İhtiyati Hacize İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11920 E. 2016/8771 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 586↗ yaklaşık ispat↗ rehnin paraya çevrilmesi↗ hesap kat ihtarı↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ i̇i̇k 257↗ ihtiyati hacze itiraz↗ rehin↗ müteselsil kefil↗ garantörlük↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin ....... maddesinde ... Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, itiraz edenlerin dilekçesinin ekinde herhangi bir delil sunulmadığı, her ne kadar kredinin çeklerle garanti altına alındığı belirtilmiş ise de buna ilişkin belge sunulmadığı, verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, itiraz edenler (borçlular) vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati hacze itiraza ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Ancak, İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. İİK'nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterlidir.
Somut olayda, dosya kapsamı itibariyle alacaklı banka ile asıl borçlu ... .... A.Ş. arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilen ... ....A.Ş'nin asıl borçlu, .... ... ve ....Paz. A.Ş., ... ve ...'in ise kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu lehine verilen teminat mektuplarının banka tarafından tazmin edilmesi nedeniyle hesabın kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere hesap kat ihtarının gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği, mahkemece de talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İhtiyati hacze itiraz edenler (borçular) vekili itiraz dilekçesinde, bankaya taşıt rehni ve pos teminatı verildiğini, rehin ile teminat altına alınan alacak için ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece rehin ve teminatların asıl borçlunun borcu için mi kefillerin borcu için mi verildiğinin ve hangi miktar borç için teminat verildiğinin açıklığa kavuşturulması gerekir. Bunun için de, öncelikle taraflar arasındaki kredi sözleşmeleri ile rehin belgelerinin celb edilip incelenerek, teminatların asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebileceği, verilen teminatların müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde ise teminat bedellerini aşan alacak miktarınca kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği, müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde de TBK'nın 586/.... maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidilmeden de kefiller hakkında takip yapılabileceği gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1380 E. 2016/1661 K.
Ortak:yaklaşık ispat · rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil
İncelediğiniz karardaA.Ş., ... ve ...'in ise «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu lehine verilen «teminat» mektuplarının banka tarafından tazmin edilmesi nedeniyle hesabın kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği, mahkemece de talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bunun için de, öncelikle taraflar arasındaki «kredi sözleşmeleri» ile «rehin» belgelerinin celb edilip incelenerek, «teminatların» asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği, verilen teminatların müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde ise teminat bedellerini aşan alacak miktarınca kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği, müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde de TBK'nın 586/.... maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmeden de kefiller hakkında takip yapılabileceği gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Benzer bu karardaŞti. arasında akdedilen 18.01.2012 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilen şirketin asıl borçlu, gerçek kişilerin ise kredi sözleşmesini «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek Noterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ...
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacize» konu alacağın miktarı ve günümüz şartlarında alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, borç miktarı için borçlular tarafından mal varlığının kaçırılarak alacağın tahsilinin imkansız hale getirileceğine ilişkin iddianın yanında somut delil sunulmadığı, bunun yanında, ihtiyati haciz talebine konu borcun başkaca müşterek «müteselsil kefiller» tarafından «ipotek» ve «rehin» verilmek suretiyle «teminat» altına alındığı görülmekle, teminat altına alınmış alacak hakkında ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek akit tablosu · ipotek · genel kredi sözleşmesi · ihtarname
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece; öncelikle taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesi» ve rehme konu taşınmaz hakkında tesis edilen ipoteğe ilişkin «ipotek akit tablosu» getirtilip incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Noterliği tarafından düzenlenen «ihtarnamede» alacaklı banka lehine, «müteselsil kefil» ...'ın taşınmazı üzerinde «ipotek» tesis edilmiş olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacize» konu alacağın miktarı ve günümüz şartlarında alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, borç miktarı için borçlular tarafından mal varlığının kaçırılarak alacağın tahsilinin imkansız hale getirileceğine ilişkin iddianın yanında somut delil sunulmadığı, bunun yanında, ihtiyati haciz talebine konu borcun başkaca müşterek «müteselsil kefiller» tarafından «ipotek» ve «rehin» verilmek suretiyle «teminat» altına alındığı görülmekle, teminat altına alınmış alacak hakkında ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14592 E. 2016/97 K.
Ortak:rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil
İncelediğiniz karardaA.Ş., ... ve ...'in ise «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu lehine verilen «teminat» mektuplarının banka tarafından tazmin edilmesi nedeniyle hesabın kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği, mahkemece de talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bunun için de, öncelikle taraflar arasındaki «kredi sözleşmeleri» ile «rehin» belgelerinin celb edilip incelenerek, «teminatların» asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği, verilen teminatların müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde ise teminat bedellerini aşan alacak miktarınca kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği, müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde de TBK'nın 586/.... maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmeden de kefiller hakkında takip yapılabileceği gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Benzer bu karardaNoterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle «müteselsil kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ....Noterliği tarafından düzenlenen «ihtarnamede» alacaklı banka lehine, asıl borçlunun ve müteselsil kefil ...'nın taşınmazları üzerinde «ipotek» tesis edilmiş olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamından; «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) ile asıl borçlu .... arasında akdedilen 20.08.2014 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilen kişilerin kredi sözleşmesini «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek .....
Tesis edilen «ipoteklerin» müteselsil kefillerin borcunun da «teminatı» olması halinde TBK'nin 586/2. ve İİK'nın 45. maddeleri uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · ihtarname
Benzer bu karardaNoterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle «müteselsil kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ....Noterliği tarafından düzenlenen «ihtarnamede» alacaklı banka lehine, asıl borçlunun ve müteselsil kefil ...'nın taşınmazları üzerinde «ipotek» tesis edilmiş olduğu belirtilmiştir.
Tesis edilen «ipoteklerin» müteselsil kefillerin borcunun da «teminatı» olması halinde TBK'nin 586/2. ve İİK'nın 45. maddeleri uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilemez.
Bu durumda mahkemece; taşınmazlar hakkında tesis edilen «ipoteklere» ilişkin ipotek akit tabloları getirtilip incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12001 E. 2015/11194 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · rehin · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaBunun için de, öncelikle taraflar arasındaki «kredi sözleşmeleri» ile «rehin» belgelerinin celb edilip incelenerek, «teminatların» asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği, verilen teminatların müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde ise teminat bedellerini aşan alacak miktarınca kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği, müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde de TBK'nın 586/.... maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmeden de kefiller hakkında takip yapılabileceği gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
A.Ş., ... ve ...'in ise «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu lehine verilen «teminat» mektuplarının banka tarafından tazmin edilmesi nedeniyle hesabın kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği, mahkemece de talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Benzer bu karardaDosyada borçlu olarak gösterilenler «kredi sözleşmesini» «kefil» sıfatıyla imza edenler olduğuna göre, mahkemece «ipotek» belgeleri getirtilip ipoteğin kefillerin «kefalet» borcunu da kapsayıp kapsamadığı tespit edilerek, eğer ipotek kefiller yararına verilmiş ise «rehin» tutarı kadar olan alacak için alacaklının önce rehne müracaat etmesi gerektiği, ipotek şayet asıl borçlu lehine verilmiş ise bunun kefile başvuruyu engellemeyeceği nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) Banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsmaına göre; İİK «257». maddesi gereğince alacak rehinle temin edildiğinden «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Alacaklı Banka vekili, «kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» isteminde bulunmuş olup, mahkemece, «rehinle temin edilen alacaklar» yönünden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehinle temin edilen alacak · resmi senet · ipotek · kefalet
Benzer bu karardaDosya içerisinde bulunan «ipotek» belgesi ve «resmi senet» başlıklı belgeye göre alacaklı Banka yararına ipotek tesis edildiği anlaşılmakta ise de, ipoteğin kefillerin borcunu temin edip etmediği anlaşılamamaktadır.
Dosyada borçlu olarak gösterilenler «kredi sözleşmesini» «kefil» sıfatıyla imza edenler olduğuna göre, mahkemece «ipotek» belgeleri getirtilip ipoteğin kefillerin «kefalet» borcunu da kapsayıp kapsamadığı tespit edilerek, eğer ipotek kefiller yararına verilmiş ise «rehin» tutarı kadar olan alacak için alacaklının önce rehne müracaat etmesi gerektiği, ipotek şayet asıl borçlu lehine verilmiş ise bunun kefile başvuruyu engellemeyeceği nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) Banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Alacaklı Banka vekili, «kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» isteminde bulunmuş olup, mahkemece, «rehinle temin edilen alacaklar» yönünden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17183 E. 2013/22102 K.
Ortak:rehnin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaBunun için de, öncelikle taraflar arasındaki «kredi sözleşmeleri» ile «rehin» belgelerinin celb edilip incelenerek, «teminatların» asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği, verilen teminatların müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde ise teminat bedellerini aşan alacak miktarınca kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği, müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde de TBK'nın 586/.... maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmeden de kefiller hakkında takip yapılabileceği gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
A.Ş., ... ve ...'in ise «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu lehine verilen «teminat» mektuplarının banka tarafından tazmin edilmesi nedeniyle hesabın kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği, mahkemece de talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, talebin dayanağı olan «kredi sözleşmesi»'nde, karşı taraf ... ve ...'nın müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları, dava dışı borçlu ...'nın, kredi sözleşmesine «teminat» olarak taşınmazını «ipotek» verdiği, borcun rehinle teminat altına alındığı, rehinle teminat altına alınmış borçlarda, «ihtiyati haciz» talep edilemeyeceği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati «haciz» talep eden alacaklı banka tarafından, dava dışı ...'ya kullandırılan «ticari kredinin» zamanında ödenmemesi üzerine bankaca, hesabın kat edilerek ödenmesi istenmiş, ödenmeyince «kefiller» yönünden işbu «ihtiyati haciz» isteminde bulunulmuştur.
İhtiyati «haciz» talep eden tarafından, dava dışı ...'ya kullandırılan «ticari kredi» için asıl borçludan «ipotek» ve «taşınır rehni» alınmış, ancak, aleyhlerine «ihtiyati haciz» istenen müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden ipotek veya «rehin» alınmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · konkordato · borcun ifası · ticari kredi · ipotek · iflas
Benzer bu karardaHer ne kadar aynı Yasanın 586/2. maddesinde alacağın, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınması halinde, «rehnin paraya çevrilmesinden» önce «kefile» başvurulamayacağı ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun «iflas» etmesi ya da «konkordato» mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabileceği belirtilmiş ise de, dosya kapsamı itibariyle taşınır rehninin teslimi meşrud bir «rehin» olup olmadığı ve miktarı anlaşılamamaktadır.
İhtiyati «haciz» talep eden tarafından, dava dışı ...'ya kullandırılan «ticari kredi» için asıl borçludan «ipotek» ve «taşınır rehni» alınmış, ancak, aleyhlerine «ihtiyati haciz» istenen müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden ipotek veya «rehin» alınmamıştır.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, talebin dayanağı olan «kredi sözleşmesi»'nde, karşı taraf ... ve ...'nın müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları, dava dışı borçlu ...'nın, kredi sözleşmesine «teminat» olarak taşınmazını «ipotek» verdiği, borcun rehinle teminat altına alındığı, rehinle teminat altına alınmış borçlarda, «ihtiyati haciz» talep edilemeyeceği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
İhtiyati «haciz» talep eden alacaklı banka tarafından, dava dışı ...'ya kullandırılan «ticari kredinin» zamanında ödenmemesi üzerine bankaca, hesabın kat edilerek ödenmesi istenmiş, ödenmeyince «kefiller» yönünden işbu «ihtiyati haciz» isteminde bulunulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9248 E. 2014/11972 K.
Ortak:yaklaşık ispat · kat ihtarı · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaA.Ş., ... ve ...'in ise «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu lehine verilen «teminat» mektuplarının banka tarafından tazmin edilmesi nedeniyle hesabın kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği, mahkemece de talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Bunun için de, öncelikle taraflar arasındaki «kredi sözleşmeleri» ile «rehin» belgelerinin celb edilip incelenerek, «teminatların» asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği, verilen teminatların müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde ise teminat bedellerini aşan alacak miktarınca kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği, müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde de TBK'nın 586/.... maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmeden de kefiller hakkında takip yapılabileceği gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen(alacaklı) vekili, 02.09.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesi», kredi «çerçeve sözleşmesi» ve 12.10.2012 tarihli «kefalet sözleşmesine» istinaden müşterek ve «müteselsil kefiller» hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş olup, kredi sözleşmeleri, kefalet sözleşmesi, «kat ihtarı» ve tebliğ belgeleri dosyaya «ibraz» edilmiş olmakla, hangi sözleşmeden ne kadar alacağın bulunduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş …
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çerçeve sözleşme · kefalet limiti · kefalet sözleşmesi · ipotek · kefalet · genel kredi sözleşmesi · geçersizlik · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen(alacaklı) vekili, 02.09.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesi», kredi «çerçeve sözleşmesi» ve 12.10.2012 tarihli «kefalet sözleşmesine» istinaden müşterek ve «müteselsil kefiller» hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş olup, kredi sözleşmeleri, kefalet sözleşmesi, «kat ihtarı» ve tebliğ belgeleri dosyaya «ibraz» edilmiş olmakla, hangi sözleşmeden ne kadar alacağın bulunduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş …
T..'in «kefalet limiti» ve tarihi belirtilmediğinden «geçersiz» olduğu, hangi sözleşmeden ne kadar borç olduğu hususunun «ibraz» edilen delillerden tespit edilemediği, ayrıca H..
Mahkemece, 02.09.2010 tarihli sözleşmede «kefalet limiti» belirtilmediği için «kefalet sözleşmesinin» geçerli olmadığı, 12.10.2012 tarihli kefalet sözleşmesinde T..
Ayrıca, mahkemece 02.09.2010 tarihli sözleşmede «kefalet limiti» açıkca belirtilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de, sözleşmenin ilk sayfasında kredi limiti 2.500.000,00TL olarak belirtilmiş olup, bu sayfa tüm kefillerce imzalanmış olmakla kefalet limitinin bu miktar olduğunun kabulü gerekeceği açık olmakla, yazılı gerekçeyle talebin reddi yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12458 E. 2014/14810 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaA.Ş., ... ve ...'in ise «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu lehine verilen «teminat» mektuplarının banka tarafından tazmin edilmesi nedeniyle hesabın kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği, mahkemece de talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bunun için de, öncelikle taraflar arasındaki «kredi sözleşmeleri» ile «rehin» belgelerinin celb edilip incelenerek, «teminatların» asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği, verilen teminatların müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde ise teminat bedellerini aşan alacak miktarınca kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği, müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde de TBK'nın 586/.... maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmeden de kefiller hakkında takip yapılabileceği gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Benzer bu karardaDosya kapsamındaki belgelerden aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin alacağın dayanağını oluşturan «genel kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı (İhtiyati haciz isteyen) banka tarafından hesabın kat edilip borcun ödenmesi yönünde usulünce «ihtarda» bulunulduğu, ancak borcun ödenmediği, borç miktarının müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettikleri miktarın altında bulunduğu sabittir.
Dava; aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olduğu «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Aynı kanunun 45. maddesi uyarınca asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde ise bu alacağa ilişkin rehne başvurulmadan «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · kefalet · genel kredi sözleşmesi · vade · taahhütname
Benzer bu karardaDosya kapsamındaki belgelerden aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin alacağın dayanağını oluşturan «genel kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı (İhtiyati haciz isteyen) banka tarafından hesabın kat edilip borcun ödenmesi yönünde usulünce «ihtarda» bulunulduğu, ancak borcun ödenmediği, borç miktarının müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettikleri miktarın altında bulunduğu sabittir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; alacaklı vekilinin talep dilekçesinde alacağı karşılayacak «ipotek» haricinde yeterli «teminatın» bulunmadığından bahsedildiği, bu haliyle alacağın ipotekle teminat altına alındığı, İİK'nın «257». maddesinde yer alan alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dava; aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olduğu «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İİK'nın «257»/1. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1187 E. 2016/1929 K.
Ortak:yaklaşık ispat · kat ihtarı · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaA.Ş., ... ve ...'in ise «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu lehine verilen «teminat» mektuplarının banka tarafından tazmin edilmesi nedeniyle hesabın kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği, mahkemece de talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Bunun için de, öncelikle taraflar arasındaki «kredi sözleşmeleri» ile «rehin» belgelerinin celb edilip incelenerek, «teminatların» asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği, verilen teminatların müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde ise teminat bedellerini aşan alacak miktarınca kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği, müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde de TBK'nın 586/.... maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmeden de kefiller hakkında takip yapılabileceği gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili, taraflarca imzalanan «kredi sözleşmelerinin» suretlerini ve «kat ihtarını» sunduğuna göre, mahkemece, kredinin ne kadarı ödendiği, kefillerin krediye «kefil» olup olmadıkları, ihtiyati haciz isteğinin soyut olduğu, İİK «257». maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… rihte çekildiği, çekilen kredinin ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ne kadarının ödendiği, ne kadar borç kaldığı, kredi çekildiği tarihte kefillerin bu çekilen krediye «kefil» olup olmadıkları gibi bir çok hususun dosyaya sunulmadığı, «ihtiyati haciz» isteyenin soyut iddiaları dışında karşı tarafın borcu olduğuna dair dosyada hiçbir delil ve bilgi bulunmadığı, İİK «257». madde koşulları oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9389 E. 2014/12806 K.
Ortak:rehnin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaA.Ş., ... ve ...'in ise «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu lehine verilen «teminat» mektuplarının banka tarafından tazmin edilmesi nedeniyle hesabın kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği, mahkemece de talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bunun için de, öncelikle taraflar arasındaki «kredi sözleşmeleri» ile «rehin» belgelerinin celb edilip incelenerek, «teminatların» asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği, verilen teminatların müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde ise teminat bedellerini aşan alacak miktarınca kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği, müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde de TBK'nın 586/.... maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmeden de kefiller hakkında takip yapılabileceği gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Benzer bu karardaBu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Talep «müşterek borçlu müteselsil kefiller» için «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kefillerin sorumluluğu TBK'nın 586. maddesinin 1. bendinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek borçlu müteselsil kefil · ipotek · kefalet · taşıyan
Benzer bu karardaMahkemece, asıl borçlu firmaya kullandırılan kredinin «teminatı» olarak «ipotek» tesis edildiği, alacak rehinle temin edildiğinden İİK'nın «257». maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Talep «müşterek borçlu müteselsil kefiller» için «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyada «kefaletten» kaynaklanan borcun rehinle temin edildiğini gösterir bir belge mevcut değildir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11920 E. , 2016/8771 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../02/2016 tarih ve 2016/48-2016/47 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) vekili; müvekkillerinin .......'de ikamet ettiklerini, ....... mahkemelerinin yetkili olduğunu, kaldı ki müvekkillerinin muaccel hale gelmiş bir borcunun bulunmadığını, akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden kredi borcunun taşıt rehni, ....165,758,00 TL'lik POS teminatı ve ....367.424,87 TL'lik teminat çeki ile teminat altına alındığını, müvekkilinin 1974 yılından beri faaliyette bulunan bir şirket olduğunu ve mal kaçırma hazırlığında olmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararının durdurulması için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf (alacaklı) vekili; ilamsız icra takibinin başlatıldığını, icra takibinde ödeme emrinin borçlulara tebliğ edilip takibin kesinleştiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki menfatinin olmadığını, imzalanan sözleşmede ... Mahkeme ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olarak taraflar arasında kararlaştırıldığını, teminat mektuplarının toplam tutarı olan ....514.175,00 TL üzerinden firma ve kefillere ihtar çekilerek alacaklarının muaccel hale geldiğini, alacaklarının taşıt rehnine dayandığını, rehinli araçların tutarı alacaklarının çok az bir kısmını karşıladığını, ortada ticari bir kredinin mevcut olduğunu, ticari krediler ve alacaklarının tasfiyesinde alacaklının alacağı rehinle temin edilmiş olsa dahi kefil ve asıl borçlulara alacağı tutarında başvurabileceğini savunarak itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin ....... maddesinde ... Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, itiraz edenlerin dilekçesinin ekinde herhangi bir delil sunulmadığı, her ne kadar kredinin çeklerle garanti altına alındığı belirtilmiş ise de buna ilişkin belge sunulmadığı, verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, itiraz edenler (borçlular) vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati hacze itiraza ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Ancak, İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. İİK'nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterlidir.
Somut olayda, dosya kapsamı itibariyle alacaklı banka ile asıl borçlu ... .... A.Ş. arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilen ... ....A.Ş'nin asıl borçlu, .... ... ve ....Paz. A.Ş., ... ve ...'in ise kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu lehine verilen teminat mektuplarının banka tarafından tazmin edilmesi nedeniyle hesabın kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere hesap kat ihtarının gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği, mahkemece de talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İhtiyati hacze itiraz edenler (borçular) vekili itiraz dilekçesinde, bankaya taşıt rehni ve pos teminatı verildiğini, rehin ile teminat altına alınan alacak için ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece rehin ve teminatların asıl borçlunun borcu için mi kefillerin borcu için mi verildiğinin ve hangi miktar borç için teminat verildiğinin açıklığa kavuşturulması gerekir. Bunun için de, öncelikle taraflar arasındaki kredi sözleşmeleri ile rehin belgelerinin celb edilip incelenerek, teminatların asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebileceği, verilen teminatların müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde ise teminat bedellerini aşan alacak miktarınca kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği, müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde de TBK'nın 586/....
maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidilmeden de kefiller hakkında takip yapılabileceği gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, .../.../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/278234300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz