Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/966 E. 2013/745 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ardiye ücreti↗ yapılandırma protokolü↗ i̇i̇k 266↗ delillerin toplanmaması↗ depo kararı↗ hakkaniyet↗ zayi↗ protokol↗ bilirkişi incelemesi↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 01/05/2004 tarihli ardiye sözleşmesi gereğince davalının soğuk hava deposuna 29.04.2004 tarihinden itibaren teslim edilen davacıya ait 353,965 kg valencia cinsi portakalın ilk kez 27.07.2004 tarihinde % 5 oranında,13.08.2004 tarihinde % 11 oranında çürüdüğünün tespit edildiği,daha sonrada taraflarca yapılan protokol gereği 28.09.2004 tarihinde imha edilerek tamamen zayi olduğunun anlaşıldığı, davalının uygun depolama ortamı sağlamadığından kusurlu olduğu, davacının da depolanan portakalları uzun süre depoda tutmasından ve depolama tarihinden sonra üründe çürüme başladığını öğrendiği halde ürünün ayıklanması ya da değerlendirilmesi anlamında hiçbir tedbir almadığından müterafik kusurlu sayıldığı, tarafların kusurlarının %50 şer oranında kabul edildiği, davalının %50 oranındaki kusuruna karşılık 63.713,70 TL hasar bedelinden sorumlu tutulması gerektiği, ayrıca her biri 0.78 TL değerinde olan 16.051 adet plastik kasanın 02.10.2004 tarihli protokole rağmen davacıya iade edilmediğinden 12.519,78 TL bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, davacının ardiye ücreti isteminin müsbet zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden davacının bu talebinin yersiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, ardiye sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece tarafların % 50 kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Oysa, karar tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 275.maddesi ile temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nun 266. maddesinde çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir denilmektedir. HUMK'nun 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, raporu yeter derecede kanaat verici bulmazsa HUMK'nun 283.maddesi gereğince bilirkişiden ek rapor veya HUMK'nun 284.maddesi gereğince yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa hakimin özel bilgiyi gerektiren hususlarda,bilirkişilerin yerine geçerek karar vermesi mümkün değildir.
Somut olayda, depoda zarar gören portakallarla ilgili olarak bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmış, mevcut raporlarda kusur konusunda değişik tespitler yapılmış, yine hükme esas alınan son bilirkişi kurulu ek raporunda tarafların kusurlu olduğu belirtilmekle birlikte, hangi oranda kusurlu olduğu açıklanmamış, mahkemece tarafların dava konusu olayda % 50 oranında kusurlu kabul edilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Oysa, dava konusu olayda kusur durumu tespitinin özel ve teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek, bilirkişilerden rapor alındığına göre, artık tarafların takdiren % 50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulması mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, aynı bilirkişi kurulundan ek, gerektiğinde başka bir bilirkişi heyetinden yeni rapor alınarak, tarafların kusur durumu belirlenmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık hasar gören portakalların değerinin ne olduğu noktasında toplanmakta olup, davacı taraf, davalının deposunda bulunan portakalların 1.kalite valensiya cinsi, ambalajlı, mumlu ve kalibre edilmiş olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise portakalların 1. kalite olmadığını savunmuştur. Mahkemece, ... ... Müdürlüğü'nden valensiya cinsi portakalların 1. ve 2. kalite fiyatları sorulmuş, verilen cevapta 1. kalitenin 0,36 YTL, 2. kalitenin 0,17 YTL olduğu, ambalajlı ilaçlı kalibre edilmiş portakallara ilişkin ellerinde fiyat bulunmadığı belirtilmiş, gerekçede dava konusu portakallar 1. kalite kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir. Oysa, davaya konu portakalların 1. kalite olduğuna dair bilirkişi raporlarında açıklama ve tespit bulunmamakta olup, portakalların değerine ilişkin taraf delilleri toplanmadan karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece tarafların portakalların kalitesine ve durumuna ilişkin delilleri toplanıp, aynı bilirkişi kurulundan ek veya gerektiğinde başka bir bilirkişi kurulundan yeni rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14019 E. 2012/17820 K.
Ortak:ardiye ücreti · i̇i̇k 266 · delillerin toplanmaması · depo kararı · hakkaniyet · bilirkişi incelemesi · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 01/05/2004 tarihli ardiye sözleşmesi gereğince davalının soğuk hava deposuna 29.04.2004 tarihinden itibaren «teslim» edilen davacıya ait 353,965 kg valencia cinsi portakalın ilk kez 27.07.2004 tarihinde % 5 oranında,13.08.2004 tarihinde % 11 oranında çürüdüğünün tespit edildiği,daha sonrada taraflarca «yapılan protokol» gereği 28.09.2004 tarihinde imha edilerek tamamen «zayi» olduğunun anlaşıldığı, davalının uygun depolama ortamı sağlamadığından kusurlu olduğu, davacının da depolanan portakalları uzun süre «depoda» tutmasından ve depolama tarihinden sonra üründe çürüme başladığını öğrendiği halde ürünün ayıklanması ya da değerlendirilmesi anlamında hiçbir tedbir almadığından müterafik kusurlu sayıldığı, tarafların «kusurlarının» %50 şer oranında kabul edildiği, davalının %50 oranındaki kusuruna karşılık 63.713,70 TL «hasar» bedelinden sorumlu tutulması gerektiği, ayrıca her biri 0.78 TL değerinde olan 16.051 adet plastik kasanın 02.10.2004 tarihli protokole rağmen davacıya iade edilmediğinden 12.519,78 TL bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, davacının «ardiye ücreti» isteminin müsbet zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden davacının bu talebinin yersiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «depoda» zarar gören portakallarla ilgili olarak bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmış, mevcut raporlarda «kusur» konusunda değişik tespitler yapılmış, yine hükme esas alınan «son» bilirkişi kurulu ek raporunda tarafların kusurlu olduğu belirtilmekle birlikte, hangi oranda kusurlu olduğu açıklanmamış, mahkemece tarafların dava konusu olayda % 50 oranında kusurlu kabul edilmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Oysa, dava konusu olayda kusur durumu tespitinin özel ve teknik bilgi gerektirdiği kabul edil …
Oysa, karar tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 275.maddesi ile temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nun «266». maddesinde çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir denilmektedir.
Benzer bu karardaSomut olayda, «depoda» zarar gören portakallarla ilgili olarak bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmış, mevcut raporlarda «kusur oranı» konusunda değişik oranlarda tespitler yapılmış, yine «son» bilirkişi raporunda davacınında kusurlu olduğu belirtilmekle birlikte, hangi oranda kusurlu olduğu açıklanmamış, mahkemece davacının olayda % 50 oranında kusurlu kabul edilmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, dava konusu olayda kusur durumu tespitinin özel ve teknik bilgi gerektirdiği kabul edilere …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «depoda» ısı, nem ve hava sirkülasyonunu sağlayamaması nedeniyle kusurlu olduğu, davacının ise ürünlerin çürümeye başladığını öğrendiği halde ayıklama veye değerlendirilmesi hususunda gerekli tedbirleri almayarak portakalların tamamen çürümesine neden olmakla %50 müterafik kusurunun bulunduğu, «ardiye ücreti» «müspet zarar» kapsamında bulunduğundan davacının talep hakkı olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 24.508,26 TL'nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddin …
Oysa, karar tarihinde yürürlükte olan HUMK 275.maddesi ile temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nun «266». maddesinde çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir denilmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müspet zarar · kusur oranı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının «depoda» ısı, nem ve hava sirkülasyonunu sağlayamaması nedeniyle kusurlu olduğu, davacının ise ürünlerin çürümeye başladığını öğrendiği halde ayıklama veye değerlendirilmesi hususunda gerekli tedbirleri almayarak portakalların tamamen çürümesine neden olmakla %50 müterafik kusurunun bulunduğu, «ardiye ücreti» «müspet zarar» kapsamında bulunduğundan davacının talep hakkı olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 24.508,26 TL'nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddin …
Somut olayda, «depoda» zarar gören portakallarla ilgili olarak bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmış, mevcut raporlarda «kusur oranı» konusunda değişik oranlarda tespitler yapılmış, yine «son» bilirkişi raporunda davacınında kusurlu olduğu belirtilmekle birlikte, hangi oranda kusurlu olduğu açıklanmamış, mahkemece davacının olayda % 50 oranında kusurlu kabul edilmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, dava konusu olayda kusur durumu tespitinin özel ve teknik bilgi gerektirdiği kabul edilere …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9924 E. 2015/6519 K.
