Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5894 E. 2022/2251 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sıfat yokluğu↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ yasal hasım↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ dahili dava↗ hmk 353(1)b-2↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; resen terkin edilen şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/267 Esas sayılı dosyası sonuçlanmadan tasfiye işleminin tamamlanmış sayılamayacağı, söz konusu şirketin TTK Geçici 7.maddeye göre münfesih olarak Ticaret Sicilinden silindiğinden yasal hasımın sadece Ticaret Sicil Müdürlüğü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, Mm Marka Mağazacılık Turizm İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/267 Esas sayılı dosyası yönünden ihyasına karar verilmiştir.
Karara karşı, dahili davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; ihyası istenen şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/267 Esas sayılı dosyasından davası devam ederken 09.10.2015 tarihinde TTK geçici 7. md uyarınca resen terkin edildiği, bu haliyle terkin işleminin usule uygun olmadığı, TTK geçici 7. md kapsamında resen terkin nedeniyle açılan davalarda husumetin sadece Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, mahkemece davacıya şirketin son ortaklarını davaya dahil etmesi için süre verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının bu hususta dilekçe vermesine rağmen karar başlığında gösterilmemesi ve bu kişi hakkında karar verilmemesinin de doğru olmadığı, ayrıca ihya kararı verildiği halde tasfiye memuru atanmamasının da usule uygun olmadığı gerekçesiyle HMK 353/1-b-2 md gereğince dahili davalının istinafının kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dahili davalı hakkındaki davanın pasif sıfat yokluğundan reddine, diğer davalı ... Tic.Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın kabulüne, şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/267 E. sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, dahili davalı ... vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3300 E. 2020/4780 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:başvurma harcı · ikrar · ipotek · cy/cy kaydı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… l yönünden bozulması ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı ... müdürlüğünce davacının talebi doğrultusunda işlem yapılarak söz konusu taşınmazın tapu «kaydı» üzerine «ipotek» tesis edildiği, davanın açılmasında davacı tarafın bir kusurunun olmadığı, davalı ... müdürlüğünde çalışan tapu memurunun kusurunun bulunduğunun «ikrar» edildiği, davacının talebinin dava açıldıktan sonra davalı tarafından yerine getirilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 54,40 TL temyiz ilam harcı ile 267,80 TL temyiz «başvuru harcının» temyiz eden davalıdan alınmasına, 05.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Markaya tecavüz | Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14859 E. 2011/7548 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · üçüncü kişi · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda2- Dava, davalıya ait markanın davacılara ait “İSKENDER” ibareli tanınmış marka ile «iltibasa» neden olacak şekilde benzer olduğu iddiasına dayalı, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tesbit ile meni ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
… bul edildiği biçimde söz konusu “İSKENDER” ibaresinin yaygın bir ad (jenerik)hale gelmesi halinde 556 sayılı KHK'nin 12. maddesi uyarınca koşulların varlığı halinde «üçüncü kişiler» tarafından kullanılmaları marka sahibince engellenemeyecek olmakla birlikte; somut uyuşmazlıkta dava konusu 2006/38556 sayılı markada yer alan “MEŞHUR İSKENDER” ibaresinin markanın yardımcı unsuru olmaktan «ziyade» davacının tanınmış “İSKENDER” markasıyla «iltibas» tehlikesi yaratacak şekilde kullanıldığı anlaşıldığından 556 sayılı KHK'nin 12.maddesine uygun bir kullanımdan söz edilmesi de mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait marka ile davacılara ait markalar arasında «iltibasa» neden olacak şekilde benzerlik bulunmadığı, davacıya ait "İSKENDER" markasının uzun yıllardır kullanılmasına karşın, zaman içerisinde sunulan hizmetin konusu olan …
O halde, davacılar adına tescilli ve “İSKENDER” asıl unsurlu markalar ile dava konusu markada yer alan “İSKENDER” ibaresinin 556 sayılı KHK'nin 8/1- (b) bendi anlamında «iltibas» tehlikesi oluşturacağı dikkate alınarak hükümsüzlük davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5894 E. , 2022/2251 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04.03.2020 tarih ve 2018/519 E- 2020/79 K. sayılı kararın dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.02.2021 tarih ve 2020/1086 E- 2021/178 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi dahili davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin sicilden re'sen terkin edilen MM Marka Mağazacılık Turizm İnşaat İthalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti'nin ortağı olduğunu, TK. hükümlerine göre şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin olarak İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/760 esas sayılı dosyası ile açılan davada, dava devam ederken şirketin davalı sicil memurluğu tarafından sicilden re'sen terkin edildiğinin anlaşıldığını, İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/11/2018 tarih 2017/568 Esas ve 2018/6771 sayılı geri çevirme kararı ile şirketin ihyası hususunda taraflarına süre verildiğini, şirketin feshi ve tasfiyesi ile müvekkilinin pay sahipliği hakkından kaynaklanan alacaklarının tahsiline yönelik dava devam ederken söz konusu şirketin resen sicilden terkin edilmiş olmasının müvekkilinin hak arama özgürlüğünü ve tasfiye sonucu tespit edilecek alacağının tahsili imkanını ortadan kaldırdığını, terkin işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek MM Marka Mağazacılık Turizm İnşaat İthalat İhracat San.
Tic. Ltd. Şti'nin TTK Geçici 7/15. maddesi hükmü gereğince ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sicil Müdürlüğü, davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; resen terkin edilen şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/267 Esas sayılı dosyası sonuçlanmadan tasfiye işleminin tamamlanmış sayılamayacağı, söz konusu şirketin TTK Geçici 7.maddeye göre münfesih olarak Ticaret Sicilinden silindiğinden yasal hasımın sadece Ticaret Sicil Müdürlüğü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, Mm Marka Mağazacılık Turizm İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/267 Esas sayılı dosyası yönünden ihyasına karar verilmiştir.
Karara karşı, dahili davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; ihyası istenen şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/267 Esas sayılı dosyasından davası devam ederken 09.10.2015 tarihinde TTK geçici 7. md uyarınca resen terkin edildiği, bu haliyle terkin işleminin usule uygun olmadığı, TTK geçici 7. md kapsamında resen terkin nedeniyle açılan davalarda husumetin sadece Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, mahkemece davacıya şirketin son ortaklarını davaya dahil etmesi için süre verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının bu hususta dilekçe vermesine rağmen karar başlığında gösterilmemesi ve bu kişi hakkında karar verilmemesinin de doğru olmadığı, ayrıca ihya kararı verildiği halde tasfiye memuru atanmamasının da usule uygun olmadığı gerekçesiyle HMK 353/1-b-2 md gereğince dahili davalının istinafının kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dahili davalı hakkındaki davanın pasif sıfat yokluğundan reddine, diğer davalı ...
Tic.Sicil Müdürlüğü hakkında açılan davanın kabulüne, şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/267 E. sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, ...'un tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, dahili davalı ... vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, dahili davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden dahili davalı ...'tan alınmasına, 23/03/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
İhyası istenen şirket 09.10.2015 tarihinde ticaret sicil memurluğunca usulüne uygun olarak re'sen terkin edilmiş; davacı ise şirketin fesih tasfiyesine ilişkin davayı terkinden sonra 02.11.2015 tarihinde açmıştır.
Terkin edilen şirketin mal varlığının bulunması halinde TTK'nın 547/1. maddesi uyarınca şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu ise de, şirketin mal varlığının bulunmaması halinde ek tasfiye yapılmasını gerektirir bir hukuki yarar ve yasal zorunluluk bulunmamaktadır.
Mahkemece şirketin tasfiyeye konu mal varlığının bulunup bulunmadığı araştırılarak, şayet mal varlığının bulunduğu tespit edilirse TTK'nın Geçici 7/15. maddesi uyarınca şirket ek tasfiye amacıyla şirketin ihyasına karar vermesi aksi halde mal varlığının bulunmadığı tespit edilir ise ikinci kez fesih ve tasfiye kararı verilmeyeceğinden davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/4. maddesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hususlarda hiç bir araştırma yapmaksızın eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından mahkeme kararının bu gerekçeyle bozulması gerektiğinden sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmamaktayım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/755557600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz