Ortaktan çıkarılma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6258 E. 2018/58 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayrılma akçesi↗ limited şirket ortaklığı↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirket müdürlüğü↗ rekabet yasağı↗ şirket müdürü↗ ara karar↗ oy yasağı↗ limited şirket↗ kâr payı↗ kredi sözleşmesi↗ dava sebebi↗ temsil↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin 18.06.2012 tarihinde yapılan ortaklar kurulunda şirket sermayesinin % 66,5657’yi temsil eden ortaklarca davalının şirketten çıkması yönünde karar alındığı, davalının davacı şirkette müdür iken, aynı faaliyet alanında başka bir şirkette müdürlük yaptığı, bu faaliyetin 6762 sayılı ...’daki rekabet yasağına aykırı hareket niteliğinde olduğu, davalının 2008 yılında T.E.B ile akdedilen kredi sözleşmesine istinaden alınan 111.000,00 TL'yi davacı şirket hesaplarına geçirmediği, ... Belediyesi ile yapılan ticari ilişkiler kapsamında bir kısım tahsil edilen paraları
şirket hesaplarına geçirmediği, S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ile ilgili ticari kayıt ve belgeleri şirket kayıtlarına geçirmediği, şirket defterlerini usulüne uygun olarak tutmadığı, taraflar arasında ceza ve hukuk davalarının olduğu, şirket ortakları arasında uyum kalmadığı, husumet oluştuğu, davalının şirket ortaklığından çıkarılması için haklı sebeplerin oluştuğu, davalı tarafça verilen süreye rağmen yasal bir ayrılma akçesi talebinde de bulunulmadığından bu konuda bir hesaplama ve rapor alınmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'nin ... 640/3. maddesi gereğince davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davalı ortağın 6762 sayılı ... 551. maddesi uyarınca haklı sebeplerle limited şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının şirketten çıkarılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı tarafa ayrılma akçesi isteyip istemediği sorulmuştur. Davalı vekili tarafından verilen beyan dilekçesi ile 20/02/2012 tarihi itibarıyla şirket demirbaşları baz alınarak yapılacak hesaplama sonucunda ayrılma akçesinin hesaplanması talep edilmiştir. Mahkemece bu beyan üzerine, 25/02/2016 tarihli duruşmada davalının ayrılma akçesi talep etmediğine dair ara kararı kurulmuştur. Ancak, davacı iddiaları ve delilleri birlikte değerlendirildiğinde çıkarılma isteminin haklı sebebe dayandığı anlaşılmakla, mahkemece Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre ortaklıktan çıkarılmasına karar verilen ortağın ayrılma payının karar tarihine en yakın tarihteki şirket mal varlığının gerçek değerinin belirlenmesine göre hesaplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12630 E. 2016/6182 K.
Ortak:ayrılma akçesi
İncelediğiniz karardaKonut Yapı Kooperatifi ile ilgili ticari kayıt ve belgeleri şirket kayıtlarına geçirmediği, şirket «defterlerini» usulüne uygun olarak tutmadığı, taraflar arasında ceza ve hukuk davalarının olduğu, şirket ortakları arasında uyum kalmadığı, «husumet» oluştuğu, davalının şirket «ortaklığından çıkarılması» için haklı sebeplerin oluştuğu, davalı tarafça verilen süreye rağmen yasal bir «ayrılma akçesi» talebinde de bulunulmadığından bu konuda bir hesaplama ve rapor alınmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'nin ...
Mahkemece, davalı tarafa «ayrılma akçesi» isteyip istemediği sorulmuştur.
Mahkemece bu beyan üzerine, 25/02/2016 tarihli duruşmada davalının «ayrılma akçesi» talep etmediğine dair «ara» kararı kurulmuştur.
Benzer bu kararda… savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; bozma öncesinde yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüyle davalının şirket ortaklığından çıkartılmasına, «ayrılma akçesi» talebinin reddine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesine karar verildiği, bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek kararın, “... davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, ayrılma akçesi talebinde bulunduğu için de yargılama «son» bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne «ayrılma akçesi» talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının «yargılama giderlerinden» ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış...” şeklindeki gerekçeyle davacı yararına bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu gerekçesiyle daha önce kesinleşen hususlarda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı aleyhine yargılama giderleri ve «vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; bozma öncesinde yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüyle davalının şirket ortaklığından çıkartılmasına, «ayrılma akçesi» talebinin reddine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesine karar verildiği, bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilerek kararın, “... davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, ayrılma akçesi talebinde bulunduğu için de yargılama «son» bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne «ayrılma akçesi» talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının «yargılama giderlerinden» ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış...” şeklindeki gerekçeyle davacı yararına bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulduğu gerekçesiyle daha önce kesinleşen hususlarda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı aleyhine yargılama giderleri ve «vekalet ücretine» hükmedilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17007 E. 2015/2123 K.
Ortak:ayrılma akçesi · ortaklıktan çıkarılma · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaKonut Yapı Kooperatifi ile ilgili ticari kayıt ve belgeleri şirket kayıtlarına geçirmediği, şirket «defterlerini» usulüne uygun olarak tutmadığı, taraflar arasında ceza ve hukuk davalarının olduğu, şirket ortakları arasında uyum kalmadığı, «husumet» oluştuğu, davalının şirket «ortaklığından çıkarılması» için haklı sebeplerin oluştuğu, davalı tarafça verilen süreye rağmen yasal bir «ayrılma akçesi» talebinde de bulunulmadığından bu konuda bir hesaplama ve rapor alınmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'nin ...
640/3. maddesi gereğince davacı şirket «ortaklığından çıkarılmasına» karar verilmiştir.
551. maddesi uyarınca haklı sebeplerle «limited şirket ortaklığından çıkarılması» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının haklı nedenlere dayalı olarak davalının ihracı ile ilgili talebinin aralarında «husumet» bulunduğundan bahisle davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde kabul edildiği ve HMK'nın 311. maddesi uyarınca «kabul beyanının» «kesin» hükmün hukuki neticelerini doğuracağı, ancak TTK'nın 641. maddesi uyarınca yapılan hesaplama neticesinde öz sermayenin -111.235,26 TL olduğu ve gerçek değerlere göre davalının «ayrılma akçesi» talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacı şirket ortaklığından çıkartılmasına, davalının ayrılma akçesi talebinin reddine, davanın açılmasına davalının sebep olmadığı ve cevap dilekçesinde çıkma talebini kabul ettiği de göz önünde tutularak davalı aleyhine avukatlık ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava, davalının haklı nedenlerle davacı şirket «ortaklığından çıkarılması» talebine ilişkin olup, davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, «ayrılma akçesi» talebinde bulunduğu için de yargılama «son» bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne «ayrılma akçesi» talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının «yargılama giderlerinden» ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı · yargılama giderleri · yargılama gideri · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının haklı nedenlere dayalı olarak davalının ihracı ile ilgili talebinin aralarında «husumet» bulunduğundan bahisle davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde kabul edildiği ve HMK'nın 311. maddesi uyarınca «kabul beyanının» «kesin» hükmün hukuki neticelerini doğuracağı, ancak TTK'nın 641. maddesi uyarınca yapılan hesaplama neticesinde öz sermayenin -111.235,26 TL olduğu ve gerçek değerlere göre davalının «ayrılma akçesi» talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacı şirket ortaklığından çıkartılmasına, davalının ayrılma akçesi talebinin reddine, davanın açılmasına davalının sebep olmadığı ve cevap dilekçesinde çıkma talebini kabul ettiği de göz önünde tutularak davalı aleyhine avukatlık ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava, davalının haklı nedenlerle davacı şirket «ortaklığından çıkarılması» talebine ilişkin olup, davalı ilk duruşmada davayı kabul ettiğine göre, dava açılmasına sebep olduğu gibi, «ayrılma akçesi» talebinde bulunduğu için de yargılama «son» bulmamış ve bu talep yönünden yargılamaya devam edilmiştir.
Bu nedenle, mahkemece yargılamanın sonunda davanın kabulüne «ayrılma akçesi» talebinin reddine karar verildiğine göre, davalının «yargılama giderlerinden» ve bu arada vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6258 E. , 2018/58 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2016 tarih ve 2012/305-2016/177 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin ortağı ve 20/02/2012 tarihine kadar müdürü olan davalının, şirket ortaklarının muvafakati olmadan şirketin iştigal alanına giren inşaat ve madencilik alanında ... Ltd. Şti.’ni kurduğunu, bu şirketin 2008 yılından beridir faaliyette olduğunu, bu şekilde rekabet yasağına aykırı davrandığını, şirketi kefil göstererek bankadan kredi aldığı ve krediyi şahsi harcamalarında kullandığını, ortakların muvafakati olmadan kooperatif ve bir takım işler yaptığını, tahsil edilen paraları zimmetine geçirdiğini, şirketi kötülediğini, şirket defter ve kayıtlarını usulüne uygun tutmadığını iddia ederek davanın kabulü ile davalının şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yaptığı tüm işlemlerden davacı şirket ortaklarının haberdar olduklarını, müvekkilinin ortaklardan gizli işler yapmadığını, kullanılan kredilerin şirket için kullanıldığını, şirket ortaklarının da şirket ile aynı iştigal alanında faaliyette bulunduğunu, 2008 yılından bu yana müvekkilinin kurduğu şirketin davacı şirkete herhangi bir zararının olmadığını, uzun süreden sonra bu davayı açmalarının kötüniyetli ve müvekkilini şirketten uzaklaştırmak amacına yönelik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin 18.06.2012 tarihinde yapılan ortaklar kurulunda şirket sermayesinin % 66,5657’yi temsil eden ortaklarca davalının şirketten çıkması yönünde karar alındığı, davalının davacı şirkette müdür iken, aynı faaliyet alanında başka bir şirkette müdürlük yaptığı, bu faaliyetin 6762 sayılı ...’daki rekabet yasağına aykırı hareket niteliğinde olduğu, davalının 2008 yılında T.E.B ile akdedilen kredi sözleşmesine istinaden alınan 111.000,00 TL'yi davacı şirket hesaplarına geçirmediği, ... Belediyesi ile yapılan ticari ilişkiler kapsamında bir kısım tahsil edilen paraları
şirket hesaplarına geçirmediği, S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ile ilgili ticari kayıt ve belgeleri şirket kayıtlarına geçirmediği, şirket defterlerini usulüne uygun olarak tutmadığı, taraflar arasında ceza ve hukuk davalarının olduğu, şirket ortakları arasında uyum kalmadığı, husumet oluştuğu, davalının şirket ortaklığından çıkarılması için haklı sebeplerin oluştuğu, davalı tarafça verilen süreye rağmen yasal bir ayrılma akçesi talebinde de bulunulmadığından bu konuda bir hesaplama ve rapor alınmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...'nin ... 640/3. maddesi gereğince davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davalı ortağın 6762 sayılı ... 551. maddesi uyarınca haklı sebeplerle limited şirket ortaklığından çıkarılması istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının şirketten çıkarılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı tarafa ayrılma akçesi isteyip istemediği sorulmuştur. Davalı vekili tarafından verilen beyan dilekçesi ile 20/02/2012 tarihi itibarıyla şirket demirbaşları baz alınarak yapılacak hesaplama sonucunda ayrılma akçesinin hesaplanması talep edilmiştir. Mahkemece bu beyan üzerine, 25/02/2016 tarihli duruşmada davalının ayrılma akçesi talep etmediğine dair ara kararı kurulmuştur. Ancak, davacı iddiaları ve delilleri birlikte değerlendirildiğinde çıkarılma isteminin haklı sebebe dayandığı anlaşılmakla, mahkemece Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre ortaklıktan çıkarılmasına karar verilen ortağın ayrılma payının karar tarihine en yakın tarihteki şirket mal varlığının gerçek değerinin belirlenmesine göre hesaplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/403194100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz