6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14019 E. 2012/17820 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ardiye ücreti müspet zarar i̇i̇k 266 delillerin toplanmaması kusur oranı depo kararı hakkaniyet bilirkişi incelemesi kusur hasar eksik inceleme i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 266 · HUMK — HUMK 275HUMK 283HUMK 284HUMK 286

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının depoda ısı, nem ve hava sirkülasyonunu sağlayamaması nedeniyle kusurlu olduğu, davacının ise ürünlerin çürümeye başladığını öğrendiği halde ayıklama veye değerlendirilmesi hususunda gerekli tedbirleri almayarak portakalların tamamen çürümesine neden olmakla %50 müterafik kusurunun bulunduğu, ardiye ücreti müspet zarar kapsamında bulunduğundan davacının talep hakkı olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 24.508,26 TL'nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Ancak; dava, ardiye sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece tarafların % 50 kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Oysa, karar tarihinde yürürlükte olan HUMK 275.maddesi ile temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nun 266. maddesinde çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir denilmektedir. HUMK 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, raporu yeter derecede kanaat verici bulmazsa HUMK 283.maddesi gereğince bilirkişiden ek rapor veya HUMK 284.maddesi gereğince yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır. Yoksa hakimin özel bilgiyi gerektiren hususlarda,bilirkişilerin yerine geçerek karar vermesi mümkün değildir.

Somut olayda, depoda zarar gören portakallarla ilgili olarak bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmış, mevcut raporlarda kusur oranı konusunda değişik oranlarda tespitler yapılmış, yine son bilirkişi raporunda davacınında kusurlu olduğu belirtilmekle birlikte, hangi oranda kusurlu olduğu açıklanmamış, mahkemece davacının olayda % 50 oranında kusurlu kabul edilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, dava konusu olayda kusur durumu tespitinin özel ve teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek, bilirkişilerden rapor alındığına göre, artık tarafların takdiren % 50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulması mümkün değildir.

Bu itibarla, mahkemece, bilirkişilerden ek rapor, gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, tarafların kusur durumu belirlenip neticesine göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

3- Öte yandan, taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık hasar gören portakalların değerinin ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf, davalının deposunda bulunan portakalların 1. kalite valensiya cinsi, ambalajlı, mumlu ve kalibre edilmiş olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise portakalların 1. kalite olmadığını savunmuştur. Mahkemece, Mersin meyve-sebze halinden valensiya cinsi portakalların 1. ve 2. kalite fiyatları sorulmuş, verilen cevapta 1. kalitenin 0,36, 2. kalitenin 0,17 TL olduğu, ambalajlı kalibre edilmiş portakallara ilişkin ellerinde fiyat bulunmadığı belirtilmiş, gerekçede dava konusu portakallar 1. kalite kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir. Oysa, davaya konu portakalların 1. kalite olduğuna dair bilirkişi raporlarında açıklama bulunmadığı gibi, portakalların değerine ilişkin taraf delilleri toplanmadan karar verilmiştir.

Bu itibarla, mahkemece tarafların portakalların kalitesine ve durumuna ilişkin delilleri toplanıp, bilirkişilerden ek rapor veya gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/966 E. 2013/745 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3534 E. 2015/1629 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9924 E. 2015/6519 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5840 E. 2016/2050 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7514 E. 2015/9234 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/14019 E.  ,  2012/17820 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/06/2010 tarih ve 2005/85-2010/300 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ....ile davalı vekilleri Av. ... ve Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin KKTC'den ithal ettiği portakalları davalıya ait depoda muhafaza ettiğini, depolama koşullarının uygun olmaması nedeniyle ürünlerde zarar oluştuğunu, hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 117.639 TL zarar ile 20.000 TL ardiye ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, depolamanın uygun koşullarda yapıldığını, ürünlere ilişkin olarak yapılan analizlerin davacıya bildirildiğini, buna rağmen tedbir almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının depoda ısı, nem ve hava sirkülasyonunu sağlayamaması nedeniyle kusurlu olduğu, davacının ise ürünlerin çürümeye başladığını öğrendiği halde ayıklama veye değerlendirilmesi hususunda gerekli tedbirleri almayarak portakalların tamamen çürümesine neden olmakla %50 müterafik kusurunun bulunduğu, ardiye ücreti müspet zarar kapsamında bulunduğundan davacının talep hakkı olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 24.508,26 TL'nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Ancak; dava, ardiye sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece tarafların % 50 kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Oysa, karar tarihinde yürürlükte olan HUMK 275.maddesi ile temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK’nun 266. maddesinde çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir denilmektedir. HUMK 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hakimi bağlamayacağı hükmü, hakimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, raporu yeter derecede kanaat verici bulmazsa HUMK 283.maddesi gereğince bilirkişiden ek rapor veya HUMK 284.maddesi gereğince yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği şeklinde anlaşılmalıdır.

Yoksa hakimin özel bilgiyi gerektiren hususlarda,bilirkişilerin yerine geçerek karar vermesi mümkün değildir.

Somut olayda, depoda zarar gören portakallarla ilgili olarak bilirkişi heyetlerinden raporlar alınmış, mevcut raporlarda kusur oranı konusunda değişik oranlarda tespitler yapılmış, yine son bilirkişi raporunda davacınında kusurlu olduğu belirtilmekle birlikte, hangi oranda kusurlu olduğu açıklanmamış, mahkemece davacının olayda % 50 oranında kusurlu kabul edilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, dava konusu olayda kusur durumu tespitinin özel ve teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek, bilirkişilerden rapor alındığına göre, artık tarafların takdiren % 50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulması mümkün değildir.

Bu itibarla, mahkemece, bilirkişilerden ek rapor, gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, tarafların kusur durumu belirlenip neticesine göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

3- Öte yandan, taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık hasar gören portakalların değerinin ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf, davalının deposunda bulunan portakalların 1. kalite valensiya cinsi, ambalajlı, mumlu ve kalibre edilmiş olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise portakalların 1. kalite olmadığını savunmuştur. Mahkemece, Mersin meyve-sebze halinden valensiya cinsi portakalların 1. ve 2. kalite fiyatları sorulmuş, verilen cevapta 1. kalitenin 0,36, 2. kalitenin 0,17 TL olduğu, ambalajlı kalibre edilmiş portakallara ilişkin ellerinde fiyat bulunmadığı belirtilmiş, gerekçede dava konusu portakallar 1. kalite kabul edilerek hüküm tesis edilmiştir. Oysa, davaya konu portakalların 1.

kalite olduğuna dair bilirkişi raporlarında açıklama bulunmadığı gibi, portakalların değerine ilişkin taraf delilleri toplanmadan karar verilmiştir.

Bu itibarla, mahkemece tarafların portakalların kalitesine ve durumuna ilişkin delilleri toplanıp, bilirkişilerden ek rapor veya gerektiğinde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065198400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.