6102TTK Türk Ticaret Kanunu

TTK geçici 7. madde uyarınca resen terkin edilen şirketin ihyası talebinin haklı sebep yokluğundan reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/691 E. 2019/949 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketlerŞirketin ihyası

Gerekçe özeti

TTK geçici 7. madde kapsamında resen terkin edilen bir şirketin ihyası için, terkin işleminde usulüne uygun tebligat/ilan yapılmışsa ve şirket lehine devam eden bir dava ya da tasfiye harici kalmış mal varlığı gösterilmemişse, salt şirketin ticari faaliyetini sürdürme isteği ihya için haklı sebep oluşturmaz; ayrıca şirket ihyası davaları çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan bu davalarda verilen kararlar temyize kapalı olup kesindir.

Ele alınan sorunlar

Terkin işleminde tebligat ve ilan usulüne uyulup uyulmadığı → ret

İddia: Davacı, sicil tarafından usulüne uygun tebligat yapılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK geçici 7. madde kapsamında Ticaret Sicili Müdürlüklerince şirket ve kooperatifin son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre temsile yetkili kişilere ihtar gönderilir; bu ihtar aynı gün Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne iletilerek ilan edilir. İhtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Somut olayda hem şirket ortaklarına hem şirket tüzel kişiliğine tebligat gönderildiği, tebliğin yapılamadığı, ticaret sicil gazetesinde gerekli ilanın yapıldığı ve bu süre içinde bir başvuru yapılmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle sicil kaydının resen terkin edilmesinde usulsüzlük bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İhya için haklı sebebin bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davacı, şirketin halen aktif ve faaliyetini sürdüren bir şirket olduğunu, vergi borçlarını yapılandırmak ve ödemek istediklerini belirterek şirketin ihyasına karar verilmesini istemiştir.

Gerekçe: TTK geçici 7. madde uyarınca sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar, haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler; ancak devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmaz. Davacı, şirketin faaliyetine devam ettiğini gerekçe göstererek ihya talep etmiş ise de ek tasfiye gerektiren, şirkete ait tasfiye harici kalmış menkul veya gayrimenkulden bahsedilmediği gibi devam etmekte olan bir davanın varlığından da söz edilmemiştir. Davacının iradesinin, şirketin ticari faaliyetlerinin devam ettirilmesi yönünde olduğu, ihya talebinin tasfiye amacıyla istenmediği ve bu haliyle haklı sebebin ileri sürülmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle şirketin ticari faaliyetini sürdürme isteği tek başına ihya için gerekli haklı sebebi oluşturmaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

İhya davalarında kanun yolunun (temyiz) açık olup olmadığı → kabul

Gerekçe: Daha önce ihya davalarında istinaf incelemesi sonucunda temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekteyken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. madde uyarınca basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK 382. maddesinde çekişmesiz yargı işi tespiti için öngörülen 'ilgililer arasında uyuşmazlık olmaması' ve 'ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmaması' ölçütleri dikkate alındığında ek tasfiyenin (ihya talebinin) çekişmesiz yargı işi olduğu tespit edilmiştir. Bu tespit nedeniyle önceki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu bulunmadığından, kararın kesin olarak verilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, hem terkin edilen şirketin ihyası için haklı sebep kavramının içeriğini (salt faaliyet sürdürme isteğinin yetersizliği) belirlemesi hem de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihat değişikliğini takiben ihya davalarının çekişmesiz yargı işi sayılarak temyize kapalı, kesin olarak karara bağlanacağını netleştirmesi yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK geçici 7. madde uyarınca sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar, haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası resen terkin TTK geçici 7. madde haklı sebep çekişmesiz yargı işi ek tasfiye tebligat ve ilan usulü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6102 sayılı Yasa geçici 7 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1521 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 382

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/691

KARAR NO 2019/949

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/10/2017

NUMARASI 2016/1139 Esas 2017/953 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/07/2019

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davası ile müvekkilinin ortağı ve yetkilisi olduğunu dava dışı ...'nin süresinde sermaye artırımının yapılmadığı nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından TTK'nın geçici ek 7. Maddesi gereği sicilden resen terkin edildiğini, imza sirkülerini yenilemesi için gittiği noterde öğrendiğini, sicil tarafından sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere ihtarda bulunulması, aksi taktirde 559 sayılı KHK hükümlerince hareket edileceğinin ihtarının gerekip, taraflarına usulüne uygun tebligatın yapılmadığını, halen aktif ve faaliyeti devam eden bir şirket olduğunu, vergi borçlarını yapılandırmak ve ödemek istediklerini bu sürecin 31.10.2016 tarihinde sona ereceğini, ...nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesi istenmiştir.

CEVAP

Davalı ticaret sicili vekili cevabında; TTK m.32 ve ticaret sicil yönetmeliği m.34 hükümü doğrultusunda işlem yaptıklarını, 7. Madde kapsamında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, mahkeme hüküm olmaksızın sicile tescil yükümlülüklerinin olmayıp, davanın açılmasına sebep olmadıkları, bu nedenle yargılama gider ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacakları, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, tebligatların usulüne uygun olup, davalının işlemleri sonrasında şirketin yasa gereği münfesih hale geldiği, terkin edildiği, bu anlamda usulsüz bir işlem bulunmadığı, ihya için haklı bir sebebin ileri sürülmediği, ihya talebinin herhangi bir tasfiye işlemi için istenmediği, şirketin faaliyetlerinin devamı için ihya talebinde bulunduğu, haklı bir sebebinin olmadığı nedenle davanın reddine karar verilmiştir.

GEREKÇE

Dava, 6102 sayılı Yasa'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyasına karar verilmesi istemine ilişkin olup, anılan madde uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim ve limited şirketler 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler.

4. fıkranın a bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11.bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler.Somut olayda davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından dava dışı şirket TTK geçici 7.

Madde kapsamında 07.07.2014 tarihinde sermaye arttırımının yapılmamış olması nedeniyle resen terkin edilmiştir. Davacı terkin edilen bu şirketin ortağı olup, açtığı davası ile şirketin faal ve işler durumda bulunduğu, vergi borçlarının yeniden yapılandırılması için başvuracaklarını belirterek şirketin ihyasını talep etmiştir.Ticaret Sicilinden gelen evrakların incelenmesinde gerek şirket ortaklarına ,gerekse şirket tüzel kişiliğine tebligat gönderildiği, tebliğin yapılamadığı , ticaret sicil gazetesinde gerekli ilanın da yapıldığı, bu süre içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydının resen terkin edildiği belirlenmiştir. Davacı tarafından her ne kadar şirketin faaliyetine devam ettiği gerekçe gösterilerek ihya talep edilmekte ise de ek tasfiye gerektiren , şirkete ait tasfiye harici kalmış menkul, gayrimenkulden bahsedilmediği, devam etmekte olan bir davanın varlığından da söz edilmemiştir.

O halde davacı taraf ihya için haklı bir sebep ileri sürülmediği gibi, ihya talebinin tasfiye içinde istenmediği, davacının iradesinin şirketin ticari faaliyetlerinin devam ettirilmesi yönünde olduğu, haklı sebebin varlığının ileri sürülmediği anlaşılmaktadır.Dairemizce; Yargıtay 11. HD.nin yerleşik uygulaması gereği ihya davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken; Yargıtay HGK.nun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK nun 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tesbiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında ki uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" şeklinde belirtilen ölçütler dikkate alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbiti nedeniyle, daha evvel ki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 44,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/07/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/272928 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.