Şirketin ihyasında ek tasfiye için tasfiye memuru atanması zorunluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1845 E. 2019/1258 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Tasfiye Memuru Atanması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Şirketin ihyası, malvarlığının tasfiyesi ve hisse devirlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla sınırlı olarak talep edilmiş ve şirketin devamı istenmemişse, TTK 547. madde uyarınca ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması için mahkemece tasfiye memuru atanması gerekir; bu atama yapılmadan verilen ihya kararı kaldırılıp yeniden hüküm kurulmalıdır. Ayrıca şirket ihyası davaları, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi niteliğinde olması nedeniyle temyize değil kesin hükme bağlanır.
Ele alınan sorunlar
İhyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanması gerekliliği → kabul
İddia: Davacı asil, şirketin ihyasından sonra tescil işlemleri ile gayrimenkulün devir ve satış işlemlerinin yapılabilmesi için Ticaret Sicil Müdürlüğünce tasfiye memuru atanmasını, kendisinin bu işlerde yetkilendirilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 547. madde uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir ve mahkemece bu doğrultuda yeniden tescile karar verilirken işlemleri yürütecek bir tasfiye memuru da atanır. Somut olayda TTK geçici 7. madde uyarınca yapılmış bir resen terkin bulunmakla birlikte, davacının talebi şirketin devamını değil; malvarlığının (taşınmazdaki hissenin) tasfiyesi ve hisse devirlerinin gerçekleştirilmesiyle sınırlıdır; işlemler tamamlandığında şirketin devamı yönünde bir talep bulunmamaktadır. Bu nedenle ihyasına karar verilen şirkete TTK 547. madde uyarınca tasfiye memuru atanması gerekirken bu atamanın yapılmamış olması, ilk derece kararının kaldırılmasını ve yeniden hüküm kurulmasını gerektirmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Şirket ihya davalarında kanun yolu ve karar niteliği (temyiz yolu açık mı, kesin mi) → kabul
Gerekçe: Daha önce Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi sonucunda temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ilgili ilamı ile; TTK 1521. maddesinde şirket davalarında basit yargılama usulünün uygulanacağının düzenlendiği, HMK 382. maddesinde çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tespiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" ölçütleri dikkate alındığında ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğunun tespit edildiği ve bu tespitin benimsendiği belirtilerek, önceki uygulamadan dönülmüş; çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kararın kesin olarak verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, iki ayrı noktada emsal değeri taşımaktadır: (i) şirketin ihyası davasında talebin malvarlığının tasfiyesi ve hisse devriyle sınırlı olduğu hallerde TTK 547. madde uyarınca mutlaka tasfiye memuru atanması gerektiği yönündeki tespiti; (ii) tüzel kişiliğin ihyası davalarının, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi niteliğinde olması nedeniyle önceki uygulamadan dönülerek kesin olarak karara bağlanacağı yönündeki tespiti (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına atfen benimsenmiştir).
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ek tasfiye↗ tasfiye memuru ataması↗ çekişmesiz yargı işi↗ resen terkin↗ kesin hüküm↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1845
KARAR NO 2019/1258
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/05/2019
NUMARASI 2019/25 Esas 2019/480 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/10/2019
Davanın kabulüne ilişkin hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde; ortağı bulunduğu ve İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasında sicile kayıtlı ...Ticaret Limited Şirketi'nin 31.07.2013 tarihinde 6102 sayılı yasanın geçici 7.maddesine göre resen terkin edildiğini ve yaptıkları araştırmalar neticesinde .../... Mahallesi ... pafta, ... parselde mukim taşınmaz üzerinde şirket adına kayıtlı hisse olduğunun tespit edildiğini, yine 1989 yılında ortaklardan ... hisselerini... devrettiğini ve bu pay devir sözleşmesi ile genel kurul kararının da yayınlanmadığını beyan ederek; anılı taşınmazdaki şirket hissesinin üzerinde tasarrufta bulunulması, hissenin devredilmesi ve daha sonra şirketin kapanması şeklinde şirketin ihyasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin m.34 hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, resen terkin işleminin 6102 sayılı Kanunun Geçici 7' nci maddesi ve 30/12/2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirket ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ" kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun .. sicil numarasında kayıtlı iken 6102 Sayılı TTK'nun geçici 7. Maddesiyle sicilden resen terkin edilen ...Ticaret Limited Şirketi'nin münhasıran ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Pafta, .... parsel numaralı taşınmazdaki 5/36 oranındaki hissesi üzerinde tasarrufta bulunmak ve satışı amacıyla ihyasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı asil; şirketin ihyasından sonra tescil işlemleri ve gayrimenkulün devir, satış işlemlerinin yapılabilmesi için Ticaret Sicil Müdürlüğünün tasfiye memuru atanmasını istediğini, bu nedenle Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve tasfiye işlemlerinde, gayrimenkulün satış ve devrinde tapu işlemlerinde yetkilendirilmek üzere tasfiye memuru olarak görevlendirilmeyi talep etmiştir.
GEREKÇE TTK' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların , bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri,...mahkemece ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Somut olayda her ne kadar TTK geçici 7.madde uyarınca yapılmış bir terkin var ise de ,davacının esasen şirketin ihyasını malvarlığını tasfiye etmek ve hisse devirlerinin gerçekleşmesi amacıyla sınırlı olarak istediğinden,işlemler tamamlandığında şirketin devamı talebi bulunmadığı anlaşılmakla işlemlerin tamamlanması için tasfiye memuru atanması gerekmektedir.
İhyasına karar verilen şirkete TTK 547.madde uyarınca tasfiye memuru atanmadığı anlaşılmakla hükmün kaldırılmasına,yeniden hüküm verilmek suretiyle ihyasına karar verilen şirkete davalı tasfiye memuru ...'in atanmasına karar verilmiştir.Dairemizce; Yargıtay 11. HDnin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken; Yargıtay HGKnun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK nun 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tesbiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında ki uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" şeklinde belirtilen ölçütler dikkate alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbit edilmesi ve bu tesbitlerin benimsenmesi nedeniyle, daha evvel ki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/25 Esas-2019/480 Karar sayılı ve 30/05/2019 tarihli kararının, 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil numarasında sicile kayıtlı ... Ticaret Limited Şirketi'nin münhasıran ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Pafta, ... parsel numaralı taşınmazdaki 5/36 oranındaki hissesi üzerinde tasarrufta bulunmak, hissenin devredilmesi ve satışı,şirket hisse devirlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla İHYASINA,"Tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;"Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, " İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 44,40- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
10/10/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/249478 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi