu halde davalılar ..., ... ve davalı şirket aleyhindeki davaya devamla işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken HMK 166/... maddesi hükümlerinin gözardı edilmesi suretiyle adı geçen davalılar yönünden de yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1332 E. , 2014/8654 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/09/2013
NUMARASI 2013/226-2013/273
Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/09/2013 tarih ve 2013/226-2013/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile birlikte R..Medya Hizmetleri Reklam Tan. Dan. Org. Tur. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı olup, davalının şirketi temsile yetkili olduğunu, davalının aynı zamanda R.. Reklam Tanıtım Ltd. Şti. adı altında başka bir şirket kurarak bu şirketin de temsile yetkili ortağı olarak faaliyetini sürdürdüğünü, her iki şirketin adresi ve iştigal konularının aynı olduğunu, böylece davalının müvekkili ile ortak olduğu şirketteki işleri askıya alarak müvekkilini zarara uğrattığını, davalının bu eyleminin TTK'nın 547. maddesine aykırı olup haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının haksız rekabeti sonucu müvekkilinin elde etmesi muhtemel kazançtan mahrum kaldığını ileri sürerek;
5. 000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sermaye koyma borcunu yerine getirmediği gibi şirket işleri ile ilgilenmediğini, hissesini de devir etmeye yanaşmadığı için müvekkilinin dava dışı diğer ortak A.. E..ile R.. Reklamcılık Ltd. Şti'yi kurduğunu ve 16.03.2007'de ilan edildiğini, davacının bu tarihten itibaren 1 yıllık dava açma süresinin TTK'nın 62. maddesi uyarınca dolduğunu, yeni kurulan şirketin de kar elde etmediği ve tasfiyesine karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve dosya kapsamına göre, davanın 6762 sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince açılmış rekabet yasağına aykırılık nedeni ile tazminat istemine ilişkin olup, bu tür davaların, ancak şirket tarafından rekabet yasağına aykırı hareket eden yönetici ve ortaklar aleyhine açılabileceği, davacının dava dışı R.. M.. Hizmetleri Reklam Ltd. Şti'nin ortağı olduğu, kendi adına bu davayı açamayacağı gerekçesiyle; aktif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 6100 Sayılı HMK'nın 166/1 maddesi “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.” hükmünü haiz olup madde metninden de anlaşılacağı üzere birleştirme kararı mahkemeyi bağlayacağından ve karar verilmeden önce de birleştirme kararı verildiği bildirildiğinden mahkemece anılan dosyanın mahkemeye gelmesinin beklenip davalar arasında 6100 Sayılı HMK'nın 166. maddesi uyarıca bağlantı olup olmadığı incelenip bağlantının bulunmaması halinde dosyanın İzmir 8.
Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmeksizin mahkemenin yeni esasına kaydedilerek birleştirilen dava yönünden bu şekilde yargılama yapılması gerekirken, birleştirilen dosyanın İzmir 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yani birleştirme kararı veren mahkemeye gönderilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101799600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz