Menfi tespit | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3656 E. 2017/2136 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
husumet yokluğu↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı ... hakkındaki asıl ve birleşen davaların husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket hakkındaki asıl davanın sübut bulmaması nedeniyle reddine, davalı şirkete karşı açılan birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi Tespit 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11397 E. 2016/8298 K.
Ortak:husumet yokluğu · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı ... hakkındaki asıl ve birleşen davaların «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalı şirket hakkındaki asıl davanın sübut bulmaması nedeniyle reddine, davalı şirkete karşı açılan birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının ...'ye yönelik açmış olduğu davasının «husumet yokluğu» nedeniyle, davalılar ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13406 E. 2012/20715 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesinin iptali · pay defterine kayıt · ortaklık sıfatı · sözleşmenin iptali · hisse devri · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · anonim şirket
Benzer bu kararda2-) Ancak, asıl dava, genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, birleşen dava ise, «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinin iptaline» ilişkindir.
Mahkemece, davalı şirketin «pay defteri» getirtilerek şirket «hisse devrinin» pay defterine işlenip işlenmediğine bakılmalı, mülga TTK.’nın 416/2 ve 417/«son» maddeleri uyarınca “Devir ancak «pay defterine kayıt» ile hüküm ifade eder ve şirkete karşı ancak pay defterinde kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir.” hükümleri dikkate alınmalıdır.
Davalı şirket ana sözleşmesinin 7. maddesi hissedarların hisselerini satmak istedikleri takdirde bu devrin ancak yönetim kurulunun teklifi ve genel kurulun kararı ile mümkün olacağı ve bunun «pay defterine» yazılacağı hükmünü içermektedir.
Belirtilen hususlar araştırılmaksızın, davacının «ortaklık sıfatı» bulunmadığından dolayı aktif dava «ehliyetinin» yokluğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3335 E. 2020/4423 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · yargılama giderleri · kefalet · kamu düzeni · kefil · kötüniyet · menfi tespit · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, dava dışı ...'un davalı bankadan kullanmış olduğu tarımsal krediye «kefaleti» nedeniyle davacılar hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının, davanın açılmasından sonra takipten vazgeçtiği, böylece davanın konusuz kaldığı, öte yandan Ziraat Bankası'ndan 20.08.2002 tarihinden önce çekilen tarımsal kredilere «kefil» olanların sorumluluğunun yasa gereğince yürürlük tarihi olan 12.04.2011 tarihi itibariyle sona erdiği, davaya konu kredinin anılan tarihten önce kullandırılmış olması nedeniyle yasa kapsamına girdiği, bu itibarla davalının takipte haksız ve «kötüniyetli» olduğunun kabulü gerektiği gerekçeleriyle, davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl alacağın %20'si oranındaki «kötüniyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Kapatılan 19.
2-Somut olayda, icra takibinde davalı bankanın «kötüniyetli» olduğu kabul edilemeyeceğinden, aleyhine «kötüniyet tazminatına» karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.." gerekçesiyle bozulmuştur.
2-Mahkemece hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde «menfi tespit» talebi yönünden, bozma öncesi verilen kararın kesinleşmiş olması sebebiyle bu talep açısından yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, dair yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu hususun «kamu düzenine» ilişkin olması nedeniyle HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde yeniden hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının «menfi tespit» talebi yönünden, bozma öncesi verilen kararın kesinleşmiş olması sebebiyle bu talep açısından yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davalı bankanın icra takibinde kötü niyetli olduğunun sübut bulmaması gerekçesiyle tazminat talebinin reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3656 E. , 2017/2136 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/07/2014 gün ve 2013/211-2014/531 sayılı kararı bozan Daire’nin 24/12/2015 gün ve 2015/880-2015/13885 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkilinin 28/08/2000 tarihinde 250.000 DM karşılığı 302.211,84 TL'yi davalı şirkete yatırdığını, ancak parasını geri almak istediğinde şirket yetkilileri tarafından her defasında paranın faizi ile birlikte geri ödeneceğine dair garanti verilerek müvekkiline ödeme yapılmadığını ileri sürerek, hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi adlı belge ile ... diğer kanun hükümleri uyarınca hisse senedi satımı yapılamayacağının ve müvekkilinin davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, birleşen davada ise ...'na ...'da 11/05/2000 tarihinde 24.300 TL yatırdığını, kendisine makbuz olarak 24.300 TL miktarlı...
... İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hisse senedi talep formunun verildiği ileri sürerek, aynı tespit talepleri ile birlikte anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, asıl ve birleşen davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı ... hakkındaki asıl ve birleşen davaların husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket hakkındaki asıl davanın sübut bulmaması nedeniyle reddine, davalı şirkete karşı açılan birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 13/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/333745800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz