Ordino
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/361 E. 2013/812 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ordino↗ gemi adamı↗ kanuni rehin hakkı↗ rehin hakkı↗ donatan↗ rehin↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, (2) nolu davalının donatanı olduğu M/V ... Gemisinin 06.07.2007-06.07.2009 tarihleri arasında (1) nolu davalı tarafından işletildiği, (1) nolu davalının geminin teknik idaresini de üstlendiğinden 3. kişilerle ilişkileri yönünden donatan sayıldığı, hizmet belgesi,personel katılış ve ayrılış ordinosu içeriğine göre davacının ileri sürdüğü tarihlerde telsiz zabiti olarak çalıştığı,talep edilen aylık ücrete itiraz edilmediği gibi, kaptan tarafından düzenlenen ayrılış formunda da aylık ücretin 2.500 TL olarak gösterildiği, Aralık 2008 ile 2009 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ücretin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, gemi adamı alacağının kanuni rehin hakkı tanıyan alacaklardan olduğu gerekçesiyle, davalı .... yönünden davanın kabulüne, 7.500 TL' nin faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline,davacıya M/V ... Gemisi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına, alacaktan sorumlu bulunmayan davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1388 E. 2020/5003 K.
Ortak:donatan · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, (2) nolu davalının «donatanı» olduğu M/V ...
… 06.07.2009 tarihleri arasında (1) nolu davalı tarafından işletildiği, (1) nolu davalının geminin teknik idaresini de üstlendiğinden 3. kişilerle ilişkileri yönünden «donatan» sayıldığı, hizmet belgesi,personel katılış ve ayrılış «ordinosu» içeriğine göre davacının ileri sürdüğü tarihlerde telsiz zabiti olarak çalıştığı,talep edilen aylık ücrete itiraz edilmediği gibi, kaptan tarafından düzenlenen ayrılış formunda da aylık ücretin 2.500 TL olarak gösterildiği, Aralık 2008 ile 2009 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ücretin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, «gemi adamı» alacağının «kanuni rehin hakkı» tanıyan alacaklardan olduğu gerekçesiyle, davalı .... yönünden davanın kabulüne, 7.500 TL' nin faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline,davacıya M/V ...
Gemisi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına, alacaktan sorumlu bulunmayan davalı ... hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, M/V ORMOND gemisinin «hasarın» meydana gelmesinde sorumluluğu olmadığı, kaldı ki davalının geminin kaptanı veya «donatanı» da olmadığı, davacının «rücuen tazminat» davasını davalıya yöneltemeyeceği, davalının davada «pasif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · rücuen tazminat · pasif husumet · taraf ehliyeti · usulden reddi · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, M/V ORMOND gemisinin «hasarın» meydana gelmesinde sorumluluğu olmadığı, kaldı ki davalının geminin kaptanı veya «donatanı» da olmadığı, davacının «rücuen tazminat» davasını davalıya yöneltemeyeceği, davalının davada «pasif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2186 E. 2014/5727 K.
Ortak:ordino · gemi adamı · donatan
İncelediğiniz kararda… 06.07.2009 tarihleri arasında (1) nolu davalı tarafından işletildiği, (1) nolu davalının geminin teknik idaresini de üstlendiğinden 3. kişilerle ilişkileri yönünden «donatan» sayıldığı, hizmet belgesi,personel katılış ve ayrılış «ordinosu» içeriğine göre davacının ileri sürdüğü tarihlerde telsiz zabiti olarak çalıştığı,talep edilen aylık ücrete itiraz edilmediği gibi, kaptan tarafından düzenlenen ayrılış formunda da aylık ücretin 2.500 TL olarak gösterildiği, Aralık 2008 ile 2009 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ücretin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, «gemi adamı» alacağının «kanuni rehin hakkı» tanıyan alacaklardan olduğu gerekçesiyle, davalı .... yönünden davanın kabulüne, 7.500 TL' nin faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline,davacıya M/V ...
Mahkemece,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, (2) nolu davalının «donatanı» olduğu M/V ...
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talep eden ile aleyhine ihtiyati haciz istenen ve geminin «donatanı» olan karşı taraf arasında düzenlenen iş aktinin tanzim tarihinin 01.10.2013 olduğu, gemi kaptanı tarafından düzenlenen 02.10.2013 tarihli bilanço başlıklı belgede «gemi adamının» gemide 01.10.2012 tarihinde işe başladığının gösterildiği ve davacının çalışmasından kaynaklanan alacak miktarının 60.000,00 USD olduğunun belirtildiği, ancak gemi adamının gemiye katıldığı tarihin 01.10.2012 olduğuna dair katılış «ordinosu» sunulmadığı, tanzim tarihine göre alacağın varlığına dair yeterli kanaate varılamadığı, «yaklaşık ispat şartının» gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, «gemi adamı» alacağının tahsili imkanının sağlanmasına yönelik «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ispat şartı · yaklaşık ispat · re'sen gözetilme · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talep eden ile aleyhine ihtiyati haciz istenen ve geminin «donatanı» olan karşı taraf arasında düzenlenen iş aktinin tanzim tarihinin 01.10.2013 olduğu, gemi kaptanı tarafından düzenlenen 02.10.2013 tarihli bilanço başlıklı belgede «gemi adamının» gemide 01.10.2012 tarihinde işe başladığının gösterildiği ve davacının çalışmasından kaynaklanan alacak miktarının 60.000,00 USD olduğunun belirtildiği, ancak gemi adamının gemiye katıldığı tarihin 01.10.2012 olduğuna dair katılış «ordinosu» sunulmadığı, tanzim tarihine göre alacağın varlığına dair yeterli kanaate varılamadığı, «yaklaşık ispat şartının» gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Gemi kaptanı tarafından düzenlenmiş ve «ihtiyati haciz» isteyen tarafın alacaklı olduğunu gösterir bilanço nazara alındığında mahkemece, borçlunun itirazına konu olabilecek iş sözleşmesindeki tarihler re'«sen gözetilerek» talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, «gemi adamı» alacağının tahsili imkanının sağlanmasına yönelik «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4847 E. 2018/6934 K.
Ortak:donatan · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, (2) nolu davalının «donatanı» olduğu M/V ...
… 06.07.2009 tarihleri arasında (1) nolu davalı tarafından işletildiği, (1) nolu davalının geminin teknik idaresini de üstlendiğinden 3. kişilerle ilişkileri yönünden «donatan» sayıldığı, hizmet belgesi,personel katılış ve ayrılış «ordinosu» içeriğine göre davacının ileri sürdüğü tarihlerde telsiz zabiti olarak çalıştığı,talep edilen aylık ücrete itiraz edilmediği gibi, kaptan tarafından düzenlenen ayrılış formunda da aylık ücretin 2.500 TL olarak gösterildiği, Aralık 2008 ile 2009 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ücretin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, «gemi adamı» alacağının «kanuni rehin hakkı» tanıyan alacaklardan olduğu gerekçesiyle, davalı .... yönünden davanın kabulüne, 7.500 TL' nin faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline,davacıya M/V ...
Gemisi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına, alacaktan sorumlu bulunmayan davalı ... hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,... gemisinin «hasarın» meydana gelmesinde sorumluluğu olmadığı, kaldı ki davalının geminin kaptanı veya «donatanı» da olmadığı, davacının «rücuen tazminat» davasını davalıya yöneltemeyeceği, davalının davada «pasif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, endüstriyel yangın «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketin «donatan» sıfatına haiz olmadığı gerekçesiyle «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Donatanın «tanımını» yapan, dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 946. maddesinde, «donatanın» gemisini «deniz ticaretinde» kullanan gemi sahibi olduğu, ayrıca kendisinin olmayan bir gemiyi kendi adına deniz ticaretinde bizzat veya kaptan marifetiyle kullanan kimsenin de üçüncü şahıslarla olan münasebetlerinde donatan sayılacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:deniz ticareti · pasif husumet ehliyeti · tanıma · husumet ehliyeti · rücuen tazminat · pasif husumet · husumet yokluğu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,... gemisinin «hasarın» meydana gelmesinde sorumluluğu olmadığı, kaldı ki davalının geminin kaptanı veya «donatanı» da olmadığı, davacının «rücuen tazminat» davasını davalıya yöneltemeyeceği, davalının davada «pasif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, endüstriyel yangın «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketin «donatan» sıfatına haiz olmadığı gerekçesiyle «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Donatanın «tanımını» yapan, dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 946. maddesinde, «donatanın» gemisini «deniz ticaretinde» kullanan gemi sahibi olduğu, ayrıca kendisinin olmayan bir gemiyi kendi adına deniz ticaretinde bizzat veya kaptan marifetiyle kullanan kimsenin de üçüncü şahıslarla olan münasebetlerinde donatan sayılacağı düzenlenmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4298 E. 2015/11814 K.
Ortak:donatan
İncelediğiniz karardaMahkemece,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, (2) nolu davalının «donatanı» olduğu M/V ...
… 06.07.2009 tarihleri arasında (1) nolu davalı tarafından işletildiği, (1) nolu davalının geminin teknik idaresini de üstlendiğinden 3. kişilerle ilişkileri yönünden «donatan» sayıldığı, hizmet belgesi,personel katılış ve ayrılış «ordinosu» içeriğine göre davacının ileri sürdüğü tarihlerde telsiz zabiti olarak çalıştığı,talep edilen aylık ücrete itiraz edilmediği gibi, kaptan tarafından düzenlenen ayrılış formunda da aylık ücretin 2.500 TL olarak gösterildiği, Aralık 2008 ile 2009 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ücretin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, «gemi adamı» alacağının «kanuni rehin hakkı» tanıyan alacaklardan olduğu gerekçesiyle, davalı .... yönünden davanın kabulüne, 7.500 TL' nin faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline,davacıya M/V ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/361 E. , 2013/812 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.09.2011 tarih ve 2009/311-2011/352 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'nin işleteni, diğer davalının maliki olduğu M/V ... isimli gemide 30.10.2008-28.02.2009 tarihleri arasında aylık 2.500 TL maaşla telsiz zabiti olarak çalıştığını, ancak Aralık 2008 ile 2009 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin maaşlarının ödenmediğini ileri sürerek, 7.500 TL alacağın faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, diğer davalıya ait gemi üzerinde davacı lehine kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin işleten olmadığını, Gemi Yönetim Sözleşmesi (Shipman98) ile diğer davalı donatanın nam ve hesabına işletme hizmeti verdiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin teknik idare, sigorta anlaşmaları, muhtelif masraflar, malzeme kumanya idaresi, gemi kiralama konularında armatör adına yetkili olup, personel idaresi dahil diğer konularda yetkisinin bulunmadığını, katılım ve ayrılış ordinosu ile diğer belgelerin müvekkili tarafından düzenlenmediğini savunarak, husumet yönünden davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, (2) nolu davalının donatanı olduğu M/V ... Gemisinin 06.07.2007-06.07.2009 tarihleri arasında (1) nolu davalı tarafından işletildiği, (1) nolu davalının geminin teknik idaresini de üstlendiğinden 3. kişilerle ilişkileri yönünden donatan sayıldığı, hizmet belgesi,personel katılış ve ayrılış ordinosu içeriğine göre davacının ileri sürdüğü tarihlerde telsiz zabiti olarak çalıştığı,talep edilen aylık ücrete itiraz edilmediği gibi, kaptan tarafından düzenlenen ayrılış formunda da aylık ücretin 2.500 TL olarak gösterildiği, Aralık 2008 ile 2009 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ücretin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, gemi adamı alacağının kanuni rehin hakkı tanıyan alacaklardan olduğu gerekçesiyle, davalı ....
yönünden davanın kabulüne, 7.500 TL' nin faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline,davacıya M/V ... Gemisi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına, alacaktan sorumlu bulunmayan davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 400,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, 16.01.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, telsiz zabiti olarak görev yapan gemi çalışanının ücretinin tahsili davasıdır.
Mahkemece, davacının alacağının ödendiğinin kanıtlanmadığı, gemi adamı alacağının kanuni rehin hakkı tanıyan alacaklılardan olduğu gerekçesiyle, davalı .... yönünden davanın kabulüne 7.500 TL'nin faiziyle bu davalıdan tahsiline, davacıya M/V ... Gemisi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına, alacaktan sorumlu olmayan davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Temyiz yolu ile Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık, davalı ....'nin dava edilen tutardan sorumlu olap olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Ticaret gemileri malik olan ve malik olmayan şahıslar tarafından işletilir. TTK 946/1 maddesi malik donatanı, TTK 946/2. maddesi malik olmayan donatanı (gemi işletme müteahhidini) tanımlar. Öncelikle davalı ... Geminin maliki olmadığı için TTK 946/1 maddesi anlamında donatan değildir.
6762 Sayılı TTK'nun 946/II. Maddesi, "Kendisinin olmayan bir gemiyi kendi adına deniz ticaretinde bizzat veya kaptan marifetiyle kullanan kimse, üçüncü şahıslarla olan münasebetlerinde donatan sayılır." hükmünü havidir. Uygulamada ve doktrinde, kendisine ait olmayan bir gemiyi kendisi nam ve hesabına ticari faaliyetinde kullanan kimse "gemi işletme müteahhidi" olarak tanımlamaktadır.
Bir kimsenin gemi işletme müteahhidi ve bu sebeple 3. kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayılması için, bir başkasına ait gemiyi deniz ticaretinde kullanması tek başına yeterli olmayıp, bu faaliyeti bizzat veya kaptan marifetiyle idare etmesi, yani kendi emir ve idaresi altında bulundurması şarttır. Geminin işletilmesine ilişkin sözleşme, gemi malikinin talimat ve/veya onayının alınmasını gerektiren hükümler içeriyor ise gemi işletme müteahhidliği sıfatından bahsedilemeyecektir. Bu kapsamda, gemi işletme müteahhidinin kaptan ve mürettebat ile işçi-işveren ilişkisi içerisinde bulunması, gemi adamlarını istihdam etme (gemiyi personeliyle birlikte tutmakla beraber gemi adamlarının hizmet sözleşmelerini devir almışsa), çalışma şartlarını belirleme ve iş akitlerini feshetme yetkilerine tamamen ve serbestçe sahip olması, işletme müteahhidliğini varlığını gösteren önemli kıstasdır.
Gemi işletme müteahhidinin gemi malikine karşı hukuki durumu, aralarındaki sözleşme hükümlerine göre belirlenir. Buna karşın gemi işletme müteahhidi 3. kişilerle olan ilişkilerinde donatanın sahip olduğu hak ve borçlara sahiptir. Bu çerçevede, geminin işletilmesinden doğacak borçlar (istihdam ettiği gemi adamlarının ücretlerini ödeme) gemi işletme müteahhidine aittir. Gemi işletme müteahhdinin sorumluluğunu taşıdığı borçların kendisi tarafından ödenmemesi halinde, gemi alacaklısı hakkında haiz olan alacaklılar sahip oldukları rehin hakkını gemi malikine karşı ileri sürebilir ve gerektiğinde gemiyi cebri icra yoluyla sattırabilir. (Dr. Jur. Bülent Sözer, Deniz Ticaret Hukuku, Vedat Kitapçılık 2011, sayfa 337 vd)
Bu genel açıklamalardan sonra, somut olaya dönecek olursak, davacı taraf gemi kaptanı tarafından düzenlenip imzalanan ve davalı ... antedini taşıyan hizmet belgesi, işe başlama ve işten ayrılma ondinolarına dayanıp, davalıların malik ve donatan olduğu gemide gemi adamı olarak çalıştığını, ancak bir kısım ücretinin ödenmediğini ileri sürmüş, ücret alacağının geminin malik olmayan donatanı olduğunu belirttiği davalı ...'den tahsilini, alacağının teminatı olarak da gemi maliki diğer davalı ...'ne ait gemi üzerinde rehin hakkı tanınmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili ise, müvekkilinin malik olmayan donatan olmadığını, 06.07.2007 tarihli gemi yönetim sözleşmesi ile gemi maliki diğer davalı nam ve hesabına işletme hizmeti verdiğini, davacı ile arasında hizmet akti bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davalılar arasında düzenlenen 06.07.2007 tarihli sözleşmede geminin teknik idaresinin davalı ...'ye bırakıldığı, bu durumuda davalının gemi işletme müteahhidi olarak 3. kişilere karşı donatan gibi sorumlu olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de, bu sonuç doğru değildir. Nitekim davalı ... Tarafından sunulan 06.07.2007 tarihli sözleşmede, davalı ... gemi işleteni olarak belirtilmekte ise de, sözleşmede anılan davalıya gemiye yakıt alımı, personel idaresi, ticari idare, hesap idaresi ve satın alıp satma hususlarında yetki verilmediği görülmektedir. Keza davacı tarafça sunulan hizmet sözleşmesinin de bu davalı ile değil, diğer davalı gemi maliki ... ile yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında davalılar arasında bağıtlarının sözleşmeye göre davalı ....'nin gemiyi kendi emir ve idaresi adında bulundurduğunu kabul etme olanağı yoktur. Bu durum karşısında davalı .... gemi işletme müteahhidi (malik olmayan danatan) değildir.
Bu nedenlerle davalının davacı gemi adamının ücretinden sorumlu tutulmasına ilişkin hükmün bozulması kanaatinde olduğumuzdan hükmün onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/252030500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz