İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9248 E. 2014/11972 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yaklaşık ispat↗ ihtar tebliği↗ çerçeve sözleşme↗ kat ihtarı↗ kefalet limiti↗ kefalet sözleşmesi↗ i̇i̇k 257↗ müteselsil kefil↗ ipotek↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ geçersizlik↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 02.09.2010 tarihli sözleşmede kefalet limiti belirtilmediği için kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı, 12.10.2012 tarihli kefalet sözleşmesinde T.. T..'in kefalet limiti ve tarihi belirtilmediğinden geçersiz olduğu, hangi sözleşmeden ne kadar borç olduğu hususunun ibraz edilen delillerden tespit edilemediği, ayrıca H.. T.. ve N.. T..'e ait taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak, İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. İİK'nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterlidir. Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen(alacaklı) vekili, 02.09.2010 tarihli genel kredi sözleşmesi, kredi çerçeve sözleşmesi ve 12.10.2012 tarihli kefalet sözleşmesine istinaden müşterek ve müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş olup, kredi sözleşmeleri, kefalet sözleşmesi, kat ihtarı ve tebliğ belgeleri dosyaya ibraz edilmiş olmakla, hangi sözleşmeden ne kadar alacağın bulunduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, mahkemece 02.09.2010 tarihli sözleşmede kefalet limiti açıkca belirtilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de, sözleşmenin ilk sayfasında kredi limiti 2.500.000,00TL olarak belirtilmiş olup, bu sayfa tüm kefillerce imzalanmış olmakla kefalet limitinin bu miktar olduğunun kabulü gerekeceği açık olmakla, yazılı gerekçeyle talebin reddi yerinde değildir.
Yine, mahkemece müşterek ve müteselsil kefil H.. T.. ve N.. T..'e ait taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edilmiş olduğu gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiş ise de, dosyaya ibraz edilen ipotek belgelerinin bir kısmı sözleşme tarihinden önceki dönemlere ilişkin olup, geriye kalan ipotek belgeleri ise asıl borçlu tarafından kendi lehine verilen ipotekler ile H.. T..'in asıl borçlunun borcunu teminen verdiği ipotekten ibaret olmakla, kefillerin kendi borçlarını teminen tesis ettiği ipotek bulunmadığından kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün bulunmasına rağmen yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1187 E. 2016/1929 K.
Ortak:yaklaşık ispat · kat ihtarı · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen(alacaklı) vekili, 02.09.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesi», kredi «çerçeve sözleşmesi» ve 12.10.2012 tarihli «kefalet sözleşmesine» istinaden müşterek ve «müteselsil kefiller» hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş olup, kredi sözleşmeleri, kefalet sözleşmesi, «kat ihtarı» ve tebliğ belgeleri dosyaya «ibraz» edilmiş olmakla, hangi sözleşmeden ne kadar alacağın bulunduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş …
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Benzer bu karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili, taraflarca imzalanan «kredi sözleşmelerinin» suretlerini ve «kat ihtarını» sunduğuna göre, mahkemece, kredinin ne kadarı ödendiği, kefillerin krediye «kefil» olup olmadıkları, ihtiyati haciz isteğinin soyut olduğu, İİK «257». maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
… rihte çekildiği, çekilen kredinin ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ne kadarının ödendiği, ne kadar borç kaldığı, kredi çekildiği tarihte kefillerin bu çekilen krediye «kefil» olup olmadıkları gibi bir çok hususun dosyaya sunulmadığı, «ihtiyati haciz» isteyenin soyut iddiaları dışında karşı tarafın borcu olduğuna dair dosyada hiçbir delil ve bilgi bulunmadığı, İİK «257». madde koşulları oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6452 E. 2013/9129 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi · ibraz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen(alacaklı) vekili, 02.09.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesi», kredi «çerçeve sözleşmesi» ve 12.10.2012 tarihli «kefalet sözleşmesine» istinaden müşterek ve «müteselsil kefiller» hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş olup, kredi sözleşmeleri, kefalet sözleşmesi, «kat ihtarı» ve tebliğ belgeleri dosyaya «ibraz» edilmiş olmakla, hangi sözleşmeden ne kadar alacağın bulunduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş …
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Benzer bu karardaDavacı, davalıların da asıl borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla borçlu oldukları krediyi, kendisinin kefil sıfatı nedeniyle ödemek zorunda kaldığını bildirerek kredi ödemesinde bulunmayan davalılar hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş ve dilekçesi ekinde de «kredi sözleşmesini», borcun kendisi tarafından ödendiğine dair makbuzları ve yaptığı ödemeleri davalılardan talep ettiğine dair «ihtarname» suretlerini dosyaya «ibraz» etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, alacağın miktarının ve «rücu» hakkınını bulunup bulunmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla İİK'nın «257»'nci maddesinde ön görülen «ihtiyati haciz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, İİK'nın «257» vd. maddeleri uyarınca talep edilen «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu hakkı · rücu · ihtarname
Benzer bu karardaDavacının, kredi borcunun «kefil» sıfatı ile kendisi tarafından ödendiğine dair banka yazısı «ibraz» ettiği ve bu nedenle de asıl borçlu ve diğer kefillere «rücu hakkının» doğduğu, bu suretle de İİK'nın «257»'nci maddesinde gösterilen koşulların gerçekleşmiş bulunduğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, alacağın miktarının ve «rücu» hakkınını bulunup bulunmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla İİK'nın «257»'nci maddesinde ön görülen «ihtiyati haciz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalıların da asıl borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla borçlu oldukları krediyi, kendisinin kefil sıfatı nedeniyle ödemek zorunda kaldığını bildirerek kredi ödemesinde bulunmayan davalılar hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş ve dilekçesi ekinde de «kredi sözleşmesini», borcun kendisi tarafından ödendiğine dair makbuzları ve yaptığı ödemeleri davalılardan talep ettiğine dair «ihtarname» suretlerini dosyaya «ibraz» etmiştir.
Davalıların sözleşme adreslerine çıkartılan «ihtarnamelerin» tebliğ edilemediği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11920 E. 2016/8771 K.
Ortak:yaklaşık ispat · kat ihtarı · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen(alacaklı) vekili, 02.09.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesi», kredi «çerçeve sözleşmesi» ve 12.10.2012 tarihli «kefalet sözleşmesine» istinaden müşterek ve «müteselsil kefiller» hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş olup, kredi sözleşmeleri, kefalet sözleşmesi, «kat ihtarı» ve tebliğ belgeleri dosyaya «ibraz» edilmiş olmakla, hangi sözleşmeden ne kadar alacağın bulunduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş …
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Benzer bu karardaA.Ş., ... ve ...'in ise «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu lehine verilen «teminat» mektuplarının banka tarafından tazmin edilmesi nedeniyle hesabın kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği, mahkemece de talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Bunun için de, öncelikle taraflar arasındaki «kredi sözleşmeleri» ile «rehin» belgelerinin celb edilip incelenerek, «teminatların» asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği, verilen teminatların müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde ise teminat bedellerini aşan alacak miktarınca kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği, müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde de TBK'nın 586/.... maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmeden de kefiller hakkında takip yapılabileceği gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · hesap kat · ihtiyati hacze itiraz · rehin · garantörlük · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaBunun için de, öncelikle taraflar arasındaki «kredi sözleşmeleri» ile «rehin» belgelerinin celb edilip incelenerek, «teminatların» asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği, verilen teminatların müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde ise teminat bedellerini aşan alacak miktarınca kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği, müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde de TBK'nın 586/.... maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmeden de kefiller hakkında takip yapılabileceği gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
A.Ş., ... ve ...'in ise «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu lehine verilen «teminat» mektuplarının banka tarafından tazmin edilmesi nedeniyle hesabın kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği, mahkemece de talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İhtiyati hacze itiraz edenler (borçular) vekili itiraz dilekçesinde, bankaya taşıt rehni ve pos «teminatı» verildiğini, «rehin» ile teminat altına alınan alacak için «ihtiyati haciz» kararı verilemeyeceğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece rehin ve teminatların asıl borçlunun borcu için mi kefillerin borcu için mi verildiğinin ve hangi miktar borç için teminat verildiğinin açıklığa kavuşturulması gerekir.
Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, itiraz edenlerin dilekçesinin ekinde herhangi bir delil sunulmadığı, her ne kadar kredinin çeklerle «garanti» altına alındığı belirtilmiş ise de buna ilişkin belge sunulmadığı, verilen «ihtiyati haciz» kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15106 E. 2012/18316 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · kefil · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen(alacaklı) vekili, 02.09.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesi», kredi «çerçeve sözleşmesi» ve 12.10.2012 tarihli «kefalet sözleşmesine» istinaden müşterek ve «müteselsil kefiller» hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş olup, kredi sözleşmeleri, kefalet sözleşmesi, «kat ihtarı» ve tebliğ belgeleri dosyaya «ibraz» edilmiş olmakla, hangi sözleşmeden ne kadar alacağın bulunduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş …
T..'in asıl borçlunun borcunu teminen verdiği «ipotekten» ibaret olmakla, kefillerin kendi borçlarını teminen tesis ettiği ipotek bulunmadığından «kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün bulunmasına rağmen yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Benzer bu karardaSomut olaya gelince, ihtiyati hacze konu alacak nedeniyle, asıl borçlu yönünden ..., ..., ...,..., ... ve ... tarafından taşınmazları üzerine Banka lehine «ipotek» tesis edilmiş olup, borçlu «kefiller» ... ve ... yönünden «kefaletten» kaynaklanan alacağın rehinle temin edilmiş olduğu kabul edilemez.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan incelemede alacak rehinle temin edilmiş olduğundan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin
Benzer bu karardaİİK'nun anılan maddesine göre aleyhine «ihtiyati haciz» istenenin lehine verilmiş bir «rehin» söz konusu ise alacaklı rehin tutarı kadar alacağı için öncelikle rehine başvurması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16749 E. 2014/17805 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · kefil · haciz
İncelediğiniz karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen(alacaklı) vekili, 02.09.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesi», kredi «çerçeve sözleşmesi» ve 12.10.2012 tarihli «kefalet sözleşmesine» istinaden müşterek ve «müteselsil kefiller» hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş olup, kredi sözleşmeleri, kefalet sözleşmesi, «kat ihtarı» ve tebliğ belgeleri dosyaya «ibraz» edilmiş olmakla, hangi sözleşmeden ne kadar alacağın bulunduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş …
T..'in asıl borçlunun borcunu teminen verdiği «ipotekten» ibaret olmakla, kefillerin kendi borçlarını teminen tesis ettiği ipotek bulunmadığından «kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün bulunmasına rağmen yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Benzer bu karardaK..'un asıl borçlunun yanı sıra kendi borçları ve «kefaleti» için de «ipotek» verdiği belirtilmiş olmakla, İİK'nın «257». maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, mahkemece N..
Mahkemece, itiraz edenin dava dışı kredi borçlusunun borçlarına "«ipotek» veren" sıfatını taşıması nedeniyle hakkında takip yapılması ve «ihtiyati haciz» kararı alınmasında yasaya aykırı bir durum görülmediği, itiraz edenin itiraz nedenlerinin İİK'nın «265». maddesi kapsamında yer almadığı gerekçesiyle, «ihtiyati hacze itirazın» reddine karar verilmiştir Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) temyiz etmiştir.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265
Benzer bu karardaMahkemece, itiraz edenin dava dışı kredi borçlusunun borçlarına "«ipotek» veren" sıfatını taşıması nedeniyle hakkında takip yapılması ve «ihtiyati haciz» kararı alınmasında yasaya aykırı bir durum görülmediği, itiraz edenin itiraz nedenlerinin İİK'nın «265». maddesi kapsamında yer almadığı gerekçesiyle, «ihtiyati hacze itirazın» reddine karar verilmiştir Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) temyiz etmiştir.
K..'un «ipotek» veren sıfatı taşıması ve İİK'nın «265». maddesindeki itiraz nedenleri bulunmadığı gerekçesiyle, «ihtiyati hacze itirazın» reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Talep, «ihtiyati hacize» itiraza ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle «ihtiyati hacze itirazın» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1380 E. 2016/1661 K.
Ortak:yaklaşık ispat · kat ihtarı · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen(alacaklı) vekili, 02.09.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesi», kredi «çerçeve sözleşmesi» ve 12.10.2012 tarihli «kefalet sözleşmesine» istinaden müşterek ve «müteselsil kefiller» hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş olup, kredi sözleşmeleri, kefalet sözleşmesi, «kat ihtarı» ve tebliğ belgeleri dosyaya «ibraz» edilmiş olmakla, hangi sözleşmeden ne kadar alacağın bulunduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş …
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
T..'in asıl borçlunun borcunu teminen verdiği «ipotekten» ibaret olmakla, kefillerin kendi borçlarını teminen tesis ettiği ipotek bulunmadığından «kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün bulunmasına rağmen yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacize» konu alacağın miktarı ve günümüz şartlarında alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, borç miktarı için borçlular tarafından mal varlığının kaçırılarak alacağın tahsilinin imkansız hale getirileceğine ilişkin iddianın yanında somut delil sunulmadığı, bunun yanında, ihtiyati haciz talebine konu borcun başkaca müşterek «müteselsil kefiller» tarafından «ipotek» ve «rehin» verilmek suretiyle «teminat» altına alındığı görülmekle, teminat altına alınmış alacak hakkında ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Şti. arasında akdedilen 18.01.2012 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilen şirketin asıl borçlu, gerçek kişilerin ise kredi sözleşmesini «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek Noterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ...
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek akit tablosu · rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · hesap kat · rehin · ihtarname · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacize» konu alacağın miktarı ve günümüz şartlarında alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, borç miktarı için borçlular tarafından mal varlığının kaçırılarak alacağın tahsilinin imkansız hale getirileceğine ilişkin iddianın yanında somut delil sunulmadığı, bunun yanında, ihtiyati haciz talebine konu borcun başkaca müşterek «müteselsil kefiller» tarafından «ipotek» ve «rehin» verilmek suretiyle «teminat» altına alındığı görülmekle, teminat altına alınmış alacak hakkında ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Şti. arasında akdedilen 18.01.2012 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilen şirketin asıl borçlu, gerçek kişilerin ise kredi sözleşmesini «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek Noterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ...
Ancak; ipoteğin müteselsil kefillerin borcunun «teminatı» olarak verilmemesi halinde TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmeden «kefiller» hakkında takip yapılmasına hukuken bir engel yoktur.
Bu durumda mahkemece; öncelikle taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesi» ve rehme konu taşınmaz hakkında tesis edilen ipoteğe ilişkin «ipotek akit tablosu» getirtilip incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4745 E. 2016/6515 K.
Ortak:yaklaşık ispat · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaİİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda2004 sayılı İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterlidir.
Ayrıca, «ihtiyati haciz» taleplerinde tam bir ispat koşulu aranmayıp, «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Mahkemece, alacağın varlığı ve miktarının tespiti için yargılama yapmak gerektiği ve netice taleple elde edilebilecek şekilde tedbir mahiyetinde «ihtiyati haciz» verilemeyeceği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18058 E. 2014/1230 K.
Ortak:yaklaşık ispat · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaİİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaİİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, alacağın varlığının tam ispatı gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Mahkemece, alacağın miktarı ve vadesinin geldiğinin tespiti yargılamayı gerektirdiğinden İİK «257». maddesinin aradığı şartlar oluşmadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen(alacaklı) vekili, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmelerini» ve çalınan emtiaya ilişkin karakol ifade tutanağını, sunduğuna göre, mahkemece, alacağın miktarı ve vadesinin tespiti yargılamayı gerektirdiği, İİK'nun «257». maddesinde aranan şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9248 E. , 2014/11972 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MANİSA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 04/03/2014
NUMARASI 2014/17-2014/17
Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/03/2014 tarih ve 2014/17-2014/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili, asıl borçlu T.. İnşaat ve D.. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 02.09.2010 tarihli 2.500.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi;
12. 10.2012 tarihli 2.500.000,00 TL bedelli kredi çerçeve sözleşmesi imzalandığını, borçlular N.. Gazetecilik Basın Yayın Reklam ve M.. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti., H.. T.., N.. T.. ve T.. T..'in müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeleri imzaladıklarını, hesap kat ihtarı gönderilmesine rağmen borçluların borcu ödemediklerini ileri sürerek, 1.353.582,72 TL üzerinden borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 02.09.2010 tarihli sözleşmede kefalet limiti belirtilmediği için kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı, 12.10.2012 tarihli kefalet sözleşmesinde T.. T..'in kefalet limiti ve tarihi belirtilmediğinden geçersiz olduğu, hangi sözleşmeden ne kadar borç olduğu hususunun ibraz edilen delillerden tespit edilemediği, ayrıca H.. T.. ve N.. T..'e ait taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak, İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. İİK'nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterlidir. Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen(alacaklı) vekili, 02.09.2010 tarihli genel kredi sözleşmesi, kredi çerçeve sözleşmesi ve 12.10.2012 tarihli kefalet sözleşmesine istinaden müşterek ve müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz isteminde bulunmuş olup, kredi sözleşmeleri, kefalet sözleşmesi, kat ihtarı ve tebliğ belgeleri dosyaya ibraz edilmiş olmakla, hangi sözleşmeden ne kadar alacağın bulunduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, mahkemece 02.09.2010 tarihli sözleşmede kefalet limiti açıkca belirtilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de, sözleşmenin ilk sayfasında kredi limiti 2.500.000,00TL olarak belirtilmiş olup, bu sayfa tüm kefillerce imzalanmış olmakla kefalet limitinin bu miktar olduğunun kabulü gerekeceği açık olmakla, yazılı gerekçeyle talebin reddi yerinde değildir.
Yine, mahkemece müşterek ve müteselsil kefil H.. T.. ve N.. T..'e ait taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edilmiş olduğu gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiş ise de, dosyaya ibraz edilen ipotek belgelerinin bir kısmı sözleşme tarihinden önceki dönemlere ilişkin olup, geriye kalan ipotek belgeleri ise asıl borçlu tarafından kendi lehine verilen ipotekler ile H.. T..'in asıl borçlunun borcunu teminen verdiği ipotekten ibaret olmakla, kefillerin kendi borçlarını teminen tesis ettiği ipotek bulunmadığından kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün bulunmasına rağmen yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen(alacaklı) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen(alacaklı) yararına BOZULMASINA, 24.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102063800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz