Dolaylı zarar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14484 E. 2016/9091 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dolaylı zarar↗ delil değerlendirmesi↗ kötüleme↗ sorumluluk davası↗ tanıma↗ aktif dava ehliyeti↗ şirket müdürü↗ şirket zararı↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ haksız fiil↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, 43.664,... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, görevini ve yetkilerini kötüye kullanan davalının davacı şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacının iddiası ve dosyaya sunduğu deliller değerlendirildiğinde davacı anonim şirketin, ........ ........’nda faaliyet göstermek üzere bu yer hukukuna göre kurulan ‘000 ..........’ unvanlı şirketin tek ortağı bulunduğu, davalının da bu şirketin müdürü olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı ile davalı arasındaki ilişkinin 6762 sayılı TTK’nın 342. ve devamı maddeleri hükümlerine tabi olduğu, böylece davanın sorumluluk davası olduğu hususu Dairemiz bozma ilamlarına uyulmasıyla da usulü kazanılmış haklar gözetildiğinde belirlenmiş olduğu halde, taraflar arasındaki olayın hukuki tanımının haksız fiil ilişkisi olarak değerlendirilmesi doğru olmamıştır. Uyuşmazlık, ........ ........ Hukukuna göre kurulmuş, orada faaliyet gösteren ve tek ortaklı yapıya sahip dava dışı şirket ile ilgili olup, davacı, bu şirketin tek ortağı, davalı ise
anılan şirketin müdürü konumunda olduğundan dava konusu olaya uygulanacak hukuk bakımından .......’un .../.... maddesi de gözetilerek bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Oysa ki mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulduğu halde taraflar arasındaki hukuki ilişkinin haksız fiil niteliğinde bulunduğu, davacının .......’da kurulan Travel şirketinin tek paydaşı olduğundan doğrudan kendi adına şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla müdüre karşı zarar ziyan davası açabileceği, bu nedenle tarafların hak ve yükümlülüklerinin Türk maddi hukuku hükümlerine göre belirleneceği gibi bir gerekçeyle, ... hükümleri tartışılmaksızın ve uygulanacak hukuk kesin şekilde belirlenmeksizin karar verilmiştir. Bu suretle ....... hükümleri de dikkate alınarak davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi doğru olmamıştır.
Türk Hukukunda zarar gören ortakların da yöneticiler ve denetçiler aleyhine dava açma hakkı bulunmakta olup, ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik gösterir. Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Ancak, ortak dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. ....... hükümlerinin değerlendirilmesiyle, Türk hukukunun uygulanacağının belirlenmesi halinde davacı ortağın dava konusu edilen dolaylı zarar nedeniyle açtığı işbu davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabileceğinden, aktif dava ehliyetinin bulunmadığı nazara alınarak bir karar verilmesi gerekecektir. .... Hukukunun uygulanacağının belirlenmesi halinde ise, davacının, dava konusu edilen dolaylı zararı kendi adına isteyip isteyemeyeceği ve bu anlamda aktif dava ehliyetinin olup olmadığının da böylece değerlendirilmesi gerektiğinden anılan hususlar yönünden eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8965 E. 2018/2193 K.
Ortak:dolaylı zarar · kötüleme
İncelediğiniz karardaYönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Türk Hukukunda zarar gören ortakların da yöneticiler ve denetçiler aleyhine dava açma hakkı bulunmakta olup, ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve «dolaylı zarar» durumuna göre değişiklik gösterir.
Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların «dolaylı zararı» olarak sonuç doğurur.
Benzer bu karardaYöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve «dolaylı zarar» durumuna göre değişiklik gösterir.
Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların «dolaylı zararı» olarak sonuç doğurur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanaat verici delil · yemin delili · yemin · limited şirket · yönetim kurulu kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı ...' in dükkan satış bedelini şirket işlerinde kullandığını ispatlayamadığı, davalı savunmaları hakkında herhangi bir «kanaat verici delil» sunmadığı ve «yemin deliline» de dayanılmadığı gerekçesiyle davalının davacı ...'in payına düşen talebe konu şimdilik 625,00 TL den sorumlu olduğunun kabulü ile davacılardan ...' in davasının k …
1- Dava, davacıların ortağı olduğu dava dışı «limited şirket» «yönetim kurulu» başkanının sorumluluğuna ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği gibi; Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur.
Somut olayda ise davacılar, dava dışı «limited şirkete» ait olan taşınmazın, taşınmazdaki emtiaların, aracın ve piyasadan olan alacakların karşılığı olan bedellerin kendilerine verilmesini istemiş olmakla, ileri sürdükleri zarar kalemlerinin doğrudan zararları olmayıp, dolaylı zararları olduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18180 E. 2015/2931 K.
Ortak:dolaylı zarar · delil değerlendirmesi · kötüleme · anonim şirket
İncelediğiniz karardaDavacının iddiası ve dosyaya sunduğu «deliller değerlendirildiğinde» davacı «anonim şirketin», ........ ........’nda faaliyet göstermek üzere bu yer hukukuna göre kurulan ‘000 ..........’ unvanlı şirketin tek ortağı bulunduğu, davalının da bu «şirketin müdürü» olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı ile davalı arasındaki ilişkinin 6762 sayılı TTK’nın 342. ve devamı maddeleri hükümlerine tabi olduğu, böylece davanın «sorumluluk davası» olduğu hususu Dairemiz bozma ilamlarına uyulmasıyla da usulü kazanılmış haklar gözetildiğinde belirlenmiş olduğu halde, taraflar arasındaki olayın hukuki «tanımının» «haksız fiil» ilişkisi olarak değerlendirilmesi doğru olmamıştır.
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Türk Hukukunda zarar gören ortakların da yöneticiler ve denetçiler aleyhine dava açma hakkı bulunmakta olup, ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve «dolaylı zarar» durumuna göre değişiklik gösterir.
Benzer bu karardaYöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların «dolaylı zararı» olarak sonuç doğurur.
Limited şirketlere uygulanacak «anonim şirketlere» ilişkin hükümlerin gösterildiği dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesi gereğince, «şirket yöneticilerinin sorumluluğu» hakkında anonim şirketlerin bu konudaki hükümlerinin «limited şirketlere» de uygulanacağı belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · kat karşılığı inşaat sözleşmesi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · terditli dava · yönetici sorumluluğu · tazminat davası · usulden reddi
Benzer bu kararda… sinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının davalılar arasındaki gayrimenkul satış vaadi ve «kat karşılığı inşaat sözleşmesinin» tarafı bulunmamasına, «limited şirket müdürünün sorumluluğu» davasında davalı limited şirkete «husumet» düşmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Limited şirketlere uygulanacak «anonim şirketlere» ilişkin hükümlerin gösterildiği dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 644. maddesi gereğince, «şirket yöneticilerinin sorumluluğu» hakkında anonim şirketlerin bu konudaki hükümlerinin «limited şirketlere» de uygulanacağı belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının işbu davayı açmakta taraf sıfatının bulunmadığı, taraf sıfatının her zaman mahkemece kendiliğinden gözetileceği gerekçesiyle; davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
2- Davacı ve davalılardan ...’ın ortağı olduğu «limited şirketin» davalı ... tarafından kötü şekilde yönetilmesi sonucu şirketin ve dolayısıyla davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkin davada da davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5134 E. 2010/11350 K.
Ortak:dolaylı zarar · kötüleme · şirket müdürü · anonim şirket · taraf ehliyeti · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaHukukunun uygulanacağının belirlenmesi halinde ise, davacının, dava konusu edilen «dolaylı zararı» kendi adına isteyip isteyemeyeceği ve bu anlamda aktif dava «ehliyetinin» olup olmadığının da böylece değerlendirilmesi gerektiğinden anılan hususlar yönünden «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Davacının iddiası ve dosyaya sunduğu «deliller değerlendirildiğinde» davacı «anonim şirketin», ........ ........’nda faaliyet göstermek üzere bu yer hukukuna göre kurulan ‘000 ..........’ unvanlı şirketin tek ortağı bulunduğu, davalının da bu «şirketin müdürü» olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı ile davalı arasındaki ilişkinin 6762 sayılı TTK’nın 342. ve devamı maddeleri hükümlerine tabi olduğu, böylece davanın «sorumluluk davası» olduğu hususu Dairemiz bozma ilamlarına uyulmasıyla da usulü kazanılmış haklar gözetildiğinde belirlenmiş olduğu halde, taraflar arasındaki olayın hukuki «tanımının» «haksız fiil» ilişkisi olarak değerlendirilmesi doğru olmamıştır.
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Benzer bu karardaDavacı «anonim şirketin», Rusya Federasyonu’nda faaliyet göstermek üzere bu yer hukukuna göre kurulan ‘000 Time Travel’ unvanlı şirketin tek ortağı bulunduğu, davalının da bu «şirketin müdürü» olarak tayin edildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığının azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Dava, «şirket müdürü» aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:doğrudan zarar · tahsilat makbuzu · zimmet · ticari dava niteliği · sermaye artırımı · üçüncü kişi · uyuşmazlık konusu · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… ek ve burada ticaretini geliştirmek amacıyla ‘000 Tıme Travel’ adlı şirketi kurduğu, bu şirkete davalının genel müdür olarak atandığı, taraflar arasındaki ilişkinin «ticari nitelikte» bulunduğu, davalının, davacının kurduğu dava dışı şirketin ihtiyaçları için davacıdan makbuzlar karşılığı para çektiğinin ve «zimmetine» geçirdiğinin iddia edildiği, davacı kayıtlarında paranın nasıl çekildiği bilgileri tahsilat ve ödeme makbuzlarına rastlandığı, bu makbuzlar ile davacı kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı birlikte değerlendirildiğinde davalının çekmiş olduğu paraların şirket adına harcanıp harcanmadığı ve onun kayıtlarına girip girmediğinin kayıtlarda görünmediği, davacının, kurduğu şirketin «defter» ve kayıtlarını «ibraz» edemediği, anılan şirketin tek ortağı olduğunu, ayrı kayıt tutmadığını ve davacı kayıtları üzerinden takip edildiğini iddia ettiği, bu hususları kanıtlayamadığı, d …
Davacı vekili, davalı müdürün kendisine verilen yetkileri kötüye kullanarak müvekkili şirketten dosyada fotokopileri bulunan ‘«tahsilat makbuzu»’ açıklamalı beş ayrı belge ile paralar çektiğini ve «zimmetine» geçirdiğini iddia etmiştir.
Örneğin, bir kişinin bilançoya dayalı olarak pay sahibi olması, «sermaye artırımında» yeni pay alınmasının önlenmesi, yanıltıcı bilgi verilerek ortağın veya «üçüncü kişinin» ortaklığa borç vermesi gibi hallerdir.
Davacı «anonim şirketin», Rusya Federasyonu’nda faaliyet göstermek üzere bu yer hukukuna göre kurulan ‘000 Time Travel’ unvanlı şirketin tek ortağı bulunduğu, davalının da bu «şirketin müdürü» olarak tayin edildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6692 E. 2013/10066 K.
Ortak:dolaylı zarar · kötüleme
İncelediğiniz karardaYönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların «dolaylı zarar» görmesine yol açar.
Türk Hukukunda zarar gören ortakların da yöneticiler ve denetçiler aleyhine dava açma hakkı bulunmakta olup, ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve «dolaylı zarar» durumuna göre değişiklik gösterir.
Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların «dolaylı zararı» olarak sonuç doğurur.
Benzer bu karardaOrtakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve «dolaylı zarar» durumuna göre değişiklik gösterir.Yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya «kötüleştiren» yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar.Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur.Bu nedenle ortak, mülga TTK’nın 309 ve 340. maddeleri uyarınca dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir.Somut olayda davacının ileri sürdüğü hususlar nedeniyle oluşan zarar doğrudan kendi üzerinde doğan bir zarar olmayıp, şirkete yönelik meydana gelen zarara ilişkindir.Bu itibarla davacının dava dışı şirketin yöneticisi olan davalı ...'e karşı açtığı davada ileri sürdüğü hususlara dayalı olarak şirketin uğradığı zararla ilgili olarak «maddi tazminat» isteminde bulunması mümkün ise de hükmolunacak tazminatın şirkete verilmesini istemesi gerekli olup, açtığı davada kendisine verilmesini istemiş olması nedeniyle o …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı dağıtımı · kâr payı dağıtımı · rekabet yasağı · kar payı · oy yasağı · kâr dağıtımı · limited şirket · kâr payı
Benzer bu kararda4- Kabul şekline göre de, davalıların eylemleri nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zarara dayalı olarak açılan işbu davada «maddi tazminat» olarak hüküm altına alınan 9.017,00 TL'nin bilirkişiler tarafından hesaplanan davacının payına isabet eden kar tutarı olduğu anlaşılmıştır.Davada kar payına ilişkin bir istem olmadığı gibi «kar payı» istemine ilişkin davanın şirkete karşı açılması ve davadan önce «kar payı dağıtımına» ilişkin olarak alınmış, uygulanabilir bir kararın bulunması gerekmektedir.Somut olayda kar payına ilişkin bir iddia ve istem bulunmadığı halde mahkemece iddia ve i …
2- Dava, davacı ile davalı ...'in ortağı olduğu «limited şirketin» davalı ... tarafından kötü yönetildiği, «defter» ve belgelerin usulüne uygun tutulmadığı, davalı ...'in «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, davalıların şirket hesabına girmesi gereken paraları kendi özel hesaplarına geçirdikleri iddialarına dayalı olarak meydana gelen zarar nedeniyle …
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8932 E. 2010/10129 K.
Ortak:sorumluluk davası
İncelediğiniz karardaDavacının iddiası ve dosyaya sunduğu «deliller değerlendirildiğinde» davacı «anonim şirketin», ........ ........’nda faaliyet göstermek üzere bu yer hukukuna göre kurulan ‘000 ..........’ unvanlı şirketin tek ortağı bulunduğu, davalının da bu «şirketin müdürü» olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı ile davalı arasındaki ilişkinin 6762 sayılı TTK’nın 342. ve devamı maddeleri hükümlerine tabi olduğu, böylece davanın «sorumluluk davası» olduğu hususu Dairemiz bozma ilamlarına uyulmasıyla da usulü kazanılmış haklar gözetildiğinde belirlenmiş olduğu halde, taraflar arasındaki olayın hukuki «tanımının» «haksız fiil» ilişkisi olarak değerlendirilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «sorumluluk davası» niteliğinde olduğu, doğrudan doğruya «yönetim kurulu» tarafından açıldığı, bu davanın görülebilmesi için genel kurulda karar alınması ve bu davanın denetçiler tarafından açılmasının gerektiği, usuli eksikliğin gideril …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «sorumluluk davası» niteliğinde olduğu, doğrudan doğruya «yönetim kurulu» tarafından açıldığı, bu davanın görülebilmesi için genel kurulda karar alınması ve bu davanın denetçiler tarafından açılmasının gerektiği, usuli eksikliğin gideril …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14484 E. , 2016/9091 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../09/2015 tarih ve 2015/...-2015/521 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ........2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin .. ....’nda kurulu bulunan “..........” adlı firmanın tek sahibi ve ortağı olduğunu, davalının müvekkili şirket tarafından “..........”in genel müdürü olarak atandığını, ancak görevi ile ilgili imkan ve şartları kötüye kullanarak şirketin kasasından haksız olarak paralar çektiğini, davalının aldığı paraları ödemediği gibi hakkında başlatılan icra takibine karşı da itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itiraza uğrayan 32.369 USD alacağın faiziyle birlikte fiili ödeme günündeki kur üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin hiçbir zaman davacının çalışanı olmadığını, davacının ... dışında bulunan ve tüzel kişiliğe haiz olan bir şirket adına talepte bulunmasının hukuki dayanağı olmadığını, bu itibarla davacılık sıfatının da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, 43.664,... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, görevini ve yetkilerini kötüye kullanan davalının davacı şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacının iddiası ve dosyaya sunduğu deliller değerlendirildiğinde davacı anonim şirketin, ........ ........’nda faaliyet göstermek üzere bu yer hukukuna göre kurulan ‘000 ..........’ unvanlı şirketin tek ortağı bulunduğu, davalının da bu şirketin müdürü olarak tayin edildiği anlaşıldığından davacı ile davalı arasındaki ilişkinin 6762 sayılı TTK’nın 342. ve devamı maddeleri hükümlerine tabi olduğu, böylece davanın sorumluluk davası olduğu hususu Dairemiz bozma ilamlarına uyulmasıyla da usulü kazanılmış haklar gözetildiğinde belirlenmiş olduğu halde, taraflar arasındaki olayın hukuki tanımının haksız fiil ilişkisi olarak değerlendirilmesi doğru olmamıştır.
Uyuşmazlık, ........ ........ Hukukuna göre kurulmuş, orada faaliyet gösteren ve tek ortaklı yapıya sahip dava dışı şirket ile ilgili olup, davacı, bu şirketin tek ortağı, davalı ise
anılan şirketin müdürü konumunda olduğundan dava konusu olaya uygulanacak hukuk bakımından .......’un .../.... maddesi de gözetilerek bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Oysa ki mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulduğu halde taraflar arasındaki hukuki ilişkinin haksız fiil niteliğinde bulunduğu, davacının .......’da kurulan Travel şirketinin tek paydaşı olduğundan doğrudan kendi adına şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla müdüre karşı zarar ziyan davası açabileceği, bu nedenle tarafların hak ve yükümlülüklerinin Türk maddi hukuku hükümlerine göre belirleneceği gibi bir gerekçeyle, ... hükümleri tartışılmaksızın ve uygulanacak hukuk kesin şekilde belirlenmeksizin karar verilmiştir. Bu suretle .......
hükümleri de dikkate alınarak davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmemesi doğru olmamıştır.
Türk Hukukunda zarar gören ortakların da yöneticiler ve denetçiler aleyhine dava açma hakkı bulunmakta olup, ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik gösterir. Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Ancak, ortak dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir.
....... hükümlerinin değerlendirilmesiyle, Türk hukukunun uygulanacağının belirlenmesi halinde davacı ortağın dava konusu edilen dolaylı zarar nedeniyle açtığı işbu davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabileceğinden, aktif dava ehliyetinin bulunmadığı nazara alınarak bir karar verilmesi gerekecektir. .... Hukukunun uygulanacağının belirlenmesi halinde ise, davacının, dava konusu edilen dolaylı zararı kendi adına isteyip isteyemeyeceği ve bu anlamda aktif dava ehliyetinin olup olmadığının da böylece değerlendirilmesi gerektiğinden anılan hususlar yönünden eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan ....350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, .../.../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/279889000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz