Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8356 E. 2014/15552 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 125↗ husumet itirazı↗ temlik↗ dahili dava↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin ... numaralı “H. M.+şekil” ibareli 9, 16, 38 ve 41. sınıf mal ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunun asıl unsuru olan “H. M.” ibaresinin 556 sayılı KHK’nın 7/a,c ve d bendi hükümleri gereğince 38. sınıftaki, radyo ve televiyon hizmetleri, haberleşme hizmetleri (İnternet Servis sağlama hizmetleri dahil), haber ajansı hizmetleri ile 41. sınıftaki haber muhabirliği hizmetleri, foto muhabirliği hizmetleri, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri için marka olarak tescilinin mümkün bulunmadığı, diğer sınıf ve alt sınıflar yönünden ise işaretin marka olabilme vasfının bulunduğu, marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler bakımından davacıların önceye dayalı bir hak sahipliğinin ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının anılan sınıf ve hizmetler yönünden iptaline, davalı markasının anılan sınıf ve hizmetlerde hükümsüzlüğüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin TPE YİDK kararının iptali davasına yönelik bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- […]S. Televizyon Prodüksiyon A.Ş'nin hükümsüzlük davası yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı adına tescilli “H. M.+şekil” ibareli .... tescil numaralı markanın mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükümsüz kılınmasına karar verilmiş ise de yargılama esnasında söz konusu markanın dava dışı T.Radyo Televizyon Haberleşme ve Yayıncılık A.Ş'ye devredildiği dosyası içerisinde bulunan TPE Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 10.12.2010 tarihli yazısından anlaşılmaktadır. HMK'nun 125.maddesi (HUMK 186.madde) hükmü gereğince dava açıldıktan sonra iki taraftan biri dava konusunu 3.kişiye devrederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip, dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse dava konusunu 3. Kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir. Dava konusunun davalı şirket tarafından dava dışı şirkete devredilmesi ve husumet itirazının yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması karşısında mahkemece HMK'nın 125.maddesi (HUMK 186.md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru olmamış kararın bu nedenle davalı S.S. Televizyon Prodüksiyon A.Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı S. S.Televizyon Prodüksiyon A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9763 E. 2012/16769 K.
Ortak:dahili dava · Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… inin 556 sayılı KHK’nın 7/a,c ve d bendi hükümleri gereğince 38. sınıftaki, radyo ve televiyon hizmetleri, haberleşme hizmetleri (İnternet Servis sağlama hizmetleri «dahil»), haber ajansı hizmetleri ile 41. sınıftaki haber muhabirliği hizmetleri, foto muhabirliği hizmetleri, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri için marka …
Benzer bu kararda… ru olan “HABERİN MERKEZİ” ibaresinin 556 sayılı KHK’nin 7/a,c ve d bendi hükümleri gereğince 38. sınıftaki haberleşme hizmetleri (İnternet Servis sağlama hizmetleri «dahil»), haber ajansı hizmetleri ile 41. sınıftaki haber muhabirliği hizmetleri, foto muhabirliği hizmetleri, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri için marka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1455 E. 2013/4112 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14923 E. 2016/3479 K.
Ortak:husumet itirazı · temlik · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava konusunun davalı şirket tarafından dava dışı şirkete devredilmesi ve «husumet itirazının» yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması karşısında mahkemece HMK'nın 125.maddesi (HUMK 186.md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru olmamış kararın bu nedenle davalı S.S.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip, dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse dava konusunu 3.
Benzer bu karardaDava konusunun davalı banka tarafından dava dışı şirkete devredilmesi ve «husumet itirazının» yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması karşısında mahkemece HMK'nın 125. maddesi (HUMK 186.md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Dilerse «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip,dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi,dilerse dava konusunu 3. kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlu olunmadığının tespiti · sözleşmeden doğan dava · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · asıl alacak
Benzer bu kararda1- Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 7418249 nolu «kredi sözleşmesi» nedeniyle davacının, davalı bankaya 41.900 TL borçlu olduğu, davalının bu kredi sözleşmesine istinaden icraya koyduğu «asıl alacak» miktarının ise 72.753,94 TL olduğu, buna göre davacının, davalı bankaya 34.215,53 TL borçlu olmadığı, bilirkişi raporunda, davacının, davalıya bankaya 7418249/2 no …
Ancak; dosya kapsamından yargılama sırasında davalının dava konusu «kredi sözleşmesinden doğan» alacağını dava dışı....'ye devrettiği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8356 E. , 2014/15552 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 22/05/2013
NUMARASI 2013/50-2013/112
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/05/2013 tarih ve 2013/50-2013/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin “S. H.H. M.” ibaresini yıllardır markasal olarak kullandığını, davalı şirketin vasıf bildirici ve ticaret alanında herkesin kullanımına açık olan “H. M.” ibaresini esas unsur olarak ihtiva eden 9, 16, 38 ve 41. sınıf mal ve hizmetleri içeren .... numaralı marka tescil başvurusuna müvekkilinin yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, 2009/M-3893 sayılı YİDK kararının iptalini, davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, başvuru konusu markanın bütün olarak ayırt ediciliğinin bulunduğunu ve tanınmış olduğunu, 556 sayılı KHK’nın 7/son maddesi gereğince tescilinin reddedilmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin ... numaralı “H. M.+şekil” ibareli 9, 16, 38 ve 41. sınıf mal ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunun asıl unsuru olan “H. M.” ibaresinin 556 sayılı KHK’nın 7/a,c ve d bendi hükümleri gereğince 38. sınıftaki, radyo ve televiyon hizmetleri, haberleşme hizmetleri (İnternet Servis sağlama hizmetleri dahil), haber ajansı hizmetleri ile 41. sınıftaki haber muhabirliği hizmetleri, foto muhabirliği hizmetleri, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri için marka olarak tescilinin mümkün bulunmadığı, diğer sınıf ve alt sınıflar yönünden ise işaretin marka olabilme vasfının bulunduğu, marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler bakımından davacıların önceye dayalı bir hak sahipliğinin ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının anılan sınıf ve hizmetler yönünden iptaline, davalı markasının anılan sınıf ve hizmetlerde hükümsüzlüğüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin TPE YİDK kararının iptali davasına yönelik bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2- […]S. Televizyon Prodüksiyon A.Ş'nin hükümsüzlük davası yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı adına tescilli “H. M.+şekil” ibareli .... tescil numaralı markanın mahkemece yapılan yargılama sonucunda hükümsüz kılınmasına karar verilmiş ise de yargılama esnasında söz konusu markanın dava dışı T.Radyo Televizyon Haberleşme ve Yayıncılık A.Ş'ye devredildiği dosyası içerisinde bulunan TPE Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 10.12.2010 tarihli yazısından anlaşılmaktadır. HMK'nun 125.maddesi (HUMK 186.madde) hükmü gereğince dava açıldıktan sonra iki taraftan biri dava konusunu 3.kişiye devrederse diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip, dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse dava konusunu 3.
Kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebilir. Dava konusunun davalı şirket tarafından dava dışı şirkete devredilmesi ve husumet itirazının yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması karşısında mahkemece HMK'nın 125.maddesi (HUMK 186.md) hükmü uyarınca işlem yapılması gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru olmamış kararın bu nedenle davalı S.S. Televizyon Prodüksiyon A.Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı S. S.Televizyon Prodüksiyon A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı S.S.Televizyon Prodüksiyon A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı S.S.Televizyon Prodüksiyon A.Ş. yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı S.S. Televizyon Prodüksiyon A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden S. S. Televizyon Prodüksiyon Anonim Şirket'e iadesine, temyiz harcı davalı T.. E..'nden peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,15/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101976600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz