İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1380 E. 2016/1661 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 586↗ yaklaşık ispat↗ ipotek akit tablosu↗ rehnin paraya çevrilmesi↗ hesap kat ihtarı↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ i̇i̇k 257↗ rehin↗ müteselsil kefil↗ ipotek↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; ihtiyati hacize konu alacağın miktarı ve günümüz şartlarında alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, borç miktarı için borçlular tarafından mal varlığının kaçırılarak alacağın tahsilinin imkansız hale getirileceğine ilişkin iddianın yanında somut delil sunulmadığı, bunun yanında, ihtiyati haciz talebine konu borcun başkaca müşterek müteselsil kefiller tarafından ipotek ve rehin verilmek suretiyle teminat altına alındığı görülmekle, teminat altına alınmış alacak hakkında ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Ancak, İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. İİK'nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterlidir. Somut olayda, dosya kapsamından; ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) ile asıl borçlu ...Ltd. Şti. arasında akdedilen 18.01.2012 tarihli kredi sözleşmesi uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilen şirketin asıl borçlu, gerçek kişilerin ise kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek
Noterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere hesap kat ihtarının gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ... Noterliği tarafından düzenlenen ihtarnamede alacaklı banka lehine, müteselsil kefil ...'ın taşınmazı üzerinde ipotek tesis edilmiş olduğu belirtilmiştir. Tesis edilen ipoteğin müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde TBK'nin 586/2. ve İİK'nın 45. maddeleri uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilemez. Ancak; ipoteğin müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidilmeden kefiller hakkında takip yapılmasına hukuken bir engel yoktur. Kaldı ki, alacaklı bankanın talep dilekçesinde asıl borçlu şirket için borcun rehinle temin edilmemiş kısmı yönünden, müteselsil kefiller için ise borcun tamamı yönünden ihtiyati haciz istendiği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece; öncelikle taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi ve rehme konu taşınmaz hakkında tesis edilen ipoteğe ilişkin ipotek akit tablosu getirtilip incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14592 E. 2016/97 K.
Ortak:rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz
İncelediğiniz karardaŞti. arasında akdedilen 18.01.2012 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilen şirketin asıl borçlu, gerçek kişilerin ise kredi sözleşmesini «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek Noterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ...
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacize» konu alacağın miktarı ve günümüz şartlarında alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, borç miktarı için borçlular tarafından mal varlığının kaçırılarak alacağın tahsilinin imkansız hale getirileceğine ilişkin iddianın yanında somut delil sunulmadığı, bunun yanında, ihtiyati haciz talebine konu borcun başkaca müşterek «müteselsil kefiller» tarafından «ipotek» ve «rehin» verilmek suretiyle «teminat» altına alındığı görülmekle, teminat altına alınmış alacak hakkında ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Benzer bu karardaNoterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle «müteselsil kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ....Noterliği tarafından düzenlenen «ihtarnamede» alacaklı banka lehine, asıl borçlunun ve müteselsil kefil ...'nın taşınmazları üzerinde «ipotek» tesis edilmiş olduğu belirtilmiştir.
Tesis edilen «ipoteklerin» müteselsil kefillerin borcunun da «teminatı» olması halinde TBK'nin 586/2. ve İİK'nın 45. maddeleri uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilemez.
«257» ve devamı maddelerinde «ihtiyati haciz» kararının rehinle temin edilmemiş bir para borcuna yönelik verilebileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5443 E. 2013/7561 K.
Ortak:rehnin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaŞti. arasında akdedilen 18.01.2012 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilen şirketin asıl borçlu, gerçek kişilerin ise kredi sözleşmesini «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek Noterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ...
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacize» konu alacağın miktarı ve günümüz şartlarında alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, borç miktarı için borçlular tarafından mal varlığının kaçırılarak alacağın tahsilinin imkansız hale getirileceğine ilişkin iddianın yanında somut delil sunulmadığı, bunun yanında, ihtiyati haciz talebine konu borcun başkaca müşterek «müteselsil kefiller» tarafından «ipotek» ve «rehin» verilmek suretiyle «teminat» altına alındığı görülmekle, teminat altına alınmış alacak hakkında ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Tesis edilen ipoteğin müteselsil kefillerin borcunun da «teminatı» olması halinde TBK'nin 586/2. ve İİK'nın 45. maddeleri uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilemez.
Benzer bu karardaO halde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK' nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, talep ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklının talep edebileceği alacağın rehinle temin edilmiş olması nedeniyle «ihtiyati haciz» koşulları oluşmadığından, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.
Kefillerin sorumluluğu TBK'nın 586. maddesinin 1. bendinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir Dosyada «kefaletten» kaynaklanan alacağın rehinle temin edildiğini gösterir bir işaret yoktur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · taşıyan
Benzer bu karardaKefillerin sorumluluğu TBK'nın 586. maddesinin 1. bendinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir Dosyada «kefaletten» kaynaklanan alacağın rehinle temin edildiğini gösterir bir işaret yoktur.
O halde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK' nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4369 E. 2015/5851 K.
Ortak:rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ipotek · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaŞti. arasında akdedilen 18.01.2012 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilen şirketin asıl borçlu, gerçek kişilerin ise kredi sözleşmesini «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek Noterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ...
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacize» konu alacağın miktarı ve günümüz şartlarında alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, borç miktarı için borçlular tarafından mal varlığının kaçırılarak alacağın tahsilinin imkansız hale getirileceğine ilişkin iddianın yanında somut delil sunulmadığı, bunun yanında, ihtiyati haciz talebine konu borcun başkaca müşterek «müteselsil kefiller» tarafından «ipotek» ve «rehin» verilmek suretiyle «teminat» altına alındığı görülmekle, teminat altına alınmış alacak hakkında ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Noterliği tarafından düzenlenen «ihtarnamede» alacaklı banka lehine, «müteselsil kefil» ...'ın taşınmazı üzerinde «ipotek» tesis edilmiş olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaNoterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle «müteselsil kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği sabittir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; İİK'nın 45. maddesi gereğince rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabileceği ancak «rehin» tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklının kalan alacağını iflas veya «haciz» yoluyla takip edebileceği, BK'nın 586/2. maddesi gereğince alacak «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmış ise rehnin paraya çevrilmesinden önce «kefile» başvurulamayacağı, somut olayda asıl borçlu ... tarafından borca «teminat» olarak dört adet taşınmazın «ipotek» edildiği, ipotek miktarının borcu karşılamaya yeterli olmadığına dair dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Asıl borçlunun taşınmazları üzerinde tesis edilen «ipoteklerin» müteselsil kefillerin borcunun da «teminatı» olması halinde TBK'nin 586/2. ve İİK'nın 45. maddeleri uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · vade · iflas · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; İİK'nın 45. maddesi gereğince rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabileceği ancak «rehin» tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklının kalan alacağını iflas veya «haciz» yoluyla takip edebileceği, BK'nın 586/2. maddesi gereğince alacak «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmış ise rehnin paraya çevrilmesinden önce «kefile» başvurulamayacağı, somut olayda asıl borçlu ... tarafından borca «teminat» olarak dört adet taşınmazın «ipotek» edildiği, ipotek miktarının borcu karşılamaya yeterli olmadığına dair dosyada delil bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın «257»/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
İİK'nın 45. maddesi hükmü uyarınca, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9389 E. 2014/12806 K.
Ortak:rehnin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacize» konu alacağın miktarı ve günümüz şartlarında alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, borç miktarı için borçlular tarafından mal varlığının kaçırılarak alacağın tahsilinin imkansız hale getirileceğine ilişkin iddianın yanında somut delil sunulmadığı, bunun yanında, ihtiyati haciz talebine konu borcun başkaca müşterek «müteselsil kefiller» tarafından «ipotek» ve «rehin» verilmek suretiyle «teminat» altına alındığı görülmekle, teminat altına alınmış alacak hakkında ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Şti. arasında akdedilen 18.01.2012 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilen şirketin asıl borçlu, gerçek kişilerin ise kredi sözleşmesini «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek Noterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ...
Tesis edilen ipoteğin müteselsil kefillerin borcunun da «teminatı» olması halinde TBK'nin 586/2. ve İİK'nın 45. maddeleri uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilemez.
Benzer bu karardaTalep «müşterek borçlu müteselsil kefiller» için «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kefillerin sorumluluğu TBK'nın 586. maddesinin 1. bendinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek borçlu müteselsil kefil · kefalet · taşıyan
Benzer bu karardaTalep «müşterek borçlu müteselsil kefiller» için «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyada «kefaletten» kaynaklanan borcun rehinle temin edildiğini gösterir bir belge mevcut değildir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12458 E. 2014/14810 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ipotek · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil · ihtar
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacize» konu alacağın miktarı ve günümüz şartlarında alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, borç miktarı için borçlular tarafından mal varlığının kaçırılarak alacağın tahsilinin imkansız hale getirileceğine ilişkin iddianın yanında somut delil sunulmadığı, bunun yanında, ihtiyati haciz talebine konu borcun başkaca müşterek «müteselsil kefiller» tarafından «ipotek» ve «rehin» verilmek suretiyle «teminat» altına alındığı görülmekle, teminat altına alınmış alacak hakkında ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Şti. arasında akdedilen 18.01.2012 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilen şirketin asıl borçlu, gerçek kişilerin ise kredi sözleşmesini «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek Noterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ...
Noterliği tarafından düzenlenen «ihtarnamede» alacaklı banka lehine, «müteselsil kefil» ...'ın taşınmazı üzerinde «ipotek» tesis edilmiş olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaDosya kapsamındaki belgelerden aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin alacağın dayanağını oluşturan «genel kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı (İhtiyati haciz isteyen) banka tarafından hesabın kat edilip borcun ödenmesi yönünde usulünce «ihtarda» bulunulduğu, ancak borcun ödenmediği, borç miktarının müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettikleri miktarın altında bulunduğu sabittir.
Dava; aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olduğu «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; alacaklı vekilinin talep dilekçesinde alacağı karşılayacak «ipotek» haricinde yeterli «teminatın» bulunmadığından bahsedildiği, bu haliyle alacağın ipotekle teminat altına alındığı, İİK'nın «257». maddesinde yer alan alacağın rehinle teminat altına alınmamış olması koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · vade · taahhütname
Benzer bu karardaDosya kapsamındaki belgelerden aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin alacağın dayanağını oluşturan «genel kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı (İhtiyati haciz isteyen) banka tarafından hesabın kat edilip borcun ödenmesi yönünde usulünce «ihtarda» bulunulduğu, ancak borcun ödenmediği, borç miktarının müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettikleri miktarın altında bulunduğu sabittir.
İİK'nın «257»/1. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Ancak, TBK'nın 586. (Mülga BK'nın 487. maddesi) maddesi uyarınca müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödemeyi kabul ve «taahhüt» ettikleri miktar için ayrıca rehinle «teminat» verilmemiş ise bu kişiler hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi mümkündür.
Şti.'nin borcunun «teminatı» olarak verilmiş olup aleyherine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilenlerin «kefaletden» doğan borcunu teminat altına almamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11920 E. 2016/8771 K.
Ortak:yaklaşık ispat · rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil
İncelediğiniz karardaŞti. arasında akdedilen 18.01.2012 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilen şirketin asıl borçlu, gerçek kişilerin ise kredi sözleşmesini «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek Noterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ...
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacize» konu alacağın miktarı ve günümüz şartlarında alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, borç miktarı için borçlular tarafından mal varlığının kaçırılarak alacağın tahsilinin imkansız hale getirileceğine ilişkin iddianın yanında somut delil sunulmadığı, bunun yanında, ihtiyati haciz talebine konu borcun başkaca müşterek «müteselsil kefiller» tarafından «ipotek» ve «rehin» verilmek suretiyle «teminat» altına alındığı görülmekle, teminat altına alınmış alacak hakkında ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Benzer bu karardaA.Ş., ... ve ...'in ise «kredi sözleşmesini» «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, asıl borçlu lehine verilen «teminat» mektuplarının banka tarafından tazmin edilmesi nedeniyle hesabın kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin istenildiği, mahkemece de talebin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bunun için de, öncelikle taraflar arasındaki «kredi sözleşmeleri» ile «rehin» belgelerinin celb edilip incelenerek, «teminatların» asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği, verilen teminatların müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde ise teminat bedellerini aşan alacak miktarınca kefiller yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği, müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde de TBK'nın 586/.... maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gidilmeden de kefiller hakkında takip yapılabileceği gözetilerek bir sonuca varılması gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
İİK'nın «257». maddesine göre, «ihtiyati haciz» istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip «yaklaşık ispat» yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · garantörlük
Benzer bu karardaMahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, itiraz edenlerin dilekçesinin ekinde herhangi bir delil sunulmadığı, her ne kadar kredinin çeklerle «garanti» altına alındığı belirtilmiş ise de buna ilişkin belge sunulmadığı, verilen «ihtiyati haciz» kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati hacze itiraza» ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12001 E. 2015/11194 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · rehin · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati hacize» konu alacağın miktarı ve günümüz şartlarında alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, borç miktarı için borçlular tarafından mal varlığının kaçırılarak alacağın tahsilinin imkansız hale getirileceğine ilişkin iddianın yanında somut delil sunulmadığı, bunun yanında, ihtiyati haciz talebine konu borcun başkaca müşterek «müteselsil kefiller» tarafından «ipotek» ve «rehin» verilmek suretiyle «teminat» altına alındığı görülmekle, teminat altına alınmış alacak hakkında ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Şti. arasında akdedilen 18.01.2012 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenilen şirketin asıl borçlu, gerçek kişilerin ise kredi sözleşmesini «müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek Noterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere «hesap kat ihtarının» gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ...
Ancak, İİK'nın «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır.
Benzer bu karardaDosyada borçlu olarak gösterilenler «kredi sözleşmesini» «kefil» sıfatıyla imza edenler olduğuna göre, mahkemece «ipotek» belgeleri getirtilip ipoteğin kefillerin «kefalet» borcunu da kapsayıp kapsamadığı tespit edilerek, eğer ipotek kefiller yararına verilmiş ise «rehin» tutarı kadar olan alacak için alacaklının önce rehne müracaat etmesi gerektiği, ipotek şayet asıl borçlu lehine verilmiş ise bunun kefile başvuruyu engellemeyeceği nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) Banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsmaına göre; İİK «257». maddesi gereğince alacak rehinle temin edildiğinden «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Alacaklı Banka vekili, «kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» isteminde bulunmuş olup, mahkemece, «rehinle temin edilen alacaklar» yönünden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehinle temin edilen alacak · resmi senet · kefalet
Benzer bu karardaAlacaklı Banka vekili, «kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» isteminde bulunmuş olup, mahkemece, «rehinle temin edilen alacaklar» yönünden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan «ipotek» belgesi ve «resmi senet» başlıklı belgeye göre alacaklı Banka yararına ipotek tesis edildiği anlaşılmakta ise de, ipoteğin kefillerin borcunu temin edip etmediği anlaşılamamaktadır.
Dosyada borçlu olarak gösterilenler «kredi sözleşmesini» «kefil» sıfatıyla imza edenler olduğuna göre, mahkemece «ipotek» belgeleri getirtilip ipoteğin kefillerin «kefalet» borcunu da kapsayıp kapsamadığı tespit edilerek, eğer ipotek kefiller yararına verilmiş ise «rehin» tutarı kadar olan alacak için alacaklının önce rehne müracaat etmesi gerektiği, ipotek şayet asıl borçlu lehine verilmiş ise bunun kefile başvuruyu engellemeyeceği nazara alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) Banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1380 E. , 2016/1661 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/01/2014 tarih ve 2014/4-2014/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Alacaklı vekili, borçlulardan... Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'ne istinaden adı geçene kredi açıldığını ve kullandırıldığını, gerçek kişi borçluların kredi sözleşmesini müşterek borçlunun müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak borcun tamamını üstlendiğini, borcun halen ödenmediğini, borçlulardan...'ın kendine ait taşınmazını 260.000 TL üzerinden kredi borçlusu şirketin borcunun teminatı olmak üzere ipotek ettiğini ifade ederek, borçlu şirket için ipotekle teminat altına alınan borcun dışında kalan bakiye 330.762,95 TL üzerinden, diğer borçlular yönünden ise 502.300,00 TL üzerinden taşınır, taşınmaz malları ile üçünü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine borca yeter miktarda ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; ihtiyati hacize konu alacağın miktarı ve günümüz şartlarında alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, borç miktarı için borçlular tarafından mal varlığının kaçırılarak alacağın tahsilinin imkansız hale getirileceğine ilişkin iddianın yanında somut delil sunulmadığı, bunun yanında, ihtiyati haciz talebine konu borcun başkaca müşterek müteselsil kefiller tarafından ipotek ve rehin verilmek suretiyle teminat altına alındığı görülmekle, teminat altına alınmış alacak hakkında ihtiyati haciz talep edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Ancak, İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. İİK'nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterlidir. Somut olayda, dosya kapsamından; ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) ile asıl borçlu ...Ltd. Şti. arasında akdedilen 18.01.2012 tarihli kredi sözleşmesi uyarınca asıl borçluya kredi kullandırıldığı, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilen şirketin asıl borçlu, gerçek kişilerin ise kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek
Noterliği aracılığıyla asıl borçlu ve müteselsil kefillere hesap kat ihtarının gönderildiği, buna rağmen kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müteselsil kefiller aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesinin istenildiği sabittir. ... Noterliği tarafından düzenlenen ihtarnamede alacaklı banka lehine, müteselsil kefil ...'ın taşınmazı üzerinde ipotek tesis edilmiş olduğu belirtilmiştir. Tesis edilen ipoteğin müteselsil kefillerin borcunun da teminatı olması halinde TBK'nin 586/2. ve İİK'nın 45. maddeleri uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilemez. Ancak; ipoteğin müteselsil kefillerin borcunun teminatı olarak verilmemesi halinde TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ya da asıl borçlunun borcunun teminatı olan rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidilmeden kefiller hakkında takip yapılmasına hukuken bir engel yoktur.
Kaldı ki, alacaklı bankanın talep dilekçesinde asıl borçlu şirket için borcun rehinle temin edilmemiş kısmı yönünden, müteselsil kefiller için ise borcun tamamı yönünden ihtiyati haciz istendiği belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece; öncelikle taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi ve rehme konu taşınmaz hakkında tesis edilen ipoteğe ilişkin ipotek akit tablosu getirtilip incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216203900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz