İhtiyati Haciz Talebi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12458 E. 2014/14810 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 586↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ i̇i̇k 257↗ rehin↗ müteselsil kefil↗ ipotek↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ vade↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; alacaklı vekilinin talep dilekçesinde alacağı karşılayacak ipotek haricinde yeterli teminatın bulunmadığından bahsedildiği, bu haliyle alacağın ipotekle teminat altına alındığı, İİK'nın 257. maddesinde yer alan alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı (İhtiyati haciz isteyen) vekili temyiz etmiştir.
Dava; aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilenlerin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki belgelerden aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilenlerin alacağın dayanağını oluşturan genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı (İhtiyati haciz isteyen) banka tarafından hesabın kat edilip borcun ödenmesi yönünde usulünce ihtarda bulunulduğu, ancak borcun ödenmediği, borç miktarının müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri miktarın altında bulunduğu sabittir. İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı kanunun 45. maddesi uyarınca asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere rehin verilmiş olması halinde ise bu alacağa ilişkin rehne başvurulmadan ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün değildir. Ancak, TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri miktar için ayrıca rehinle teminat verilmemiş ise bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür. Somut olayda, dava dışı H. Z. T. tarafından verilen ipotek asıl burçlu T. Tur. Sey. Nak. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borcunun teminatı olarak verilmiş olup aleyherine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilenlerin kefaletden doğan borcunu teminat altına almamaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilenlerin borcunu teminat altına alan bir rehnin bulunmadığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi için İİK'nın 257. maddesinde belirtilen koşulların somut olayda gerçekleşmiş olduğu gözetilerek talebin kabulü yerine yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı (İhtiyati haciz isteyen) yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/435 E. 2014/2210 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · vade
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; alacaklı vekilinin talep dilekçesinde alacağı karşılayacak «ipotek» haricinde yeterli «teminatın» bulunmadığından bahsedildiği, bu haliyle alacağın ipotekle teminat altına alındığı, İİK'nın «257». maddesinde yer alan alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dava; aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olduğu «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki belgelerden aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin alacağın dayanağını oluşturan «genel kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı (İhtiyati haciz isteyen) banka tarafından hesabın kat edilip borcun ödenmesi yönünde usulünce «ihtarda» bulunulduğu, ancak borcun ödenmediği, borç miktarının müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettikleri miktarın altında bulunduğu sabittir.
Benzer bu karardaBuna ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olup, somut olayda dosya içinde aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefillerin …
Mahkemece, borçluların taşınmazları üzerine «ipotek» konulduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmişse de, alacaklı vekili «müşterek borçlu müteselsil kefil» tarafından verilen ipoteğin asıl kredi borçlusunun borcunu «teminat» altına aldığını, kefillerin borcu için verilmiş bir ipoteğin bulunmadığını ileri sürmüştür.
İcra İflas Kanunu'nun «257»/1 maddesi hükmü gereğince, rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda «ipotek» resmi senedi getirtilmek suretiyle «müteselsil kefiller» tarafından yüklenilen edimlerin «teminatı» olmak üzere alacaklı taraf lehine ipotek tesis edilip edilmediği üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17555 E. 2014/19923 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · vade
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; alacaklı vekilinin talep dilekçesinde alacağı karşılayacak «ipotek» haricinde yeterli «teminatın» bulunmadığından bahsedildiği, bu haliyle alacağın ipotekle teminat altına alındığı, İİK'nın «257». maddesinde yer alan alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dava; aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olduğu «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki belgelerden aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin alacağın dayanağını oluşturan «genel kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı (İhtiyati haciz isteyen) banka tarafından hesabın kat edilip borcun ödenmesi yönünde usulünce «ihtarda» bulunulduğu, ancak borcun ödenmediği, borç miktarının müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettikleri miktarın altında bulunduğu sabittir.
Benzer bu karardaBuna ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu için alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte TBK'nın 586. ( Mülga BK'nın 487. maddesi ) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olup, somut olayda aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefillerin yüklendikler …
Bu durumda «ipotek» resmi senedi getirtilmek suretiyle «müteselsil kefiller» tarafından yüklenilen edimlerin «teminatı» olmak üzere alacaklı taraf lehine «rehin» tesis edilip edilmediği üzerinde durularak sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Talep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kat ihtarı · muacceliyet · ihtarname · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, alacaklı banka tarafından düzenlenen «muacceliyet» «ihtarnamesinde», alacağın 3. kişi tarafından rehinle temin edilmiş olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Talep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «ipotek» resmi senedi getirtilmek suretiyle «müteselsil kefiller» tarafından yüklenilen edimlerin «teminatı» olmak üzere alacaklı taraf lehine «rehin» tesis edilip edilmediği üzerinde durularak sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/931 E. 2013/3611 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · vade
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; alacaklı vekilinin talep dilekçesinde alacağı karşılayacak «ipotek» haricinde yeterli «teminatın» bulunmadığından bahsedildiği, bu haliyle alacağın ipotekle teminat altına alındığı, İİK'nın «257». maddesinde yer alan alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dava; aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olduğu «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki belgelerden aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin alacağın dayanağını oluşturan «genel kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı (İhtiyati haciz isteyen) banka tarafından hesabın kat edilip borcun ödenmesi yönünde usulünce «ihtarda» bulunulduğu, ancak borcun ödenmediği, borç miktarının müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettikleri miktarın altında bulunduğu sabittir.
Benzer bu karardaBuna ve İİK'nun 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte TBK'nun 586. ( Mülga BK'nun 487. maddesi ) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olup, somut olayda dosya içinde aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefillerin …
Bu durumda «ipotek» resmi senedi getirtilmek suretiyle «müteselsil kefiller» tarafından yüklenilen edimlerin «teminatı» olmak üzere alacaklı taraf lehine «rehin» tesis edilip edilmediği üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Talep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kat ihtarı · ihtarname · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, borçlulara gönderilen «ihtarnamede» alacağın «ipotekle» «teminat» altına alındığının bildirildiği, ipoteğin borç ya da teminat için verildiği konusunda dosya içinde bilgi bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Talep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep eden alacaklı vekili, borçluların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduklarını, «kat ihtarına» rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda «ipotek» resmi senedi getirtilmek suretiyle «müteselsil kefiller» tarafından yüklenilen edimlerin «teminatı» olmak üzere alacaklı taraf lehine «rehin» tesis edilip edilmediği üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve hatalı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9769 E. 2015/9591 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz
İncelediğiniz karardaDava; aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olduğu «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki belgelerden aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin alacağın dayanağını oluşturan «genel kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı (İhtiyati haciz isteyen) banka tarafından hesabın kat edilip borcun ödenmesi yönünde usulünce «ihtarda» bulunulduğu, ancak borcun ödenmediği, borç miktarının müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettikleri miktarın altında bulunduğu sabittir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; alacaklı vekilinin talep dilekçesinde alacağı karşılayacak «ipotek» haricinde yeterli «teminatın» bulunmadığından bahsedildiği, bu haliyle alacağın ipotekle teminat altına alındığı, İİK'nın «257». maddesinde yer alan alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu madde hükmüne ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu . kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür.
Mahkemece, İİK «257».maddesi uyarınca «rehinle temin edilmemiş alacaklar» için «ihtiyati haciz» kararı verileceği, talebe konu borcun «ipotek» ile güvence altına alındığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, İİK «257».maddesi uyarınca «rehinle temin edilmemiş alacaklar» için «ihtiyati haciz» kararı verileceği, talebe konu borcun «ipotek» ile güvence altına alındığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehinle temin edilmemiş alacak
Benzer bu karardaMahkemece, İİK «257».maddesi uyarınca «rehinle temin edilmemiş alacaklar» için «ihtiyati haciz» kararı verileceği, talebe konu borcun «ipotek» ile güvence altına alındığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, İİK «257».maddesi uyarınca «rehinle temin edilmemiş alacaklar» için «ihtiyati haciz» kararı verileceği, talebe konu borcun «ipotek» ile güvence altına alındığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4369 E. 2015/5851 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · vade · kefil · ihtar
İncelediğiniz karardaDosya kapsamındaki belgelerden aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin alacağın dayanağını oluşturan «genel kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı (İhtiyati haciz isteyen) banka tarafından hesabın kat edilip borcun ödenmesi yönünde usulünce «ihtarda» bulunulduğu, ancak borcun ödenmediği, borç miktarının müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettikleri miktarın altında bulunduğu sabittir.
Dava; aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olduğu «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; alacaklı vekilinin talep dilekçesinde alacağı karşılayacak «ipotek» haricinde yeterli «teminatın» bulunmadığından bahsedildiği, bu haliyle alacağın ipotekle teminat altına alındığı, İİK'nın «257». maddesinde yer alan alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaNoterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle «müteselsil kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği sabittir.
Asıl borçlunun taşınmazları üzerinde tesis edilen «ipoteklerin» müteselsil kefillerin borcunun da «teminatı» olması halinde TBK'nin 586/2. ve İİK'nın 45. maddeleri uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilemez.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; İİK'nın 45. maddesi gereğince rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabileceği ancak «rehin» tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklının kalan alacağını iflas veya «haciz» yoluyla takip edebileceği, BK'nın 586/2. maddesi gereğince alacak «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmış ise rehnin paraya çevrilmesinden önce «kefile» başvurulamayacağı, somut olayda asıl borçlu ... tarafından borca «teminat» olarak dört adet taşınmazın «ipotek» edildiği, ipotek miktarının borcu karşılamaya yeterli olmadığına dair dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · iflas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; İİK'nın 45. maddesi gereğince rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabileceği ancak «rehin» tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklının kalan alacağını iflas veya «haciz» yoluyla takip edebileceği, BK'nın 586/2. maddesi gereğince alacak «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmış ise rehnin paraya çevrilmesinden önce «kefile» başvurulamayacağı, somut olayda asıl borçlu ... tarafından borca «teminat» olarak dört adet taşınmazın «ipotek» edildiği, ipotek miktarının borcu karşılamaya yeterli olmadığına dair dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Noterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle «müteselsil kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği sabittir.
İİK'nın 45. maddesi hükmü uyarınca, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Ancak; ipoteğin müteselsil kefillerin borcunun «teminatı» olarak verilmemesi halinde TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmeden «kefiller» hakkında takip yapılmasına hukuken bir engel yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14592 E. 2016/97 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaDosya kapsamındaki belgelerden aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin alacağın dayanağını oluşturan «genel kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı (İhtiyati haciz isteyen) banka tarafından hesabın kat edilip borcun ödenmesi yönünde usulünce «ihtarda» bulunulduğu, ancak borcun ödenmediği, borç miktarının müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettikleri miktarın altında bulunduğu sabittir.
Dava; aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olduğu «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin borcunu «teminat» altına alan bir rehnin bulunmadığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi için İİK'nın «257». maddesinde belirtilen koşulların somut olayda gerçekleşmiş olduğu gözetilerek talebin kabulü yerine yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı (İhtiyati haciz isteyen) yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaNoterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle «müteselsil kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ....Noterliği tarafından düzenlenen «ihtarnamede» alacaklı banka lehine, asıl borçlunun ve müteselsil kefil ...'nın taşınmazları üzerinde «ipotek» tesis edilmiş olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamından; «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) ile asıl borçlu .... arasında akdedilen 20.08.2014 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilen kişilerin kredi sözleşmesini «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek .....
Tesis edilen «ipoteklerin» müteselsil kefillerin borcunun da «teminatı» olması halinde TBK'nin 586/2. ve İİK'nın 45. maddeleri uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · ihtarname · eksik inceleme
Benzer bu karardaNoterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle «müteselsil kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ....Noterliği tarafından düzenlenen «ihtarnamede» alacaklı banka lehine, asıl borçlunun ve müteselsil kefil ...'nın taşınmazları üzerinde «ipotek» tesis edilmiş olduğu belirtilmiştir.
Ancak; ipoteğin müteselsil kefillerin borcunun «teminatı» olarak verilmemesi halinde TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmeden «kefiller» hakkında takip yapılmasına hukuken bir engel yoktur.
Bu durumda mahkemece; taşınmazlar hakkında tesis edilen «ipoteklere» ilişkin ipotek akit tabloları getirtilip incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2830 E. 2015/4153 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade · kefil
İncelediğiniz karardaDava; aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olduğu «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki belgelerden aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin alacağın dayanağını oluşturan «genel kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı (İhtiyati haciz isteyen) banka tarafından hesabın kat edilip borcun ödenmesi yönünde usulünce «ihtarda» bulunulduğu, ancak borcun ödenmediği, borç miktarının müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettikleri miktarın altında bulunduğu sabittir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; alacaklı vekilinin talep dilekçesinde alacağı karşılayacak «ipotek» haricinde yeterli «teminatın» bulunmadığından bahsedildiği, bu haliyle alacağın ipotekle teminat altına alındığı, İİK'nın «257». maddesinde yer alan alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen «257». maddesinin rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını «ipotek» ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas · taşıyan
Benzer bu karardaİİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13793 E. 2015/12837 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade
İncelediğiniz karardaDava; aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olduğu «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki belgelerden aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin alacağın dayanağını oluşturan «genel kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı (İhtiyati haciz isteyen) banka tarafından hesabın kat edilip borcun ödenmesi yönünde usulünce «ihtarda» bulunulduğu, ancak borcun ödenmediği, borç miktarının müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettikleri miktarın altında bulunduğu sabittir.
İİK'nın «257»/1. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Benzer bu karardaBuna ve İİK'nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere «rehin» verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte, TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, «müşterek borçlu müteselsil kefiller» yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca «kefaletin» rehinle «teminatı» söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; talep eden alacaklı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında «genel kredi sözleşmesi» akdedildiği, haklarında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi talep edilen borçluların bu sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu, talep eden alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara «hesap kat ihtarının» gönderildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, alacağın «genel kredi sözleşmesine» dayandığı, asıl borçlu yönünden «teminat» alındığı, «müteselsil kefiller» için ise teminat alınmadığı, asıl borçlu yönünden alacağı karşılayacak miktarda teminat almayarak kusurlu davranan bankanın, bu sorumluluğunu kefillere yükleyemeyeceği, «mal kaçırma» iddiası hakkında soyut ifadelerin yeterli olmadığı, normal takip yolu ile «ihtiyati haciz» arasında olağanüstü zarar doğuracak etkili bir fark bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yaklaşık ispat · hesap kat ihtarı · mal kaçırma · kat ihtarı · hesap kat
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; talep eden alacaklı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında «genel kredi sözleşmesi» akdedildiği, haklarında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi talep edilen borçluların bu sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu, talep eden alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara «hesap kat ihtarının» gönderildiği anlaşılmaktadır.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gözetilerek, İİK'nın «257»/1'inci maddesi uyarınca ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe i …
Mahkemece, alacağın «genel kredi sözleşmesine» dayandığı, asıl borçlu yönünden «teminat» alındığı, «müteselsil kefiller» için ise teminat alınmadığı, asıl borçlu yönünden alacağı karşılayacak miktarda teminat almayarak kusurlu davranan bankanın, bu sorumluluğunu kefillere yükleyemeyeceği, «mal kaçırma» iddiası hakkında soyut ifadelerin yeterli olmadığı, normal takip yolu ile «ihtiyati haciz» arasında olağanüstü zarar doğuracak etkili bir fark bulunmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12458 E. , 2014/14810 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TOKAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 07/10/2013
NUMARASI 2013/426-2013/407 D.İŞ
Taraflar arasında görülen davada Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/10/2013 tarih ve 2013/426-2013/407 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı (İhtiyati haciz isteyen) vekili, borçlu T. Turz. Sey. Nak. İnş. Tah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili arasında akdedilen Kredi Genel Sözleşmesi Uyarınca borçlunun kerediler kullandığını, hakkında ihtiyati haciz talip edilen şahısların kredi sözleşmelerinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla ve borç miktarlarının üzerinde bir sorumluluk yüklenerek yer aldıklarını, sözleşme hükümleri uyarınca borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek 183.898,19 TL tutarındaki borcun ödenmesinin noter marifetiyle ihtar olunduğunu, ancak borcun ödenmediğini, alacağı karşılıyacak ipotek haricinde teminatın bulunmaması ve borçluların mallarını kaçırma ve devretme tehlikesinin bulunması nedeniyle 204.589,81 TL tutarındaki alacağın tahsili için borçluların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; alacaklı vekilinin talep dilekçesinde alacağı karşılayacak ipotek haricinde yeterli teminatın bulunmadığından bahsedildiği, bu haliyle alacağın ipotekle teminat altına alındığı, İİK'nın 257. maddesinde yer alan alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı (İhtiyati haciz isteyen) vekili temyiz etmiştir.
Dava; aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilenlerin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki belgelerden aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilenlerin alacağın dayanağını oluşturan genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı (İhtiyati haciz isteyen) banka tarafından hesabın kat edilip borcun ödenmesi yönünde usulünce ihtarda bulunulduğu, ancak borcun ödenmediği, borç miktarının müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri miktarın altında bulunduğu sabittir. İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Aynı kanunun 45. maddesi uyarınca asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere rehin verilmiş olması halinde ise bu alacağa ilişkin rehne başvurulmadan ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün değildir. Ancak, TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri miktar için ayrıca rehinle teminat verilmemiş ise bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkündür. Somut olayda, dava dışı H. Z. T. tarafından verilen ipotek asıl burçlu T. Tur. Sey. Nak. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borcunun teminatı olarak verilmiş olup aleyherine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilenlerin kefaletden doğan borcunu teminat altına almamaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilenlerin borcunu teminat altına alan bir rehnin bulunmadığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi için İİK'nın 257. maddesinde belirtilen koşulların somut olayda gerçekleşmiş olduğu gözetilerek talebin kabulü yerine yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı (İhtiyati haciz isteyen) yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı (İhtiyati haciz isteyen) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı (İhtiyati haciz isteyen) yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102192900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz