6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasfiyesi kapanan şirketin ek tasfiye için ihyasında hukuki yarar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1159 E. 2019/845 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

TTK 547 uyarınca, tasfiyesi kapanıp sicilden terkin edilen bir şirket aleyhine tasfiye öncesine ilişkin alacaklarını icra takibi yoluyla tahsil etmek isteyen alacaklının, ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için şirketin yeniden tescilini (ihyasını) istemekte hukuki yararı bulunur; tasfiye memurunun icra takiplerinden veya davalardan önceden haberdar olmadığı yönündeki savunmaları, ihya davasının kabulünü engellemez ve esas takip/dava dosyalarında incelenebilecek niteliktedir. Ayrıca ek tasfiye/ihya davaları, HMK 382 uyarınca çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan, bu davalara ilişkin istinaf kararlarına karşı temyiz yolu açık değildir; kesin olarak karara bağlanır.

Ele alınan sorunlar

Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin istinaf sebebi → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru, tasfiyesini yaptığı şirketle ilgili davadan ancak dava dilekçesinin tebliği ile haberdar olduğunu, davacının bahsettiği icra takiplerinden ve davalardan önceden haberi olmadığını, bu nedenle şirketin ihyasına konu dava sebebiyle yargılama giderlerinden şahsen sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükmedilecek yargılama gideri ve vekalet ücretinin ihyası istenen şirket aleyhine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgililerin şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri ve mahkemenin istemi yerinde bulması halinde ek tasfiye için yeniden tescile ve tasfiye memuru atanmasına karar vereceği düzenlenmiştir. Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde davalı şirketin tasfiyesinin sona erdiğinin tescil edilerek sicil kaydının kapatıldığı, ancak davacının, terkin edilen şirket aleyhine başlatılan icra takiplerinde yargı gideri ve vekalet ücreti alacağının tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. Tasfiyeden evvelki alacaklara ilişkin icra takipleri nedeniyle ihya istemekte davacının hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin bu durumda kabul edilemeyeceği, esasen davalı tasfiye memurunun ileri sürdüğü savunmaların esas takip ve davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ek tasfiye/ihya davasının kanun yolu bakımından niteliği (temyiz yolu açık mı, kesin mi) → kabul

Gerekçe: Dairece daha önce, Yargıtay 11. HD'nin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi sonucunda temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekteyken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-2924 esas, 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesinde açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tespiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" ölçütleri dikkate alındığında ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, daha önceki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığı ve bu tür davalarda kesin olarak karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, ek tasfiye/şirketin ihyası davalarının HMK 382 uyarınca çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu ve bu nedenle bu davalara ilişkin istinaf kararlarının temyiz yoluna değil, kesin olarak karara bağlanması gerektiği yönündeki içtihat değişikliği (Yargıtay HGK'nın ilamına atfen) açıkça ortaya konmuştur; bu husus, benzer ihya davalarında kanun yolu belirlenmesi açısından bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye tasfiye memuru hukuki yarar çekişmesiz yargı işi tüzel kişiliğin yeniden tescili

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 1521 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 382

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1159

KARAR NO 2019/845

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/01/2019

NUMARASI 2017/693 E.-2019/74 K.

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/06/2019

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı ihyası istenen ... A.Ş. arasında Gaziosmanpaşa İcra Hukuk Mahkemesinin .... sayılı dosyaları ile görülen davada ihyası istenen şirket aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedildiğini, mahkeme kararlarına istinaden Antalya .... İcra Müdürlüğünün ... E. ve Antalya .... İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyaları ile ... San ve Tic A.Ş. aleyhine ilamlı icra takipleri yapıldığını, bu aşamada şirketin sicilden terkin edildiğini öğrendiklerini, Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından şirketin tasfiyesinin sona erdiğine 31.05.2017 tarihinde karar verildiğini ve 09.06.2017 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilinin sicilden terkin edilmiş bir şirketten alacağını bu haliyle tahsil etmesinin mümkün olmadığını ve ...

San ve Tic A.Ş'nin şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Memurluğu vekili; Ticaret Sicil Müdürlüğünün TTK.nun 32. ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddeleri hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını bildirerek müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tasfiye memuru ... davaya karşı cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı tarafından yapılan icra takiplerinden dolayı sicilden terkin edilen şirketin ihyasının gerektirdiği ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, davalı şirketin tasfiyesinin tasfiye memurunca icra takibi olduğu halde usulüne uygun olarak yapılmadığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulduğu, davalı ... Sicilinin yasal hasım olması gerekçesiyle yargı giderinden sorumlu tutulmadığı, icra takipleri nedeniyle açılan davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili; tasfiyesini yaptığı şirket ile ilgili olarak davacının açmış olduğu şirketin ihyası davasından tarafına dava dilekçesinin tebliğ ile haberdar olduğunu, davacının bahsettiği davalardan haberi olmadığını, tasfiyesini gerçekleştirdiği şirkete bu davadan önce herhangi bir tebligat yapılmadığını, bu durumda şirketin ihyasına konu dava sebebiyle yargılama giderlerinden sorumlu olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ortada bir yargılama gideri ve ücreti vekalete hükmedilecekse bunun ancak ihyası istenen şirketin aleyhine hükmedilmesi gerektiğini, tasfiye memurunun şahsi malvarlığı ile bundan sorumlu tutulmasının yasal olmadığını, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesinde; davalı şirketin ...nün... sicil numarasına kayıtlı olduğu ve ticaret merkezinin ... Kısım ... Cad.

... Blok D:... Başakşehir/İSTANBUL olduğu, şirketin son tescilinin 09/06/2017 tarihinde yapıldığı, davalı ...'nın tasfiye memuru olduğu, şirket tasfiyesinin sona erdiğinin 09/06/2017 tarihinde tescil edilerek sicil kaydının kapatılmıştır.Antalya ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında davacı tarafından terkin edilen şirket aleyhinde başlatılan takipte yargı gideri ile vekalet ücreti alacağına ilişkin 12.550,79 TL'nin 2017/5521 sayılı dosyasında ise 7.024,64 TL alacağın tahsili talep edilmiştir.Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, tasfiyeden evvel ki alacaklarına ilişkin icra takipleri nedeniyle ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun savunmalarının esas takip ve davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Dairemizce;

Yargıtay 11. HD'nin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken; Yargıtay HGK.nun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile "Şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK nun 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tesbiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında ki uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" şeklinde belirtilen ölçütler dikkate alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbiti nedeniyle, daha evvel ki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile HMK.'nun 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 20/06/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/252634 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.