Ortak:depo kararı · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 01/05/2004 tarihli ardiye sözleşmesi gereğince davalının soğuk hava deposuna 29.04.2004 tarihinden itibaren «teslim» edilen davacıya ait 353,965 kg valencia cinsi portakalın ilk kez 27.07.2004 tarihinde % 5 oranında,13.08.2004 tarihinde % 11 oranında çürüdüğünün tespit edildiği,daha sonrada taraflarca «yapılan protokol» gereği 28.09.2004 tarihinde imha edilerek tamamen «zayi» olduğunun anlaşıldığı, davalının uygun depolama ortamı sağlamadığından kusurlu olduğu, davacının da depolanan portakalları uzun süre «depoda» tutmasından ve depolama tarihinden sonra üründe çürüme başladığını öğrendiği halde ürünün ayıklanması ya da değerlendirilmesi anlamında hiçbir tedbir almadığından müterafik kusurlu sayıldığı, tarafların «kusurlarının» %50 şer oranında kabul edildiği, davalının %50 oranındaki kusuruna karşılık 63.713,70 TL «hasar» bedelinden sorumlu tutulması gerektiği, ayrıca her biri 0.78 TL değerinde olan 16.051 adet plastik kasanın 02.10.2004 tarihli protokole rağmen davacıya iade edilmediğinden 12.519,78 TL bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, davacının «ardiye ücreti» isteminin müsbet zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden davacının bu talebinin yersiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «depoda» zarar gören portakallarla ilgili olarak bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmış, mevcut raporlarda «kusur» konusunda değişik tespitler yapılmış, yine hükme esas alınan «son» bilirkişi kurulu ek raporunda tarafların kusurlu olduğu belirtilmekle birlikte, hangi oranda kusurlu olduğu açıklanmamış, mahkemece tarafların dava konusu olayda % 50 oranında kusurlu kabul edilmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Oysa, dava konusu olayda kusur durumu tespitinin özel ve teknik bilgi gerektirdiği kabul edil …
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, aynı bilirkişi kurulundan ek, gerektiğinde başka bir bilirkişi heyetinden yeni rapor alınarak, tarafların «kusur» durumu belirlenmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “«depoda» zarar gören portakallarla ilgili olarak tarafların «kusur» durumlarına ilişkin bilirkişi raporu alınması gerektiği ve ayrıca davaya konu portakalların kalitesi ile «birim fiyatının» ne olduğunun belirlenerek zararın tesbiti gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalıya ait depoda muhafaza edilen portakalların birinci sınıf kalitede ve birim fiyatının 0,36 TL olduğu, ardiye sahibi olan davalının ardiye «sözleşmesinden doğan» ihtimam ile muhafaza yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği, davacının ise dava konusu ürünün amaca uygun olarak paketlenmesi ve taşınması konusunda yeterince özenli davranmadığı, üründeki bozulmanın zaman zaman davalı tarafından tespit edilerek davacıya bildirilmesine rağmen davacının gerekli tedbirleri almadığı, bu nedenle tarafların eşit oranda kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 63.713,70 TL’nin «hasar» bedeli ile 12.519,78 TL kasa bedeli olmak üzere toplam 76.233,48 TL’nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmişidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · sözleşmeden doğan dava · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “«depoda» zarar gören portakallarla ilgili olarak tarafların «kusur» durumlarına ilişkin bilirkişi raporu alınması gerektiği ve ayrıca davaya konu portakalların kalitesi ile «birim fiyatının» ne olduğunun belirlenerek zararın tesbiti gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalıya ait depoda muhafaza edilen portakalların birinci sınıf kalitede ve birim fiyatının 0,36 TL olduğu, ardiye sahibi olan davalının ardiye «sözleşmesinden doğan» ihtimam ile muhafaza yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği, davacının ise dava konusu ürünün amaca uygun olarak paketlenmesi ve taşınması konusunda yeterince özenli davranmadığı, üründeki bozulmanın zaman zaman davalı tarafından tespit edilerek davacıya bildirilmesine rağmen davacının gerekli tedbirleri almadığı, bu nedenle tarafların eşit oranda kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 63.713,70 TL’nin «hasar» bedeli ile 12.519,78 TL kasa bedeli olmak üzere toplam 76.233,48 TL’nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmişidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3534 E. 2015/1629 K.
Ortak:depo kararı · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 01/05/2004 tarihli ardiye sözleşmesi gereğince davalının soğuk hava deposuna 29.04.2004 tarihinden itibaren «teslim» edilen davacıya ait 353,965 kg valencia cinsi portakalın ilk kez 27.07.2004 tarihinde % 5 oranında,13.08.2004 tarihinde % 11 oranında çürüdüğünün tespit edildiği,daha sonrada taraflarca «yapılan protokol» gereği 28.09.2004 tarihinde imha edilerek tamamen «zayi» olduğunun anlaşıldığı, davalının uygun depolama ortamı sağlamadığından kusurlu olduğu, davacının da depolanan portakalları uzun süre «depoda» tutmasından ve depolama tarihinden sonra üründe çürüme başladığını öğrendiği halde ürünün ayıklanması ya da değerlendirilmesi anlamında hiçbir tedbir almadığından müterafik kusurlu sayıldığı, tarafların «kusurlarının» %50 şer oranında kabul edildiği, davalının %50 oranındaki kusuruna karşılık 63.713,70 TL «hasar» bedelinden sorumlu tutulması gerektiği, ayrıca her biri 0.78 TL değerinde olan 16.051 adet plastik kasanın 02.10.2004 tarihli protokole rağmen davacıya iade edilmediğinden 12.519,78 TL bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, davacının «ardiye ücreti» isteminin müsbet zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden davacının bu talebinin yersiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «depoda» zarar gören portakallarla ilgili olarak bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmış, mevcut raporlarda «kusur» konusunda değişik tespitler yapılmış, yine hükme esas alınan «son» bilirkişi kurulu ek raporunda tarafların kusurlu olduğu belirtilmekle birlikte, hangi oranda kusurlu olduğu açıklanmamış, mahkemece tarafların dava konusu olayda % 50 oranında kusurlu kabul edilmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Oysa, dava konusu olayda kusur durumu tespitinin özel ve teknik bilgi gerektirdiği kabul edil …
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, aynı bilirkişi kurulundan ek, gerektiğinde başka bir bilirkişi heyetinden yeni rapor alınarak, tarafların «kusur» durumu belirlenmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “«depoda» zarar gören portakallarla ilgili olarak tarafların «kusur» durumlarına ilişkin bilirkişi raporu alınması gerektiği ve ayrıca davaya konu portakalların kalitesi ile «birim fiyatının» ne olduğunun belirlenerek zararın tesbiti gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalıya ait depoda muhafaza edilen portakalların birinci sınıf kalitede ve birim fiyatının 0,36 TL olduğu, ardiye sahibi olan davalının ardiye «sözleşmesinden doğan» ihtimam ile muhafaza yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği, davacının ise dava konusu ürünün amaca uygun olarak paketlenmesi ve taşınması konusunda yeterince özenli davranmadığı, üründeki bozulmanın zaman zaman davalı tarafından tespit edilerek davacıya bildirilmesine rağmen davacının gerekli tedbirleri almadığı, bu nedenle tarafların eşit oranda kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 24.688,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · sözleşmeden doğan dava · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “«depoda» zarar gören portakallarla ilgili olarak tarafların «kusur» durumlarına ilişkin bilirkişi raporu alınması gerektiği ve ayrıca davaya konu portakalların kalitesi ile «birim fiyatının» ne olduğunun belirlenerek zararın tesbiti gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalıya ait depoda muhafaza edilen portakalların birinci sınıf kalitede ve birim fiyatının 0,36 TL olduğu, ardiye sahibi olan davalının ardiye «sözleşmesinden doğan» ihtimam ile muhafaza yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği, davacının ise dava konusu ürünün amaca uygun olarak paketlenmesi ve taşınması konusunda yeterince özenli davranmadığı, üründeki bozulmanın zaman zaman davalı tarafından tespit edilerek davacıya bildirilmesine rağmen davacının gerekli tedbirleri almadığı, bu nedenle tarafların eşit oranda kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 24.688,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7514 E. 2015/9234 K.
Ortak:depo kararı · hakkaniyet · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 01/05/2004 tarihli ardiye sözleşmesi gereğince davalının soğuk hava deposuna 29.04.2004 tarihinden itibaren «teslim» edilen davacıya ait 353,965 kg valencia cinsi portakalın ilk kez 27.07.2004 tarihinde % 5 oranında,13.08.2004 tarihinde % 11 oranında çürüdüğünün tespit edildiği,daha sonrada taraflarca «yapılan protokol» gereği 28.09.2004 tarihinde imha edilerek tamamen «zayi» olduğunun anlaşıldığı, davalının uygun depolama ortamı sağlamadığından kusurlu olduğu, davacının da depolanan portakalları uzun süre «depoda» tutmasından ve depolama tarihinden sonra üründe çürüme başladığını öğrendiği halde ürünün ayıklanması ya da değerlendirilmesi anlamında hiçbir tedbir almadığından müterafik kusurlu sayıldığı, tarafların «kusurlarının» %50 şer oranında kabul edildiği, davalının %50 oranındaki kusuruna karşılık 63.713,70 TL «hasar» bedelinden sorumlu tutulması gerektiği, ayrıca her biri 0.78 TL değerinde olan 16.051 adet plastik kasanın 02.10.2004 tarihli protokole rağmen davacıya iade edilmediğinden 12.519,78 TL bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, davacının «ardiye ücreti» isteminin müsbet zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden davacının bu talebinin yersiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «depoda» zarar gören portakallarla ilgili olarak bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmış, mevcut raporlarda «kusur» konusunda değişik tespitler yapılmış, yine hükme esas alınan «son» bilirkişi kurulu ek raporunda tarafların kusurlu olduğu belirtilmekle birlikte, hangi oranda kusurlu olduğu açıklanmamış, mahkemece tarafların dava konusu olayda % 50 oranında kusurlu kabul edilmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Oysa, dava konusu olayda kusur durumu tespitinin özel ve teknik bilgi gerektirdiği kabul edil …
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, aynı bilirkişi kurulundan ek, gerektiğinde başka bir bilirkişi heyetinden yeni rapor alınarak, tarafların «kusur» durumu belirlenmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının piyasadan satın aldığı 82,504 kg portakalı davalının çalıştırdığı soğuk hava deposuna «teslim» ettiği, portakalların muhafazası için davalı tarafından ilaçlama ve mumlama hizmetinin yapıldığı, net 80.000 kg portakalın «depoda» muhafaza edilmeye başlandığı, davacının bu iş için davalıya 22.000,00 TL kira ödediği, dava konusu portakallar için davacının piyasaya 65.000,00 TL tutarında çekle …
… ndaki bu çelişki giderilmeksizin malların bozulduğu tarih itibariyle davacının da bu bozulmayı öngörüp öngöremeyeceği değerlendirilip verilecek tazminat miktarından «hakkaniyet indirimi» yapılıp yapılmayacağı tartışılmadan «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, davacı tarafından saklanmak üzere davalıya «teslim» edilen emtianın davalı tarafından dökülmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet indirimi · mahrum kalınan kâr · haksız eylem · kâr mahrumiyeti · dosya masrafı
Benzer bu karardaDavacı vekili dava dilekçesinde maliyet bedeli, «mahrum kalınan» kar bedeli ve depolama ücreti için davalıya ödediği kira bedelini talep etmiştir.
Ancak zarar miktarı belirlenirken davalının «haksız eylemi» nedeniyle davacının yapmaktan kurtulduğu «masraflar» zarar miktarından düşülmemiştir.
Bu durumda mahkemece zarar miktarı hesaplanırken davacının yapmaktan kurtulduğu nakliye, rüsum v.b «masrafların» zarar miktarından düşülmek suretiyle net zararın belirlenmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… ndaki bu çelişki giderilmeksizin malların bozulduğu tarih itibariyle davacının da bu bozulmayı öngörüp öngöremeyeceği değerlendirilip verilecek tazminat miktarından «hakkaniyet indirimi» yapılıp yapılmayacağı tartışılmadan «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5840 E. 2016/2050 K.
Ortak:depo kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 01/05/2004 tarihli ardiye sözleşmesi gereğince davalının soğuk hava deposuna 29.04.2004 tarihinden itibaren «teslim» edilen davacıya ait 353,965 kg valencia cinsi portakalın ilk kez 27.07.2004 tarihinde % 5 oranında,13.08.2004 tarihinde % 11 oranında çürüdüğünün tespit edildiği,daha sonrada taraflarca «yapılan protokol» gereği 28.09.2004 tarihinde imha edilerek tamamen «zayi» olduğunun anlaşıldığı, davalının uygun depolama ortamı sağlamadığından kusurlu olduğu, davacının da depolanan portakalları uzun süre «depoda» tutmasından ve depolama tarihinden sonra üründe çürüme başladığını öğrendiği halde ürünün ayıklanması ya da değerlendirilmesi anlamında hiçbir tedbir almadığından müterafik kusurlu sayıldığı, tarafların «kusurlarının» %50 şer oranında kabul edildiği, davalının %50 oranındaki kusuruna karşılık 63.713,70 TL «hasar» bedelinden sorumlu tutulması gerektiği, ayrıca her biri 0.78 TL değerinde olan 16.051 adet plastik kasanın 02.10.2004 tarihli protokole rağmen davacıya iade edilmediğinden 12.519,78 TL bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, davacının «ardiye ücreti» isteminin müsbet zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden davacının bu talebinin yersiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, «depoda» zarar gören portakallarla ilgili olarak bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmış, mevcut raporlarda «kusur» konusunda değişik tespitler yapılmış, yine hükme esas alınan «son» bilirkişi kurulu ek raporunda tarafların kusurlu olduğu belirtilmekle birlikte, hangi oranda kusurlu olduğu açıklanmamış, mahkemece tarafların dava konusu olayda % 50 oranında kusurlu kabul edilmesinin «hakkaniyete» uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Oysa, dava konusu olayda kusur durumu tespitinin özel ve teknik bilgi gerektirdiği kabul edil …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak davalıya ait «depoda» muhafaza edilen portakalların birinci sınıf kalitede ve «birim fiyatının» 0,36 TL olduğu, ardiye sahibi olan davalının ardiye «sözleşmesinden doğan» ihtimam ile muhafaza yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği, davacının ise dava konusu ürünün amaca uygun olarak paketlenmesi ve taşınması konusunda yeterince özenli davranmadığı, üründeki bozulmanın zaman zaman davalı tarafından tespit edilerek davacıya bildirilmesine rağmen davacının gerekli tedbirleri almadığı, bu nedenle tarafların eşit oranda kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 24.688,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10/02/2015 tarihli kararı ile onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · sözleşmeden doğan dava · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak davalıya ait «depoda» muhafaza edilen portakalların birinci sınıf kalitede ve «birim fiyatının» 0,36 TL olduğu, ardiye sahibi olan davalının ardiye «sözleşmesinden doğan» ihtimam ile muhafaza yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği, davacının ise dava konusu ürünün amaca uygun olarak paketlenmesi ve taşınması konusunda yeterince özenli davranmadığı, üründeki bozulmanın zaman zaman davalı tarafından tespit edilerek davacıya bildirilmesine rağmen davacının gerekli tedbirleri almadığı, bu nedenle tarafların eşit oranda kusurlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 24.688,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10/02/2015 tarihli kararı ile onanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/966 E. , 2013/745 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.10.2010 tarih ve 2005/84-2010/368 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.01.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekilleri Av. ... ve Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 2003-2004 hasat mevsimi ürünü 900.000 kg portakal ithal ettiğini, Nisan 2004 tarihinde plastik kasalar içinde taşınan portakallardan bir kısmının Türkiye içinde satıldığını, bir kısmının ise ...'a ihraç edildiğini, kalan 24.104 plastik kasa içinde 474.680 kg. portakalın 01/05/2004 tarihinde davalı ile yapılan ardiye sözleşmesi kapsamında soğuk hava depolarına teslim edildiğini, teslime konu 27.240 kg. portakalların bir kısmının 05/07/2004 ve 07/07/2004 tarihleri arasında davalıya satıldığını, ancak portakalların 353.965 kg'lık kısmının davalının kusurlu eylemleri nedeniyle hasara uğradığını, portakallara ilişkin bir üşüme donma vakasının yaşanmadığını, davacının zararı tazmin etmediğini ileri sürerek, 305.825,00 TL zarar ile depolama ücreti olan 61.000,00 TL ve teslim edilmeyen plastik kasa bedeli olan 16.051,00 TL olmak üzere toplam 382.1786,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kendisine teslim edilen portakalları en son teknoloji ile en iyi şekilde depolayıp sakladığını, davacı tarafından yaptırılan tespit raporuna itiraz ettiklerini, portakalların depolanmaya uygun cinste ve kalitede olmadığını, ürünün kısmen dökme şekilde getirildiğini, sağlıksız ambalajlama yapıldığını ve uyarılara rağmen çürük malların ayıklanmadığını, malların dalında donmaya maruz kaldığını, müvekkilinin davacıyı zarara uğratacak herhangi bir kusurunun bulunmadığını, sözleşmenin 5. maddesinde müvekkili şirketin hasar ve ziyadan sorumlu olmayacağının düzenlendiğini, gerekli ihbar yükümlülüklerinin zamanında yerine getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 01/05/2004 tarihli ardiye sözleşmesi gereğince davalının soğuk hava deposuna 29.04.2004 tarihinden itibaren teslim edilen davacıya ait 353,965 kg valencia cinsi portakalın ilk kez 27.07.2004 tarihinde % 5 oranında,13.08.2004 tarihinde % 11 oranında çürüdüğünün tespit edildiği,daha sonrada taraflarca yapılan protokol gereği 28.09.2004 tarihinde imha edilerek tamamen zayi olduğunun anlaşıldığı, davalının uygun depolama ortamı sağlamadığından kusurlu olduğu, davacının da depolanan portakalları uzun süre depoda tutmasından ve depolama tarihinden sonra üründe çürüme başladığını öğrendiği halde ürünün ayıklanması ya da değerlendirilmesi anlamında hiçbir tedbir almadığından müterafik kusurlu sayıldığı, tarafların kusurlarının %50 şer oranında kabul edildiği, davalının %50 oranındaki kusuruna karşılık 63.713,70 TL hasar bedelinden sorumlu tutulması gerektiği, ayrıca her biri 0.78 TL değerinde olan 16.051 adet plastik kasanın 02.10.2004 tarihli protokole rağmen davacıya iade edilmediğinden 12.519,78 TL bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, davacının ardiye ücreti isteminin müsbet zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden davacının bu talebinin yersiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, ardiye sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece tarafların % 50 kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Oysa, karar tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 275.maddesi ile temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nun 266. maddesinde çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir denilmektedir. HUMK'nun 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, raporu yeter derecede kanaat verici bulmazsa HUMK'nun 283.maddesi gereğince bilirkişiden ek rapor veya HUMK'nun 284.maddesi gereğince yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır.
Yoksa hakimin özel bilgiyi gerektiren hususlarda,bilirkişilerin yerine geçerek karar vermesi mümkün değildir.
Somut olayda, depoda zarar gören portakallarla ilgili olarak bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmış, mevcut raporlarda kusur konusunda değişik tespitler yapılmış, yine hükme esas alınan son bilirkişi kurulu ek raporunda tarafların kusurlu olduğu belirtilmekle birlikte, hangi oranda kusurlu olduğu açıklanmamış, mahkemece tarafların dava konusu olayda % 50 oranında kusurlu kabul edilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Oysa, dava konusu olayda kusur durumu tespitinin özel ve teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek, bilirkişilerden rapor alındığına göre, artık tarafların takdiren % 50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulması mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, aynı bilirkişi kurulundan ek, gerektiğinde başka bir bilirkişi heyetinden yeni rapor alınarak, tarafların kusur durumu belirlenmek ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3- Öte yandan, taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık hasar gören portakalların değerinin ne olduğu noktasında toplanmakta olup, davacı taraf, davalının deposunda bulunan portakalların 1.kalite valensiya cinsi, ambalajlı, mumlu ve kalibre edilmiş olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise portakalların 1. kalite olmadığını savunmuştur. Mahkemece, ... ... Müdürlüğü'nden valensiya cinsi portakalların 1. ve 2. kalite fiyatları sorulmuş, verilen cevapta 1. kalitenin 0,36 YTL, 2. kalitenin 0,17 YTL olduğu, ambalajlı ilaçlı kalibre edilmiş portakallara ilişkin ellerinde fiyat bulunmadığı belirtilmiş, gerekçede dava konusu portakallar 1. kalite kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir. Oysa, davaya konu portakalların 1.
kalite olduğuna dair bilirkişi raporlarında açıklama ve tespit bulunmamakta olup, portakalların değerine ilişkin taraf delilleri toplanmadan karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece tarafların portakalların kalitesine ve durumuna ilişkin delilleri toplanıp, aynı bilirkişi kurulundan ek veya gerektiğinde başka bir bilirkişi kurulundan yeni rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/251376100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz