Ortaktan ihraç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12630 E. 2016/6182 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayrılma akçesi↗ yargılama giderleri↗ yargılama gideri↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; bozma öncesinde yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüyle davalının şirket ortaklığından çıkartılmasına, ayrılma akçesi talebinin reddine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verildiği, bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek kararın, “... davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, ayrılma akçesi talebinde bulunduğu için de yargılama son bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir. Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne ayrılma akçesi talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının yargılama giderlerinden ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış...” şeklindeki gerekçeyle davacı yararına bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu gerekçesiyle daha önce kesinleşen hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17007 E. 2015/2123 K.
Ortak:ayrılma akçesi · yargılama giderleri · yargılama gideri · i̇i̇k 72/son · Ortaktan ihraç
İncelediğiniz kararda… savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; bozma öncesinde yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüyle davalının şirket ortaklığından çıkartılmasına, «ayrılma akçesi» talebinin reddine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesine karar verildiği, bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek kararın, “... davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, ayrılma akçesi talebinde bulunduğu için de yargılama «son» bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne «ayrılma akçesi» talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının «yargılama giderlerinden» ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış...” şeklindeki gerekçeyle davacı yararına bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu gerekçesiyle daha önce kesinleşen hususlarda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı aleyhine yargılama giderleri ve «vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının haklı nedenlere dayalı olarak davalının ihracı ile ilgili talebinin aralarında «husumet» bulunduğundan bahisle davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde kabul edildiği ve HMK'nın 311. maddesi uyarınca «kabul beyanının» «kesin» hükmün hukuki neticelerini doğuracağı, ancak TTK'nın 641. maddesi uyarınca yapılan hesaplama neticesinde öz sermayenin -111.235,26 TL olduğu ve gerçek değerlere göre davalının «ayrılma akçesi» talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacı şirket ortaklığından çıkartılmasına, davalının ayrılma akçesi talebinin reddine, davanın açılmasına davalının sebep olmadığı ve cevap dilekçesinde çıkma talebini kabul ettiği de göz önünde tutularak davalı aleyhine avukatlık ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava, davalının haklı nedenlerle davacı şirket «ortaklığından çıkarılması» talebine ilişkin olup, davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, «ayrılma akçesi» talebinde bulunduğu için de yargılama «son» bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne «ayrılma akçesi» talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının «yargılama giderlerinden» ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı · ortaklıktan çıkarılma · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının haklı nedenlere dayalı olarak davalının ihracı ile ilgili talebinin aralarında «husumet» bulunduğundan bahisle davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde kabul edildiği ve HMK'nın 311. maddesi uyarınca «kabul beyanının» «kesin» hükmün hukuki neticelerini doğuracağı, ancak TTK'nın 641. maddesi uyarınca yapılan hesaplama neticesinde öz sermayenin -111.235,26 TL olduğu ve gerçek değerlere göre davalının «ayrılma akçesi» talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacı şirket ortaklığından çıkartılmasına, davalının ayrılma akçesi talebinin reddine, davanın açılmasına davalının sebep olmadığı ve cevap dilekçesinde çıkma talebini kabul ettiği de göz önünde tutularak davalı aleyhine avukatlık ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava, davalının haklı nedenlerle davacı şirket «ortaklığından çıkarılması» talebine ilişkin olup, davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, «ayrılma akçesi» talebinde bulunduğu için de yargılama «son» bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5107 E. 2015/12189 K.
Ortak:ayrılma akçesi
İncelediğiniz kararda… savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; bozma öncesinde yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüyle davalının şirket ortaklığından çıkartılmasına, «ayrılma akçesi» talebinin reddine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesine karar verildiği, bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek kararın, “... davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, ayrılma akçesi talebinde bulunduğu için de yargılama «son» bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne «ayrılma akçesi» talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının «yargılama giderlerinden» ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış...” şeklindeki gerekçeyle davacı yararına bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu gerekçesiyle daha önce kesinleşen hususlarda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı aleyhine yargılama giderleri ve «vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… TTK 638/2 maddesi gereğince, davacının şirketten haklı sebeple ayrılma talebinin kabulü gerektiği, şirketin borca batık olması nedeniyle davacının davalı şirketten «ayrılma akçesi» olarak talep edebileceği herhangi bir miktarın bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...'deki ortaklığından çıkmasına izin verilmesin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarılma
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle şirket «ortaklığından çıkarılma» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11397 E. 2016/8298 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davacının ...'ye yönelik açmış olduğu davasının «husumet yokluğu» nedeniyle, davalılar ...
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3656 E. 2017/2136 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı ... hakkındaki asıl ve birleşen davaların «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı şirket hakkındaki asıl davanın sübut bulmaması nedeniyle reddine, davalı şirkete karşı açılan birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6258 E. 2018/58 K.
Ortak:ayrılma akçesi
İncelediğiniz kararda… savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; bozma öncesinde yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüyle davalının şirket ortaklığından çıkartılmasına, «ayrılma akçesi» talebinin reddine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesine karar verildiği, bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek kararın, “... davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, ayrılma akçesi talebinde bulunduğu için de yargılama «son» bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne «ayrılma akçesi» talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının «yargılama giderlerinden» ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış...” şeklindeki gerekçeyle davacı yararına bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu gerekçesiyle daha önce kesinleşen hususlarda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı aleyhine yargılama giderleri ve «vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKonut Yapı Kooperatifi ile ilgili ticari kayıt ve belgeleri şirket kayıtlarına geçirmediği, şirket «defterlerini» usulüne uygun olarak tutmadığı, taraflar arasında ceza ve hukuk davalarının olduğu, şirket ortakları arasında uyum kalmadığı, «husumet» oluştuğu, davalının şirket «ortaklığından çıkarılması» için haklı sebeplerin oluştuğu, davalı tarafça verilen süreye rağmen yasal bir «ayrılma akçesi» talebinde de bulunulmadığından bu konuda bir hesaplama ve rapor alınmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'nin ...
Mahkemece, davalı tarafa «ayrılma akçesi» isteyip istemediği sorulmuştur.
Mahkemece bu beyan üzerine, 25/02/2016 tarihli duruşmada davalının «ayrılma akçesi» talep etmediğine dair «ara» kararı kurulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortaklığı · ortaklıktan çıkarılma · şirket müdürlüğü · rekabet yasağı · şirket müdürü · ara karar · oy yasağı · limited şirket
Benzer bu kararda… emece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin 18.06.2012 tarihinde yapılan ortaklar kurulunda şirket sermayesinin % 66,5657’yi «temsil» eden ortaklarca davalının şirketten çıkması yönünde karar alındığı, davalının davacı «şirkette müdür» iken, aynı faaliyet alanında başka bir «şirkette müdürlük» yaptığı, bu faaliyetin 6762 sayılı ...’daki «rekabet yasağına» aykırı hareket niteliğinde olduğu, davalının 2008 yılında T.E.B ile akdedilen «kredi sözleşmesine» istinaden alınan 111.000,00 TL'yi davacı şirket hesaplarına geçirmediği, ...
551. maddesi uyarınca haklı sebeplerle «limited şirket ortaklığından çıkarılması» istemine ilişkindir.
Konut Yapı Kooperatifi ile ilgili ticari kayıt ve belgeleri şirket kayıtlarına geçirmediği, şirket «defterlerini» usulüne uygun olarak tutmadığı, taraflar arasında ceza ve hukuk davalarının olduğu, şirket ortakları arasında uyum kalmadığı, «husumet» oluştuğu, davalının şirket «ortaklığından çıkarılması» için haklı sebeplerin oluştuğu, davalı tarafça verilen süreye rağmen yasal bir «ayrılma akçesi» talebinde de bulunulmadığından bu konuda bir hesaplama ve rapor alınmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'nin ...
640/3. maddesi gereğince davacı şirket «ortaklığından çıkarılmasına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12630 E. , 2016/6182 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/06/2015 tarih ve 2015/463-2015/482 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin % 2,5 oranında hissedarı olan davalının uzun süredir şirket işleriyle ilgilenmediği, şirketin ekonomik durumunu hiç takip etmediğini, davalının ortaklar kurulu toplantısına davet edilmesine rağmen toplantıya katılmadığı gibi 05/05/2012 tarihli ortaklar kurulu tarafından alınan sermaye arttırımına ilişkin kararın davalının rızası olmadığı için ticaret sicil müdürlüğüne tescil edilemediğini, bunun üzerine yeniden olağanüstü toplantı kararı alındığını, ancak tebliğe rağmen davalının 03/09/2009 tarihli olağanüstü toplantıya katılmadığını ve ortaklıktan ihraç edilmesine ilişkin karar alındığını, davalı ile diğer ortaklar arasında aile meselelerinden dolayı husumet bulunduğunu ve tarafların ortaklık yapmasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek davalının şirketten ihracına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirkette sermaye arttırımı yapılamamasının müvekkilinin genel kurul toplantısına katılmamasıyla bir ilgisinin bulunmadığını, diğer ortaklardan ... ve ... ile aralarında husumet bulunduğunu, bu nedenle ortaklığın sürdürülmesinin müvekkili açısından da katlanılmaz hal aldığını, çıkma davasını kabul ettiklerini, ancak TTK'nın 641. maddesi uyarınca müvekkilinin davacı şirkette sahip olduğu esas sermaye payının gerçek değerinin hesaplanarak ayrılma akçesinin ödenmesine ve davanın açılmasına sebep olmadıklarından yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, müvekkili aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; bozma öncesinde yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüyle davalının şirket ortaklığından çıkartılmasına, ayrılma akçesi talebinin reddine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verildiği, bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek kararın, “... davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, ayrılma akçesi talebinde bulunduğu için de yargılama son bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir. Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne ayrılma akçesi talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının yargılama giderlerinden ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış...” şeklindeki gerekçeyle davacı yararına bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu gerekçesiyle daha önce kesinleşen hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/223808000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz