Deniz taşımasında hasar ihbarı yapılmaması nedeniyle taşıyan lehine karine
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1328 E. 2021/1950 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
rücu (taşıma temelli)
Gerekçe özeti
Deniz taşımasında fiili taşımayı yürüten yabancı firma dışında acente sıfatıyla hareket eden davalıya TTK 105 gereği doğrudan husumet yöneltilemez; davacı ilk derece yargılamasında donatanı temsilen husumet yöneltildiğini beyan etmemiş ve HMK 124 kapsamında talepte bulunmamışsa, istinaf aşamasında bu yönde bir kabul talep edilemez. Ayrıca TTK m. 1185 uyarınca zıya veya hasarın taşıyana (veya temsilcisine) yazılı olarak bildirilmesi şarttır; bu bildirim yalnızca kara taşıyıcısı ve alıcı arasında düzenlenen tutanaklarla yapılmışsa ve deniz taşıyanının veya acentesinin imzasını içermiyorsa, taşıyan lehine hasarın kendi sorumluluk alanı dışında meydana geldiğine ilişkin bir karine doğar; bu karinenin aksi, hasarın hangi aşamada oluştuğunu kesin olarak tespit eden somut delillerle ispatlanmadıkça taşıyanın sorumluluğu kabul edilmez.
Ele alınan sorunlar
Acenteye doğrudan husumet yöneltilebilirliği (pasif husumet) → ret
İddia: Davacı vekili, dava dilekçesinde taşıyan açıkça belirtilmemiş olsa da içeriğine göre nakliye sırasında meydana gelen hasardan donatanın sorumlu olduğu ileri sürüldüğünden, konşimentoda yazılı donatana izafeten davalı acente aleyhine dava açıldığının kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Deniz taşımasında 14.05.2015 tarihli Taşıma Senedinin kullanıldığı, fiili taşıyanın dava dışı Hong Kong firması olduğu, 2 nolu davalının ise acente sıfatıyla hareket ettiği anlaşıldığından, TTK 105 gereği acenteye doğrudan husumet yöneltilemeyeceğinin kabulünde isabetsizlik yoktur. Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında 2 nolu davalıya donatanı temsilen husumet yönelttiğini beyan etmemiş, HMK 124 kapsamında da bir talepte bulunmamıştır; bu nedenle istinaf aşamasında donatana izafeten husumet yöneltildiğinin kabulü mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Taşıyanın (1 nolu davalı) sorumluluğunun ispatı — hasar ihbarı yapılmaması nedeniyle karine → ret
İddia: Davacı vekili, sigortalı temsilcisi tarafından imzalanan teslim tutanağı ve sevk irsaliyesinde konteynerin hasarlı ve içindeki malzemenin ıslak olduğuna dair not düşüldüğünü, bu notun kara taşıması başlamadan önce düzenlendiğini, dolayısıyla taşıyan lehine doğan karinenin aksinin ispatlandığını, konşimentoda konteynerin haricen iyi hâl ve durumda olmadığına ilişkin bir kayıt bulunmadığını, bu nedenle eşyanın taşıyana teslim edildiğinde haricen iyi hâl ve durumda olduğunun ispatlandığını, hasardan taşıyan ve TTK 1191 uyarınca fiili taşıyanın sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK m. 1185/1 uyarınca zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır; zıya veya hasar haricen belli değilse bildirimin teslim tarihinden itibaren aralıksız üç gün içinde yapılması yeterlidir. TTK m. 1185/2 uyarınca eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek yoktur. Somut olayda teslim ve sevk irsaliyesi ile alıcı deposunda düzenlenen tutanak sadece alıcı yetkilisi ile kara taşıyıcısı şoförünün imzasını içermekte olup, deniz taşıyanın veya bir temsilcisinin (acentenin) imzasını içermemektedir. Bu nedenle taşıyana usulüne uygun hasar ihbarı yapılmadığından, hasarın taşıyanın sorumluluğu dışında meydana geldiğine ilişkin taşıyan lehine karine mevcuttur. Ekspertiz raporunda kolilerin tamamında ağır ıslaklık bulunduğu, gümüş nitrat testinin negatif çıktığı, ıslaklığın yağmur suyundan kaynaklandığı, ancak hasarın deniz taşıma sürecinde olabileceği gibi sonrasında da olabileceği, konteynerdeki hasarın neden ibaret olduğunun taşımanın hiçbir evresinde incelenip bir tutanağa bağlanmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacı tarafça karinenin aksi yasal delillerle ispatlanamadığından, davalı taşıyanın sorumluluğunun ispatlandığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Deniz taşımasında acenteye TTK 105 gereği doğrudan husumet yöneltilemeyeceği ve TTK 1185 uyarınca usulüne uygun hasar ihbarı yapılmaması halinde taşıyan lehine sorumluluk karinesi doğduğu yönündeki değerlendirmeler, benzer taşıma hasarı davalarında husumet ve ispat yükü tartışmalarına ışık tutması bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- pasif husumet
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ gemi ve yük alacaklılığı↗ halefiyet↗ taşıyan↗ fiili taşıyan↗ acente↗ pasif husumet↗ hasar ihbarı↗ karine↗ konşimento↗ ekspertiz raporu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1328
KARAR NO 2021/1950
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/11/2018
NUMARASI 2017/226 Esas 2018/417 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/12/2021
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı ...A.Ş. tarafından yurtdışından satın alınan emtianın, 25.05.2015 tarihli emtia nakliyat sigorta poliçesi ile nakliye rizikolarına karşı sigortalandığını, taşıma işinin bütününü 1. davalının üstlendiğini ve buna ilişkin navlunu da fatura ettiğini, fiili taşıyan olarak da 2. davalıyı tayin ettiğini, sigortalı emtianın "..." isimli gemiye yüklendiğini,2. davalı tarafından konşimento düzenlendiğini, yük sigortalı tarafından teslim alındığında konteynerde oluşan delik sebebiyle konteynerin içine yağmur suyu girdiği ve emtianın ıslanarak zarar gördüğü, hasar nedeniyle müvekkilinin 12.08.2015 günü 17.068,10- TL tazminat ödediği ve TTK. m. 1472 uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, taşıma sözleşmesinin sigortalı ile 1.
davalı arasında kurulması nedeniyle 1. davalının taşıyan sıfatı bulunduğu, 2. davalının ise, fiili taşıyan olduğu, TTK. 1191.madde uyarınca taşıyan ile birlikte zarardan sorumlu olduğunu, davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini belirterek, davalıların itirazının iptaline ve takibin devamına,icra inkar tazminatı ile mahkumiyetlerine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1-Davalı ..vekili ; müvekkili şirketin,taşımada yalnızca taşıma işleri komisyoncusu olarak görev aldığını, faaliyetinin taşıyan ile taşıtanı bir araya getirmekten ibaret olduğunu, müvekkili şirketin taşımada emtianın ziya ve hasarından sorumlu tutulabilmesi için emtianın doğrudan zilyedi olması veya ifa yardımcıları vasıtası ile zilyet olması gerektiğini, hasarın hangi aşamada meydana geldiğinin belirlenemediğini, TTK 1185 madde gereği süresinde bildirim yapılmadığını, poliçe ve teklif tarihinin yükleme tarihinden sonra olduğunu,davacının ödemesinin lütuf ödemesi olduğunu,hasar hesabının TTK'nın taşıma işleri komisyonculuğu hükümleri kapsamında yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2- Davalı ...AŞ vekili; taşımanın ...n'a ait 14.05.2015 tarihli konşimento kapsamında yapıldığını,TTK 1188. maddesi uyarınca malların tesliminden itibaren bir yıl içinde dava açılmadığı takdirde taşıyan aleyhine her türlü tazminat istem hakkının düşeceğini,TTK 105.madde uyarınca acente aleyhine doğrudan dava açılamaya cağını,TTK’nın 1185.madde gereğince, davacının sigortalısı tarafından süresi içinde hasar ihbarında bulunulmadığı gibi,konşimentoda, “...” kaydı bulunduğu konteynerin mühürlü olarak teslim edildiğini,konteynerin sağlam olarak limana tahliye edildiğini, hasarın, deniz taşıması sırasında olduğunu ispatlar herhangi bir belge ibraz edilmediğini, ekspertiz raporunda “nakliyenin bir aşamasında sert/kaba elleçleme nedeniyle konteynerde oluşan delikten yağmur suyu girmesi ile oluşabileceği” ifade edildiğini, ekspertiz raporunun objektif veriler içerdiğinin kabul edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ekspertiz raporunda depoda yapılan incelemede kolilerin tamamında ağır ıslaklık olduğu,yapılan gümüş nitrat testinin negatif olup, ıslaklığın yağmur suyundan kaynaklandığının belirlendiği ,konteynerin içi istiflenmiş ve mühürlenmiş bir halde kapalı olarak taşıyana teslim edildiği,konteynerdeki hasarın deniz taşıması sırasında gerçekleştiğine dair yükleme ve tahliye limanlarında veya gemide kaptanın gözetiminde güverte zabitleri tarafından düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağı bulunmadığı, eksper tarafından konteyner üzerinde fiziki bir inceleme yapılmadığı, buna karşılık emtianın ne şekilde ıslandığı, ıslanma zararının taşıyanın sorumluluk alanı içerisinde mi yoksa dışındamı meydana geldiği hususunun belirli olmadığı, ıslanma zararının deniz taşımasını organize eden taşıma işleri organizatörü veya fiili taşımayı yapan taşıyanın sorumlu olduğu süreçte meydana geldiğinin ispat edilememesi karşısında 1 nolu davalı hakkında açılan davanın esastan,2 nolu davalı hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; sigortalı temsilcisi tarafından imzalanan teslim tutanağında,sevk irsaliyesinde de “Konteyner hasarlı, içindeki malzeme ıslak olarak teslim aldım ve bu şekilde sevk ettim.” şeklinde not düşüldüğünü, irsaliyede yer alan hasar notunda,konteynerin kara taşıması safhası henüz başlamadan hasarın tespit edildiğini, davalılar lehine doğan karinenin aksinin ispatlandığı, bu delilin göz ardı ederek eksik inceleme ile hüküm verildiğini, davaya konu hasar konteynerin, kötü elleçlenmesi sebebiyle delinmesi sonucu oluştuğundan davalıların muvafakat almaksızın yükü başka gemiye aktarmasına bağlı sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığını, TTK nın 1178/2 uyarınca taşıyanın eşyanın hâkimiyetinde bulunduğu sürece meydana gelen zıya ve hasardan sorumlu olduğunu, konşimentoda konteynerin haricen iyi hâl ve durumda olmadığına ilişkin bir kayıt olmadığını, bu husus eşyanın taşıyana teslim edildiğinde haricen iyi hâl ve durumda bulunduğunu ispat ettiğini, konteynerlerin liman sahasında hasarlı olduğunun ispat edildiğini,taşıyana iyi hâl ve durumda teslim edilen konteynerin taşıyandan hasarlı bir şekilde teslim alındığını,zarardan taşıyan ve TTK m.
1191 uyarınca fiilî taşıyanın sorumlu olduğunu, dava dilekçesinde her ne kadar davalı olarak taşıyan gösterilmemiş ve taşıyana izafeten dava açıldığı açıkça belirtilmemişse de dilekçe içeriğine göre, nakliye sırasında meydana gelen hasardan donatanın sorumlu olduğu ileri sürülmesi ve konşimentoda yazılı donatana izafeten davalı acente aleyhine açıldığının kabulü gerektiğini ileri sürerek ,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; davacı tarafından 25.05.2015 tarihli nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalanan,sigortalı tarafından satın alınan bilgisayar emtiasının, ...'dan Türkiye/ Haydarpaşa limanına kadar taşınması sırasında konteynerin delik- çatlak olması sonucu yağmur suyu alarak emtiaların hasarlanması nedeniyle TTK'nun 1472. maddesine göre halefiyete dayalı olarak 22.06.2016 tarihinde başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin .. esas sayılı dosyasında başlattığı takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir. Sigortalı adına ... tarafından düzenlenen 23.06.2015 tarihliteslim tutanağında;teslim alan adına imzalandığı ve altına konteyner hasarlıdır, içindeki malzemenin ıslak olduğu görülmüştür ve şoföre teslim edilmiştir ...
şeklinde not düşüldüğü, ... Taş. Loj. Hizm. tarafından düzenlenen 23.06.2015 tarihli taşıma irsaliyesinde; konteyner hasarlı, içindeki malzemeyi ıslak olarak teslim aldım ve bu şekilde teslim ettim, limanda araca yüklenip teslim edilmiştir, şeklinde not düşülmüştür.Hasarın meydana geldiği konteynerin 14.05.2015 tarihinde Hong Kong limanında ... isimli gemiye yüklendiği ve Pire limanında ... adlı gemiye aktarıldığı ve 07.06.2015 tarihinde Haydarpaşa Limanına tahliye edildiği, 22.06.2015 tarihinde eşyanın ithalatının yapılmasına müteakip 23.06.2015 tarihinde ... plakalı araçla alıcının deposuna götürüldüğü somut olayda taşımanın bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. ... tarafından 15.05.2015 tarihinde düzenlenen Kombine Nakliye Konişmentosu,...
(...) Ltd. şirketi tarafından 14.05.2015 tarihinde düzenlenen ana konişmentoya göre;shipper's load,count and seal kaydından; emtianın konteyner içerisine yüklenmesi, istifi, lashingi, sayımı ve mühürlenmesi işlemlerinin yükleten tarafından yapıldığı,konişmentolarda hasar kaydı bulunmadığı tesbit edilmiştir. Davalı ... Nak.. A.Ş. Tarafından 11.06.2015 tarihli fatura düzenlenerek ... isimli gemi ile konteynerin taşınmasına ilişkin olarak; sigortalıya 980-usd karşılığı navlun faturası düzenlediği TTK 917 vd. hükümleri çerçevesinde eşya taşıtmayı üstlendiği, TTK m.921 vd hükümleri uyarınca taşıyanın sorumluluğu hükümlerine tabi olduğundan pasif husumet ehliyetini haiz bulunmaktadır.Ancak deniz taşımasında ...
(Hong Kong) tarafından 14.05.2015 tarihinde düzenlenen Taşıma Senedinin kullanıldığı , taşımada fiili taşıyanın dava dışı Hong Kong firması olduğu, 2 nolu davalının acente sıfatıyla hareket ettiği anlaşılmakla acenteye TTk 105 gereği doğrudan husumet yöneltilemeyeceğinin kabulünde isabetsizlik yoktur.Davacı vekili donatana izafeten davalıya husumet yöneltildiğinin kabulü gerektiğini istinaf dilekçesinde ileri sürmüş ise de , davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında 2 nolu davalıya donatanı temsilen husumet yönelttiğini beyan etmemiş,HMK 124 kapsamında da bir talepde bulunmamıştır. TTK m. 1185/1 uyarınca, zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır.
Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir, TTK m. 1185/2' uyarınca, eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla, mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hüküm altına alınmıştır. Teslim ve sevk irsaliyesi ile alıcının deposunda düzenlenen tutanak, sadece alıcı yetkilisi ile kara taşıyıcısı şoförün imzasını içermektedir. Tutanakta deniz taşıyanın yahut bir temsilcisinin (acentenin) imzası bulunmamaktadır. TTK 1185.madde gereği taşıyana hasar ihbarı yapılmadığı bu nedenle hasarın taşıyanın sorumluluğu dışında meydana geldiğine ilişkin davalı taşıyan lehine karine mevcut olduğunun kabulü gerekmektedir.
Ekspertiz Raporu incelendiğinde; kolilerin tamamında ağır ıslaklık olduğu, muhtelif seçilen koliler içerisindeki bilgisayarlarda kısmen ıslaklık lekeleri gözlemlendiği, yapılan gümüş nitrat testinin negatif olduğu, ıslaklığın yağmur suyundan kaynaklandığı, hasarın deniz taşıma sürecinde olabileceği gibi sonrasında da olabileceği,konteynerdeki hasarın neden ibaret olduğunun taşımanın hiç bir evresinde incelenip bir tutanağa bağlanmadığı anlaşılmakla davacı tarafça karinenin aksinin yasal delillerle ispatlanamadığı sonucuna varıldığından ,davacı vekilinin davalı taşıyanın sorumluluğunun ispatlandığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ; davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL daha harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı .. A.Ş. tarafından yapılan 32-TLyargı giderinin davacıdan alınarak davalı .. A.Ş.'ye verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/12/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/234602 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi