Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15422 E. 2013/1613 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 125↗ husumet itirazı↗ cy/cy şerhi↗ temlik↗ ilan↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/4726 E, 2012/4239 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava davalı adına tescilli olduğu iddia edilen 2004/30818 sayılı ... ve 2005/06064 numaralı ... markalarının davacının öncelik hakkına dayalı olarak kısmen hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.
Davalı adına tescilli 2004/30818 tescil numaralı markanın mahkemece yapılan yargılama sonucunda 41.sınıf yönünden hükümsüz kılınmasına karar verilmiş ise de yargılama esnasında söz konusu markanın anılan sınıf yönünden dava dışı ...ne kısmen devredildiği ve bu devrin marka siciline 18.07.2008 tarihinde şerh ve ilan olunduğu TPE'den gelen tescil dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır. HUMK'nun 186.maddesi (HMK 125.madde)hükmü gereğince dava açıldıktan sonra iki taraftan biri dava konusunu 3.kişiye devrederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip,dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi,dilerse dava konusunu 3.kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir. Dava konusunun davalı şirket tarafından dava dışı şahsa devredilmesi ve husumet itirazının yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması arşısında mahkemece HMK'nın 125.maddesi (HUMK 186.md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru görülmemiştir.
Öte yandan davaya konu 2005/06064 numaralı markanın ise henüz başvuru aşamasında olduğu tescile bağlanmadığı dosya kapsamından anlaşılmasına rağmen söz konusu başvurunun akibeti araştırılmaksızın henüz tescile bağlanmamış bir markanın kısmen dahi hükümsüz kılınmış olması da yanlış olmuş ve davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.03.2012 gün ve 2010/4726 E, 2012/4239 K sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14923 E. 2016/3479 K.
Ortak:husumet itirazı · temlik · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava konusunun davalı şirket tarafından dava dışı şahsa devredilmesi ve «husumet itirazının» yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması arşısında mahkemece HMK'nın 125.maddesi (HUMK 186.md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru görülmemiştir.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip,dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi,dilerse dava konusunu 3.kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir.
Benzer bu karardaDava konusunun davalı banka tarafından dava dışı şirkete devredilmesi ve «husumet itirazının» yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması karşısında mahkemece HMK'nın 125. maddesi (HUMK 186.md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip,dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi,dilerse dava konusunu 3. kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlu olunmadığının tespiti · sözleşmeden doğan dava · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · asıl alacak
Benzer bu kararda1- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 7418249 nolu «kredi sözleşmesi» nedeniyle davacının, davalı bankaya 41.900 TL borçlu olduğu, davalının bu kredi sözleşmesine istinaden icraya koyduğu «asıl alacak» miktarının ise 72.753,94 TL olduğu, buna göre davacının, davalı bankaya 34.215,53 TL borçlu olmadığı, bilirkişi raporunda, davacının, davalıya bankaya 7418249/2 no …
Ancak; dosya kapsamından yargılama sırasında davalının dava konusu «kredi sözleşmesinden doğan» alacağını dava dışı....'ye devrettiği anlaşılmaktadır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11751 E. 2014/16948 K.
Ortak:temlik
İncelediğiniz karardaDilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip,dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi,dilerse dava konusunu 3.kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir.
Benzer bu karardaHMK.'nın 125. (HUMK’nun 186.) maddesi hükmü gereğince, dava açıldıktan sonra iki taraftan biri «müddeabihi» 3. bir kişiye «temlik» ederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip, müddebihi temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davasını «müddeabihi» 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müddeabih
Benzer bu karardaHMK.'nın 125. (HUMK’nun 186.) maddesi hükmü gereğince, dava açıldıktan sonra iki taraftan biri «müddeabihi» 3. bir kişiye «temlik» ederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip, müddebihi temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davasını «müddeabihi» 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/269 E. 2013/1825 K.
Ortak:husumet itirazı · temlik · ilan · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava konusunun davalı şirket tarafından dava dışı şahsa devredilmesi ve «husumet itirazının» yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması arşısında mahkemece HMK'nın 125.maddesi (HUMK 186.md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru görülmemiştir.
Davalı adına tescilli 2004/30818 tescil numaralı markanın mahkemece yapılan yargılama sonucunda 41.sınıf yönünden hükümsüz kılınmasına karar verilmiş ise de yargılama esnasında söz konusu markanın anılan sınıf yönünden dava dışı ...ne kısmen devredildiği ve bu devrin marka siciline 18.07.2008 tarihinde «şerh» ve «ilan» olunduğu TPE'den gelen tescil dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip,dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi,dilerse dava konusunu 3.kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta dava konusu markanın davalı şirket tarafından devredildiği «husumet itirazı» olarak ileri sürülmüş olup, davacı şirket vekilince dosyaya «ibraz» edilen 02.02.2009 «havale» tarihli dilekçede, söz konusu «seçimlik hak» uyarınca davaya markayı devralan şirkete karşı devam edileceği belirtilmiş ve bu şirketin davaya «dahil» edilmesi talep edilmiş olması karşısında mahkemece, HUMK'nın 186. maddesi hükmü gereğince işlem yapıldıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken bu hususun göze …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, markalar arasındaki tek harf farkının «ayırt edicilik» sağlamadığı ve «iltibası» önlemediği, markaların tescil edildikleri sınıfların aynı olduğu, davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin talebin haklı olduğu, hükümsüzlüğüne karar verilinceye kadar kullanımının tecavüz oluşturmayacağı, "AKRAY" ibaresinin davalının ticaret unvanında kullanımı da iltibas yarattığından ibarenin ticaret sicilinden terkininin gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne; birleşen davanın kısmen kabulü ile davalıların 06. ve 07. sınıflarda yer alan hizmet ve ürünlerde "AKRAY" markasını kullanmalarının yasaklanmalarına, «haksız rekabet» konusundaki talebin reddine, davalının ticaret unvanındaki "AKRAY" sözcüğünün terkinine, karar kesinleştiğinde hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Yargılama sırasında yürürlükte bulunan HUMK'nın 186. maddesi hükmü gereğince dava açıldıktan sonra iki taraftan biri «müddeabihi» 3. kişiye «temlik» ederse, diğer tarafın seçimlik hakkı vardır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:seçimlik hak · müddeabih · havale · ayırt edicilik · haksız rekabet · dahili dava · ibraz · iltibas
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta dava konusu markanın davalı şirket tarafından devredildiği «husumet itirazı» olarak ileri sürülmüş olup, davacı şirket vekilince dosyaya «ibraz» edilen 02.02.2009 «havale» tarihli dilekçede, söz konusu «seçimlik hak» uyarınca davaya markayı devralan şirkete karşı devam edileceği belirtilmiş ve bu şirketin davaya «dahil» edilmesi talep edilmiş olması karşısında mahkemece, HUMK'nın 186. maddesi hükmü gereğince işlem yapıldıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken bu hususun göze …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, markalar arasındaki tek harf farkının «ayırt edicilik» sağlamadığı ve «iltibası» önlemediği, markaların tescil edildikleri sınıfların aynı olduğu, davalı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin talebin haklı olduğu, hükümsüzlüğüne karar verilinceye kadar kullanımının tecavüz oluşturmayacağı, "AKRAY" ibaresinin davalının ticaret unvanında kullanımı da iltibas yarattığından ibarenin ticaret sicilinden terkininin gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne; birleşen davanın kısmen kabulü ile davalıların 06. ve 07. sınıflarda yer alan hizmet ve ürünlerde "AKRAY" markasını kullanmalarının yasaklanmalarına, «haksız rekabet» konusundaki talebin reddine, davalının ticaret unvanındaki "AKRAY" sözcüğünün terkinine, karar kesinleştiğinde hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Yargılama sırasında yürürlükte bulunan HUMK'nın 186. maddesi hükmü gereğince dava açıldıktan sonra iki taraftan biri «müddeabihi» 3. kişiye «temlik» ederse, diğer tarafın seçimlik hakkı vardır.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip, «müddeabihi» temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davasını müddeabihi 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8356 E. 2014/15552 K.
Ortak:husumet itirazı · temlik · husumet · dava şartı · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaDava konusunun davalı şirket tarafından dava dışı şahsa devredilmesi ve «husumet itirazının» yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması arşısında mahkemece HMK'nın 125.maddesi (HUMK 186.md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru görülmemiştir.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip,dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi,dilerse dava konusunu 3.kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir.
Benzer bu karardaDava konusunun davalı şirket tarafından dava dışı şirkete devredilmesi ve «husumet itirazının» yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması karşısında mahkemece HMK'nın 125.maddesi (HUMK 186.md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru olmamış kararın bu nedenle davalı S.S.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip, dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse dava konusunu 3.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dahili dava
Benzer bu kararda… inin 556 sayılı KHK’nın 7/a,c ve d bendi hükümleri gereğince 38. sınıftaki, radyo ve televiyon hizmetleri, haberleşme hizmetleri (İnternet Servis sağlama hizmetleri «dahil»), haber ajansı hizmetleri ile 41. sınıftaki haber muhabirliği hizmetleri, foto muhabirliği hizmetleri, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri için marka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15422 E. , 2013/1613 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/11/2009 gün ve 2007/43-2009/365 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.03.2012 gün ve 2010/4726 - 2012/4239 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin... ve ... adı altında yabancı dil eğitimi konusunda tanındığını, ancak davalının ... ve ... ibareli markaları eğitim hizmetlerinde tescil ettirdiğini, oysa anılan ibareleri ilk maruf hale getirenin müvekkili olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/4726 E, 2012/4239 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava davalı adına tescilli olduğu iddia edilen 2004/30818 sayılı ... ve 2005/06064 numaralı ... markalarının davacının öncelik hakkına dayalı olarak kısmen hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.
Davalı adına tescilli 2004/30818 tescil numaralı markanın mahkemece yapılan yargılama sonucunda 41.sınıf yönünden hükümsüz kılınmasına karar verilmiş ise de yargılama esnasında söz konusu markanın anılan sınıf yönünden dava dışı ...ne kısmen devredildiği ve bu devrin marka siciline 18.07.2008 tarihinde şerh ve ilan olunduğu TPE'den gelen tescil dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır. HUMK'nun 186.maddesi (HMK 125.madde)hükmü gereğince dava açıldıktan sonra iki taraftan biri dava konusunu 3.kişiye devrederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip,dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi,dilerse dava konusunu 3.kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir.
Dava konusunun davalı şirket tarafından dava dışı şahsa devredilmesi ve husumet itirazının yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması arşısında mahkemece HMK'nın 125.maddesi (HUMK 186.md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru görülmemiştir.
Öte yandan davaya konu 2005/06064 numaralı markanın ise henüz başvuru aşamasında olduğu tescile bağlanmadığı dosya kapsamından anlaşılmasına rağmen söz konusu başvurunun akibeti araştırılmaksızın henüz tescile bağlanmamış bir markanın kısmen dahi hükümsüz kılınmış olması da yanlış olmuş ve davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.03.2012 gün ve 2010/4726 E, 2012/4239 K sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ....
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2010/4726 E, 2012/4239 K sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 25.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/253579000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz