6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasfiye sonrası ek tasfiye zorunluluğunda şirketin ihyası TTK 547

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1853 E. 2019/1465 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Tasfiyesi kapanıp sicilden terkin edilen bir şirket aleyhine, terkinden önceki döneme ait alacaklara ilişkin bir dava devam ediyorsa, bu davanın sonuçlandırılabilmesi amacıyla TTK 547 uyarınca şirketin ihyası istenebilir; bu istemde hukuki yarar bulunduğu kabul edilir ve davalı tarafın kötü niyet ya da menfaat yokluğuna dayalı savunmaları, ihya davasında değil esas alacak davasında incelenecek hususlar olarak değerlendirilir. Ayrıca, ek tasfiye işlemlerinin yapılmasına ilişkin şirket ihyası davaları HMK 382 anlamında çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan, bu davalarda verilen istinaf kararları HMK 362(1)-ç uyarınca temyiz yoluna kapalı olup kesindir.

Ele alınan sorunlar

Şirketin ihyası talebinde hukuki yarar ve TTK 547 koşullarının oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiyenin tescilinden 7 yılı aşan süre sonra dava açıldığını, MK 2 uyarınca davacının kötü niyetli olduğunu, davacının işçilik alacaklarını talep etmesinde korunmaya değer bir menfaati bulunmadığını ve buna ilişkin inandırıcı delil sunulmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 547. maddesi, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebileceğini düzenlemektedir. Dosyaya celbedilen ticaret sicil kaydına göre şirketin tasfiyeye girdiği, tasfiyenin sonlandığı ve sicil kaydının terkin edildiği tespit edilmiş; terkin edilen şirket aleyhine açılan işçilik alacağı davasının sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yarar bulunduğu kabul edilmiştir. Tasfiyeden evvelki alacaklar ve işçilik haklarının teminine ilişkin davalar nedeniyle ihya istenmesinde hukuki yarar bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin bu durumda kabul edilemeyeceği; davalı tasfiye memurunun ileri sürdüğü kötü niyet ve menfaat yokluğuna ilişkin savunmaların ve istinaf nedenlerinin ise esas takip ve davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükme yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirket ihyası davalarının çekişmesiz yargı işi niteliği ve buna bağlı kanun yolu → kabul

Gerekçe: Dairece daha önce, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi sonucunda temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekteyken; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ilgili ilamı ile, şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesi uyarınca açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tespiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" ölçütleri dikkate alındığında ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğunun tespit edildiği; bu nedenle daha önceki uygulamadan dönülerek HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kararın kesin olarak verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, hem terkin edilmiş şirketlerin ihyasında hukuki yarar koşulunun nasıl değerlendirileceği hem de bu davaların çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu ve bu nedenle temyiz yoluna kapalı, kesin olarak karara bağlanması gerektiği yönündeki içtihat değişikliğini yansıtması nedeniyle bölgesel ölçekte ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Şirketin ihyası talebinde hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Şirketin ihyası Ek tasfiye TTK 547 Hukuki yarar Çekişmesiz yargı işi Tasfiye memuru

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 1521 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 382HMK 362(1)-ç

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1853

KARAR NO 2019/1465

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/07/2019

NUMARASI 2019/114 Esas 2019/768 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/11/2019

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul Anadolu 16.İş Mahkemesi'nin 2018/459 esas sayılı dosyası ile müvekkilinin işçilik alacaklarından kaynaklı olarak Tasfiye Halinde ...San.Tic.Ltd. aleyhine dava açtıklarını, yargılama esnasında bu şirketin sicilden terkin edildiğinin tespiti ile mahkeme tarafından ihya davası açmak üzere kendilerine süre verildiğini belirterek şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memuruna ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde: davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, ihya talebine konu işçi alacağı davasının şirketin tasfiyesi devam ederken değil, tasfiyeden 7 yıl sonra kötü niyetli olarak açıldığını, bu yüzden müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden terkin edilen şirketin İstanbul Anadolu 16.İş Mahkemesinde devam eden dava nedeniyle ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin TTK 547 maddesi koşullarını taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin edilen Tasfiye Halinde ...Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesi 2018/459 esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama ile sınırlı olarak TTK 547.maddesi uyarınca ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, Tasfiye memuru olarak resen ...'ın atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına, davalı ...

dosyada yasal hasım durumunda olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru vekili; şirketin tasfiyesine ilişkin tescilin yapıldığı tarihten 7 yılı aşan bir süre sonra dava açıldığını, MK 2'deki dürüstlük kuralı gereğince davacının kötü niyetli olduğunu, davacının, şirket tarafından 2 aylık prim ödemesi kapsamında şirkete karşı işçi alacaklarını talep etmesinde hukuken korunmaya değer bir menfaati olmadığını, davacının işçi alacakları için 2 aydan daha fazla bir süre ile şirkette çalışmış olması gerektiğini, işçi alacağı davasının şirketin tasfiyesi devam ederken açılan bir işçi alacağı davası olmadığını, davacı tarafça korunmaya değer menfaatleri olduğuna inandırıcı delil sunulmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde dava konusu şirketin 07/07/2010 tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiye kararının 13/07/2010 tarihinde tescil edildiği, 18/08/2011 tarihinde tasfiyenin sonlandığı ticaret siciline tescil edildiği ve sicil kaydının terkin edildiği , ...

sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesi'nde 2018/459 Esas sayılı dosyasının sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır.Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, tasfiyeden evvel ki alacakları ve işçilik haklarının teminine ilişkin davalar nedeniyle ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun savunmalarının ve ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin esas takip ve davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Dairemizce;

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK nun 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tesbiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında ki uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" şeklinde belirtilen ölçütler dikkate alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbiti nedeniyle, daha evvel ki uygulamadan dönülerek HMK 362.ç maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 26,20-TL posta masrafının davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/11/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/247671 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.