CIF satışta sigortalanabilir menfaat ve taşıyanın konişmento sorumluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1407 E. 2020/423 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Rücuen tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalHak düşürücü süre
Gerekçe özeti
CIF satışta, malların geminin küpeştesini aşmasından itibaren yarar ve hasar alıcıya geçtiğinden, bu aşamadan sonra satıcının değil alıcının sigortalanabilir menfaati bulunur ve alıcıya yapılan sigorta ödemesi geçerlidir. Taşıyanın konişmentoda koli/parça adedine ilişkin çekince koymaması, TTK 1239/3 uyarınca eşyayı beyan edildiği şekliyle teslim aldığına karine oluşturur ve taşıyan TTK 1178-1179 uyarınca eksik mallardan sorumludur; kanunun emredici sorumluluk hükümleriyle çelişen sorumsuzluk kayıtları (örn. güvertede olmayan mallara ilişkin) taşıyanı sorumluluktan kurtarmaz.
Ele alınan sorunlar
Davacının sigortalanabilir menfaati ve halefiyet hakkı → kabul
Gerekçe: Dava konusu satış CIF satış olarak belirlenmiştir; CIF satışta malların gemiye yüklenmesi, satıcı tarafından alıcı hesabına sigortalanması ve satış bedelinin mal bedeli yanında sigorta ücreti ile navlunu kapsaması gerekir. Malların geminin küpeştesini aştığı andan itibaren yarar ve hasar alıcıya aittir; bu aşamadan sonra satıcının mal üzerinde sigortalanabilir menfaati kalmaz. Hasar, sigortalı alıcının sorumluluğunda olduğu bir aşamada meydana geldiğinden alıcının sigortalanabilir menfaati bulunmaktadır. Dolayısıyla davacı sigortacı tarafından alıcıya yapılan ödeme geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanılarak yapılan bir sigorta tazminatı ödemesidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı → ret
Gerekçe: Emtianın alıcıya teslim tarihi 23.11.2015 olup, dava TTK 1188. madde uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Taşıyanın konişmento kaydı ile sorumluluktan kurtulup kurtulamayacağı → ret
İddia: Davalı vekili, yüklenen emtianın doğru bildirilmemesinden kaynaklanan sorumluluğun TTK 1145 uyarınca yükleyici ve göndericiye ait olduğunu, konişmentoda malın gemiye gönderici tarafından yüklendiğinin ve özelliklerinin taşıyıcı tarafından bilinmediğinin ortaya konduğunu, konişmentoda güvertede olmayan mallara ilişkin kayıp ve hasardan taşıyıcının sorumlu olmayacağına dair kayıt bulunduğunu, TTK 1239 uyarınca göndericinin sorumlu olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: Dosya kapsamındaki konişmento, navlun faturası, gönderici çeki listesi ve 23.11.2015 tarihli olay raporu incelendiğinde, davalının taşıma işleri komisyoncusu olduğu, fiili taşımanın farklı bir firma tarafından gerçekleştirildiği, teslim sırasında 6 bağ emtianın eksik olduğunun fark edildiği ve kaptanın imzasıyla durumun kayıt altına alındığı anlaşılmıştır. Konişmentoda toplam emtia deste (bağ) sayısı gönderici çeki listesiyle uyumlu olarak 932 olarak belirtilmiş, TTK 1239/1 uyarınca koli veya parça adediyle ilgili bir çekinceye rastlanılmamıştır; dolayısıyla TTK 1239/3 uyarınca konişmento, davalı taşıyanın eşyayı konişmentoda beyan edildiği gibi teslim aldığına karine teşkil etmektedir. Davalı, TTK 1178 ve 1179 uyarınca eksik mallara ilişkin zarardan sorumludur; TTK 1182 uyarınca taşıyanın sorumluluktan kurtulduğu bir hal söz konusu değildir. Açık kanun hükmü ile çelişen, güvertede olmayan mallara ilişkin kayıp veya hasardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı şeklindeki konişmento kaydı ile taşıyanın sorumluluktan kurtulması mümkün görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
CIF satışlarda sigortalanabilir menfaatin ve halefiyet hakkının hangi tarafa ait olacağı ile konişmentoda çekince konulmamasının TTK 1239/3 karinesi doğurduğu ve kanunun emredici sorumluluk hükümlerine aykırı sorumsuzluk kayıtlarının geçersizliği yönünden bölgesel emsal değeri taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- TTK 1188. madde uyarınca, emtianın alıcıya teslim tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde rücuen tazminat davası açılmalıdır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CIF satış↗ sigortalanabilir menfaat↗ halefiyet↗ hak düşürücü süre↗ konişmento karinesi↗ taşıyanın sorumluluğu↗ sorumsuzluk kaydı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1407
KARAR NO 2020/423
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/03/2018
NUMARASI 2016/458 Esas- 2018/68 Karar
DAVA
Rücuen Tazminat (Deniz Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/04/2020
Davanın kabulüne yönelik hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilince Deniz Yük Sigorta Poliçesi ile, dava dışı ... A.Ş. tarafından İtalya’da yerleşik sigortalı ... SPA şirketine satılan 12.11.2015 tarihli fatura muhteviyatı emtianın nakliye rizikolarına karşı sigortalandığını, emtianın taşıma işinin davalı tarafından üstlenildiğini ve navlun faturasının davalı nam ve hesabına tahsil edildiğini, ancak yükün tahliyesi esnasında emtianın eksik olduğunun tespit edildiğini ve bu hususun 23.11.2015 tarihli tutanak ile kayıt altına alındığını, yapılan ekspertiz çalışması sonrasında sigortalıya 4.617,69-USD ödeme yapıldığını ve haklarına halef olunduğunu, hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 4.617,69-USD’nin ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa uyarınca işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, zira yükün teslim tarihinin 19.11.2015 ve dava tarihinin 21.11.2016 olduğunu, davacı iddialarının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, emtianın satış şekli CIF satış olup buna göre emtianın gemi küpeştesine geçtiği andan itibaren risk ve hasar alıcıya ait olduğundan davacı tarafça yapılan ödemenin geçerli bir sigorta sözleşmesine istinaden yapıldığı, davalının taşıma işleri komisyoncusu olarak taşımayı üstlendiği, teslim tarihinin 23.11.2015 olduğu dikkate alındığında davanın hak düşürücü sürede açıldığı, davalının temsilcisi tarafından imzalanan tutanak uyarınca eksik emtianın tespit edildiği ve TTK 1179 m. uyarınca davalının zarardan sorumlu olduğu, eksik malların bedeli olarak belirlenen 4.617,69-USD’nin kadri maruf olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; Yüklenen emtianın doğru bildirilmemesinden kaynaklanan sorumluluğun TTK 1145. m. uyarınca yükleyici ve gönderici Habaş’a ait olduğunu, konişmeto da malın gemiye gönderici tarafından yüklendiğini ve özelliklerinin müvekkilince bilinmediğini ortaya koymakta olduğunu, konişmentoda “güvertede olmayanlar göndericinin riskidir, taşıyıcı burada düzenlenenlere karşı kayıp ve hasardan sorumlu olmayacaktır” kaydı bulunduğunu, TTK 1239 m. uyarınca Habaş’ın sorumlu olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkindir.Dava konusu Gümrük Beyannamesinde satış şekli “CIF Satış” olarak belirlenmiş olup, CIF satışta malların gemiye yüklenmesi, malların satıcı tarafından alıcı hesabına sigortalanması, satış bedelinin mal bedeli yanında sigorta ücreti ve navlunu da kapsaması gerekir. Malların geminin küpeştesini aştığı andan itibaren yarar ve hasar alıcıya aittir, bu aşamadan sonra satıcının mal üzerinde sigortalanabilir bir menfaati kalmamaktadır. Hasar sigortalı alıcının sorumluluğunda olduğu bir aşamada meydana geldiğine göre alıcının sigortalanabilir bir menfaati bulunmaktadır. Dolayısıyla davacı ... tarafından alıcıya yapılan ödeme geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanılarak yapılan bir sigorta tazminatı ödemesidir.Emtianın alıcıya teslim tarihi 23.11.2015 olup, dava TTK 1188.
m. uyarınca 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmıştır. Dosya kapsamında mevcut konişmento, navlun faturası, gönderici çeki listesi ve 23.11.2015 tarihli olay raporu incelendiğinde, davalının taşıma işleri komisyoncusu olduğu, fiili taşımanın farklı bir firma tarafından gerçekleştirildiği, teslim sırasında 6 bağ emtianın eksik olduğunun farkedildiği ve kaptanın da imzası ile durumun kayıt altına alındığı anlaşılmıştır. Dava konusu konişmentoda, toplam emtia deste(bağ) sayısının gönderici çeki listesinde olduğu gibi 932 olduğu, yeni üretilmiş deforme haddeli çelik çubuklar olduğu ve ağırlığı belirtilmiş, TTK 1239/1.m. uyarınca emtianın koli veya parça adediyle ilgili bir çekinceye rastlanılmamış olup, dolayısıyla 1239/3 m.
uyarınca konişmento, davalı taşıyanın eşyayı konişmentoda beyan edildiği gibi teslim aldığına karine teşkil etmektedir. Davalı TTK 1178 ve 1179 m. uyarınca eksik mallara ilişkin zarardan sorumlu olup, aynı Yasanın 1182m. uyarınca taşıyanın sorumluluktan kurtulduğu bir hal söz konusu olmadığı gibi, açık kanun hükmü ile çelişen “güvertede olmayanların gönderici riski olduğu, taşıyıcının burada düzenlenenlere ilişkin kayıp veya hasardan sorumlu olmayacağı” şeklindeki konişmento kaydı ile sorumluluktan kurtulması da mümkün görülmemiştir. O halde ilk derece mahkemesince davanın kabulü yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 1.069,32- TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 267,70- TL harcın mahsubu ile bakiye 801,62- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı gider avansından karşılanan 42,35-TL giderin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile, HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.16/04/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/267885 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi