Ortaktan ihraç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17007 E. 2015/2123 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayrılma akçesi↗ kabul beyanı↗ ortaklıktan çıkarılma↗ yargılama giderleri↗ yargılama gideri↗ kesin hüküm↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının haklı nedenlere dayalı olarak davalının ihracı ile ilgili talebinin aralarında husumet bulunduğundan bahisle davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde kabul edildiği ve HMK'nın 311. maddesi uyarınca kabul beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğuracağı, ancak TTK'nın 641. maddesi uyarınca yapılan hesaplama neticesinde öz sermayenin -111.235,26 TL olduğu ve gerçek değerlere göre davalının ayrılma akçesi talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacı şirket ortaklığından çıkartılmasına, davalının ayrılma akçesi talebinin reddine, davanın açılmasına davalının sebep olmadığı ve cevap dilekçesinde çıkma talebini kabul ettiği de göz önünde tutularak davalı aleyhine avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava, davalının haklı nedenlerle davacı şirket ortaklığından çıkarılması talebine ilişkin olup, davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, ayrılma akçesi talebinde bulunduğu için de yargılama son bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir. Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne ayrılma akçesi talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının yargılama giderlerinden ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12630 E. 2016/6182 K.
Ortak:ayrılma akçesi · yargılama giderleri · yargılama gideri · i̇i̇k 72/son · Ortaktan ihraç
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının haklı nedenlere dayalı olarak davalının ihracı ile ilgili talebinin aralarında «husumet» bulunduğundan bahisle davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde kabul edildiği ve HMK'nın 311. maddesi uyarınca «kabul beyanının» «kesin» hükmün hukuki neticelerini doğuracağı, ancak TTK'nın 641. maddesi uyarınca yapılan hesaplama neticesinde öz sermayenin -111.235,26 TL olduğu ve gerçek değerlere göre davalının «ayrılma akçesi» talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacı şirket ortaklığından çıkartılmasına, davalının ayrılma akçesi talebinin reddine, davanın açılmasına davalının sebep olmadığı ve cevap dilekçesinde çıkma talebini kabul ettiği de göz önünde tutularak davalı aleyhine avukatlık ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava, davalının haklı nedenlerle davacı şirket «ortaklığından çıkarılması» talebine ilişkin olup, davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, «ayrılma akçesi» talebinde bulunduğu için de yargılama «son» bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne «ayrılma akçesi» talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının «yargılama giderlerinden» ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir.
Benzer bu kararda… savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; bozma öncesinde yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüyle davalının şirket ortaklığından çıkartılmasına, «ayrılma akçesi» talebinin reddine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesine karar verildiği, bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek kararın, “... davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, ayrılma akçesi talebinde bulunduğu için de yargılama «son» bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne «ayrılma akçesi» talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının «yargılama giderlerinden» ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış...” şeklindeki gerekçeyle davacı yararına bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu gerekçesiyle daha önce kesinleşen hususlarda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı aleyhine yargılama giderleri ve «vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaBu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne «ayrılma akçesi» talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının «yargılama giderlerinden» ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış...” şeklindeki gerekçeyle davacı yararına bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu gerekçesiyle daha önce kesinleşen hususlarda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı aleyhine yargılama giderleri ve «vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
… savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; bozma öncesinde yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüyle davalının şirket ortaklığından çıkartılmasına, «ayrılma akçesi» talebinin reddine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesine karar verildiği, bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek kararın, “... davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, ayrılma akçesi talebinde bulunduğu için de yargılama «son» bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6258 E. 2018/58 K.
Ortak:ayrılma akçesi · ortaklıktan çıkarılma · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının haklı nedenlere dayalı olarak davalının ihracı ile ilgili talebinin aralarında «husumet» bulunduğundan bahisle davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde kabul edildiği ve HMK'nın 311. maddesi uyarınca «kabul beyanının» «kesin» hükmün hukuki neticelerini doğuracağı, ancak TTK'nın 641. maddesi uyarınca yapılan hesaplama neticesinde öz sermayenin -111.235,26 TL olduğu ve gerçek değerlere göre davalının «ayrılma akçesi» talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacı şirket ortaklığından çıkartılmasına, davalının ayrılma akçesi talebinin reddine, davanın açılmasına davalının sebep olmadığı ve cevap dilekçesinde çıkma talebini kabul ettiği de göz önünde tutularak davalı aleyhine avukatlık ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava, davalının haklı nedenlerle davacı şirket «ortaklığından çıkarılması» talebine ilişkin olup, davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, «ayrılma akçesi» talebinde bulunduğu için de yargılama «son» bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne «ayrılma akçesi» talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının «yargılama giderlerinden» ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir.
Benzer bu karardaKonut Yapı Kooperatifi ile ilgili ticari kayıt ve belgeleri şirket kayıtlarına geçirmediği, şirket «defterlerini» usulüne uygun olarak tutmadığı, taraflar arasında ceza ve hukuk davalarının olduğu, şirket ortakları arasında uyum kalmadığı, «husumet» oluştuğu, davalının şirket «ortaklığından çıkarılması» için haklı sebeplerin oluştuğu, davalı tarafça verilen süreye rağmen yasal bir «ayrılma akçesi» talebinde de bulunulmadığından bu konuda bir hesaplama ve rapor alınmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'nin ...
640/3. maddesi gereğince davacı şirket «ortaklığından çıkarılmasına» karar verilmiştir.
551. maddesi uyarınca haklı sebeplerle «limited şirket ortaklığından çıkarılması» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortaklığı · şirket müdürlüğü · rekabet yasağı · şirket müdürü · ara karar · oy yasağı · limited şirket · kâr payı
Benzer bu kararda… emece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin 18.06.2012 tarihinde yapılan ortaklar kurulunda şirket sermayesinin % 66,5657’yi «temsil» eden ortaklarca davalının şirketten çıkması yönünde karar alındığı, davalının davacı «şirkette müdür» iken, aynı faaliyet alanında başka bir «şirkette müdürlük» yaptığı, bu faaliyetin 6762 sayılı ...’daki «rekabet yasağına» aykırı hareket niteliğinde olduğu, davalının 2008 yılında T.E.B ile akdedilen «kredi sözleşmesine» istinaden alınan 111.000,00 TL'yi davacı şirket hesaplarına geçirmediği, ...
551. maddesi uyarınca haklı sebeplerle «limited şirket ortaklığından çıkarılması» istemine ilişkindir.
Mahkemece bu beyan üzerine, 25/02/2016 tarihli duruşmada davalının «ayrılma akçesi» talep etmediğine dair «ara» kararı kurulmuştur.
Ancak, davacı iddiaları ve delilleri birlikte değerlendirildiğinde çıkarılma isteminin haklı «sebebe» dayandığı anlaşılmakla, mahkemece Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilen ortağın ayrılma «payının» karar tarihine en yakın tarihteki şirket mal varlığının gerçek değerinin belirlenmesine göre hesaplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçel …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5107 E. 2015/12189 K.
Ortak:ayrılma akçesi · ortaklıktan çıkarılma
İncelediğiniz kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava, davalının haklı nedenlerle davacı şirket «ortaklığından çıkarılması» talebine ilişkin olup, davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, «ayrılma akçesi» talebinde bulunduğu için de yargılama «son» bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının haklı nedenlere dayalı olarak davalının ihracı ile ilgili talebinin aralarında «husumet» bulunduğundan bahisle davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde kabul edildiği ve HMK'nın 311. maddesi uyarınca «kabul beyanının» «kesin» hükmün hukuki neticelerini doğuracağı, ancak TTK'nın 641. maddesi uyarınca yapılan hesaplama neticesinde öz sermayenin -111.235,26 TL olduğu ve gerçek değerlere göre davalının «ayrılma akçesi» talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacı şirket ortaklığından çıkartılmasına, davalının ayrılma akçesi talebinin reddine, davanın açılmasına davalının sebep olmadığı ve cevap dilekçesinde çıkma talebini kabul ettiği de göz önünde tutularak davalı aleyhine avukatlık ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne «ayrılma akçesi» talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının «yargılama giderlerinden» ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir.
Benzer bu kararda… TTK 638/2 maddesi gereğince, davacının şirketten haklı sebeple ayrılma talebinin kabulü gerektiği, şirketin borca batık olması nedeniyle davacının davalı şirketten «ayrılma akçesi» olarak talep edebileceği herhangi bir miktarın bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ...'deki ortaklığından çıkmasına izin verilmesin …
Dava, haklı nedenlerle şirket «ortaklığından çıkarılma» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17007 E. , 2015/2123 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/07/2014 tarih ve 2012/414-2014/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin % 2,5 oranında hissedarı olan davalının uzun süredir şirket işleriyle ilgilenmediği, şirketin ekonomik durumunu hiç takip etmediğini, davalının ortaklar kurulu toplantısına davet edilmesine rağmen toplantıya katılmadığı gibi 05/05/2012 tarihli ortaklar kurulu tarafından alınan sermaye arttırımına ilişkin kararın davalının rızası olmadığı için ticaret sicil müdürlüğüne tescil edilemediğini, bunun üzerine yeniden olağanüstü toplantı kararı alındığını, ancak tebliğe rağmen davalının 03/09/2009 tarihli olağanüstü toplantıya katılmadığını ve ortaklıktan ihraç edilmesine ilişkin karar alındığını, davalı ile diğer ortaklar arasında aile meselelerinden dolayı husumet bulunduğunu ve tarafların ortaklık yapmasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek davalının şirketten ihracına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirkette sermaye arttırımı yapılamamasının müvekkilinin genel kurul toplantısına katılmamasıyla bir ilgisinin bulunmadığını, diğer ortaklardan ... ve... ile aralarında husumet bulunduğunu, bu nedenle ortaklığın sürdürülmesinin müvekkili açısından da katlanılmaz hal aldığını, çıkma davasını kabul ettiklerini, ancak TTK'nın 641. maddesi uyarınca müvekkilinin davacı şirkette sahip olduğu esas sermaye payının gerçek değerinin hesaplanarak ayrılma akçesinin ödenmesine ve davanın açılmasına sebep olmadıklarından yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, müvekkili aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının haklı nedenlere dayalı olarak davalının ihracı ile ilgili talebinin aralarında husumet bulunduğundan bahisle davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde kabul edildiği ve HMK'nın 311. maddesi uyarınca kabul beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğuracağı, ancak TTK'nın 641. maddesi uyarınca yapılan hesaplama neticesinde öz sermayenin -111.235,26 TL olduğu ve gerçek değerlere göre davalının ayrılma akçesi talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacı şirket ortaklığından çıkartılmasına, davalının ayrılma akçesi talebinin reddine, davanın açılmasına davalının sebep olmadığı ve cevap dilekçesinde çıkma talebini kabul ettiği de göz önünde tutularak davalı aleyhine avukatlık ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava, davalının haklı nedenlerle davacı şirket ortaklığından çıkarılması talebine ilişkin olup, davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, ayrılma akçesi talebinde bulunduğu için de yargılama son bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir. Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne ayrılma akçesi talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının yargılama giderlerinden ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170816000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz